27:13Neml  Suresi 13. Ayet

Kuran Sırası: 27 İniş Sırası: 48
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293

27:13Neml  Suresi 13. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَلَمَّا (FLME) = felemmā : ne zaman ki
2. جَاءَتْهُمْ (CEÙTHM) = cā'ethum : onlara gelince
3. ايَاتُنَا ( ËYETNE) = āyātunā : ayetlerimiz
4. مُبْصِرَةً (MBṦRT) = mubSiraten : açıkça görünen
5. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : dediler
6. هَٰذَا (HZ̃E) = hāƶā : bu
7. سِحْرٌ (SḪR) = siHrun : bir büyüdür
8. مُبِينٌ (MBYN) = mubīnun : apaçık
ne zaman ki | onlara gelince | ayetlerimiz | açıkça görünen | dediler | bu | bir büyüdür | apaçık |

[] [CYE] [EYY] [BṦR] [GVL] [] [SḪR] [BYN]
FLME CEÙTHM ËYETNE MBṦRT GELVE HZ̃E SḪR MBYN

felemmā cā'ethum āyātunā mubSiraten ḳālū hāƶā siHrun mubīnun
فلما جاءتهم آياتنا مبصرة قالوا هذا سحر مبين

27:13Neml  Suresi 13. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فلما | FLME felemmā ne zaman ki But when
جاءتهم ج ي ا | CYE CEÙTHM cā'ethum onlara gelince came to them
آياتنا ا ي ي | EYY ËYETNE āyātunā ayetlerimiz Our Signs
مبصرة ب ص ر | BṦR MBṦRT mubSiraten açıkça görünen visible,
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler they said,
هذا | HZ̃E hāƶā bu """This"
سحر س ح ر | SḪR SḪR siHrun bir büyüdür (is) a magic
مبين ب ي ن | BYN MBYN mubīnun apaçık "manifest."""
27:13 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ne zaman ki | onlara gelince | ayetlerimiz | açıkça görünen | dediler | bu | bir büyüdür | apaçık |

[] [CYE] [EYY] [BṦR] [GVL] [] [SḪR] [BYN]
FLME CEÙTHM ËYETNE MBṦRT GELVE HZ̃E SḪR MBYN

felemmā cā'ethum āyātunā mubSiraten ḳālū hāƶā siHrun mubīnun
فلما جاءتهم آياتنا مبصرة قالوا هذا سحر مبين

[] [ج ي ا] [ا ي ي] [ب ص ر] [ق و ل] [] [س ح ر] [ب ي ن]

