18Kehf  Suresi

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69

Ali Fikri Yavuz Meali
DinleHamd o Allah’a mahsustur ki, kulu Muhammed’e (Aleyhisselâma) Kur’ân’ı indirdi, onun mâna ve lâfzında bir çarpıklık yapmadı.(18:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDosdoğru olarak kendi katından imansızlıkları şiddetli bir azap ile korkutmak ve sâlih ameller işliyen müminlere güzel bir ecir (cennet) olduğunu müjdelemek için yaptı.(18:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleEbediyyen orada (cennet’de) kalacaklardır.(18:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBir de “Allah çocuk edindi” diyenleri (azabla) korkutmak için yapmıştır. (*) Dikkat!...(Secde) âyetidir.(18:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAllah çocuk edindiğine dair ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de (taklid ettikleri) babalarının. Ağızlarından çıkan o söz ne büyük!... Onlar, ancak yalan söylüyorlar.(18:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleŞimdi bu Kur’ân’a iman etmezlerse, belki arkalarından esef ederek kendini üzeceksin.(18:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBiz, yeryüzünde olan şeyleri, yer halkına bir süs yaptık ki, insanların hangisi daha güzel bir amelde bulunacağını imtihan edelim.(18:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleŞu da muhakkak ki, biz, yeryüzünde olan şeyleri (süsleri) kupkuru bir toprak yaparız.(18:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleYoksa, (ey Rasûlüm), uzun zaman mağarada uykuda kalan Kehf ve Rakîm ashâbı, bizim mûcizelerimizden şaşılacak bir şey oldular mı sandın? (Kehf: Geniş mağaraya denir. Rakîm: uykuya dalanların köy adı ve köpeklerinin adıdır. Bir rivayette de uykuda kalanların adlarının yazılı bulunduğu kitabın ismidir).(18:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHatırla ki, o vakit, o genç yiğitler mağaraya sığındılar da şöyle dediler: “-Ey Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ihsan buyur ve işimizden bize bir başarı hazırla.”(18:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunun üzerine, nice seneler mağarada üzerlerine uyku bıraktık ve kendilerini (üç yüz dokuz yıl) uyuttuk.(18:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSonra onları uyandırdık ki, (mümin ve kâfir) iki topluluğun hangisi, onların mağarada bekledikleri müddeti daha iyi hesap etmiştir, fiilen bilelim.(18:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBiz, sana, onların haberlerini doğru olarak anlatalım: Gerçekten bunlar, Rablerine iman eden birkaç gençlerdi. Biz de onların hidayetlerini (sebatlarını) artırmıştık.(18:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Padişah Dekyanos kâfirin huzurunda putlara tapmayı terkeden bu yiğitler), ayağa kalkıp da: “-Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir; asla ondan başkasına ilâh deyip tapmayız, o takdirde muhakkak saçma söylemiş oluruz.(18:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleŞu bizim kavmimiz, Allah’dan başka ilâh’lar edindiler. Bunlara ibadet etmek lâzım geldiğine dair açık bir delil getirselerdi ya! Artık bir yalan uydurup Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir?” dedikleri zaman, kalblerine sebat verdik.(18:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Yiğitlerden biri, diğer arkadaşlarına şöyle demişti): “- Madem ki siz, kavminizden ve onların Allah’dan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin ve size, işinizde bir kolaylık hazırlasın.”(18:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Rasûlüm, bir baksaydın) görürdün ki, güneş doğduğu zaman, mağaranın sağ tarafına yönelir (ışınları onlara zarar vermez); battığı zaman da, onları sol taraftan terkederdi, Onlar, mağaranın geniş bir yerinde idiler. İşte bu, Allah’ın mûcizelerindendir. Allah’ın hidayet ettiği kimse, o, doğru yol üzeredir. Şaşırttığı kimse için de, asla doğru yolu gösterici bir yardımcı bulamazsın.