Kırık Meal (Arapça) : |وَعَلَّمْنَاهُ: ve ona öğretmiştik | صَنْعَةَ: yapmayı | لَبُوسٍ: zırh | لَكُمْ: sizin için | لِتُحْصِنَكُمْ: sizi korumak için | مِنْ: -nden | بَأْسِكُمْ: savaşın şiddeti- | فَهَلْ: (o halde) misiniz? | أَنْتُمْ: siz | شَاكِرُونَ: şükredenlerden |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وعلمناه WALMNEHve ona öğretmiştik | صنعة ṦNATyapmayı | لبوس LBWSzırh | لكم LKMsizin için | لتحصنكم LTḪṦNKMsizi korumak için | من MN-nden | بأسكم BÊSKMsavaşın şiddeti- | فهل FHL(o halde) misiniz? | أنتم ÊNTMsiz | شاكرون ŞEKRWNşükredenlerden |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ǎllemnāhu: ve ona öğretmiştik | San'ǎte: yapmayı | lebūsin: zırh | lekum: sizin için | lituHSinekum: sizi korumak için | min: -nden | be'sikum: savaşın şiddeti- | fehel: (o halde) misiniz? | entum: siz | şākirūne: şükredenlerden |
Kırık Meal (Transcript) : |VALMNEH: ve ona öğretmiştik | ṦNAT: yapmayı | LBVS: zırh | LKM: sizin için | LTḪṦNKM: sizi korumak için | MN: -nden | BÊSKM: savaşın şiddeti- | FHL: (o halde) misiniz? | ÊNTM: siz | ŞEKRVN: şükredenlerden |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve ona, sizi savaşlarda koruması için zırh yapma sanatını öğrettik, hâlâ mı şükretmezsiniz?
Adem Uğur : Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Ahmed Hulusi : Ona (Davud'a), sizin için, savaş sıkıntılarınızdan sizi korusun diye, zırh yapma sanatını talim ettik. . . İmdi siz şükrediyor musunuz?
Ahmet Tekin : Ona, sizi savaşta koruması için zırh yapma tekniğini öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Ahmet Varol : Ona, sizi savaşların şiddetinden korusun diye sizin için zırh yapmayı öğrettik. Ama siz şükrediyor musunuz?
Ali Bulaç : Ve sizin için ona, zorlu savaşınızda sizi korusun diye, '(madeni) giyim sanatını' öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?
Ali Fikri Yavuz : Bir de Davud’a, sizi harbin şiddetinden korumak için zırh-elbise sanatını öğrettik. şimdi siz, şükrünü yapıyor musunuz?
Bekir Sadak : Ona, sizi savasta korumak icin zirh yapma sanatini ogrettik, artik sukreder misiniz?
Celal Yıldırım : Sizin için, sizi onun (savaşın) şiddetinden korumak için Davud'a giyilecek şekilde (zırh imâl etme) sanatını öğrettik; artık siz (bunca nimetlere) şükredenler misiniz?
Diyanet İşleri : Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?
Diyanet İşleri (eski) : Ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik, artık şükreder misiniz?
Diyanet Vakfi : Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Edip Yüksel : Ve sizi savaşlarınızda korusun diye ona zırh yapmayı öğrettik. Artık şükreder misiniz?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de ona sizin için, sizi savaşınızın şiddetinden korusun diye giyecek sanatını öğretmiştik; şimdi siz şükrünü yerine getiriyor musunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de ona sizin için sizi harbinizin şiddetinden korusun diye giyecek san'atı ta'lîm etmiştik, şimdi siz şükrüne eda ediyor musunuz?
Fizilal-il Kuran : Savaşta düşmanın darbelerinden korunasınız diye Davud'a zırh yapma sanatını öğrettik. Acaba buna şükredecek misiniz ki?
Gültekin Onan : Ve sizin için ona, zorlu savaşınızda sizi korusun diye, '(madeni) giyim sanatını' öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?
Hakkı Yılmaz : Ve Biz, sizin kötülüğünüzden sizi korumak için, sizin için zırh yapımını o'na öğrettik. Artık siz kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödeyenler misiniz?
Hasan Basri Çantay : Biz ona sizin için, sizin muhaarebenizin şiddetinden korumak için giyecek (zırh) san'atını öğretdik. Şimdi siz (bundan dolayı) şükredenler misiniz?
Hayrat Neşriyat : Ona, savaşınız(ın şiddetin)den sizi korusun diye sizin için giyecek (zırh) yapma san'atını öğrettik. Şimdi siz şükreden kimseler misiniz?
İbni Kesir : Biz, ona; sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik. Artık şükreder misiniz?
İskender Evrenosoğlu : Sizin için ona, şiddetli çarpışmalarınızda sizi korusun diye elbise (zırh) yapmayı öğrettik. Öyleyse siz şükredenler(den) misiniz?
Muhammed Esed : Ve sizin için o'na, sizi her türlü korkuya karşı (Allah'a karşı sorumluluk bilinci giysisiyle) zırhlandıracak (üstün) bir korunma sanatı öğrettik; peki, (bütün bunlar için) şükrediyor musunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve sizin için, sizi savaşlarınızın şiddetinden korusun diye giyilecek zırh san'atını O'na (Hazreti Dâvud'a) tâlim ettik. Artık sizler şükrediciler misiniz?
Ömer Öngüt : Ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Şaban Piriş : O’na sizi savaşta koruması için zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz, şükrediyor musunuz?
Suat Yıldırım : Bir de sizi savaşınızın şiddetinden koruması için ona, zırh yapma sanatını öğrettik. Peki bütün bunlar için şükrediyor musunuz?
Süleyman Ateş : Ona, sizi, savaşın şiddetinden korumak için zırh yapmayı öğretmiştik. Ama siz şükrediyor musunuz ki?
Tefhim-ul Kuran : Ve sizin için ona, zorlu savaşınızda sizi korusun diye, '(madeni) giyim sanatını' öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?
Ümit Şimşek : Sizi savaşlarınızın şiddetinden koruması için zırh yapma sanatını da ona Biz öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Yaşar Nuri Öztürk : Ona, sizi sizin şiddetinizden koruyacak olan zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz şükrediyor musunuz?