21:109Enbiyâ  Suresi 109. Ayet

Kuran Sırası: 21 İniş Sırası: 73
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112

21:109Enbiyâ  Suresi 109. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَإِنْ (FÎN) = fein : eğer
2. تَوَلَّوْا (TVLVE) = tevellev : yüz çevirirlerse
3. فَقُلْ (FGL) = feḳul : de ki
4. اذَنْتُكُمْ ( ËZ̃NTKM) = āƶentukum : ben size açıkladım
5. عَلَىٰ (AL) = ǎlā :
6. سَوَاءٍ (SVEÙ) = sevā'in : eşit biçimde
7. وَإِنْ (VÎN) = ve in : artık
8. أَدْرِي (ÊD̃RY) = edrī : bilmem
9. أَقَرِيبٌ (ÊGRYB) = eḳarībun : yakın mı (olduğunu)
10. أَمْ (ÊM) = em : yoksa
11. بَعِيدٌ (BAYD̃) = beǐydun : uzak (mı olduğunu)
12. مَا (ME) = mā : şeyin
13. تُوعَدُونَ (TVAD̃VN) = tūǎdūne : tehdid edildiğiniz
eğer | yüz çevirirlerse | de ki | ben size açıkladım | | eşit biçimde | artık | bilmem | yakın mı (olduğunu) | yoksa | uzak (mı olduğunu) | şeyin | tehdid edildiğiniz |

[] [VLY] [GVL] [EZ̃N] [] [SVY] [] [D̃RY] [GRB] [] [BAD̃] [] [VAD̃]
FÎN TVLVE FGL ËZ̃NTKM AL SVEÙ VÎN ÊD̃RY ÊGRYB ÊM BAYD̃ ME TVAD̃VN

fein tevellev feḳul āƶentukum ǎlā sevā'in ve in edrī eḳarībun em beǐydun tūǎdūne
فإن تولوا فقل آذنتكم على سواء وإن أدري أقريب أم بعيد ما توعدون

21:109Enbiyâ  Suresi 109. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فإن | FÎN fein eğer But if
تولوا و ل ي | VLY TVLVE tevellev yüz çevirirlerse they turn away
فقل ق و ل | GVL FGL feḳul de ki then say,
آذنتكم ا ذ ن | EZ̃N ËZ̃NTKM āƶentukum ben size açıkladım """I (have) announced to you"
على | AL ǎlā equally
سواء س و ي | SVY SVEÙ sevā'in eşit biçimde equally
وإن | VÎN ve in artık And not
أدري د ر ي | D̃RY ÊD̃RY edrī bilmem I know
أقريب ق ر ب | GRB ÊGRYB eḳarībun yakın mı (olduğunu) whether is near
أم | ÊM em yoksa or
بعيد ب ع د | BAD̃ BAYD̃ beǐydun uzak (mı olduğunu) far
ما | ME şeyin what
توعدون و ع د | VAD̃ TVAD̃VN tūǎdūne tehdid edildiğiniz you are promised.
21:109 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

eğer | yüz çevirirlerse | de ki | ben size açıkladım | | eşit biçimde | artık | bilmem | yakın mı (olduğunu) | yoksa | uzak (mı olduğunu) | şeyin | tehdid edildiğiniz |

[] [VLY] [GVL] [EZ̃N] [] [SVY] [] [D̃RY] [GRB] [] [BAD̃] [] [VAD̃]
FÎN TVLVE FGL ËZ̃NTKM AL SVEÙ VÎN ÊD̃RY ÊGRYB ÊM BAYD̃ ME TVAD̃VN

fein tevellev feḳul āƶentukum ǎlā sevā'in ve in edrī eḳarībun em beǐydun tūǎdūne
فإن تولوا فقل آذنتكم على سواء وإن أدري أقريب أم بعيد ما توعدون

[] [و ل ي] [ق و ل] [ا ذ ن] [] [س و ي] [] [د ر ي] [ق ر ب] [] [ب ع د] [] [و ع د]