(18:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBir de onları, (gözleri açık olduğu için) uyanık kimseler sanırsın, halbuki onlar uykudalardır. Biz onları, (yanları incinmesin diye) sağa ve sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın giriş yerinde iki kolunu uzatıp yatmaktaydı. Eğer durumlarını göreydin, (heybetlerinden ötürü) muhakkak kendilerinden (ürküp) döner kaçardın ve onlardan, içine korku dolardı.(18:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnları bir mûcize olarak uyuttuğumuz gibi, birbirlerine sorsunlar diye kendilerini (kudretimizle) uyandırdık da, içlerinden bir sözcü şöyle dedi: “- Ne kadar durup kaldınız?” (Cevaben): “- Bir gün yahud bir günün bir kısmı kadar eğleştik.” dediler. Bir kısmı da: “-Ne kadar durduğunuzu, Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz, birinizi, bu gümüş paranızla şehre (Tarsus’a) gönderin de baksın, hangi yiyecek daha temizse ondan size bir rızık getirsin; hem çok kurnaz davransın da asla sizi hiç kimseye sezdirmesin” dediler.(18:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleÇünkü şehir halkı, sizi, ellerine geçirirlerse, muhakkak sizi taşla öldürürler, yahud zorla dinlerine döndürürler. Bu takdirde ebediyyen kurtulamazsınız...(18:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBöylece, insanları onların hallerine muttali kıldık ki, öldükten sonra dirilmenin hak olduğunu ve kıyametin vukuunda hiç şüphe olmadığını bilsinler. Çünkü (daha önce, dirilmenin ruh ve cesedle veya yalnız ruhla olacağı hususunda) dinlerinin emrini aralarında tartışıyorlardı. (Allah, mağaradaki bu yiğitleri öldürünce, kâfirler) şöyle dediler: “- Üstlerine bir bina (kilise) yapın. Bununla beraber Rableri, onların hallerini daha iyi bilir.” Sözlerinde üstün gelen müminler: “- Mutlaka yanlarında bir mescid edineceğiz.” dediler (ve mağaranın kapısı önünde namaz kılmak için bir mescid yaptılar).(18:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ehl-i kitab, Hz. Peygamber Aleyhisselâmın huzurunda): “- Yiğitlerin sayısı üçtür, dördüncüleri de köpekleridir.” diyecekler; “-Sayıları beştir, altıncıları da köpekleridir.” diyecekler ve gayb için zanda bulunacaklar. (Müminler de): “-bunlar yedi kimsedir, sekizincileri köpekleridir.” diyecekler. Ey Rasûlüm, sen, onlara de ki “-Rabbim, bunların sayısını daha iyi bilendir; kendilerini ancak pek az kimseler bilir. Artık bunlar hakkında zahiri bir münakaşadan başka bir münakaşa yapma (işi derinleştirmeden Kur’ân’da vahyolunanla iktifa et) ve bunlara dair ehl-i kitabdan kimseye bir şey sorma.”(18:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHiç bir şey hakkında da: “- Ben, bunu, muhakkak yarın yaparım.” söyleme.(18:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAncak sözünü, Allah’ın dilemesine bağlıyarak (Allah dilerse yapacağım) söyle. (İnşaallah demeyi) unuttuğun zaman Allah’ı an ve şöyle de: “-Olur ki Rabbim, beni, bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir muvaffakiyete ulaştırır.”(18:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlar, mağaralarında üç yüz sene kaldılar ve buna dokuz yıl daha kattılar.(18:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: “-Allah, ne kadar durduklarını daha iyi bilir; göklerin ve yerin gaybını bilmek O’na mahsustur. O, öyle güzel görür, öyle güzel işitir ki!... Bütün gökler ve yer halkına, O’ndan başka hiç bir veli yoktur. O, hiç kimseyi, hükmünde ortak yapmaz?”(18:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleRabbinin kitabından sana ne vahy olunduysa onu oku. O’nun sözlerini değiştirebilecek (bir kuvvet) yoktur. Sen de, ondan başka asla bir sığınak bulamazsın.