18:90Kehf  Suresi 90. Ayet

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110

18:90Kehf  Suresi 90. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. حَتَّىٰ (ḪT) = Hattā : nihayet
2. إِذَا (ÎZ̃E) = iƶā : ne zaman ki
3. بَلَغَ (BLĞ) = beleğa : ulaştı
4. مَطْلِعَ (MŦLA) = meTliǎ : doğduğu yere
5. الشَّمْسِ (ELŞMS) = ş-şemsi : güneşin
6. وَجَدَهَا (VCD̃HE) = ve cedehā : ve onu buldu
7. تَطْلُعُ (TŦLA) = teTluǔ : doğarken
8. عَلَىٰ (AL) = ǎlā : üzerine
9. قَوْمٍ (GVM) = ḳavmin : bir kavmin
10. لَمْ (LM) = lem :
11. نَجْعَلْ (NCAL) = nec'ǎl : yapmadığımız
12. لَهُمْ (LHM) = lehum : kendilerine
13. مِنْ (MN) = min :
14. دُونِهَا (D̃VNHE) = dūnihā : ona (güneşe) karşı
15. سِتْرًا (STRE) = sitran : bir siper
nihayet | ne zaman ki | ulaştı | doğduğu yere | güneşin | ve onu buldu | doğarken | üzerine | bir kavmin | | yapmadığımız | kendilerine | | ona (güneşe) karşı | bir siper |

[] [] [BLĞ] [ŦLA] [ŞMS] [VCD̃] [ŦLA] [] [GVM] [] [CAL] [] [] [D̃VN] [STR]
ḪT ÎZ̃E BLĞ MŦLA ELŞMS VCD̃HE TŦLA AL GVM LM NCAL LHM MN D̃VNHE STRE

Hattā iƶā beleğa meTliǎ ş-şemsi ve cedehā teTluǔ ǎlā ḳavmin lem nec'ǎl lehum min dūnihā sitran
حتى إذا بلغ مطلع الشمس وجدها تطلع على قوم لم نجعل لهم من دونها سترا

18:90Kehf  Suresi 90. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
حتى | ḪT Hattā nihayet Until,
إذا | ÎZ̃E iƶā ne zaman ki when
بلغ ب ل غ | BLĞ BLĞ beleğa ulaştı he reached
مطلع ط ل ع | ŦLA MŦLA meTliǎ doğduğu yere (the) rising place
الشمس ش م س | ŞMS ELŞMS ş-şemsi güneşin (of) the sun,
وجدها و ج د | VCD̃ VCD̃HE ve cedehā ve onu buldu and he found it
تطلع ط ل ع | ŦLA TŦLA teTluǔ doğarken rising
على | AL ǎlā üzerine on
قوم ق و م | GVM GVM ḳavmin bir kavmin a community
لم | LM lem not
نجعل ج ع ل | CAL NCAL nec'ǎl yapmadığımız We made
لهم | LHM lehum kendilerine for them
من | MN min against it
دونها د و ن | D̃VN D̃VNHE dūnihā ona (güneşe) karşı against it
سترا س ت ر | STR STRE sitran bir siper any shelter.
18:90 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

nihayet | ne zaman ki | ulaştı | doğduğu yere | güneşin | ve onu buldu | doğarken | üzerine | bir kavmin | | yapmadığımız | kendilerine | | ona (güneşe) karşı | bir siper |

[] [] [BLĞ] [ŦLA] [ŞMS] [VCD̃] [ŦLA] [] [GVM] [] [CAL] [] [] [D̃VN] [STR]
ḪT ÎZ̃E BLĞ MŦLA ELŞMS VCD̃HE TŦLA AL GVM LM NCAL LHM MN D̃VNHE STRE

Hattā iƶā beleğa meTliǎ ş-şemsi ve cedehā teTluǔ ǎlā ḳavmin lem nec'ǎl lehum min dūnihā sitran
حتى إذا بلغ مطلع الشمس وجدها تطلع على قوم لم نجعل لهم من دونها سترا

[] [] [ب ل غ] [ط ل ع] [ش م س] [و ج د] [ط ل ع] [] [ق و م] [] [ج ع ل] [] [] [د و ن] [س ت ر]

