Kırık Meal (Arapça) : |أُولَٰئِكَ: onlar öyle kimselerdir ki | لَهُمْ: kendileri için vardır | جَنَّاتُ: cennetleri | عَدْنٍ: Adn | تَجْرِي: akar | مِنْ: | تَحْتِهِمُ: altlarından | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | يُحَلَّوْنَ: bezenirler | فِيهَا: orada | مِنْ: | أَسَاوِرَ: bileziklerle | مِنْ: -dan | ذَهَبٍ: altın- | وَيَلْبَسُونَ: ve giyerler | ثِيَابًا: giysiler | خُضْرًا: yeşil | مِنْ: | سُنْدُسٍ: ince ipekten | وَإِسْتَبْرَقٍ: ve kalın ipekten | مُتَّكِئِينَ: yaslanırlar | فِيهَا: orada | عَلَى: üzerine | الْأَرَائِكِ: koltuklar | نِعْمَ: ne güzel | الثَّوَابُ: sevap | وَحَسُنَتْ: ve ne güzel | مُرْتَفَقًا: ağırlanma |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أولئك ÊWLÙKonlar öyle kimselerdir ki | لهم LHMkendileri için vardır | جنات CNETcennetleri | عدن AD̃NAdn | تجري TCRYakar | من MN | تحتهم TḪTHMaltlarından | الأنهار ELÊNHERırmaklar | يحلون YḪLWNbezenirler | فيها FYHEorada | من MN | أساور ÊSEWRbileziklerle | من MN-dan | ذهب Z̃HBaltın- | ويلبسون WYLBSWNve giyerler | ثيابا S̃YEBEgiysiler | خضرا ḢŽREyeşil | من MN | سندس SND̃Since ipekten | وإستبرق WÎSTBRGve kalın ipekten | متكئين MTKÙYNyaslanırlar | فيها FYHEorada | على ALüzerine | الأرائك ELÊREÙKkoltuklar | نعم NAMne güzel | الثواب ELS̃WEBsevap | وحسنت WḪSNTve ne güzel | مرتفقا MRTFGEağırlanma |
Kırık Meal (Okunuş) : |ulāike: onlar öyle kimselerdir ki | lehum: kendileri için vardır | cennātu: cennetleri | ǎdnin: Adn | tecrī: akar | min: | teHtihimu: altlarından | l-enhāru: ırmaklar | yuHallevne: bezenirler | fīhā: orada | min: | esāvira: bileziklerle | min: -dan | ƶehebin: altın- | ve yelbesūne: ve giyerler | ṧiyāben: giysiler | ḣuDran: yeşil | min: | sundusin: ince ipekten | ve istebraḳin: ve kalın ipekten | muttekiīne: yaslanırlar | fīhā: orada | ǎlā: üzerine | l-erāiki: koltuklar | niǎ'me: ne güzel | ṧ-ṧevābu: sevap | ve Hasunet: ve ne güzel | murtefeḳan: ağırlanma |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊVLÙK: onlar öyle kimselerdir ki | LHM: kendileri için vardır | CNET: cennetleri | AD̃N: Adn | TCRY: akar | MN: | TḪTHM: altlarından | ELÊNHER: ırmaklar | YḪLVN: bezenirler | FYHE: orada | MN: | ÊSEVR: bileziklerle | MN: -dan | Z̃HB: altın- | VYLBSVN: ve giyerler | S̃YEBE: giysiler | ḢŽRE: yeşil | MN: | SND̃S: ince ipekten | VÎSTBRG: ve kalın ipekten | MTKÙYN: yaslanırlar | FYHE: orada | AL: üzerine | ELÊREÙK: koltuklar | NAM: ne güzel | ELS̃VEB: sevap | VḪSNT: ve ne güzel | MRTFGE: ağırlanma |
Abdulbaki Gölpınarlı : Öyle kişilerdir onlar ki onlarındır ebedî Adn cennetleri, kıyılarından ırmaklar akar, orada altın bilezikler takınarak süsleneceklerdir ve ince ve kalın ipekli yeşil elbiseler giyineceklerdir, orada tahtlarda oturacaklardır ve ne hoş ve güzel bir mükâfattır bu ve o tahtlar, ne de güzel dayanılacak, oturulacak yerlerdir.
