18:61Kehf  Suresi 61. Ayet

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110

18:61Kehf  Suresi 61. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَلَمَّا (FLME) = felemmā : ne zaman ki
2. بَلَغَا (BLĞE) = beleğā : varınca
3. مَجْمَعَ (MCMA) = mecmeǎ : birleştiği yere
4. بَيْنِهِمَا (BYNHME) = beynihimā : iki (denizin) arasının
5. نَسِيَا (NSYE) = nesiyā : unuttular
6. حُوتَهُمَا (ḪVTHME) = Hūtehumā : balıklarını
7. فَاتَّخَذَ (FETḢZ̃) = fetteḣaƶe : (balık) tuttu
8. سَبِيلَهُ (SBYLH) = sebīlehu : yolunu
9. فِي (FY) = fī :
10. الْبَحْرِ (ELBḪR) = l-beHri : denizde
11. سَرَبًا (SRBE) = seraben : sıyrılıp
ne zaman ki | varınca | birleştiği yere | iki (denizin) arasının | unuttular | balıklarını | (balık) tuttu | yolunu | | denizde | sıyrılıp |

[] [BLĞ] [CMA] [BYN] [NSY] [ḪVT] [EḢZ̃] [SBL] [] [BḪR] [SRB]
FLME BLĞE MCMA BYNHME NSYE ḪVTHME FETḢZ̃ SBYLH FY ELBḪR SRBE

felemmā beleğā mecmeǎ beynihimā nesiyā Hūtehumā fetteḣaƶe sebīlehu l-beHri seraben
فلما بلغا مجمع بينهما نسيا حوتهما فاتخذ سبيله في البحر سربا

18:61Kehf  Suresi 61. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فلما | FLME felemmā ne zaman ki But when
بلغا ب ل غ | BLĞ BLĞE beleğā varınca they reached
مجمع ج م ع | CMA MCMA mecmeǎ birleştiği yere the junction
بينهما ب ي ن | BYN BYNHME beynihimā iki (denizin) arasının between them,
نسيا ن س ي | NSY NSYE nesiyā unuttular they forgot
حوتهما ح و ت | ḪVT ḪVTHME Hūtehumā balıklarını their fish,
فاتخذ ا خ ذ | EḢZ̃ FETḢZ̃ fetteḣaƶe (balık) tuttu and it took
سبيله س ب ل | SBL SBYLH sebīlehu yolunu its way
في | FY into
البحر ب ح ر | BḪR ELBḪR l-beHri denizde the sea,
سربا س ر ب | SRB SRBE seraben sıyrılıp slipping away.
18:61 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ne zaman ki | varınca | birleştiği yere | iki (denizin) arasının | unuttular | balıklarını | (balık) tuttu | yolunu | | denizde | sıyrılıp |

[] [BLĞ] [CMA] [BYN] [NSY] [ḪVT] [EḢZ̃] [SBL] [] [BḪR] [SRB]
FLME BLĞE MCMA BYNHME NSYE ḪVTHME FETḢZ̃ SBYLH FY ELBḪR SRBE

felemmā beleğā mecmeǎ beynihimā nesiyā Hūtehumā fetteḣaƶe sebīlehu l-beHri seraben
فلما بلغا مجمع بينهما نسيا حوتهما فاتخذ سبيله في البحر سربا

[] [ب ل غ] [ج م ع] [ب ي ن] [ن س ي] [ح و ت] [ا خ ذ ] [س ب ل] [] [ب ح ر] [س ر ب]