21:109Enbiyâ  Suresi 109. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فإن | FÎN fein eğer But if
Fe,,Nun,
80,,50,
REM – prefixed resumption particle
COND – conditional particle
الفاء استئنافية
حرف شرط
تولوا و ل ي | VLY TVLVE tevellev yüz çevirirlerse they turn away
Te,Vav,Lam,Vav,Elif,
400,6,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form V) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
فقل ق و ل | GVL FGL feḳul de ki then say,
Fe,Gaf,Lam,
80,100,30,
REM – prefixed resumption particle
V – 2nd person masculine singular imperative verb
الفاء استئنافية
فعل أمر
آذنتكم ا ذ ن | EZ̃N ËZ̃NTKM āƶentukum ben size açıkladım """I (have) announced to you"
,Zel,Nun,Te,Kef,Mim,
,700,50,400,20,40,
V – 1st person singular (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
على | AL ǎlā equally
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
سواء س و ي | SVY SVEÙ sevā'in eşit biçimde equally
Sin,Vav,Elif,,
60,6,1,,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
وإن | VÎN ve in artık And not
Vav,,Nun,
6,,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
أدري د ر ي | D̃RY ÊD̃RY edrī bilmem I know
,Dal,Re,Ye,
,4,200,10,
V – 1st person singular imperfect verb
فعل مضارع
أقريب ق ر ب | GRB ÊGRYB eḳarībun yakın mı (olduğunu) whether is near
,Gaf,Re,Ye,Be,
,100,200,10,2,
INTG – prefixed interrogative alif
N – nominative masculine singular indefinite noun
الهمزة همزة استفهام
اسم مرفوع
أم | ÊM em yoksa or
,Mim,
,40,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
بعيد ب ع د | BAD̃ BAYD̃ beǐydun uzak (mı olduğunu) far
Be,Ayn,Ye,Dal,
2,70,10,4,
N – nominative masculine singular indefinite noun
اسم مرفوع
ما | ME şeyin what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
توعدون و ع د | VAD̃ TVAD̃VN tūǎdūne tehdid edildiğiniz you are promised.
Te,Vav,Ayn,Dal,Vav,Nun,
400,6,70,4,6,50,
V – 2nd person masculine plural passive imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مبني للمجهول والواو ضمير متصل في محل رفع نائب فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فإن
fein
|
eğer
Kombi Müfredat
تولوا
tevellev
VLY|و ل ي
yüz çevirirlerse
Kombi Müfredat
فقل
feḳul
GVL|ق و ل
de ki
Kombi Müfredat
آذنتكم
āƶentukum
EZ̃N|ا ذ ن
ben size açıkladım
5
على
ǎlā
|
Kombi Müfredat
سواء
sevā'in
SVY|س و ي
eşit biçimde
7
وإن
ve in
|
artık
Kombi Müfredat
أدري
edrī
D̃RY|د ر ي
bilmem
Kombi Müfredat
أقريب
eḳarībun
GRB|ق ر ب
yakın mı (olduğunu)
10
أم
em
|
yoksa
11 Kombi Müfredat
بعيد
beǐydun
BAD̃|ب ع د
uzak (mı olduğunu)
12
ما
|
şeyin
13 Kombi Müfredat
توعدون
tūǎdūne
VAD̃|و ع د
tehdid edildiğiniz
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَإِنْ: eğer | تَوَلَّوْا: yüz çevirirlerse | فَقُلْ: de ki | اذَنْتُكُمْ: ben size açıkladım | عَلَىٰ: | سَوَاءٍ: eşit biçimde | وَإِنْ: artık | أَدْرِي: bilmem | أَقَرِيبٌ: yakın mı (olduğunu) | أَمْ: yoksa | بَعِيدٌ: uzak (mı olduğunu) | مَا: şeyin | تُوعَدُونَ: tehdid edildiğiniz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فإن FÎN eğer | تولوا TWLWE yüz çevirirlerse | فقل FGL de ki | آذنتكم ËZ̃NTKM ben size açıkladım | على AL | سواء SWEÙ eşit biçimde | وإن WÎN artık | أدري ÊD̃RY bilmem | أقريب ÊGRYB yakın mı (olduğunu) | أم ÊM yoksa | بعيد BAYD̃ uzak (mı olduğunu) | ما ME şeyin | توعدون TWAD̃WN tehdid edildiğiniz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |fein: eğer | tevellev: yüz çevirirlerse | feḳul: de ki | āƶentukum: ben size açıkladım | ǎlā: | sevā'in: eşit biçimde | ve in: artık | edrī: bilmem | eḳarībun: yakın mı (olduğunu) | em: yoksa | beǐydun: uzak (mı olduğunu) | : şeyin | tūǎdūne: tehdid edildiğiniz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FÎN: eğer | TVLVE: yüz çevirirlerse | FGL: de ki | ËZ̃NTKM: ben size açıkladım | AL: | SVEÙ: eşit biçimde | VÎN: artık | ÊD̃RY: bilmem | ÊGRYB: yakın mı (olduğunu) | ÊM: yoksa | BAYD̃: uzak (mı olduğunu) | ME: şeyin | TVAD̃VN: tehdid edildiğiniz | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Eğer yüz çevirirlerse de ki: Aynı tarzda hepinize de bildirdim ve size vaadedilen yakında mı olacak, uzak bir zamanda mı, onu bilmem ben. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Eğer yüz çevirirlerse de ki: (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. Artık size vâdolunan şey (mahşerde toplanma zamanınız) yakın mı uzak mı, bilmiyorum. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Eşit olarak size bildirdim. . . Size vadolunan şey (uyarıldığınız ölüm) yakın mıdır uzak mıdır, bilmiyorum. " Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Eğer İslâm’a girmeye, müslümanca yaşamaya, Kur’ân’a, sırtlarını çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak, baskı ve zulme, halkı yönlendirmeye devam ederlerse: 'Müslümanlara yaptıklarınızı savaş ilanı sayıyor, ben de aynı şekilde, mükellefiyetlerinizi bildirerek size savaş ilan ediyorum. Tehdit olunduğunuz savaşın yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem.' diyerek ültümatom ver. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Eğer yüz çevirirlerse de ki: 'Size (gerçeği) eşit olarak bildirdim. Size vaadedilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu ben bilemem. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab günü) yakın mı, uzak mı, bilemem." Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine, imandan yüz çevirirlerse, o takdirde de ki: “- Size (emredildiğim şeyleri) dosdoğru bildirdim. (Müslümanların galebesi veya kıyamet azabı ile) korkutulduğunuz an yakın mı, yoksa uzak mı, ben bilmem. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Eger yuz cevirirlerse, de ki: «Size dupeduz acikladim; tehdit olundugunuz seyin yakin mi uzak mi oldugunu bilmem.» Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Yüzçevirirlerse de ki: Size düpedüz bildirdim : Tehdîd edildiğiniz o şey yakın mı, uzak mı bilmem.. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Eğer yüz çevirirlerse, de ki: “(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Eğer yüz çevirirlerse, de ki: 'Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem.' Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Eğer yüz çevirirlerse de ki: (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. Artık size vâdolunan şey (mahşerde toplanma zamanınız) yakın mı uzak mı, bilmiyorum. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Eğer yüz çevirirlerse de ki, 'Size yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Eğer (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: «Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem.» Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yine de aldırmazlarsa de ki: «Size düpedüz açıkladım, tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem.» Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunun üzerine aldırmazlarsa o halde de de ki: size düpedüz ı'lân ettim, ve bilmem bu size edilen va'd-ü vaîd pek yakın mı, yoksa uzak mı?Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Eğer bu çağrına sırt çevirirlerse onlara de ki; «Bana gelen mesajı duyurarak bu konuda sizi kendimle eşit bilgi düzeyine erdirdim. Size yöneltilen tehdit yakın mıdır, yoksa uzak mıdır, onu bilemem.» Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab) günü yakın mı, uzak mı, bilemem." Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (109-111) Buna rağmen eğer yüz çevirirlerse: “Size dosdoğru/ eşit/tarafsız olarak açıkladım ve tehdit olunduğunuz şey yakın mı, uzak mı bilmiyorum. Şüphesiz Allah, sözden açığa vurulanı bilir, gizlediğiniz şeyleri de bilir. Ve ‘Belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar yararlandırmak içindir’ ben bilmiyorum” de. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Eğer (Bu teklife karşı) onlar (yine) yüz çevirirlerse (o vakit da) de ki: «Size (hakıykatları) müsavat üzere bildirdim. Tehdîd edilmekde olduğunuz (o korkunç akıbet) yakın mı, yoksa uzak mı, ben bilmem». Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Artık yüz çevirirlerse, de ki: '(Ben emrolunduğum şeyi) size eşit olarak bildirdim. Tehdîd edilmekte olduğunuz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu ise bilmem!' Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Şayet yüz çevirirlerse; de ki: Ben, size eşitlik üzere bildirdim. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Bundan sonra dönerlerse, o zaman de ki: “Size müsavi olarak (herkese eşit şekilde), (Allah'ın emirlerini) bildirdim (ilân ettim). Vaadolunduğunuz şey (azap) uzak mı yoksa yakın mı (eğer) ben bilseydim (bilmiyorum).” Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ama eğer (bu gerçeğe) yüz çevirirlerse de ki: "Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde duyurdum; ama artık, size vaad edilen (Hesap Günü'nün) yakın mı, uzak mı olduğunu ben bilemem".Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Eğer yüz çevirirlerse artık de ki: «Size müsâvat üzere bildirmiş oldum. O tehdit edilmiş olduğunuz şey yakın mıdır, uzak mıdır ben bilmem.» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Ben size eşit bir şekilde tebliğ ettim. Artık size vaad edilen şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem. ” Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Eğer yüz çevirirlerse de ki: -Size (gerçeği) doğru bir şekilde açıkladım. Size vaat edilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Yine de yüz çevirirlerse de ki: "İşte sizin hepinizi de tam eşit şekilde hakka çağırdım. Artık tehdit olunduğunuz o kıyamet gününün yakın mı uzak mı olduğunu bilemem." Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit biçimde açıkladım. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: «Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab günü) yakın mı, uzak mı, bilemem.» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Yüz çevirirlerse de ki: Ben hepinize tebliğimi eşit olarak yaptım. Ama size vaad edilen şey yakın mıdır, uzak mıdır, onu bilemem. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Hepinize aynı şekilde, aynı düzeyde açıkladım. Artık bilmiyorum, tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, uzak mıdır?"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.