18:90Kehf  Suresi 90. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
حتى | ḪT Hattā nihayet Until,
Ha,Te,,
8,400,,
INC – inceptive particle
حرف ابتداء
إذا | ÎZ̃E iƶā ne zaman ki when
,Zel,Elif,
,700,1,
T – time adverb
ظرف زمان
بلغ ب ل غ | BLĞ BLĞ beleğa ulaştı he reached
Be,Lam,Ğayn,
2,30,1000,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
مطلع ط ل ع | ŦLA MŦLA meTliǎ doğduğu yere (the) rising place
Mim,Tı,Lam,Ayn,
40,9,30,70,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
الشمس ش م س | ŞMS ELŞMS ş-şemsi güneşin (of) the sun,
Elif,Lam,Şın,Mim,Sin,
1,30,300,40,60,
"N – genitive feminine noun → Sun"
اسم مجرور
وجدها و ج د | VCD̃ VCD̃HE ve cedehā ve onu buldu and he found it
Vav,Cim,Dal,He,Elif,
6,3,4,5,1,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
فعل ماض و«ها» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
تطلع ط ل ع | ŦLA TŦLA teTluǔ doğarken rising
Te,Tı,Lam,Ayn,
400,9,30,70,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb
فعل مضارع
على | AL ǎlā üzerine on
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
قوم ق و م | GVM GVM ḳavmin bir kavmin a community
Gaf,Vav,Mim,
100,6,40,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
لم | LM lem not
Lam,Mim,
30,40,
NEG – negative particle
حرف نفي
نجعل ج ع ل | CAL NCAL nec'ǎl yapmadığımız We made
Nun,Cim,Ayn,Lam,
50,3,70,30,
V – 1st person plural imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
لهم | LHM lehum kendilerine for them
Lam,He,Mim,
30,5,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
من | MN min against it
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
دونها د و ن | D̃VN D̃VNHE dūnihā ona (güneşe) karşı against it
Dal,Vav,Nun,He,Elif,
4,6,50,5,1,
N – genitive noun
PRON – 3rd person feminine singular possessive pronoun
اسم مجرور و«ها» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
سترا س ت ر | STR STRE sitran bir siper any shelter.
Sin,Te,Re,Elif,
60,400,200,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
حتى
Hattā
|
nihayet
2
إذا
iƶā
|
ne zaman ki
Kombi Müfredat
بلغ
beleğa
BLĞ|ب ل غ
ulaştı
Kombi Müfredat
مطلع
meTliǎ
ŦLA|ط ل ع
doğduğu yere
Kombi Müfredat
الشمس
ş-şemsi
ŞMS|ش م س
güneşin
Kombi Müfredat
وجدها
ve cedehā
VCD̃|و ج د
ve onu buldu
Kombi Müfredat
تطلع
teTluǔ
ŦLA|ط ل ع
doğarken
8
على
ǎlā
|
üzerine
Kombi Müfredat
قوم
ḳavmin
GVM|ق و م
bir kavmin
10
لم
lem
|
11 Kombi Müfredat
نجعل
nec'ǎl
CAL|ج ع ل
yapmadığımız
12
لهم
lehum
|
kendilerine
13
من
min
|
14 Kombi Müfredat
دونها
dūnihā
D̃VN|د و ن
ona (güneşe) karşı
15 Kombi Müfredat
سترا
sitran
STR|س ت ر
bir siper
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |حَتَّىٰ: nihayet | إِذَا: ne zaman ki | بَلَغَ: ulaştı | مَطْلِعَ: doğduğu yere | الشَّمْسِ: güneşin | وَجَدَهَا: ve onu buldu | تَطْلُعُ: doğarken | عَلَىٰ: üzerine | قَوْمٍ: bir kavmin | لَمْ: | نَجْعَلْ: yapmadığımız | لَهُمْ: kendilerine | مِنْ: | دُونِهَا: ona (güneşe) karşı | سِتْرًا: bir siper | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |حتى ḪT nihayet | إذا ÎZ̃E ne zaman ki | بلغ BLĞ ulaştı | مطلع MŦLA doğduğu yere | الشمس ELŞMS güneşin | وجدها WCD̃HE ve onu buldu | تطلع TŦLA doğarken | على AL üzerine | قوم GWM bir kavmin | لم LM | نجعل NCAL yapmadığımız | لهم LHM kendilerine | من MN | دونها D̃WNHE ona (güneşe) karşı | سترا STRE bir siper | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |Hattā: nihayet | iƶā: ne zaman ki | beleğa: ulaştı | meTliǎ: doğduğu yere | ş-şemsi: güneşin | ve cedehā: ve onu buldu | teTluǔ: doğarken | ǎlā: üzerine | ḳavmin: bir kavmin | lem: | nec'ǎl: yapmadığımız | lehum: kendilerine | min: | dūnihā: ona (güneşe) karşı | sitran: bir siper | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ḪT: nihayet | ÎZ̃E: ne zaman ki | BLĞ: ulaştı | MŦLA: doğduğu yere | ELŞMS: güneşin | VCD̃HE: ve onu buldu | TŦLA: doğarken | AL: üzerine | GVM: bir kavmin | LM: | NCAL: yapmadığımız | LHM: kendilerine | MN: | D̃VNHE: ona (güneşe) karşı | STRE: bir siper | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Da gide gide güneşin doğduğu yere vardı, orada öyle bir topluluk buldu ki onların güneşten başka hiçbir elbisesi yoktu, öyle bir topluluğa doğmadaydı güneş orada. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki, onlar için güneşe karşı bir örtü yapmamıştık. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Tâ Güneş'in başlangıcının olduğu yere geldi (kuzeyde Güneş'in batmadan en alt noktadan tekrar yükseldiği bölge). Onu öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki, onlar için ona (Güneş'e) karşı bir örtü oluşturmamıştık (Güneş hiç kaybolmuyordu). Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Nihayet, güneşin doğup da batmadığı, gündüzün aralıksız uzun süre devam ettiği yere ulaştığında, o bölgede, güneşin, kendilerini koruyacak elbiseyi ve barınağı öğretmediğimiz çıplak, ilkel bir kavmin üzerine doğduğunu görmüştü. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendilerine güneşe karşı bir siper yapmadığımız bir kavmin üzerine doğar gördü. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Nihayet güneşin doğduğu yere (uzak şarka) vardığı zaman güneşi, öyle bir kavim üzerine doğuyor buldu ki, onlara, güneşten kendilerini koruyacak bir siper (ev veya elbise gibi bir barınak) yapmamıştık. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Sonunda gunesin dogdugu yere ulasinca, gunesi, kendilerini elbise, bina gibi seylerle ortmedigimiz bir millet uzerine doguyor buldu. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Tâ ki Güneş'in doğduğu yere (iyice doğu kesimine) ulaşınca, Güneş'i öyle bir millet üzerine doğuyor buldu ki, onlara Güneş'ten korunacak bir siper yapmamıştık. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Sonunda güneşin doğduğu yere ulaşınca, güneşi, kendilerini elbise, bina gibi şeylerle örtmediğimiz bir millet üzerine doğuyor buldu. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki, onlar için güneşe karşı bir örtü yapmamıştık. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Uzak doğuya varınca, güneşi, kendilerini güneşten koruyacak herhangi bir şeye sahip olmayan bir topluluk üzerine doğar buldu.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Tâ gün doğu cihetine vardığı vakıt onu bir kavm üzerine doğuyor buldu ki onlara güneşin önünden bir siper yapmamıştıkDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Sonunda güneşin doğduğu yere varınca güneşi, öyle bir toplumun üzerine doğarken buldu ki, bu adamlar ile güneşin ışınları arasında hiçbir engel, hiçbir sütre koymamıştık. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Sonunda, vahyin doğduğu yere vardı. Vahyi bir toplum üzerine doğuyor buldu. Öyle ki Biz onlar için, vahiy olmayan bilgilerle bir siper yapmıştık. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Nihayet üstüne güneşin (ilk önce) doğduğu yere ulaşdığı zaman onu öyle bir kavmin üzerine doğuyor buldu ki biz onlar için buna karşı (korunacak) hiç bir siper yapmamışdık. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Nihâyet güneşin doğduğu yere (doğu cihetindeki memleketlere) varınca, onu öyle bir kavim üzerine doğuyor buldu ki, onun (o güneş ışıklarının) altında kendileri(ni korumak) için bir siper (dağlar ve ağaçlar) yapmamıştık. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Nihayet güneşin doğduğu yere ulaştığında; onun, güneşe karşı hiç bir siper yapmadığımız bir kavmin üzerine doğduğunu gördü. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Güneşin doğduğu yere ulaştığı zaman onu (güneşi), ondan (güneşten) korunacak bir örtü yapmadığımız bir kavmin üzerine doğarken buldu. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Ve doğuya doğru yürüyerek) günün birinde güneşin doğduğu yere vardığında onu, kendilerini güneşe karşı bir örtüyle örtmediğimiz bir kavmin üzerine doğar buldu:Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki güneşin doğduğu bir cihete kavuştu, onu bir kavim üzerine tulû eder buldu ki, onlar için güneşe karşı bir siper yapmış değildik. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca onu öyle bir kavim üzerine doğuyor buldu ki, onlara güneşin önünde bir siper yapmamıştık. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Sonunda, güneşin doğduğu yere vardığında onun, güneşe karşı hiçbir siper yapmadığımız bir kavmin üzerine doğduğunu gördü. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Güneşin doğduğu yere varınca onun, kendilerini sıcaktan koruyacak bir siper nasib etmediğimiz bir halk üzerine doğduğunu gördü. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Nihâyet güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, güneşe karşı kendilerine siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğar buldu.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için ona karşı bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Nihayet doğuya vardığında, güneşi, kendilerini ondan koruyacak bir siper vermediğimiz bir kavim üzerine doğarken gördü. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Bir süre sonra, Güneş'in doğduğu yere varınca onu, ona karşı kendilerine bir siper yapmadığımız bir topluluğun üzerine doğar buldu.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.