Adem Uğur : İşte onlara, alt taraflarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar Adn cennetlerinde tahtlar üzerine kurularak orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın dîbâdan yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!
Ahmed Hulusi : İşte bunlar için altlarından ırmaklar akan ADN cennetleri vardır; orada altın bileziklerle süslenirler; ince veya kalın ipekten yeşil giysiler giyip koltuklar üzerine dayanıp kurulurlar. . . O ne güzel karşılık ve ne güzel yararlanma yeri. (Misal yollu cennet yaşamı anlatımı; bakınız: Ra'd: 35, Muhammed: 15. A. H. )
Ahmet Tekin : İşte onlar için altlarından ırmaklar akan Adn cennetlerinin konakları vardır. Onlar orada, altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyecekler, koltuklar üzerinde kurulup oturacaklar, yaslanacaklar. Bu ne güzel mükâfat, ne güzel karşılık, ne güzel ağırlanma yeridir.
Ahmet Varol : Onlar için Adn cennetleri vardır. Altlarından ırmaklar akar. Orada altın bileziklerle süslenir ve ince ipekten ve kalın atlastan yeşil elbiseler giyerek tahtlara yaslanırlar. Orası ne güzel bir duraktır.
Ali Bulaç : Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup dayanırlar. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek.
Ali Fikri Yavuz : Böyledirler, onlara, meskenlerinin altından nehirler akar, Adn cennetleri var. Orada altın bileziklerden süslenecekler, ince ve kalın dîba’dan yeşil elbise giyecekler, koltuklar üzerine dayanıp kurulacaklardır. O cennet, ne güzel mükâfat ve ne güzel dayanak!...
Bekir Sadak : (30-31) Iyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz. Dogrusu, inanip yararli is yapanlara, iste onlara, iclerinden irmaklar akan Adn cennetleri vardir. Orada altin bilezikler takinirlar, ince ve kalin ipekliden yesil elbiseler giyerek tahtlari uzerinde otururlar. Ne guzel bir mukafat ve ne guzel yaslanacak yer! *
Celal Yıldırım : İşte onlar için altlarından ırmaklar akan ADN Cennetleri var; orada altın bileziklerle süslenirler; ince ve kalın nefis ipekli yeşil kumaştan elbise giyerek tahtlar üzerine kurulurlar. Ne güzel sevap ve ne güzel oturulacak yerlerdir!
Diyanet İşleri : İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!
Diyanet İşleri (eski) : (30-31) İyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz. Doğrusu, inanıp yararlı iş yapanlara, işte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek tahtları üzerinde otururlar. Ne güzel bir mükafat ve ne güzel yaslanacak yer!
Diyanet Vakfi : İşte onlara, alt taraflarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar Adn cennetlerinde tahtlar üzerine kurularak orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın dîbâdan yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!
Edip Yüksel : Onlar için, içlerinden ırmaklar akan Adn bahçeleri (cennetleri) vardır. Orada altından bileziklerle süslenirler, ipek ve kadifeden dokunmuş yeşil elbiseler giyerler. Orada koltuklar üzerine yaslanırlar. Ne güzel bir ödül ve ne güzel bir durak…
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte onlara Adn cennetleri vardır; altlarından ırmaklar akar, orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek koltuklar üzerine dayanıp kurulacaklar. O ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İşte onlara Adn cennetleri vardır; altlarından ırmaklar akar; orada altın bileziklerle süslenecekler; ince ve kalın ipeklerden yeşil elbiseler giyecekler; tahtlar üzerine dayanıp kurulacaklar. O ne güzel mükafat, ne güzel kurultay!
Elmalılı Hamdi Yazır : Öyleler, işte onlara Adn Cennetleri var, altlarından nehirler akar, orada altın bileziklerden ziynetlenecekler, sündüs ve istebraktan yeşil esvab giyecekler, erîkeler üzerine dayanıp kurulacaklar o, ne güzel sevab ve ne güzel kurultay!