(18:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSabah ve akşam Allah’ın rızasını dileyerek Rablerine dua eden kimselerle beraber nefsini sabırlı tut; dünya hayatının süsünü arzu edip de gözlerini onlardan (o Rablerine dua edenlerden) başkasına (dünya ehline) çevirme. Bizi anmak hususunda kalbine gaflet verdiğimiz kimseye itaat etme ki, o, keyfinin ardına düşmüş ve işi de, haddini aşmak olmuştur.(18:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Rasulüm), de ki: “- Kur’ân Rabbinizden gelen bir hakdır. Artık dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun. Çünkü biz, zalimler için böyle bir ateş hazırladık ki, onun kalın duvarları kendilerini kuşatmaktadır.” Onlar, susuzluktan imdad istedikçe, erimiş maden tortusu gibi kaynar su ile imdad edilirler ki, o, yüzleri kavurur. O ne fena içkidir ve o ateş de ne kötü konuklama yeridir!...(18:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleGerçekten iman edip sâlih âmeller işleyenlere gelince: Şüphe yok ki, biz, öyle güzel bir âmel işleyenin mükâfatını zayi etmeyiz.(18:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBöyledirler, onlara, meskenlerinin altından nehirler akar, Adn cennetleri var. Orada altın bileziklerden süslenecekler, ince ve kalın dîba’dan yeşil elbise giyecekler, koltuklar üzerine dayanıp kurulacaklardır. O cennet, ne güzel mükâfat ve ne güzel dayanak!...(18:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleKâfirlere ve müminlere (şu) iki adamın halini misâl getir: Birine her türlü üzümden iki bağ vermişiz ve her iki bağın da etrafını hurmalarla donatmışız, ikisinin arasında da bir ekinlik yapmışız.(18:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiç bir şeyi noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız.(18:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBu adamın başkaca geliri de var. Bundan dolayı (Bu kâfir dönerek mümin) arkadaşına şöyle dedi: “- Ben, malca senden daha zenginim, toplulukça da senden daha kuvvetliyim.”(18:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO kâfir, nefsine zulmeder olduğu halde bağına girdi; dedi ki:” - Bu bağın helâk olacağını ebediyyen zannetmiyorum.(18:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleKıyametin kopacağını da sanmıyorum. Böyle olmakla beraber, eğer Rabbime döndürülürsem, muhakkak bundan daha hayırlı bir âkıbet bulurum.(18:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Mümin olan) arkadaşı ona hitap ederek şöyle dedi: “- seni (aslen) topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün bir adam kılığına getiren Allah’ı inkâr mi ettin?(18:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Sen inanmıyorsun), fakat ben iman ederek diyorum ki: O Allah, benim Rabbimdir, ben Rabbime kimseyi ortak koşmam.”(18:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleKendi bağına girdiğin zaman; “- Bu Allah’dandır, benim kuvvetimle değil, Allah’ın kuvveti ile olmuştur” deseydin ya!... Eğer beni, malca ve evlâtça kendinden az görüyorsan,(18:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOlur ki Rabbim, bana, senin bağından daha hayırlısını verir; seninkinin üzerine de gökten bir âfet indiriverir de yalçın bir toprak oluverir.(18:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleYahud bağının suyu çekiliverir de bir daha onu aramakla bulamazsın.(18:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihayet o kâfirin bütün serveti helâk edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masrafa karşı, avuçlarını oğuşturmaya durdu. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı. “Ah ne olaydım! Rabbime hiç bir ortak koşmamış olaydım.” diyordu.(18:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAllah’dan gayri, kendisine yardım edecek bir topluluğu da yoktu, Allah’ın intikamından kendi nefsini de kurtaramadı.(18:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte bu halde, yardım ve hâkimiyyet, hak olan Allah’a mahsustur. O, mükâfatça da hayırlıdır, âkıbetçe de hayırlıdır.