İskender Evrenosoğlu Meali
Talep sahibi birisi, vuku bulacak vakayı (azabı) istedi.(70:1)

Kâfirler için, onu geri çevirecek kimse yoktur.(70:2)

(O azap), mearic (yüksekliklerin, yüksek derecelerin) sahibi Allah tarafındandır.(70:3)

Melekler ve ruh, O'na, süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.(70:4)

Artık güzel bir sabırla sabret.(70:5)

Muhakkak ki onlar, onu (kâfirler için vuku bulacak azabı), uzak (bir ihtimal) olarak görüyorlar.(70:6)

Ve Biz, onu yakın olarak görüyoruz.(70:7)

O gün (azap günü) gökyüzü, erimiş maden gibi olacak.(70:8)

Ve dağlar (atılmış) rengârenk yün parçaları gibi olacak.(70:9)

Ve (o gün) hiçbir dost, başka bir dostu sormaz.(70:10)

Onlar birbirlerine gösterilirler, günahkâr olan izin günü, azaptan kurtulmak için, oğullarını fidye olarak verebilmeyi temenni eder.(70:11)

Ve kendisini barındıran aşiretini.(70:13)

Ve yeryüzünde kim varsa hepsini (versin de), sonra kendisini kurtarsın.(70:14)

Hayır, asla! Muhakkak ki o (kurtulmak istediği), alev alev yanan ateştir.(70:15)

(O ateş), baş derisini yakıp kavurucudur.(70:16)

Kim arkasını döner ve (îmândan) yüz çevirirse onu çağırır.(70:17)

Ve (mal, servet) toplayıp, sonra da onu biriktireni.(70:18)

Muhakkak ki insan, sabırsız ve tamahkâr olarak yaratıldı.(70:19)

Kendisine bir şerr dokununca feryat edicidir.(70:20)

Ve kendisine bir hayır dokunduğu zaman cimrilik edendir.(70:21)

Onlar namazlarına devam edenlerdir.(70:23)

Ve onlar, mallarında belirli bir hak bulunanlardır.(70:24)

İsteyenler ve mahrum olanlar için.(70:25)

Ve onlar ki, dîn gününü tasdik ederler.(70:26)

Ve onlar, Rab'lerinin azabından korkanlardır.(70:27)

Muhakkak ki onların Rabbinin azabı, gayri memundur (ondan emin olunamaz).(70:28)

Ve onlar, ırzlarını muhafaza edenlerdir.(70:29)

Zevcelerine ve ellerinin arasında sahip olduklarına (cariyelerine karşı durumları) hariç. Çünkü muhakkak ki onlar, kınanmış değildir.(70:30)

Artık kim bunun arkasını ararsa (fazlasını isterse), o taktirde işte onlar; onlar haddi aşmış olanlardır.(70:31)

Ve onlar emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir.(70:32)

Ve onlar, şahitliklerinde kaim olanlardır (şahitliğe devam edenler).(70:33)

Ve onlar, namazlarını muhafaza edenlerdir (devamlı kılanlardır).(70:34)

İşte onlar, cennetlerde ikram olunan kimselerdir.(70:35)

İnkâr edenler, şimdi niçin senin tarafına doğru hızla koşar oldular?(70:36)

Sağdan ve soldan dağınık gruplar halinde.(70:37)

Onlardan hepsi Naîm cennetine sokulacağını mı umuyor?(70:38)

Hayır, asla! Muhakkak ki Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.(70:39)

Artık hayır (öyle değil). Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim. Muhakkak ki Biz, elbette kaadiriz (öyle ki).(70:40)

Onlardan daha hayırlısı ile değiştirmeye (onların yerine getirmeye)! Ve Biz, önüne geçilebilecek (engellenebilecek) değiliz.(70:41)

Artık onları terket, vaadolundukları güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynasınlar.(70:42)

Kabirlerinden süratle çıkacakları gün, sanki onlar bir hedefe koşuyor gibidir.(70:43)

Onların bakışları korkulu bir haldedir, onları bir zillet kaplar. İşte bu, onların vaadolundukları gündür.(70:44)
