Önceki Sonraki

38:24Sâd Suresi 24. Ayet

Kuran Sırası: 38 İniş Sırası: 38
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152535455565758596061626364656667686970717273747576777879808182838485868788

38:24Sâd Suresi 24. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
(Davud) dedi ki
2
لقد
leḳad
|
andolsun
Kombi Müfredat
ظلمك
Zelemeke
ƵLM|ظ ل م
sana zulmetmiştir
Kombi Müfredat
بسؤال
bisu'āli
SEL|س ا ل
istemekle
Kombi Müfredat
نعجتك
neǎ'cetike
NAC|ن ع ج
senin koyununu
6
إلى
ilā
|
Kombi Müfredat
نعاجه
niǎācihi
NAC|ن ع ج
kendi koyunlarına
8
وإن
ve inne
|
ve zaten
Kombi Müfredat
كثيرا
keṧīran
KS̃R|ك ث ر
çoğu
10
من
mine
|
11 Kombi Müfredat
الخلطاء
l-ḣuleTā'i
ḢLŦ|خ ل ط
karıştıran(ortak)ların
12 Kombi Müfredat
ليبغي
leyebğī
BĞY|ب غ ي
zulmederler
13 Kombi Müfredat
بعضهم
beǎ'Duhum
BAŽ|ب ع ض
biri
14
على
ǎlā
|
üzerine
15 Kombi Müfredat
بعض
beǎ'Din
BAŽ|ب ع ض
diğeri
16
إلا
illā
|
yalnız bunun dışındadır
17
الذين
elleƶīne
|
kimseler
18 Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inanan(lar)
19 Kombi Müfredat
وعملوا
ve ǎmilū
AML|ع م ل
ve yapanlar
20 Kombi Müfredat
الصالحات
S-SāliHāti
ṦLḪ|ص ل ح
iyi işler
21 Kombi Müfredat
وقليل
ve ḳalīlun
GLL|ق ل ل
ve azdır
22
ما
|
ne kadar
23
هم
hum
|
onlar
24 Kombi Müfredat
وظن
ve Zenne
ƵNN|ظ ن ن
ve sandı
25
داوود
dāvūdu
|
Davud
26
أنما
ennemā
|
27 Kombi Müfredat
فتناه
fetennāhu
FTN|ف ت ن
kendisini denediğimizi
28 Kombi Müfredat
فاستغفر
festeğfera
ĞFR|غ ف ر
mağfiret diledi
29 Kombi Müfredat
ربه
rabbehu
RBB|ر ب ب
Rabbinden
30 Kombi Müfredat
وخر
ve ḣarra
ḢRR|خ ر ر
ve kapandı
31 Kombi Müfredat
راكعا
rākiǎn
RKA|ر ك ع
eğilerek (secdeye)
32 Kombi Müfredat
وأناب
ve enābe
NVB|ن و ب
ve (bize) döndü
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَالَ: (Davud) dedi ki | لَقَدْ: andolsun | ظَلَمَكَ: sana zulmetmiştir | بِسُؤَالِ: istemekle | نَعْجَتِكَ: senin koyununu | إِلَىٰ: | نِعَاجِهِ: kendi koyunlarına | وَإِنَّ: ve zaten | كَثِيرًا: çoğu | مِنَ: | الْخُلَطَاءِ: karıştıran(ortak)ların | لَيَبْغِي: zulmederler | بَعْضُهُمْ: biri | عَلَىٰ: üzerine | بَعْضٍ: diğeri | إِلَّا: yalnız bunun dışındadır | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | وَعَمِلُوا: ve yapanlar | الصَّالِحَاتِ: iyi işler | وَقَلِيلٌ: ve azdır | مَا: ne kadar | هُمْ: onlar | وَظَنَّ: ve sandı | دَاوُودُ: Davud | أَنَّمَا: | فَتَنَّاهُ: kendisini denediğimizi | فَاسْتَغْفَرَ: mağfiret diledi | رَبَّهُ: Rabbinden | وَخَرَّ: ve kapandı | رَاكِعًا: eğilerek (secdeye) | وَأَنَابَ: ve (bize) döndü | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قال GEL (Davud) dedi ki | لقد LGD̃ andolsun | ظلمك ƵLMK sana zulmetmiştir | بسؤال BSÙEL istemekle | نعجتك NACTK senin koyununu | إلى ÎL | نعاجه NAECH kendi koyunlarına | وإن WÎN ve zaten | كثيرا KS̃YRE çoğu | من MN | الخلطاء ELḢLŦEÙ karıştıran(ortak)ların | ليبغي LYBĞY zulmederler | بعضهم BAŽHM biri | على AL üzerine | بعض BAŽ diğeri | إلا ÎLE yalnız bunun dışındadır | الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inanan(lar) | وعملوا WAMLWE ve yapanlar | الصالحات ELṦELḪET iyi işler | وقليل WGLYL ve azdır | ما ME ne kadar | هم HM onlar | وظن WƵN ve sandı | داوود D̃EWWD̃ Davud | أنما ÊNME | فتناه FTNEH kendisini denediğimizi | فاستغفر FESTĞFR mağfiret diledi | ربه RBH Rabbinden | وخر WḢR ve kapandı | راكعا REKAE eğilerek (secdeye) | وأناب WÊNEB ve (bize) döndü | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳāle: (Davud) dedi ki | leḳad: andolsun | Zelemeke: sana zulmetmiştir | bisu'āli: istemekle | neǎ'cetike: senin koyununu | ilā: | niǎācihi: kendi koyunlarına | ve inne: ve zaten | keṧīran: çoğu | mine: | l-ḣuleTā'i: karıştıran(ortak)ların | leyebğī: zulmederler | beǎ'Duhum: biri | ǎlā: üzerine | beǎ'Din: diğeri | illā: yalnız bunun dışındadır | elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan(lar) | ve ǎmilū: ve yapanlar | S-SāliHāti: iyi işler | ve ḳalīlun: ve azdır | : ne kadar | hum: onlar | ve Zenne: ve sandı | dāvūdu: Davud | ennemā: | fetennāhu: kendisini denediğimizi | festeğfera: mağfiret diledi | rabbehu: Rabbinden | ve ḣarra: ve kapandı | rākiǎn: eğilerek (secdeye) | ve enābe: ve (bize) döndü | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GEL: (Davud) dedi ki | LGD̃: andolsun | ƵLMK: sana zulmetmiştir | BSÙEL: istemekle | NACTK: senin koyununu | ÎL: | NAECH: kendi koyunlarına | VÎN: ve zaten | KS̃YRE: çoğu | MN: | ELḢLŦEÙ: karıştıran(ortak)ların | LYBĞY: zulmederler | BAŽHM: biri | AL: üzerine | BAŽ: diğeri | ÎLE: yalnız bunun dışındadır | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | VAMLVE: ve yapanlar | ELṦELḪET: iyi işler | VGLYL: ve azdır | ME: ne kadar | HM: onlar | VƵN: ve sandı | D̃EVVD̃: Davud | ÊNME: | FTNEH: kendisini denediğimizi | FESTĞFR: mağfiret diledi | RBH: Rabbinden | VḢR: ve kapandı | REKAE: eğilerek (secdeye) | VÊNEB: ve (bize) döndü | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Dedi ki: Senin dişi koyununu, kendi koyunlarına katmayı istemekle gerçekten de zulmetmiş sana ve şüphesiz ki ortakların çoğu, birbirinin hakkına tecâvüz eder, ancak inanan ve iyi işlerde bulunanlar müstesnâ ve fakat bunlar da pek azdır ve Dâvûd, biz, kendisini sınadık sandı da Rabbinden yarlıganma diledi ve eğilerek yere kapandı ve Rabbine döndü.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Davud: Andolsun ki, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuştur. Doğrusu ortakçıların çoğu, birbirlerinin haklarına tecâvüz ederler. Yalnız iman edip de iyi işler yapanlar müstesna. Bunlar da ne kadar az! dedi. Davud, kendisini denediğimizi sandı ve Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapandı, tevbe edip Allah'a yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : (Davud) dedi ki: "Yemin olsun ki senin bir tek koyununu kendi koyunlarına katmakla sana zulmetmiş. . . Muhakkak ki çok yakın olanların birçoğu, birbirlerinin benzeri davranışlarda bulunurlar. . . Ancak iman edip imanın gereğini uygulayanlar böyle değildir. . . Fakat onlar da ne kadar azdır!" Davud kendisini imtihan ettiğimizi zannetti; bundan dolayı Rabbinden mağfiret diledi ve boyun eğerek yere kapandı ve O'na yöneldi! (24. âyet secde âyetidir. )Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Dâvûd: 'Andolsun ki, senin yaban ineğini, kendi yaban ineklerine katmak istemekle sana haksızlık etmiştir. Mallarını karıştıranların, mallarını bir arada bulunduranların, aynı yerde, aynı pazarda mal alıp mal satanların, mülk edinme hukukunda eşit olanların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler, haktan ayrılıp, güçlerine dayanarak zulmederler. Ancak iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler adâletten şaşmazlar. Onlar da ne kadar az!' dedi. Dâvûd, güvenlik tedbirlerinin işe yaramadığını, kendisini zor durumda bırakarak imtihan ettiğimizi anladı ve Rabbinden bağışlanma, koruma kalkanına alınma diledi, sübhânallah diyerek rükû edip, secedeye kapandı. Tevbe ile Allah’a yöneldi, zikre daldı.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Dedi ki: 'Andolsun, o senin koyununu kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana zulmetmiştir. Gerçekten (varlıklarını) birbirine karıştıran ortakların çoğu birbirlerine haksızlık ederler. Sadece iman edip salih ameller işleyenler müstesna. Ama onlar da ne kadar azdır!' Davud kendisini imtihan ettiğimizi sandı da Rabbinden bağışlanma diledi. Rüku ederek yere kapandı ve gönülden (bize) yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : (Davud) Dedi ki: "Andolsun senin koyununu, kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu, (emek ve mali güçlerini) birleştirip katan (ortak)lardan çoğu, birbirlerine karşı tecavüz ederler; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. Onlar da ne kadar azdır." Davud, gerçekten bizim onu imtihan ettiğimizi sandı, böylece Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı ve (bize gönülden) yönelip döndü.