Kırık Meal (Okunuş) : |feiƶā: zaman | sevveytuhu: onu biçimlendirdiğim | ve nefeḣtu: ve üflediğim | fīhi: ona | min: -dan | rūHī: ruhum- | feḳaǔ: derhal kapanın | lehu: ona | sācidīne: secdeye |
Kırık Meal (Transcript) : |FÎZ̃E: zaman | SVYTH: onu biçimlendirdiğim | VNFḢT: ve üflediğim | FYH: ona | MN: -dan | RVḪY: ruhum- | FGAVE: derhal kapanın | LH: ona | SECD̃YN: secdeye |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onu tamamlayınca ve ona, rûhumdan üfürünce karşısında yerlere kapanıp secde etmişlerdi.
Adem Uğur : Onu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın!
Ahmed Hulusi : "Onu tesviye edip (beynini oluşturup), o yapının içinden Ruhum'dan (Esmâ mânâlarımdan) nefhettiğimde (açığa çıkardığımda {nefh yani üflemek, içten dışa şeklinde olur daima. A. H. }) Ona secdeye kapanın (hükümranlığını - tasarrufunu kabul edin)!"
Ahmet Tekin : Onu yaratılış amacına uygun olarak şekillendirdiğim, rahmetimle varettiğim, düzenin bir bölümü olan ruhumdan nûrânî dalgalar halinde onun bütün hücrelerine ruh yayarak hayat verdiğim, onu bilinçlendirdiğim zaman:
'Derhal secdeye kapanarak ona saygı gösterin' dedim.
Ahmet Varol : Ben ona şeklini verdiğim ve içine ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye varın'.
Ali Bulaç : "Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın."
Ali Fikri Yavuz : Onun yaratılışını tamamlayıb da tarafımdan ona ruh verdiğim zaman, hemen ona (hürmet için) secdeye kapanın.”
Bekir Sadak : (71-72) Rabbin meleklere soyle demisti: «Ben camurdan bir insan yaratacagim. Onu yapip ruhumdan ona ufledigim zaman ona secdeye kapanin.»
Celal Yıldırım : Onu biçimine koyup ruhumdan ona üflediğimde, kendisine secde edin ! (diye buyurmuştum).
Diyanet İşleri : “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.”
Diyanet İşleri (eski) : (71-72) Rabbin meleklere şöyle demişti: 'Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın.'
Diyanet Vakfi : Onu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın!
Edip Yüksel : 'Onu düzenlediğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman ona secdeye kapanın.'
Elmalılı Hamdi Yazır : Onu tesviye ettim de ruhumdan ona nefheyledim mi derhal ona secdeye kapanın
Fizilal-il Kuran : Onu biçimlendirip ona ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secde edin.
Gültekin Onan : "Onu bir biçime sokup ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın."
Hakkı Yılmaz : (71,72) Hani Rabbin bir zaman evrendeki güçlere, “Şüphesiz Ben çamurdan bir beşer oluşturucuyum. Onu düzgünleştirip bilgili hâle getirdiğim zaman derhal ona boyun eğip teslim olun” demişti.
Hasan Basri Çantay : «Artık onu (n hilkatini) tamamlayıb içerisine de ruuhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal (bana) secdeye kapanın».
Hayrat Neşriyat : 'Bu yüzden onu (insan sûretinde yaratıp) düzelttiğimde ve ona (yarattığım)rûhumdan üflediğimde, hemen ona secde ediciler olarak yere kapanın!'
İbni Kesir : Onu yapıp ruhumdan kendisine üflediğim zaman; derhal secde edin ona.
İskender Evrenosoğlu : Böylece onu sevva ettiğim ve onun içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal ona secde ederek yere kapanın!
Muhammed Esed : ona en uygun biçimi verip Kendi ruhumdan kattığım zaman onun önünde yere kapanın!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «İmdi O'nun yaradılışını tamamladığım ve içerisine ruhumdan üfürdüğüm zaman hemen onun için secde ediciler olarak yere kapanın.»
Ömer Öngüt : "Onu düzenlediğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!"
Şaban Piriş : Onu düzenlediğim ve ona can verdiğim zaman hemen onun için secdeye kapanın.
Suat Yıldırım : Onu iyice biçimlendirip ona Rûhumdan üfleyince hep birden, secde ediniz."
Süleyman Ateş : "Onu biçimlendirip ona ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secdeye kapanın!"
Tefhim-ul Kuran : «Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman da siz onun için hemen secdeye kapanın.»
Ümit Şimşek : 'Ben ona güzel ve düzgün bir biçim verip ruhumdan üflediğim zaman, onun önünde secdeye kapanın.'
Yaşar Nuri Öztürk : "Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!"