27:65Neml  Suresi 65. Ayet

Kuran Sırası: 27 İniş Sırası: 48
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293

27:65Neml  Suresi 65. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قُلْ (GL) = ḳul : de ki
2. لَا (LE) = lā :
3. يَعْلَمُ (YALM) = yeǎ'lemu : bilmez
4. مَنْ (MN) = men : kimse
5. فِي (FY) = fī :
6. السَّمَاوَاتِ (ELSMEVET) = s-semāvāti : göklerde
7. وَالْأَرْضِ (VELÊRŽ) = vel'erDi : ve yerde
8. الْغَيْبَ (ELĞYB) = l-ğaybe : gaybı
9. إِلَّا (ÎLE) = illā : başka
10. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah'tan
11. وَمَا (VME) = ve mā : ve
12. يَشْعُرُونَ (YŞARVN) = yeş'ǔrūne : bilmezler
13. أَيَّانَ (ÊYEN) = eyyāne : ne zaman
14. يُبْعَثُونَ (YBAS̃VN) = yub'ǎṧūne : dirileceklerini
de ki | | bilmez | kimse | | göklerde | ve yerde | gaybı | başka | Allah'tan | ve | bilmezler | ne zaman | dirileceklerini |

[GVL] [] [ALM] [] [] [SMV] [ERŽ] [ĞYB] [] [] [] [ŞAR] [] [BAS̃]
GL LE YALM MN FY ELSMEVET VELÊRŽ ELĞYB ÎLE ELLH VME YŞARVN ÊYEN YBAS̃VN

ḳul yeǎ'lemu men s-semāvāti vel'erDi l-ğaybe illā llahu ve mā yeş'ǔrūne eyyāne yub'ǎṧūne
قل لا يعلم من في السماوات والأرض الغيب إلا الله وما يشعرون أيان يبعثون

27:65Neml  Suresi 65. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قل ق و ل | GVL GL ḳul de ki Say,
لا | LE """No (one)"
يعلم ع ل م | ALM YALM yeǎ'lemu bilmez knows
من | MN men kimse whoever
في | FY (is) in
السماوات س م و | SMV ELSMEVET s-semāvāti göklerde the heavens
والأرض ا ر ض | ERŽ VELÊRŽ vel'erDi ve yerde and the earth
الغيب غ ي ب | ĞYB ELĞYB l-ğaybe gaybı (of) the unseen
إلا | ÎLE illā başka except
الله | ELLH llahu Allah'tan Allah,
وما | VME ve mā ve and not
يشعرون ش ع ر | ŞAR YŞARVN yeş'ǔrūne bilmezler they perceive
أيان | ÊYEN eyyāne ne zaman when
يبعثون ب ع ث | BAS̃ YBAS̃VN yub'ǎṧūne dirileceklerini "they will be resurrected."""
27:65 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

de ki | | bilmez | kimse | | göklerde | ve yerde | gaybı | başka | Allah'tan | ve | bilmezler | ne zaman | dirileceklerini |

[GVL] [] [ALM] [] [] [SMV] [ERŽ] [ĞYB] [] [] [] [ŞAR] [] [BAS̃]
GL LE YALM MN FY ELSMEVET VELÊRŽ ELĞYB ÎLE ELLH VME YŞARVN ÊYEN YBAS̃VN

ḳul yeǎ'lemu men s-semāvāti vel'erDi l-ğaybe illā llahu ve mā yeş'ǔrūne eyyāne yub'ǎṧūne
قل لا يعلم من في السماوات والأرض الغيب إلا الله وما يشعرون أيان يبعثون

[ق و ل] [] [ع ل م] [] [] [س م و] [ا ر ض] [غ ي ب] [] [] [] [ش ع ر] [] [ب ع ث]

