Önceki Sonraki

27:37Neml Suresi 37. Ayet

Kuran Sırası: 27 İniş Sırası: 48
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293

27:37Neml Suresi 37. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
ارجع
İrciǎ'
RCA|ر ج ع
dön (söyle)
2
إليهم
ileyhim
|
onlara
Kombi Müfredat
فلنأتينهم
felene'tiyennehum
ETY|ا ت ي
onlara gelirim
Kombi Müfredat
بجنود
bicunūdin
CND̃|ج ن د
ordularla
5
لا
|
asla
Kombi Müfredat
قبل
ḳibele
GBL|ق ب ل
karşı koyamayacakları
7
لهم
lehum
|
kendilerinin
8
بها
bihā
|
ona
Kombi Müfredat
ولنخرجنهم
velenuḣricennehum
ḢRC|خ ر ج
ve onları sürüp çıkarırım
10
منها
minhā
|
oradan
11 Kombi Müfredat
أذلة
eƶilleten
Z̃LL|ذ ل ل
zilletle
12
وهم
ve hum
|
ve onları
13 Kombi Müfredat
صاغرون
Sāğirūne
ṦĞR|ص غ ر
hor ve hakir olarak
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |ارْجِعْ: dön (söyle) | إِلَيْهِمْ: onlara | فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ: onlara gelirim | بِجُنُودٍ: ordularla | لَا: asla | قِبَلَ: karşı koyamayacakları | لَهُمْ: kendilerinin | بِهَا: ona | وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ: ve onları sürüp çıkarırım | مِنْهَا: oradan | أَذِلَّةً: zilletle | وَهُمْ: ve onları | صَاغِرُونَ: hor ve hakir olarak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ارجع ERCA dön (söyle) | إليهم ÎLYHM onlara | فلنأتينهم FLNÊTYNHM onlara gelirim | بجنود BCNWD̃ ordularla | لا LE asla | قبل GBL karşı koyamayacakları | لهم LHM kendilerinin | بها BHE ona | ولنخرجنهم WLNḢRCNHM ve onları sürüp çıkarırım | منها MNHE oradan | أذلة ÊZ̃LT zilletle | وهم WHM ve onları | صاغرون ṦEĞRWN hor ve hakir olarak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |İrciǎ': dön (söyle) | ileyhim: onlara | felene'tiyennehum: onlara gelirim | bicunūdin: ordularla | : asla | ḳibele: karşı koyamayacakları | lehum: kendilerinin | bihā: ona | velenuḣricennehum: ve onları sürüp çıkarırım | minhā: oradan | eƶilleten: zilletle | ve hum: ve onları | Sāğirūne: hor ve hakir olarak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ERCA: dön (söyle) | ÎLYHM: onlara | FLNÊTYNHM: onlara gelirim | BCNVD̃: ordularla | LE: asla | GBL: karşı koyamayacakları | LHM: kendilerinin | BHE: ona | VLNḢRCNHM: ve onları sürüp çıkarırım | MNHE: oradan | ÊZ̃LT: zilletle | VHM: ve onları | ṦEĞRVN: hor ve hakir olarak | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Dön, git onlara, öyle bir orduyla geleceğim ki karşı duramayacaklar ve oradan, hor hakir bir halde çıkaracağım onları, aşağılık bir hâle gelecek onlar.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Ey elçi!) Onlara dön; iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamıyacakları ordularla gelir, onları muhakkak surette hor ve hakir halde oradan çıkarırız!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : "Geri dönün onlara (bildirin). . . Yemin ederim ki, karşı çıkamayacakları ordularımla gelirim ve oradan onları âcizler ve aşağılanmışlar olarak çıkarırım!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Elçiye: 'Hediyeleriyle onların, seni gönderenlerin yanına dön. Kendilerine asla karşı koyamayacakları, kurmaylar ve ordularla geliriz. Onları, kesinlikle hor ve hakir halde ülkelerinden çıkarırız.' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sen onlara dön. Andolsun biz onlara karşı koyamayacakları ordularla gelir ve onları oradan aşağılanmış ve küçük düşürülmüş bir halde çıkarırız.'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : "Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış, aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Ey heyet reisi, hediyelerinle) dön o padişaha (Belkıs’a) ve kavmine... VAllahi, karşı gelemiyecekleri ordularla varırım da, oradan (Sebe’den) kendilerini zilletler içinde hor oldukları halde çıkarırım.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : (36-37) Suleyman'a geldiklerinde: «Bana mal ile yardim etmek mi istiyorsunuz? Alalh'in bana verdigi size verdiginden daha iyidir. Ama belki de siz hediyenizle sevinirsiniz. Onlara don! And olsun ki, guc yetiremiyecekleri bir ordu ile gelir onlari oradan alcalmis ve kucuk dusmus olarak cikaririz» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Sen artık (getirdiğin hediyenle) onlara dön. Yemin ederim ki, karşı koyamıyacakları bir ordu ile kendilerine geleceğiz ve onları aşağılayıp rüsvay edilmiş bir halde zelil ve hakîr olarak (yurtlarından) çıkaracağız,» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : “Sen onlara dön. Andolsun, biz onlara, karşı koyamayacakları ordularla gelir ve onları oradan aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak çıkarırız.