(18:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Rasûlüm), onlara (Mekke halkına) dünya hayatının halini şöyle temsil yap: (Dünya varlığı), gökten indirdiğimiz bir yağmura benzer ki, onunla arzın bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgârlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedir bulunuyor.(18:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(O öğünüp durdukları) mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür. Bakî kalacak olan sâlih âmeller ise, Rabbinin katında sevabca da hayırlıdır, emelce de hayırlıdır.(18:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO kıyamet gününü hatırla ki, dağları yürüteceğiz ve arzı çırılçıplak göreceksin. İnsanları, hesap yerine toplamışız da onlardan hiç bir kimse bırakmamışız.(18:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlar, saf halinde Rabbine arzedilmişlerdir. (Sonra onlara şöyle denir): Yemin olsun ki, sizi ilk önce yarattığımız gibi (çıplak olarak) bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmiyeceğiz, sanmıştınız; değil mi?(18:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAmel defterleri (ellerine) konmuştur. Artık o mücrimleri göreceksin ki, (defterlerinde yazılı) günahlardan korkmuşlar ve şöyle diyorlar; “-Eyvah bize! Bu deftere ne olmuş, (günahlarımızdan) küçük büyük bırakmayıp hepsini toplamış!” Onlar, bütün yaptıklarını (defterlerinde) hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin, hiç kimseye zulmetmez.(18:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleYine hatırla o vakti ki, biz meleklere: “- Âdem için secde edin.” Demiştik de hemen secde etiler; yalnız İblis, cinden idi de Rabbinin emrinden çıktı. Şimdi (ey insanoğulları), beni bırakıp da İblis’i ve ona bağlıları kendinize dostlar edinir misiniz ki, onların hepsi size düşmandır. (Bunu yapmak), zalimler için ne fena bir değişmedir!...(18:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBen (Azîmü’ş-şân) İblis ve yaranını, ne göklerle yerin yaradılışında, ne de kendilerinin yaradılışında şâhid tutmadım; ve hiç bir zaman (insanları) sapıtanları yardımcı edinmiş değilim.(18:51)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO kıyamet günü Allah kâfirlere şöyle buyuracak: “- Ortaklarım ve şefaatçılarınız diye zannettiğiniz putlarınızı çağırın.” Hemen çağırmış olurlar yakarırlar, fakat onlara cevap vermemiş bulunurlar. Biz, kâfirlerle ilâhları arasına ateşten bir vadi kurarız.(18:52)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleGünahkârlar, ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır; fakat ondan savuşacak bir yer bulamamışlardır.(18:53)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleCelâlim hakkı için biz, bu Kur’ân’da insanlara (muhtaç oldukları) her çeşit misali açık olarak verdik. İnsan ise, bâtıl ile düşmanlık ve münakaşa etmekte her şeyden fazladır.(18:54)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİnsanlara Peygamber ve Kur’ân geldiği zaman, onları iman etmekten ve Rablerine mağfiret dilemekten alıkoyan, ancak kendilerine evvelkilerin sünnetinin (helâk edilenlerin ibret sahnesinin) gelmesini veya ahiret azabının ansızın gözgöre gelip çatmasını beklemek olmuştur.(18:55)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHalbuki biz, peygamberleri ancak (iman edenleri cennetle) müjdeleyici ve (kâfirleri cehennem’le) korkutucu olmak üzere göndeririz. Küfredenler ise, hakkı (Kur’ân’ı), bâtıl ile kaydırıp gidermek için mücadele ediyorlar. Âyetlerimizi ve korkutuldukları azabı da eğlence yerine tuttular.(18:56)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleRabbisi âyetleriyle nasihat edilip de, onlardan yüz çeviren ve daha önce yaptığı günahları unutan kimseden daha zalim kim olabilir? Biz, onların kalbleri üzerine, Kur’ân’ı (gerçeği) anlamalarına engel bir takım perdeler çektik ve kulaklarına da sağırlık verdik. Sen onları doğru yola dâvet etsen de, bu halde, ebediyyen hidayete gelmezler.