79:20Nâzi’ât  Suresi 20. Ayet

Kuran Sırası: 79 İniş Sırası: 81
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546

79:20Nâzi’ât  Suresi 20. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَأَرَاهُ (FÊREH) = feerāhu : sonra ona gösterdi
2. الْايَةَ (EL ËYT) = l-āyete : mu'cizeyi
3. الْكُبْرَىٰ (ELKBR) = l-kubrā : büyük
sonra ona gösterdi | mu'cizeyi | büyük |

[REY] [EYY] [KBR]
FÊREH EL ËYT ELKBR

feerāhu l-āyete l-kubrā
فأراه الآية الكبرى

79:20Nâzi’ât  Suresi 20. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فأراه ر ا ي | REY FÊREH feerāhu sonra ona gösterdi Then he showed him
الآية ا ي ي | EYY EL ËYT l-āyete mu'cizeyi the sign
الكبرى ك ب ر | KBR ELKBR l-kubrā büyük the great.
79:20 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

sonra ona gösterdi | mu'cizeyi | büyük |

[REY] [EYY] [KBR]
FÊREH EL ËYT ELKBR

feerāhu l-āyete l-kubrā
فأراه الآية الكبرى

[ر ا ي] [ا ي ي] [ك ب ر]

79:20Nâzi’ât  Suresi 20. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فأراه ر ا ي | REY FÊREH feerāhu sonra ona gösterdi Then he showed him
Fe,,Re,Elif,He,
80,,200,1,5,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
الفاء استئنافية
فعل ماض والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
الآية ا ي ي | EYY EL ËYT l-āyete mu'cizeyi the sign
Elif,Lam,,Ye,Te merbuta,
1,30,,10,400,
N – accusative feminine singular noun
اسم منصوب
الكبرى ك ب ر | KBR ELKBR l-kubrā büyük the great.
Elif,Lam,Kef,Be,Re,,
1,30,20,2,200,,
ADJ – accusative feminine adjective
صفة منصوبة
FÊREH EL ËYT ELKBR

فأراه الآية الكبرى

79:20Nâzi’ât  Suresi 20. Ayet
Taşkent nüshası 79:20

: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فأراه
feerāhu
REY|ر ا ي
sonra ona gösterdi
Kombi Müfredat
الآية
l-āyete
EYY|ا ي ي
mu'cizeyi
Kombi Müfredat
الكبرى
l-kubrā
KBR|ك ب ر
büyük
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَأَرَاهُ: sonra ona gösterdi | الْايَةَ: mu'cizeyi | الْكُبْرَىٰ: büyük | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فأراه FÊREH sonra ona gösterdi | الآية EL ËYT mu'cizeyi | الكبرى ELKBR büyük | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |feerāhu: sonra ona gösterdi | l-āyete: mu'cizeyi | l-kubrā: büyük | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FÊREH: sonra ona gösterdi | EL ËYT: mu'cizeyi | ELKBR: büyük | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken ona en büyük delîli göstermişti. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Derken ona büyük mucizeyi gösterdi! Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Mûsâ hak peygamber olduğu konusunda Firavun’a en büyük mûcizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ona büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : (Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Mûsa vardı da) ona, büyük mucizeyi (asânın ejderha oluşunu) gösterdi. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Bunun uzerine ona en buyuk mucizeyi gosterdi. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Bunun üzerine Musa, ona o büyük mu'cizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Derken Mûsâ ona en büyük mucizeyi gösterdi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Ona büyük mucizeyi gösterdi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Vardı ona o büyük mu'cizeyi de gösterdi.Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : (Musa) Ona büyük ayeti gösterdi. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Sonra da Mûsâ, Firavun'a o en büyük alâmeti/göstergeyi gösterdi. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Musa gitdi, teblîğ etdi) Ona o en büyük mu'cizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (Mûsâ gitti ve) ona en büyük mu'cizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Bundan sonra ona büyük mucize gösterdi. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Bunun üzerine (Musa), (Firavun'a gitti ve) ona (Rabbinin rahmetinin eseri olan) büyük mucizeyi anlattı.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık O'na pek büyük mûcize gösterdi. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Ona en büyük mucizeyi/ayeti gösterdi. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ona en büyük mûcizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ona büyük mu'cizeyi gösterdi.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : (Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : O büyük mucizeyi ona gösterdi. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.