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (36-37) Süleyman'a geldiklerinde: 'Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha iyidir. Ama belki de siz hediyenizle sevinirsiniz. Onlara dön! And olsun ki, güç yetiremeyecekleri bir ordu ile gelir onları oradan alçalmış ve küçük düşmüş olarak çıkarırız' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Ey elçi!) Onlara dön; iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamıyacakları ordularla gelir, onları muhakkak surette hor ve hakir halde oradan çıkarırız!Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'Onlara dön, (ve bildir ki) karşı konulamıyacak ordularla üzerlerine varacağız ve onları aşağılanmış ve küçültülmüş olarak oradan çıkartacağız.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «(Ey elçi) Onlara var (söyle); iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamayacakları ordularla gelir, onları, muhakkak surette hor ve hakir halde oradan çıkarırız!»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : (Ey elçi) dön onlara (söyle): «Vallahi karşı gelemeyecekleri ordularla varırım da, oradan kendilerini perişanlıklar içinde hor ve hakir oldukları halde çıkarırım.» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Dön onlara, vallahi karşı gelemiyecekleri ordularla varırım da oradan kendilerini zilletler içinde hor, hakıyr oldukları halde çıkarırımDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Şimdi efendilerine dön. Yemin ederim ki, karşı koyamayacakları kadar güçlü bir ordu ile üzerlerine yürürüz. Ve onurlarını çiğneyerek burunlarını yere sürte sürte onları yurtlarından çıkarırız.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : "Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış, aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (36,37) "Elçi Süleymân'a gelince Süleymân, “Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? İşte, Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Tersine siz, hediyenizle böbürlenirsiniz. Onlara geri dön; iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamayacakları ordularla gelir, onları, kesinlikle hor ve aşağılanmış olarak çıkarırız!” dedi. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : «Dön onlara. Andolsun önüne geçemeyecekleri ordularla onlara gelir, onları, hor ve hakîr oldukları halde, oradan çıkarırım». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : '(Ey elçi!) Onlara dön; (eğer Müslüman kimseler olarak bana gelmezlerse) artık şübhesiz öyle ordularla onlara geliriz ki, onların buna karşı mukavemetleri yoktur. Ve kendilerini mutlaka zelîl ve küçük düşmüş kimseler olarak oradan çıkarırız.'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Geri rötür onlara. Andolsun ki; güç yetiremeyecekleri bir ordu ile gelir onları oradan alçalmış ve küçük düşmüş olarak çıkartırım.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Onlara (geri) dön. Bundan sonra mutlaka onların karşı koyamayacakları ordularla onlara geliriz. Ve mutlaka onları küçük düşürerek, zilletle oradan çıkarırız.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : "(Şimdi seni gönderenlere) dön! Çünkü, (Allah diyor ki:) Şüphesiz, karşı duramayacakları güçlerle onların üzerine yürüyecek ve onları, küçük düşürülmüş olarak (o ülkeden) mutlaka çıkaracağız!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : «Onlara dön, elbette onlara öyle ordular ile gelirim ki, onların bunlara karşı takatları yoktur. Ve elbette onları zelil ve onları hakîr (kuvvetten mahrum) kimseler oldukları halde oradan çıkarırım.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : “Onlara dön! İyi bilsinler ki, kendilerine aslâ karşı koyamayacakları ordularla gelir, onları muhakkak surette hor ve hakir bir halde oradan çıkarırız. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlara dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelmekte olduğumuzu haber ver. Onları aşağılık bir halde, küçük düşürerek oradan çıkaracağız.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : "Sen dön ve onlara de ki: Biz onların üzerine, karşı koyamayacakları ordularla yürüyeceğiz. Onları yurtlarından mağlup ve zelil olarak çıkaracağız."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Sen, onlara dön (söyle): onlara, kendilerinin asla karşı koyamayacakları ordularla gelirim ve onları hor ve hakir bir durumda oradan sürüp çıkarırım."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : «Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onlar için karşı koymak mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış, aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : 'Onlara dön ve şunu bildir: Karşı konulmaz ordularla onların üzerine geliriz ve onları hor ve hakir halde oradan çıkarırız.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : "Seni gönderenlere dön. Vallahi, karşı koyamayacakları ordularla üstlerine gelirim ve onları oradan, başları eğik, aşağılanmış bir halde sürer çıkarırım."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.