(18:57)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBununla beraber rahmet sahibi olan Rabbin çok bağışlayıcıdır. Eğer Allah, onları, yaptıkları günahlar yüzünden yakalayıverecek olsaydı, haklarında azabı hemen verirdi. Fakat onlar için vaad edilen bir azap vakti vardır ki, o geldiği zaman, Allah’ın azabından bir kurtuluş yeri bulamazlar.(18:58)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte geçmiş zamanlardaki memleketleri!... Onların halkını, yaptıkları zulüm sebebiyle helâk ettik ve bunların helâkleri için de belirli bir vakit tayin eyledik.(18:59)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBir vakit Mûsa, hizmetinde bulunan gencine şöyle demişti: “- İki denizin birleştiği yere (Boğaza) varıncaya kadar (Hızır Aleyhisselâma kavuşmak için) gideceğim, yahud senelerce gideceğim.”(18:60)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunun üzerine, ikisi de iki deniz kavşağına varınca (tuzlanmış olarak getirdikleri ve canlandığı zaman Hızır ile buluşmuş olacakları) balıklarını unuttular. (Allah’ın vaadı ve izniyle balık canlanmış ve) denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu.(18:61)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİki deniz kavşağını geçtikleri zaman, Mûsa, genç arkadaşına: “-Kuşluk yemeğimizi getir, gerçekten biz bu yolculuğumuzdan yorgun düştük.” dedi.(18:62)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleGenç arkadaş (Yûşa), Mûsâ’ya şöyle dedi: “- Gördün mü, (balığı canlı olarak bulmakla vaadedildiğimiz yerdeki) kayaya sığındığımız vakit, doğrusu ben balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı, muhakkak şeytan bana unutturdu. O tuhaf bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştu.”(18:63)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMûsa: “- İşte aradığımız bu idi.” dedi. Bunun üzerine izlerine dönüp gerisin geri gittiler.(18:64)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihayet kullarımızdan bir kul (olan Hızır’ı) buldular ki, biz ona, katımızdan bir vahy vermiş ve tarafımızdan (gayblara dair özel) bir ilim öğretmiştik.(18:65)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMûsâ, Hızır’a: “Sana öğretilen ilimden bana öğretmek şartı ile sana uyayım mı?” dedi.(18:66)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHızır dedi ki: “- Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin.(18:67)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİç yüzünü bilmediğin şeye nasıl sabredeceksin?(18:68)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMûsâ: “-İnşAllah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiç bir işine karşı gelmiyeceğim.” dedi.(18:69)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHızır dedi ki: “- O halde bana tâbi olacaksan, kendisinden ben bir söz açmadıkça, bana hiç bir şeyden sorma.”(18:70)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBöylece kalkıp gittiler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, Hızır, gemiyi (bir balta ile delip) yaraladı. Mûsa, ona şöyle dedi: “- Geminin içindekileri boğasın diye mi onu deldin? Doğrusu çok büyük bir iş yaptın!”(18:71)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHızır: “-Sen, benimle asla sabredemezsin, demedim mi?” dedi.(18:72)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMûsa dedi ki: “- Beni, unuttuğum şeyle muahaze etme ve bu işimden dolayı bana bir güçlük çıkarma.”(18:73)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleYine gittiler. Nihayet bir oğlana rastgeldikleri vakit, tuttu Hızır bunu öldürüverdi. Mûsâ dedi ki: “- Tertemiz (günah işlememiş) bir kimseyi, bir can karşılığı olmaksızın öldürdün ha!... Doğrusu görülmemiş bir şey yaptın.”(18:74)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHızır dedi ki: “-Sen, benimle asla sabredemezsin, demedim mi sana?”(18:75)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMûsa şöyle dedi: “- Eğer bundan sonra bir şey sorarsam, artık bana arkadaşlık etme. Doğrusu tarafımdan (yapılacak) son özre ulaştın.”