Fizilal-il Kuran : Onlar için altlarından çeşitli ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Kolları altın bileziklerle süslüdür. Orada ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerek koltuklara kurulurlar. O ne güzel bir ödül ve orası ne güzel bir barınaktır.
Gültekin Onan : Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup dayanırlar. (Bu) Ne güzel sevap ve ne güzel destek.
Hakkı Yılmaz : İşte onlar, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri kendilerinin olanlardır. Onlar, orada koltuklarına yaslanmış olarak altından bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyecekler. O ne güzel karşılıktır! Ve ne güzel kalma yeri!
Hasan Basri Çantay : Onlar (işte böyledir). Altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır. Orada tahtlar üzerinde kurularak, orada altın bileziklerle belertecekler, ince dibadan, kalın dibadan yeşil elbiseler giyeceklerdir. Ne güzel sevab, ne güzel dayanak!
Hayrat Neşriyat : İşte onlara, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleri vardır; (onlar) orada tahtlar üzerinde yaslan(arak otur)an kimselerdir; altından (yapılmış) bilezikler takınırlar; oradaince ipekten ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler O ne güzel mükâfâttır! Ve (o Cennet)ne güzel olmuş bir kalma yeridir!
İbni Kesir : İşte onlara; altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek tahtları üzerine otururlar. O ne güzel mükafat ve ne güzel duraktır.
İskender Evrenosoğlu : İşte onlara (onlar için) adn cennetleri vardır. Onların altından nehirler akar. Orada altın (dan) bileziklerle süslenirler. İnce ipek ve atlastan yeşil elbiseler giyerler. Orada tahtlar üzerine yaslanırlar. Ne güzel bir sevap ve ne güzel bir destek.
Muhammed Esed : İçlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı ebedi mutluluk, esenlik bahçeleri işte böylelerinin olacaktır; orada onlara altın bilezikler takılacak; yeşil ipekli ve işlemeli giysiler giyinecekler ve orada (yumuşak) divanlarda yaslanıp oturacaklar: Bu ne güzel bir karşılık, bu ne güzel bir dinlenme yeri!
Ömer Nasuhi Bilmen : İşte onlar için Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar. Orada tahtlar üzerine kurularak altundan bilezikler ile süsleneceklerdir ve ince dibadan ve kalın dibadan yeşil libaslar giyeceklerdir. O ne güzel mükâfaattır ve ne kadar güzel bir karargâhtır.
Ömer Öngüt : Onlar o kimselerdir ki, onlara altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri verilmiştir. Orada altın bilezikler takınırlar. İnce dibâdan, kalın dibâdan yeşil elbiseler giyerek koltuklar üzerine yaslanırlar. O ne güzel sevap ve ne güzel duraktır!
Şaban Piriş : Onlara, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takarlar, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler. Orada koltuklarına yaslanırlar. Ne güzel mükafat, Ne güzel nimetler!
Suat Yıldırım : İşte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak kendilerine altın bilezikler takılacak, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyecekler. Tahtlara kurulacaklar. Ne güzel mükâfattır bunlar ve ne güzel bir meskendir o cennet!
Süleyman Ateş : Onlar öyle kimselerdir ki kendileri için Adn cennetleri vardır. Altlarından ırmaklar akar. Orada altın bileziklerle bezenirler; ince ipekten yeşil giysiler giyerek koltuklar üzerine yaslanırlar. Ne güzel sevâp ve ne güzel dayanacak (koltuk)!
Tefhim-ul Kuran : Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orda altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup dayanırlar. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek.
Ümit Şimşek : Onlar için, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleri vardır. Orada onlar altın bileziklerle süslenmiş, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giymiş olarak tahtlara kurulurlar. Ne güzel bir ödüldür bu! Ve yerleşilecek ne güzel bir yerdir orası!
Yaşar Nuri Öztürk : Bunlar için, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyip koltuklar üzerine kurulacaklar. O ne güzel karşılık, o ne güzel dayanak!