18:80Kehf  Suresi 80. Ayet

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110

18:80Kehf  Suresi 80. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَأَمَّا (VÊME) = ve emmā : gelince
2. الْغُلَامُ (ELĞLEM) = l-ğulāmu : çocuğa
3. فَكَانَ (FKEN) = fekāne : idi
4. أَبَوَاهُ (ÊBVEH) = ebevāhu : onun anası babası
5. مُؤْمِنَيْنِ (MÙMNYN) = mu'mineyni : mü'min insanlar
6. فَخَشِينَا (FḢŞYNE) = fe ḣaşīnā : korktuk
7. أَنْ (ÊN) = en :
8. يُرْهِقَهُمَا (YRHGHME) = yurhiḳahumā : onlara sarmasından
9. طُغْيَانًا (ŦĞYENE) = Tuğyānen : azgınlık
10. وَكُفْرًا (VKFRE) = ve kufran : ve küfür
gelince | çocuğa | idi | onun anası babası | mü'min insanlar | korktuk | | onlara sarmasından | azgınlık | ve küfür |

[] [ĞLM] [KVN] [EBV] [EMN] [ḢŞY] [] [RHG] [ŦĞY] [KFR]
VÊME ELĞLEM FKEN ÊBVEH MÙMNYN FḢŞYNE ÊN YRHGHME ŦĞYENE VKFRE

ve emmā l-ğulāmu fekāne ebevāhu mu'mineyni fe ḣaşīnā en yurhiḳahumā Tuğyānen ve kufran
وأما الغلام فكان أبواه مؤمنين فخشينا أن يرهقهما طغيانا وكفرا

18:80Kehf  Suresi 80. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وأما | VÊME ve emmā gelince And as for
الغلام غ ل م | ĞLM ELĞLEM l-ğulāmu çocuğa the boy
فكان ك و ن | KVN FKEN fekāne idi his parents were
أبواه ا ب و | EBV ÊBVEH ebevāhu onun anası babası his parents were
مؤمنين ا م ن | EMN MÙMNYN mu'mineyni mü'min insanlar believers,
فخشينا خ ش ي | ḢŞY FḢŞYNE fe ḣaşīnā korktuk and we feared
أن | ÊN en that
يرهقهما ر ه ق | RHG YRHGHME yurhiḳahumā onlara sarmasından he would overburden them
طغيانا ط غ ي | ŦĞY ŦĞYENE Tuğyānen azgınlık (by) transgression
وكفرا ك ف ر | KFR VKFRE ve kufran ve küfür and disbelief.
18:80 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

gelince | çocuğa | idi | onun anası babası | mü'min insanlar | korktuk | | onlara sarmasından | azgınlık | ve küfür |

[] [ĞLM] [KVN] [EBV] [EMN] [ḢŞY] [] [RHG] [ŦĞY] [KFR]
VÊME ELĞLEM FKEN ÊBVEH MÙMNYN FḢŞYNE ÊN YRHGHME ŦĞYENE VKFRE

ve emmā l-ğulāmu fekāne ebevāhu mu'mineyni fe ḣaşīnā en yurhiḳahumā Tuğyānen ve kufran
وأما الغلام فكان أبواه مؤمنين فخشينا أن يرهقهما طغيانا وكفرا

[] [غ ل م] [ك و ن] [ا ب و] [ا م ن] [خ ش ي] [] [ر ه ق] [ط غ ي] [ك ف ر]