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Davûd dedi ki: “- Doğrusu o, senin bir dişi koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten ortakların çoğu birbirine haksızlık eder; ancak iman edib de salih amel işliyenler müstesnadır. Onlar da ne kadar azdır!” Davûd sanmıştı ki, kendisine sırf bir imtihan açtık. Hemen Rabbine istiğfar etti, secdeye (*) kapandı ve tevbe ile Allah’a yöneldi. * Dikkat! Secde âyetidir. (Fahr-i Razi, tefsirinde Hz. Davûd’a isnad edilen ve peygamberler hakkında asla tecviz edilmiyen kıssaları red etmektedir. Peygamberlerin şanını korumak esas olduğundan hikayelere itibar etmiyerek hakiki manayı Cenab-ı Hakkın ilmine terk etmek en salim bir yoldur.)Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : SÙ Davud: «And olsun ki, senin disi koyununu kendi disi koyunlarina katmak istemekle sana haksizlikta bulunmustur. Dogrusu ortakcilarin cogu birbirlerinin haklarina tecavuz ederler. Inanip yararli is isleyenler bunun disindadir ki sayilari da ne kadar azdir!» demisti. Davud, kendisini denedigimizi sanmisti da, Rabbinden magfiret dileyerek egilip secdeye kapanmis, tevbe etmis Allah'a ynelmisti.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Dâvud, «and olsun ki, senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak isteğiyle sana haksızlık etmiştir. Cidden mallarını birbirine katan ortakçıların çoğu birbirlerinin hakkına tecâvüz ederler. Ancak imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanlar müstesna. Onlar da pek azdır,» dedi. Dâvud, kendisini imtihan ettiğimizi anladı ve bu yüzden Rabbı'ndan bağışlanma dileyip secdeye kapandı ve O'na yönelip tevbe etti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Davud: 'And olsun ki, senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuştur. Doğrusu ortakçıların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır ki sayıları da ne kadar azdır!' demişti. Davud, Kendisini denediğimizi sanmıştı da, Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapanmış, tevbe etmiş, Allah'a yönelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Davud: Andolsun ki, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuştur. Doğrusu ortakçıların çoğu, birbirlerinin haklarına tecâvüz ederler. Yalnız iman edip de iyi işler yapanlar müstesna. Bunlar da ne kadar az! dedi. Davud, kendisini denediğimizi sandı ve Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapandı, tevbe edip Allah'a yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Dedi ki, 'Senin koyununu kendi koyunlarına katmayı istemekle sana haksızlık etmiştir. Doğrusu, ortakçıların çoğu bir birinin hakkına el uzatır. İnanıp erdemli davrananlar bunun dışındadır, onlar ise sayıca ne kadar azdır!' Davud, kendisini sınadığımızı sanarak bağışlanma diledi, eğildi ve tevbe etti.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Davud dedi ki: «Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten bir cemiyette yaşayanların çoğu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az.» Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah'a yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : (Davut) dedi ki: «Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten karışıkların (bir toplum içinde yaşayanların) çoğu biribirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az. Davut kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi , rüku ederek yere kapandı, tevbe ederek (Allah'a) yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Dedi ki: doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına istemesiyle sana zulmetmiş ve hakıkaten karışıkların çoğu birbirlerine tecavüz ediyorlar, ancak iyman edib de salâh istiyenler başka, onlar