(18:76)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunun üzerine yine gittiler. Sonunda bir memleket halkına vardılar ki, ora halkından yemek istedikleri halde, kendilerini misafir etmekten çekinmişlerdi. Derken yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır onu hemen doğrultuverdi. (Mûsa, ona) dedi ki: “-İsteseydin, bu işine karşı bir ücret (ekmek parası) alırdın.”(18:77)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHızır şöyle dedi: “-İşte bu itiraz, seninle benim aramın ayrılmasına sebep olmuştur. Sana, o sabredemeğin şeylerin iç yüzünü haber vereyim:(18:78)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleEvvelâ gemi, denizde çalışan bir takım yoksullarındı. Ben, o gemiyi kusurlu yapmak istedim. (Çünkü) ötelerinde, her sağlam gemiyi zorla alan bir padişah vardı.(18:79)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOğlana gelince; onun ebeveyni mümin kimselerdi. Bunun için oğlanın bunları azgınlık ve küfür ile sarmasından sakındık da,(18:80)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİstedik ki, onların Rabbi bu oğlanın yerine, kendilerine temizlikçe daha hayırlısını, merhametçe daha yakınını versin.(18:81)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDuvara gelince, duvar şehirde iki yetim oğlanındı. Duvarın altında, bu oğlanlar için saklı bir define vardı. Babaları da sâlih bir kimse idi. Onun için Rabbin diledi ki, ikisi de rüşdlerine ersinler ve definelerini çıkarsınlar. Bu, Rabbinden bir merhamet idi. Ben, bunları kendi görüşümle yapmadım (Allah’ın emriyle yaptım). İşte senin sabredemediğin şeylerin iç yüzü budur.”(18:82)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleEy Rasûlüm, bir de sana Zü’l-Karneyn’den (haber) soruyorlar, (müşrikler seni imtihan etmek için). De ki: “- Size ondan bir haber anlatacağım:(18:83)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleGerçekten biz, Zül’-Karneyn’i (Rûm hükümdarı İskender’i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona (gayesine ulaşmak için) istediği her şeyden bir vasıta (sebep) verdik.(18:84)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO da (batıya ulaşmak için) bir yol tuttu.(18:85)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihayet güneşin battığı yere (okyanus kıyısına) vardığı zaman, güneşi, (sanki) siyah bir çamura batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz şöyle hitap buyurduk: “- Ey Zül’-Karneyn! Ya (iman etmiyenlere) azâb edersin veya haklarında bir güzellik muamelesi yaparsın.”(18:86)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleZül’-Karneyn dedi ki: “- Kim zulmederse (Allah’ı inkâr ederse), muhakkak ona azâp edeceğiz. Sonra Rabbine döndürülür de Allah onu görülmedik bir azâbla cezalandırır.(18:87)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAmma her kim de iman edip iyi bir iş yaparsa, bunu da mükafat olarak en güzel akıbet (cennet) vardır; ve ona emirlerimizden kolayını söyliyeceğiz (zorluk göstermiyeceğiz).”(18:88)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSonra Zül’-Karneyn (Doğuya doğru) bir yol tuttu.(18:89)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihayet güneşin doğduğu yere (uzak şarka) vardığı zaman güneşi, öyle bir kavim üzerine doğuyor buldu ki, onlara, güneşten kendilerini koruyacak bir siper (ev veya elbise gibi bir barınak) yapmamıştık.(18:90)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte Zü’l-karneyn’in kudret ve saltanatı böyleydi. Halbuki onun yanında (asker ve harp vasıtaları gibi daha) neler vardı ki, biz, tamamını ilmimizle kuşatmışızdır.(18:91)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSonra da (güneyden kuzeye doğru üçüncü) bir yol tuttu.(18:92)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihayet (sed yaptırmış olduğu Ermenistan ve Azerbaycan’daki) iki dağ arasına vardığı zaman, bu dağların önünde bir kavim buldu ki, söz anlamıyacak durumda idiler (lisan bilmiyorlardı).