18:80Kehf  Suresi 80. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وأما | VÊME ve emmā gelince And as for
Vav,,Mim,Elif,
6,,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
COND – conditional particle
الواو عاطفة
حرف شرط
الغلام غ ل م | ĞLM ELĞLEM l-ğulāmu çocuğa the boy
Elif,Lam,Ğayn,Lam,Elif,Mim,
1,30,1000,30,1,40,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
فكان ك و ن | KVN FKEN fekāne idi his parents were
Fe,Kef,Elif,Nun,
80,20,1,50,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الفاء استئنافية
فعل ماض
أبواه ا ب و | EBV ÊBVEH ebevāhu onun anası babası his parents were
,Be,Vav,Elif,He,
,2,6,1,5,
N – nominative masculine dual noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مرفوع والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
مؤمنين ا م ن | EMN MÙMNYN mu'mineyni mü'min insanlar believers,
Mim,,Mim,Nun,Ye,Nun,
40,,40,50,10,50,
N – accusative masculine dual (form IV) active participle
اسم منصوب
فخشينا خ ش ي | ḢŞY FḢŞYNE fe ḣaşīnā korktuk and we feared
Fe,Hı,Şın,Ye,Nun,Elif,
80,600,300,10,50,1,
CONJ – prefixed conjunction fa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الفاء عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
أن | ÊN en that
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
يرهقهما ر ه ق | RHG YRHGHME yurhiḳahumā onlara sarmasından he would overburden them
Ye,Re,He,Gaf,He,Mim,Elif,
10,200,5,100,5,40,1,
V – 3rd person masculine singular (form IV) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – 3rd person dual object pronoun
فعل مضارع منصوب والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
طغيانا ط غ ي | ŦĞY ŦĞYENE Tuğyānen azgınlık (by) transgression
Tı,Ğayn,Ye,Elif,Nun,Elif,
9,1000,10,1,50,1,
N – accusative masculine indefinite verbal noun
اسم منصوب
وكفرا ك ف ر | KFR VKFRE ve kufran ve küfür and disbelief.
Vav,Kef,Fe,Re,Elif,
6,20,80,200,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine indefinite noun
الواو عاطفة
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وأما
ve emmā
|
gelince
Kombi Müfredat
الغلام
l-ğulāmu
ĞLM|غ ل م
çocuğa
Kombi Müfredat
فكان
fekāne
KVN|ك و ن
idi
Kombi Müfredat
أبواه
ebevāhu
EBV|ا ب و
onun anası babası
Kombi Müfredat
مؤمنين
mu'mineyni
EMN|ا م ن
mü'min insanlar
Kombi Müfredat
فخشينا
fe ḣaşīnā
ḢŞY|خ ش ي
korktuk
7
أن
en
|
Kombi Müfredat
يرهقهما
yurhiḳahumā
RHG|ر ه ق
onlara sarmasından
Kombi Müfredat
طغيانا
Tuğyānen
ŦĞY|ط غ ي
azgınlık
10 Kombi Müfredat
وكفرا
ve kufran
KFR|ك ف ر
ve küfür
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَأَمَّا: gelince | الْغُلَامُ: çocuğa | فَكَانَ: idi | أَبَوَاهُ: onun anası babası | مُؤْمِنَيْنِ: mü'min insanlar | فَخَشِينَا: korktuk | أَنْ: | يُرْهِقَهُمَا: onlara sarmasından | طُغْيَانًا: azgınlık | وَكُفْرًا: ve küfür | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأما WÊME gelince | الغلام ELĞLEM çocuğa | فكان FKEN idi | أبواه ÊBWEH onun anası babası | مؤمنين MÙMNYN mü'min insanlar | فخشينا FḢŞYNE korktuk | أن ÊN | يرهقهما YRHGHME onlara sarmasından | طغيانا ŦĞYENE azgınlık | وكفرا WKFRE ve küfür | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve emmā: gelince | l-ğulāmu: çocuğa | fekāne: idi | ebevāhu: onun anası babası | mu'mineyni: mü'min insanlar | fe ḣaşīnā: korktuk | en: | yurhiḳahumā: onlara sarmasından | Tuğyānen: azgınlık | ve kufran: ve küfür | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÊME: gelince | ELĞLEM: çocuğa | FKEN: idi | ÊBVEH: onun anası babası | MÙMNYN: mü'min insanlar | FḢŞYNE: korktuk | ÊN: | YRHGHME: onlara sarmasından | ŦĞYENE: azgınlık | VKFRE: ve küfür | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Çocuğa gelince: Anası, babası inanmış kimseler. Bu çocuğun, onları azgınlığa ve kâfirliğe sevketmesinden korktuk da öldürdük. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Erkek çocuğa gelince, onun ana babası, mümin kimselerdi. Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : "O küçük erkek çocuğa gelince: Onun ana-babası iki iman eden idi. . . (Büyüyünce, bürüneceği kişilikle çocuğun) onları taşkınlık ve küfre düşürmesinden ürktük!" Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : 'Delikanlıya gelince, onun annesi ve babası mü’min kimselerdi. Delikanlının, annesini babasını, aşırı sevgileri sebebiyle kendisi gibi azgınlığa, eşkıyalığa, inkâra ve küfre sürüklemesinden korktuk.' dedi. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Çocuğa gelince: Onun anne babası mü'min kimselerdi. Biz onun onları taşkınlığa ve küfre sürükleyeceğinden korktuk. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : "Çocuğa gelince, onun anne ve babası mü'min kimselerdi. Bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve inkâr zorunu kullanmasından endişe edip korktuk." Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Oğlana gelince; onun ebeveyni mümin kimselerdi. Bunun için oğlanın bunları azgınlık ve küfür ile sarmasından sakındık da, Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : «glana gelince; onun ana babasi inanmis kimselerdi. ocugun onlari azdirmasindan ve inkara suruklemesinden korkmustuk» Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Oğlana gelince, onun ana-babası ikisi de mü'min kişilerdi, çocuğun onları azgınlığa ve küfre itmesinden endişe ettik. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.” Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : 'Oğlana gelince; onun ana babası inanmış kimselerdi. Çocuğun onları azdırmasından ve inkara sürüklemesinden korkmuştuk. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : «Erkek çocuğa gelince, onun ana babası, mümin kimselerdi. Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk.» Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'Çocuğa gelince, ana babası iki inanan kişi idi. Taşkınlık ve nankörlük ile o ikisine yük olmasından endişelendik.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Oğlana gelince, onun ana babası mümin kimselerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk.» Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Oğlana gelince, anne babası mümin kimselerdi. Onun bunları azgınlık ve küfür ile sarmasından korktuk. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Oğlana gelince: ebeveyni mü'minlerdi, onun için bunları tuğyan ve küfrile sarmasından sakındık daDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : O delikanlıya gelince, onun ana babası mü'min kimselerdi. Onları azgınlığa ve kâfirliğe sürüklemesinden çekindik. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : "Çocuğa gelince, onun anne ve babası inançlı kimselerdi. Bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve küfür zorunu kullanmasından endişe edip korktuk." Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (78-82) "Âlim ve rahmete mazhar kul: “İşte bu, aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana o, üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin birinci anlamlarını haber vereyim: “Gemi olayına gelince; o, denizde çalışan birtakım miskinlerindi. İşte o nedenle ben onu kusurlu hâle getirmek istedim. Ötelerinde de bütün güzel, sağlam gemileri gasp edip alan bir kral vardı. Delikanlıya da gelince; onun anne-babası mü’min kimselerdi. İşte o nedenle biz, onun, anne-babasını azdırmasından ve küfre; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmeye sürüklemesinden korktuk. Sonra da ‘Rableri onun yerine kendilerine temizlikçe daha hayırlı ve merhamet bakımından daha yakınını versin’ istedik. Duvara da gelince; o, şehirdeki iki yetim oğlanındı ve onun altında onlar için bir define vardı. Babaları da iyi bir zat idi. İşte onun için, –Rabbinden bir rahmet olmak üzere– Rabbin onların erginlik çağına ermelerini, definelerini çıkarmalarını diledi. Ve ben onu [duvar doğrultma işini] kendi görüşümle yapmadım. İşte senin, üzerine sabretmeye takat getiremediğin şeylerin ilk plândaki anlamı!” "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : «Oğlana gelince: Onun anası da, babası da îman etmiş kimselerdi. Bunun için onları bir azgınlık ve kâfirlik bürümesinden endîşe etdik de», Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : 'Ve o çocuğa gelince (o büluğ çağına ulaşmış bir isyankâr idi); hâlbuki ana-babası mü’min kimselerdi; onları da azgınlığa ve küfre bürümesinden (sürüklemesinden) korktuk.' Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Oğlana gelince; onun anası babası inanmış kimselerdi. Çocuğun onları azdırıp küfre sürüklemesinden korkmuştuk. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Fakat çocuğa (çocuk meselesine) gelince, onun anne ve babası mü'minlerdi. Onları azgınlık ve küfre (inkâra) sürüklemesinden korktuk. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : O genç adam da, -ki anası babası mümin kimselerdi- taşkınlıkları ve inkarcı eğilimleriyle onlara çok derin acılar vereceği yolunda kaygı verici belirtiler görmüştük; Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : «Oğlana gelince onun anası ile babası iki mü'min kimselerdir. İmdi onları bir azgınlığa, bir küfre bürümesinden korktuk.» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : “Çocuğa gelince, onun ana ve babası mümin insanlardı. Çocuğun onları azdırmasından ve inkâra sürüklemesinden korkmuştuk. ” Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Gence gelince, onun, anne ve babası mümin idi. Gencin onları azdırıp, küfre sürüklemesinden korktuk. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Oğlan çocuğuna gelince: Onun ebeveyni mümin insanlar idi. Bu çocuğun onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : "Oğlana gelince: Onun anası babası mü'min insanlardı. Bunun, onlara azgınlık ve küfür sarmasından korktuk." Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Çocuğa gelince, onun anne ve babası mü'min kimselerdi. Bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve küfür zorunu kullanmasından endişe edip korktuk.» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : 'Çocuğun ise anne ve babası mü'min kimselerdi; ileride çocuğun onları inkâr ve azgınlığa sürüklemesinden endişe ettik. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : "Oğlan çocuğa gelince: Onun anası babası inanmış kişilerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.