Fizilal-il Kuran : Eğer doğru söylüyorsanız bize yönelttiğiniz tehdit ne zaman gerçekleşecek? diyorlar.
Gültekin Onan : Derler ki: "Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu vaadolunan (azab) ne zaman."
Hakkı Yılmaz : Ve onlar, “Eğer doğru kimseler iseniz, bu tehdit olarak söylenen söz/azap ne zaman?” diyorlar.
Hasan Basri Çantay : Onlar: «Bu va'd (ve tehdîd) in (tahakkuku) ne zaman? Doğrucu kimselerseniz (söyleyin)» derler.
Hayrat Neşriyat : 'Bir de eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen azab) ne zaman?' diyorlar.
İbni Kesir : Onlar: Doğru söylüyorsanız; bu sözünüzün ne zaman yerine geleceğini bildirin, derler.
İskender Evrenosoğlu : Ve (onlar): "Eğer sadıklarsanız (doğru söyleyenlerseniz), bu vaad ne zaman?" derler.
Muhammed Esed : Ve "Eğer doğru sözlü kimselerseniz, (söyleyin siz ey inananlar,) bu (ölümden sonra diriliş) vaadi ne zaman gerçekleşecek?" diye sordukları (zaman),
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve derler ki: «Bu vaad ne zamandır? Eğer siz doğru sözlü kimseler oldunuz iseniz (haber veriniz bakalım).»
Ömer Öngüt : Onlar: “Eğer doğru sözlü iseniz bu vaad ne zaman gerçekleşecek?” derler.
Şaban Piriş : -Eğer, doğru söylüyorsanız, bu vaat ne zaman? derler.
Suat Yıldırım : "İddianızda doğru iseniz bu vaad ne zaman gerçekleşecek?" derler.
Süleyman Ateş : "Doğru iseniz bu tehdid (ettiğiniz azâb) ne zaman (gelecek)?" diyorlar.
Tefhim-ul Kuran : Derler ki: «Eğer doğruyu söyleyenler iseniz, bu va'dolunan (azab) ne zaman?»
Ümit Şimşek : Diyorlar ki: 'Eğer doğru söylüyorsanız, vaad ettiğiniz bu şey ne zaman gelecek?'
Yaşar Nuri Öztürk : "Eğer doğru sözlülerseniz, bu vaat ne zaman?" derler.