(18:93)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Tercümanları vasıtasıyla) şöyle dediler: “Ey Zü’l-Karneyn (İki kabile olan) Ye’cüc ve Me’cüc bu yerde fesad çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek?”(18:94)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleZü’l-Karneyn dedi ki: “- Rabbimin beni içinde bulundurduğu iktidar, (sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Haydin, bedenî kuvvetle bana yardım edin de, sizinle onların arasına bir engel yapayım.(18:95)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBana demir pikleri getirin, (dağların) tam iki ucu denkleştiği vakit körükleyin” dedi. Nihayet demiri bir ateş hâline koyduğu vakit: “-Getirin bana, üzerine erimiş bakır dökeyim.” dedi.(18:96)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleArtık onu (seddi), ne aşabildiler, ne de delebildiler.(18:97)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleZü’l-Karneyn dedi ki: “- Bu sed, Rabbimden (kullarına bir nimet ve) rahmettir. Rabbimin vaadi geldiği (kıyamet günü yaklaştığı) zaman onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.”(18:98)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ye’cüc ve Me’cüc’un veya pek kalabalık insanların çıkacağı) o gün, onları, birbiri içinde dalgalanır hale bırakmışızdır; Sûr’a üfürülmüştür. Artık hepsini hesap için toplamışızdır.(18:99)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleCehennem’i de o kıyamet günü, kâfirlere açık olarak göstermişizdir.(18:100)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlar, kâfirlerdir ki, gözleri beni hatırlatan âyetlerimden bir perde içinde idi ve (kelâmımı) işitmeğe de tahammül edemiyorlardı.(18:101)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO kâfirler, beni bırakıp da kullarımı (melekleri ve Îsa’yı) kendilerine dost edineceklerini mi sandılar? Biz, cehennemi o kâfirlere bir konukluk hazırladık.(18:102)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Rasûlüm), de ki: “-Size, yaptıkları iş bakımından (ahirette) en çok ziyana uğrayanları haber vereyim mi?(18:103)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlar, o kimselerdir ki, dünya hayatında yaptıkları çalışmalar boşuna gitmiştir; halbuki güzel bir iş yaptıklarını sanıyorlardı.(18:104)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunlar, işte o kimselerdir ki, Rab’lerinin âyetlerini ve ona (hesap için) kavuşmayı inkâr etmişlerdi de (hayır diye) yaptıkları bütün ameller boşa çıkmış oldu. Artık onlar, için kıyamet günü, hiç bir terazi tutmayız (çünkü amelleri boşa gitmiştir, tartılacak makbul şeyleri kalmamıştır).(18:105)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte durumları böyle, onların cezaları cehennemdir. Çünkü küfretmişler ve benim âyetlerimle, peygamberlerimi eğlenceye almışlardı (onlarla istihza ediyorlardı).(18:106)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİman edip sâlih amel işleyenlere gelince, onlar için Firdevs cennetleri bir konukluk olmuştur.(18:107)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİçlerinde ebedî olarak kalırlar, oradan ayrılmak da istemezler.(18:108)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Kur’an-ı Kerimin beyanına göre, size pek az ilim verildi, diyen Yahudilere, ey Rasûlüm) de ki: “- Eğer Rabbimin kelimeleri (ni yazmak) için bütün denizler mürekkep olsa, muhakkak ki Rabbimin kelimeleri tükenmeden denizler tükenirdi, bir o kadar daha yardımcı getirsek bile...”(18:109)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: “- Ben, ancak sizin gibi bir insanım. Yalnız İlâhınız bir tek ilâh’dır, diye bana vahyolunuyor. Onun için her kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse sâlih bir amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak etmesin.”(18:110)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.