Kırık Meal (Arapça) : |وَقَالُوا: ve dediler ki | رَبَّنَا: Rabbimiz | عَجِّلْ: hemen ver | لَنَا: bize | قِطَّنَا: bizim (azab) payımızı | قَبْلَ: önce | يَوْمِ: gününden | الْحِسَابِ: hesap |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقالوا WGELWEve dediler ki | ربنا RBNERabbimiz | عجل ACLhemen ver | لنا LNEbize | قطنا GŦNEbizim (azab) payımızı | قبل GBLönce | يوم YWMgününden | الحساب ELḪSEBhesap |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳālū: ve dediler ki | rabbenā: Rabbimiz | ǎccil: hemen ver | lenā: bize | ḳiTTanā: bizim (azab) payımızı | ḳable: önce | yevmi: gününden | l-Hisābi: hesap |
Kırık Meal (Transcript) : |VGELVE: ve dediler ki | RBNE: Rabbimiz | ACL: hemen ver | LNE: bize | GŦNE: bizim (azab) payımızı | GBL: önce | YVM: gününden | ELḪSEB: hesap |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Rabbimiz derler, soru gününden önce tez ver azâbımızı.
Adem Uğur : Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.
Ahmed Hulusi : (Alayla) dediler ki: "Rabbimiz! Hak ettiğimizi, yapılanların sonuçlarının açıkça görüleceği süreçten önce, hemen ver!"
Ahmet Tekin : 'Ey Rabbimiz! Bizi tehdit ettiğin azâbı, hesap gününden önce âcilen ver.' dediler.
Ahmet Varol : (Alayla): 'Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim payımızı çabucak ver' derler.
Ali Bulaç : (Alaylı alaylı) Dediler ki: "Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver."
Ali Fikri Yavuz : (O Mekke kâfirleri) bir de şöyle dediler: “- Ey Rabbimiz! Hesab gününden evvel amel defterimizi ver (de görelim neymiş o)!”
Bekir Sadak : Onlar ise «Rabbimiz! Bizim payimizi hesap gununden once ver» derler.
Celal Yıldırım : Onlar ise, «ey Rabbimiz! Hesap günü gelmeden payımızı hemen ver» derler. (Bununla hesap ve ceza konusunu alaya alırlar).
Diyanet İşleri : Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!”
Diyanet İşleri (eski) : Onlar ise 'Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver' derler.
Diyanet Vakfi : Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.
Edip Yüksel : Ve, 'Rabbimiz, Hesap Gününden önce acele olarak payımızı ver,' diye meydan okudular.