18:61Kehf  Suresi 61. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فلما | FLME felemmā ne zaman ki But when
Fe,Lam,Mim,Elif,
80,30,40,1,
REM – prefixed resumption particle
T – time adverb
الفاء استئنافية
ظرف زمان
بلغا ب ل غ | BLĞ BLĞE beleğā varınca they reached
Be,Lam,Ğayn,Elif,
2,30,1000,1,
V – 3rd person masculine dual perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والألف ضمير متصل في محل رفع فاعل
مجمع ج م ع | CMA MCMA mecmeǎ birleştiği yere the junction
Mim,Cim,Mim,Ayn,
40,3,40,70,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
بينهما ب ي ن | BYN BYNHME beynihimā iki (denizin) arasının between them,
Be,Ye,Nun,He,Mim,Elif,
2,10,50,5,40,1,
N – genitive noun
PRON – 3rd person dual possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
نسيا ن س ي | NSY NSYE nesiyā unuttular they forgot
Nun,Sin,Ye,Elif,
50,60,10,1,
V – 3rd person masculine dual perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والألف ضمير متصل في محل رفع فاعل
حوتهما ح و ت | ḪVT ḪVTHME Hūtehumā balıklarını their fish,
Ha,Vav,Te,He,Mim,Elif,
8,6,400,5,40,1,
"N – accusative masculine noun → Fish
PRON – 3rd person masculine dual possessive pronoun"
اسم منصوب والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فاتخذ ا خ ذ | EḢZ̃ FETḢZ̃ fetteḣaƶe (balık) tuttu and it took
Fe,Elif,Te,Hı,Zel,
80,1,400,600,700,
CONJ – prefixed conjunction fa (and)
V – 3rd person masculine singular (form VIII) perfect verb
الفاء عاطفة
فعل ماض
سبيله س ب ل | SBL SBYLH sebīlehu yolunu its way
Sin,Be,Ye,Lam,He,
60,2,10,30,5,
N – accusative masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم منصوب والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
في | FY into
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
البحر ب ح ر | BḪR ELBḪR l-beHri denizde the sea,
Elif,Lam,Be,Ha,Re,
1,30,2,8,200,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
سربا س ر ب | SRB SRBE seraben sıyrılıp slipping away.
Sin,Re,Be,Elif,
60,200,2,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فلما
felemmā
|
ne zaman ki
Kombi Müfredat
بلغا
beleğā
BLĞ|ب ل غ
varınca
Kombi Müfredat
مجمع
mecmeǎ
CMA|ج م ع
birleştiği yere
Kombi Müfredat
بينهما
beynihimā
BYN|ب ي ن
iki (denizin) arasının
Kombi Müfredat
نسيا
nesiyā
NSY|ن س ي
unuttular
Kombi Müfredat
حوتهما
Hūtehumā
ḪVT|ح و ت
balıklarını
Kombi Müfredat
فاتخذ
fetteḣaƶe
EḢZ̃|ا خ ذ
(balık) tuttu
Kombi Müfredat
سبيله
sebīlehu
SBL|س ب ل
yolunu
9
في
|
10 Kombi Müfredat
البحر
l-beHri
BḪR|ب ح ر
denizde
11 Kombi Müfredat
سربا
seraben
SRB|س ر ب
sıyrılıp
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَلَمَّا: ne zaman ki | بَلَغَا: varınca | مَجْمَعَ: birleştiği yere | بَيْنِهِمَا: iki (denizin) arasının | نَسِيَا: unuttular | حُوتَهُمَا: balıklarını | فَاتَّخَذَ: (balık) tuttu | سَبِيلَهُ: yolunu | فِي: | الْبَحْرِ: denizde | سَرَبًا: sıyrılıp | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلما FLME ne zaman ki | بلغا BLĞE varınca | مجمع MCMA birleştiği yere | بينهما BYNHME iki (denizin) arasının | نسيا NSYE unuttular | حوتهما ḪWTHME balıklarını | فاتخذ FETḢZ̃ (balık) tuttu | سبيله SBYLH yolunu | في FY | البحر ELBḪR denizde | سربا SRBE sıyrılıp | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felemmā: ne zaman ki | beleğā: varınca | mecmeǎ: birleştiği yere | beynihimā: iki (denizin) arasının | nesiyā: unuttular | Hūtehumā: balıklarını | fetteḣaƶe: (balık) tuttu | sebīlehu: yolunu | : | l-beHri: denizde | seraben: sıyrılıp | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FLME: ne zaman ki | BLĞE: varınca | MCMA: birleştiği yere | BYNHME: iki (denizin) arasının | NSYE: unuttular | ḪVTHME: balıklarını | FETḢZ̃: (balık) tuttu | SBYLH: yolunu | FY: | ELBḪR: denizde | SRBE: sıyrılıp | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : İki denizin kavuştuğu yere vardıkları zaman balıklarını unutmuşlardı; balık, denize atlamış, dalıp bir yol tutmuş gitmişti. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitmişti. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Vaktaki iki denizin arasının birleştiği yere vardılar, balıklarını unuttular. . . Bunun üzerine o (balık) da o denizde yolunu bulup gitmişti! Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Bu arada, balık denizde canlanarak yolunu bulup bir kanala girmişti. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Böylece iki (deniz)in birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. O da denizde bir delik (menfez) bulup yolunu tuttu. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine, ikisi de iki deniz kavşağına varınca (tuzlanmış olarak getirdikleri ve canlandığı zaman Hızır ile buluşmuş olacakları) balıklarını unuttular. (Allah’ın vaadı ve izniyle balık canlanmış ve) denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ikisi, iki denizin birlestigi yere ulasinca, baliklarini unutmuslardi, balik bir delikten kayip denizi boyladi. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : ikisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca balıklarını unuttular. Balık ise, denize bir delikten girip yolunu bulmuştu. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : İkisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca, balıklarını unutmuşlardı, balık bir delikten kayıp denizi boyladı. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitmişti. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Sinsice kayıp denizin yolunu tuttu.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunun üzerine ikisi de iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. Bu arada balık, denizde yolunu bulup kaybolmuştu. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun üzerine ikisi de iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. O zaman balık denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunun üzerine ikisi bir vaktaki iki deniz arasının cemolduğu yere vardılar balıklarını unuttular o vakıt o, denizde bir deliğe yolunu tutmuştuDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : İki denizin birleştiği yere vardıklarında yanlarındaki balığı bir kenarda unuttular, o da bir yeraltı deliğinden kayarak denize kaçtı. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Bunun üzerine “iki bilgin kişinin toplandığı yer”e vardıklarında ikisi de bunalımlarını/sıkıntılarını terk etti. O zaman bunalım/sıkıntı, bilgin kimse yardımıyla yok olup gitti. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Bunun üzerine onlar bu iki (deniz) arasının birleşik yerine ulaşınca balıklarını unutdular. (Balık) denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuşdu. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Nihâyet ikisi, (o iki denizin) aralarının birleştiği yere varınca, (o yerin alâmeti olarak, canlanıp orada denize atlayacak olan) balıklarını unuttular, hâlbuki (balık, atlamış da) denizde bir iz bırakarak yolunu tutmuştu. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : İkisi, iki denizin birleştiği yere gelince; balıklarını unuttular. O, bir delikten kayıp denizi boyladı. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Böylece ikisinin (iki denizin) birleştiği yere ulaştıkları zaman ikisi de balığı unuttu. O zaman (balık), denizin içine doğru kendi yolunu tuttu. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Fakat iki (denizin) birleştiği yere vardıklarında balıkları bütünüyle akıllarından çıktı ve denize dalıp gözden kayboldu.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, iki denizin birleştikleri yere ulaştılar, balıklarını unuttular. O vakit (o balık) denizde bir yarığa doğru yolunu tutmuştu. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Her ikisi böylece iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık ise denizde bir deliğe doğru yol tutup gitmişti. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. O da denizde kaybolup gitti. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlar iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unutmuş bulundular. Balık sıyrılıp denizde bir yol tutmuştu bile. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : İkisi (yürüdüler), iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular, (balık) sıyrılıp denizde yolunu tuttu.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık da) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : İki denizin birleştiği yere ulaştıklarında ise balığı unuttular. Bu arada balık denizde bir yol tutup gitmişti. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Bu ikisi, iki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Bunun üzerine balık da denizde bir deliğe doğru yola koyuldu.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.