da pek az, ve sanmıştı ki Davud kendisine sırf bir fitne yaptık, hemen rabbına istiğfar etti ve rükû' ederek yere kapanıb tevbe ile rücu' ettiDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Davud: «And olsun ki, senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak istemekle, sana büyük haksızlık etmiştir. Doğrusu ortakların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanıp yararlı iyi iş yapanlar bunun dışındadır ki, sayıları ne kadar azdır.» demişti. Davud kendisini denediğimizi sanmıştı da, Rabb'inden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapanmış, tevbe etmiş, Allah'a yönelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : (Davud) Dedi ki: "Andolsun senin koyununu, kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu, (emek ve mali güçlerini) birleştirip katan (ortak)lardan çoğu, birbirlerine karşı tecavüz ederler; ancak inanıp salih amellerde bulunanlar başka. Onlar da ne kadar azdır." Davud, gerçekten bizim onu imtihan ettiğimizi sandı, böylece rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı ve (bize gönülden) yönelip döndü.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Dâvûd dedi ki: “Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle o sana haksızlık etmiştir. Gerçekten de ortakların, bir toplulukta yaşayanların çoğu kesinlikle birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edenler ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimseler haksızlık etmezler. Ama onlar da ne kadar azdır!” Ve Dâvûd, Bizim kendisini birtakım sıkıntılarla imtihan ederek arı-duru hâle getirdiğimize/olgunlaştırdığımıza kesin kanaat getirdi ve anladı. Hemen Rabbinden bağışlanma diledi, ortak koşmaktan uzak olarak yere kapandı ve döndü. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Dâvud) dedi: «Andolsun ki o, senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına (katmak) istemesiyle sana zulmetmişdir. Gerçek (mallarını birbirine) katıb karışdıran (ortak) ların çoğu mutlakaa birbirine haksızlık eder. İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar müstesna. (Fakat) bunlar da ne kadar azdır». Dâvud sandı ki biz kendisine mutlakaa bir azâb (süikasd) hazırladık. Bunun üzerine o, rabbinden setr (ü himaye) edilmesini istedi, rükû' ile yere kapanıb (Allaha) döndü. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Dâvûd:) 'Doğrusu (o,) senin koyununu kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana haksızlık etmiştir! Zâten şübhesiz ortakların birçoğu, birbirlerine gerçekten haksızlık eder; ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler müstesnâ! Onlar ise ne kadar azdır!' dedi. Dâvûd (böylelikle) kendisini imtihân ettiğimizi sezdi (anladı); hemen Rabbinden mağfiret diledi, rükû' ederek (secdeye) kapandı ve (Allah’a) yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : O da dedi ki: Senin dişi koyununu, kendi dişi koyunlarına katmak için istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu ortakçıların çoğu birbirinin hakkına tecavüz eder. Ancak inanmış olup salih ameller işleyenler müstesnadır. Ama onlar pek azdır. Davud, kendisini imtihan ettiğimizi zannederek Rabbından mağfiret diledi. Rukua kapanarak Allah'a yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : (Dâvud a.s): "Andolsun ki, koyunlarının (arasına) senin koyununu istemekle sana zulmetti." dedi. Ve muhakkak ki ortaklardan çoğu, mutlaka birbirlerinin hakkına tecavüz ediyorlar. Âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlar hariç. Onlar ne kadar az! Ve Dâvud (a.s), onu imtihan ettiğimizi zannetti. Bunun üzerine Rabbinden mağfiret istedi ve rüku ederek secdeye kapandı. Ve Rabbine yöneldi (sözleriyle ve Rabbini görerek Allah'a ulaştı ve cevap aldı).Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Davud) dedi ki: "Bu (adam) senin koyununu kendininkiler arasına katmayı istemekle sana haksızlık yapmış! Zaten yakınların çoğu birbirlerine aynı şeyi yaparlar, (Allah'a) inanıp doğru ve yararlı işler yapanlar hariç. Böylesi de ne kadar az!" Davud, (bunları söylerken) Bizim kendisini sınadığımızı (birden) anladı; bunun üzerine Rabbinden günahını bağışlamasını diledi, secdeye kapandı ve tevbe ederek O'na yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Dâvud aleyhisselâm dedi ki: «Elbette senin bir koyununu kendi koyunlarına istemesiyle sana zulmetmiş oldu. Ve muhakkak ki, mal ortaklarından birçokları mutlaka bazıları bazısı üzerine tecavüz etmektedir. Ancak, imân edenler ve sâlih amellerde bulunanlar müstesna. Onlar da ne kadar az!» Ve Dâvud sandı ki muhakkak Biz onu bir imtihana tâbi tutmuş olduk. Hemen Rabbine istiğfarda bulundu ve rükû edici olarak yere kapandı ve Hakk'a rücu etti.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Davut: "Andolsun ki senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu ortakçıların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. Ancak iman edip de sâlih amellerde bulunanlar müstesnâdır. Onlar da ne kadar azdır!" dedi. Davut kendisini imtihan ettiğimizi sandı ve Rabbinden mağfiret diledi. Eğilip secdeye kapandı, tevbe edip Allah'a yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Davut: -Koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık etmiş. Zaten ortakların çoğu, birbirinin hakkına tecavüz eder. Ancak iman eden ve doğruları yapanlar hariç... Bunlarda ne kadar az! Davut, kendisini imtihan ettiğimizi anlamış ve Rabbi’nden bağışlanma dileyerek secdeye kapanmış ve O’na yönelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Dâvud: "Doğrusu, senin tek koyununu, kendi koyunlarına katmak istemekle o sana haksızlık etmiştir. Zaten malda ortak olanların çoğu birbirlerine haksızlık ederler. Ancak gerçekten iman edip makbul ve güzel davranışlarda bulunanlar böyle yapmazlar. Onlar da o kadar azdır ki!" Davud kendisini imtihan ettiğimizi anladı, derhal Rabbinden mağfiret diledi, eğilip secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : (Dâvûd) dedi ki: "And olsun (o) senin, koyununu kendi koyunlarına katmayı istemekle sana zulmetmiştir. Zâten (mallarını birbirine) karıştıran(ortak)ların çoğu birbirine zulmederler. Yalnız inanıp iyi işler yapanlar bunun dışındadır ki, onlar da ne kadar azdır!" Dâvûd, (bu hükümle) kendisini denediğimizi (kendisine bir belâ vereceğimizi) sandı da Rabbinden mağfiret diledi, eğilerek secdeye kapandı ve tevbe edip (bize) döndü.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : (Davud) Dedi ki: «Andolsun senin koyununu, kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu, (emek ve mali güçlerini) birleştirip katan (ortak)lardan çoğu, birbirlerine karşı tecavüz ederler; ancak iman edip de salih amellerde bulunanlar başka. Onlar da ne kadar azdır.» Davud, gerçekten bizim onu denemeden geçirdiğimizi sandı, böylece Rabbinden bağışlanma diledi ve rükû ederek yere kapandı ve (bize gönülden) yönelip döndü.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Davud dedi ki: 'Senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlık etmiş. Ortakların birçoğu böyle birbirinin hakkını yer. Ancak iman edip güzel işler yapanlar müstesna-ki, onların da sayısı pek azdır.' Davud kendisini sınadığımızı anladı ve Rabbinden bağışlanma diledi; Ona yönelerek secdeye kapandı.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Davûd dedi ki: "Vallahi, senin bir tek koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiş. Zaten ortaklardan birçoğu birbiri aleyhine haksızlık ve zulme sapar. İman edip hakka ve barışa yönelik işler yapanlar böyle değildir. Ama onlar da pek azdır." Davûd, kendisini imtihan ettiğimizi düşündü; hemen Rabbinden af diledi; rükû ederek yerlere eğildi ve Allah'a yöneldi.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.