27:65Neml  Suresi 65. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قل ق و ل | GVL GL ḳul de ki Say,
Gaf,Lam,
100,30,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
فعل أمر
لا | LE """No (one)"
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يعلم ع ل م | ALM YALM yeǎ'lemu bilmez knows
Ye,Ayn,Lam,Mim,
10,70,30,40,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
من | MN men kimse whoever
Mim,Nun,
40,50,
REL – relative pronoun
اسم موصول
في | FY (is) in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
السماوات س م و | SMV ELSMEVET s-semāvāti göklerde the heavens
Elif,Lam,Sin,Mim,Elif,Vav,Elif,Te,
1,30,60,40,1,6,1,400,
N – genitive feminine plural noun
اسم مجرور
والأرض ا ر ض | ERŽ VELÊRŽ vel'erDi ve yerde and the earth
Vav,Elif,Lam,,Re,Dad,
6,1,30,,200,800,
"CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive feminine noun → Earth"
الواو عاطفة
اسم مجرور
الغيب غ ي ب | ĞYB ELĞYB l-ğaybe gaybı (of) the unseen
Elif,Lam,Ğayn,Ye,Be,
1,30,1000,10,2,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
إلا | ÎLE illā başka except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
الله | ELLH llahu Allah'tan Allah,
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
وما | VME ve mā ve and not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
يشعرون ش ع ر | ŞAR YŞARVN yeş'ǔrūne bilmezler they perceive
Ye,Şın,Ayn,Re,Vav,Nun,
10,300,70,200,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
أيان | ÊYEN eyyāne ne zaman when
,Ye,Elif,Nun,
,10,1,50,
INTG – interrogative noun
اسم استفهام
يبعثون ب ع ث | BAS̃ YBAS̃VN yub'ǎṧūne dirileceklerini "they will be resurrected."""
Ye,Be,Ayn,Se,Vav,Nun,
10,2,70,500,6,50,
V – 3rd person masculine plural passive imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مبني للمجهول والواو ضمير متصل في محل رفع نائب فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
2
لا
|
Kombi Müfredat
يعلم
yeǎ'lemu
ALM|ع ل م
bilmez
4
من
men
|
kimse
5
في
|
Kombi Müfredat
السماوات
s-semāvāti
SMV|س م و
göklerde
Kombi Müfredat
والأرض
vel'erDi
ERŽ|ا ر ض
ve yerde
Kombi Müfredat
الغيب
l-ğaybe
ĞYB|غ ي ب
gaybı
9
إلا
illā
|
başka
10
الله
llahu
|
Allah'tan
11
وما
ve mā
|
ve
12 Kombi Müfredat
يشعرون
yeş'ǔrūne
ŞAR|ش ع ر
bilmezler
13
أيان
eyyāne
|
ne zaman
14 Kombi Müfredat
يبعثون
yub'ǎṧūne
BAS̃|ب ع ث
dirileceklerini
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | لَا: | يَعْلَمُ: bilmez | مَنْ: kimse | فِي: | السَّمَاوَاتِ: göklerde | وَالْأَرْضِ: ve yerde | الْغَيْبَ: gaybı | إِلَّا: başka | اللَّهُ: Allah'tan | وَمَا: ve | يَشْعُرُونَ: bilmezler | أَيَّانَ: ne zaman | يُبْعَثُونَ: dirileceklerini | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GL de ki | لا LE | يعلم YALM bilmez | من MN kimse | في FY | السماوات ELSMEWET göklerde | والأرض WELÊRŽ ve yerde | الغيب ELĞYB gaybı | إلا ÎLE başka | الله ELLH Allah'tan | وما WME ve | يشعرون YŞARWN bilmezler | أيان ÊYEN ne zaman | يبعثون YBAS̃WN dirileceklerini | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | : | yeǎ'lemu: bilmez | men: kimse | : | s-semāvāti: göklerde | vel'erDi: ve yerde | l-ğaybe: gaybı | illā: başka | llahu: Allah'tan | ve mā: ve | yeş'ǔrūne: bilmezler | eyyāne: ne zaman | yub'ǎṧūne: dirileceklerini | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | LE: | YALM: bilmez | MN: kimse | FY: | ELSMEVET: göklerde | VELÊRŽ: ve yerde | ELĞYB: gaybı | ÎLE: başka | ELLH: Allah'tan | VME: ve | YŞARVN: bilmezler | ÊYEN: ne zaman | YBAS̃VN: dirileceklerini | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Göklerde ve yeryüzünde bulunanların hiçbiri, gizli şeyi bilemez, ancak Allah bilir ve onlar da ne vakit tekrar diriltileceklerini bilemezler Kopyala Paylaş