27:13Neml  Suresi 13. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فلما | FLME felemmā ne zaman ki But when
Fe,Lam,Mim,Elif,
80,30,40,1,
REM – prefixed resumption particle
T – time adverb
الفاء استئنافية
ظرف زمان
جاءتهم ج ي ا | CYE CEÙTHM cā'ethum onlara gelince came to them
Cim,Elif,,Te,He,Mim,
3,1,,400,5,40,
V – 3rd person feminine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
آياتنا ا ي ي | EYY ËYETNE āyātunā ayetlerimiz Our Signs
,Ye,Elif,Te,Nun,Elif,
,10,1,400,50,1,
N – nominative feminine plural noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
مبصرة ب ص ر | BṦR MBṦRT mubSiraten açıkça görünen visible,
Mim,Be,Sad,Re,Te merbuta,
40,2,90,200,400,
N – accusative feminine indefinite (form IV) active participle
اسم منصوب
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler they said,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
هذا | HZ̃E hāƶā bu """This"
He,Zel,Elif,
5,700,1,
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
اسم اشارة
سحر س ح ر | SḪR SḪR siHrun bir büyüdür (is) a magic
Sin,Ha,Re,
60,8,200,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
مبين ب ي ن | BYN MBYN mubīnun apaçık "manifest."""
Mim,Be,Ye,Nun,
40,2,10,50,
ADJ – nominative masculine indefinite (form IV) active participle
صفة مرفوعة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فلما
felemmā
|
ne zaman ki
Kombi Müfredat
جاءتهم
cā'ethum
CYE|ج ي ا
onlara gelince
Kombi Müfredat
آياتنا
āyātunā
EYY|ا ي ي
ayetlerimiz
Kombi Müfredat
مبصرة
mubSiraten
BṦR|ب ص ر
açıkça görünen
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler
6
هذا
hāƶā
|
bu
Kombi Müfredat
سحر
siHrun
SḪR|س ح ر
bir büyüdür
Kombi Müfredat
مبين
mubīnun
BYN|ب ي ن
apaçık
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَلَمَّا: ne zaman ki | جَاءَتْهُمْ: onlara gelince | ايَاتُنَا: ayetlerimiz | مُبْصِرَةً: açıkça görünen | قَالُوا: dediler | هَٰذَا: bu | سِحْرٌ: bir büyüdür | مُبِينٌ: apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلما FLME ne zaman ki | جاءتهم CEÙTHM onlara gelince | آياتنا ËYETNE ayetlerimiz | مبصرة MBṦRT açıkça görünen | قالوا GELWE dediler | هذا HZ̃E bu | سحر SḪR bir büyüdür | مبين MBYN apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felemmā: ne zaman ki | cā'ethum: onlara gelince | āyātunā: ayetlerimiz | mubSiraten: açıkça görünen | ḳālū: dediler | hāƶā: bu | siHrun: bir büyüdür | mubīnun: apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FLME: ne zaman ki | CEÙTHM: onlara gelince | ËYETNE: ayetlerimiz | MBṦRT: açıkça görünen | GELVE: dediler | HZ̃E: bu | SḪR: bir büyüdür | MBYN: apaçık | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Delillerimiz, gözle görünür bir sûrette onlara gösterilince bu, apaçık bir büyü dediler. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Mucizelerimiz apaçık onlara geldiğinde: "Bu apaçık bir sihirdir" dediler. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Mûcizelerimiz, onların gözleri önüne serilince: 'Bu aklı etki altına alan apaçık bir sihirdir' dediler. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlara ayetlerimiz açık olarak gelince: 'Bu apaçık bir büyüdür' dediler. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu, apaçık olan bir büyüdür." Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Vaktaki mucizelerimiz açık olarak onlara geldi: “- Bu meydanda bir sihirdir.” dediler. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ayetlerimiz gozlerinin onune serilince: «Bu apacik bir sihirdir» dediler. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Mu'cize ve belgelerimiz onların gözleri önüne acık biçimde sergilenerek gelince, «bu açık bir sihirdir» dediler. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Nitekim âyetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ayetlerimiz gözlerinin önüne serilince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: «Bu, apaçık bir büyüdür» dediler. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Onlara açıkça görünen mucizelerimiz geldiğinde, 'Bu apaçık bir büyüdür,' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bu şekilde âyetlerimiz onların gözleri önüne serilince, «Bu apaçık bir sihirdir» dediler. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bu şekilde ayetlerimiz, hakikatı gözlerine sokarak onlara vardığı vakit: «Bu apaçık bir büyüdür!» dediler. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bu suretle âyetlerimiz hakıkati gözlerine sokarak vardığı vakıt onlara bu apaçık bir sihir dediler Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince «Bu apaçık bir büyüdür» dediler. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ayetlerimiz onlara gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu apaçık olan bir büyüdür." Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Sonra da âyetlerimiz/alâmetlerimiz/göstergelerimiz onlara parlak bir şekilde gelince, “Bu apaçık bir göz boyama, insan kandırmadır” dediler. Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Vaktaki âyetlerimiz böyle parlak (ve vazıh) olarak onlara geldi, «Bu, apaçık bir büyüdür» dediler. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : İşte mu'cizelerimiz onlara (hakikati) açıkça gösterir bir şekilde gelince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ayetlerimiz böyle vazıh olarak onlara gelince; bu, apaçık bir büyüdür, dediler. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Âyetlerimiz onlara görünür olduğu zaman; "Bu apaçık bir sihirdir." dediler. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Fakat onlara gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlarımız gelince: "Bu apaçık bir büyü!" dediler; Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, onlara âyetlerimizi, vazihen, (tarik-i hidâyeti gösterir bir halde) geldi. Dediler ki: «Bu apaçık bir sihirden ibarettir.» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Açıkça görünen âyetlerimiz onlara gelince: “Bu apaçık bir sihirdir. ” dediler. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Nitekim ayetlerimiz, gözleriyle görecekleri şekilde, kendilerine gelince: - Bu, apaçık bir sihirdir! dediler. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Mûcize ve belgelerimiz bütün aydınlığıyla apaçık olarak onlara geldiğinde: "Bu besbelli bir büyü!" dediler. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlara açıkça görünen âyetlerimiz gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler. Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: «Bu, apaçık olan bir büyüdür.» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Fakat gözleriyle gördükleri âyetlerimiz kendilerine geldiğinde, onlar yine 'Bu apaçık bir büyü' dediler. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : İşte bu şekilde ayetlerimiz göz ve gönül açar bir biçimde onlara geldiğinde şunu deyiverdiler: "Açık bir büyüdür bu..." Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.