Adem Uğur : De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : De ki: "Semâlarda ve arzda gaybı Allâh'tan başka kimse bilmez. . . Ne zaman bâ's olunacaklarına da şuurları yoktur!" Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : 'Allah’tan başka, göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıklar bilgi alanları ötesini, gayb âlemini bilmez. Onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.' de. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : De ki: 'Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin farkında değillerdir.' Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar." Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), de ki: “- Göklerde ve yerde olan kimse gaybı bilmez; ancak Allah bilir.” Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : De ki: «Goklerde ve yerde gaybi Allah'tan baska bilen yoktur.» Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez ve onlar da ne zaman diriltilip kaldırılacaklarının bilincinde değillerdir. Hayır, onların Âhiret hakkındaki bilgisi kıt ve yetersizdir. Hayır, Âhiret hakkında (devamlı) şüphe içindedirler. Hayır, onlar Âhiret'ten yana (o hususta) kördürler. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : De ki: “Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler.” Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka bilen yoktur.' Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : De ki, 'Göklerde ve yerde, ALLAH'tan başka kimse geleceği bilemez. Ne zaman dirileceklerinin bile farkına varmazlar.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : De ki: Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Onlar, ne zaman yeniden diriltileceklerini bilmezler. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki: Göklerde ve Yerde Allahdan başka kimse gaybi bilmez, onlar da ne zaman ba'solunacaklarını bilmezler Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : De ki; «Bilinmezi, gaybı ne göktekiler bilir ne de yerdekiler. Onu sadece Allah bilir». Onlar ne zaman yeniden diriltileceklerini de bilemezler. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Tanrı'dan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar." Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "De ki: “Gaybi; göklerde ve yerde görülmeyeni, duyulmayanı, sezilmeyeni, geçmişi, geleceği Allah'tan başka kimse bilmez. Ve onlar, ne zaman diriltileceklerinin bilincine varmazlar. " Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : De ki: «Göklerde ve yerde ğaybı Allahdan başka kimse bilmez. Onlar da ne zaman diriltileceklerini bilmezler. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : De ki: 'Göklerde ve yerde Allah’dan başka kimse gaybı bilmez.' (Onlar) ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Ne zaman diriltileceklerini de farketmezler. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : De ki: "Göklerde ve yeryüzünde gaybı, Allah'tan başka kimse bilemez. Ve ne zaman beas edileceklerinin bilincinde (şuurunda) olamazlar." Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : De ki: "Göklerde ve yerde olan hiç kimse, (yani) Allah'tan başka (hiç kimse,) yaratılmışların duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri bilemez". (Yaratılmış olanlar) öldükten sonra ne zaman diriltileceklerini de bilemezler; Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Göklerde ve yerde olanlar gaybı bilemezler, lakin Allah bilir ve onlar ne zaman tekrar diriltileceklerini de bilmezler.» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : De ki: “Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. ” Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Yine de ki: -Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse görülmeyeni bilemez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin de farkında değillerdir. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : De ki: "gerek göklerde gerek yerde olanlardan hiç kimse gaybı bilemez, gaybı yalnız Allah bilir. "Dolayısıyla, onlar ne zaman diriltileceklerini de bilemezler. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : De ki: "Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler." Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar.» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : De ki: Allah'tan başka, ne göklerde, ne de yerde hiç kimse gaybı bilmez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değildir. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Göklerde ve yerde, Allah'tan başka hiç kimse gaybı bilmez. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler." Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.