Kırık Meal (Arapça) : |إِلَّا: ancak | أَنْ: | يَشَاءَ: dilerse | اللَّهُ: Allah | وَاذْكُرْ: ve an (hatırla) | رَبَّكَ: Rabbini | إِذَا: zaman | نَسِيتَ: unuttuğun | وَقُلْ: ve de ki | عَسَىٰ: umarım | أَنْ: | يَهْدِيَنِ: beni ulaştırmasını | رَبِّي: Rabbimin | لِأَقْرَبَ: daha yakın | مِنْ: | هَٰذَا: bundan | رَشَدًا: bir doğruya |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إلا ÎLEancak | أن ÊN | يشاء YŞEÙdilerse | الله ELLHAllah | واذكر WEZ̃KRve an (hatırla) | ربك RBKRabbini | إذا ÎZ̃Ezaman | نسيت NSYTunuttuğun | وقل WGLve de ki | عسى ASumarım | أن ÊN | يهدين YHD̃YNbeni ulaştırmasını | ربي RBYRabbimin | لأقرب LÊGRBdaha yakın | من MN | هذا HZ̃Ebundan | رشدا RŞD̃Ebir doğruya |
Kırık Meal (Okunuş) : |illā: ancak | en: | yeşā'e: dilerse | llahu: Allah | veƶkur: ve an (hatırla) | rabbeke: Rabbini | iƶā: zaman | nesīte: unuttuğun | ve ḳul: ve de ki | ǎsā: umarım | en: | yehdiyeni: beni ulaştırmasını | rabbī: Rabbimin | lieḳrabe: daha yakın | min: | hāƶā: bundan | raşeden: bir doğruya |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎLE: ancak | ÊN: | YŞEÙ: dilerse | ELLH: Allah | VEZ̃KR: ve an (hatırla) | RBK: Rabbini | ÎZ̃E: zaman | NSYT: unuttuğun | VGL: ve de ki | AS: umarım | ÊN: | YHD̃YN: beni ulaştırmasını | RBY: Rabbimin | LÊGRB: daha yakın | MN: | HZ̃E: bundan | RŞD̃E: bir doğruya |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ancak Allah dilerse yaparım de ve birşeyi unutunca Rabbini an ve de ki: Umarım, Rabbim, beni bundan daha ziyade hayra ve doğruya yakın birşeye erdirir ve başarı verir bana.
Adem Uğur : Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Unuttuğun zaman Allah'ı an ve "Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir."de.
Ahmed Hulusi : Sadece "İnşâ Allâh = Allâh inşa ederse" kaydıyla demen, müstesna! Unuttuğunda Rabbini (hakikatin olan Esmâ mertebesini) zikret (hatırla)! Ve de ki: "Umarım Rabbim beni kurbunda (mâiyet sırrının yaşandığı Tecelli-i Sıfat mertebesi. {İnsan-ı Kâmil, Sıfatların tecellisi bahsi; Abdülkerîm Ciylî. A. H. }) olgunluğa erdirir. "
Ahmet Tekin : 'Ancak Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa yapacağım' de. Unuttuğun vakit, mâsivayı kalbinden çıkardığın vakit, bir şeyi hatırlayamadığın zaman tesbih ile, tekbir ile, istiğfar ile Rabbini zikret, Rabbine şükret.
'Umarım Rabbim beni doğruya, bundan daha yakın olan bir bilgiye ulaştıracak aydınlatıcı bilgiler verecek' de.
Ahmet Varol : Ancak, 'Allah dilerse' (de). Unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki: 'Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya iletir.'
Ali Bulaç : Ancak: "Allah dilerse" (inşallah yapacağım de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: "Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip iletir."
Ali Fikri Yavuz : Ancak sözünü, Allah’ın dilemesine bağlıyarak (Allah dilerse yapacağım) söyle. (İnşaallah demeyi) unuttuğun zaman Allah’ı an ve şöyle de: “-Olur ki Rabbim, beni, bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir muvaffakiyete ulaştırır.”
Bekir Sadak : (23-24) Herhangi bir sey icin, Allah'in dilemesi disinda: «Ben yarin onu yapacagim» deme. Unuttugun zaman Rabbini an ve soyle de: «Umulur ki, Rabbim beni dogruya daha yakin olana eristirir.»
Celal Yıldırım : (23-24) Hiçbir şey için «ben bunu mutlaka yarın yapacağım» deme ; ancak Allah dilerse yapacağım, de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki: Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın doğruya eriştirir.
Diyanet İşleri : Ancak, “Allah dilerse yapacağım” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır” de.
Diyanet İşleri (eski) : (23-24) Herhangi bir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: 'Ben yarın onu yapacağım' deme. Unuttuğun zaman Rabbini an ve şöyle de: 'Umulur ki, Rabbim beni doğruya daha yakın olana eriştirir.'
Diyanet Vakfi : (23-24) Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve: «Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir» de.
Edip Yüksel : Ancak, 'ALLAH dilerse (yapacağım),' diyerek Rabbini an. Unutursan, o zaman da, 'Belki Rabbim bir dahaki sefere beni daha iyiye ulaştırır,' de.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Ve unuttuğun vakit Allah'ı an ve «Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir.» de.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'ın dilemesine bağlamaksızın. Unuttuğun zamanda Allah'ı an ve şöyle de: «Umarım ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir başarıya eriştire!»
Elmalılı Hamdi Yazır : (23-24) Hiç bir şey hakkında da Allahın meşiyyetiyle takyid etmeden «ben bunu yarın muhakkak yaparım» deme ve unuttuğun vakıt Allahı zikret ve şöyle de: ola ki rabbım beni bundan daha yakın bir vakıtta dosdoğru bir muvaffakıyyete îysal buyur
Fizilal-il Kuran : Bunun yerine, «Allah dilerse (inşaallah) yarın bu işi yapacağım» de. Böyle demeyi unuttuğunda ise Rabb'ini an ve «Umarım ki, beni şimdikinden daha çok doğruya yaklaştırır» de.
Gültekin Onan : Ancak: "Tanrı dilerse" [inşallah yapacağım de]. Unuttuğun zaman rabbini zikret ve de ki: "Umulur ki rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip iletir."
Hakkı Yılmaz : (22-25) "Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler, Onlar, ıssız alanı taşlamak olarak [isabetsiz, dayanaksız, kafadan atma olarak], “Beş kişidir, altıncıları köpekleridir” diyecekler, “Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir” ve onlar, “Onlar, onların o büyük mağaralarında üçyüz yıl kaldılar” derler. Ve dokuza arttırdılar. De ki: “Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.” Onları ancak pek az kimse bilir. Bu sebeple onlar hakkında ortada olan şeyden başkası ile bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında onlardan kimseye de bir şey sorma! Ve hiçbir şey için, “Allah'ın dilemesi dışında, şüphesiz ben yarın onu yapacağım” deme. Ve terk ettiğin vakit Allah'ı an ve “Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olana eriştirir” de! "
Hasan Basri Çantay : Meğer ki (özünü) Allahın dilemesi (ne bağlamış olasın). Unutduğun zaman Rabbini an ve (şöyle) de: «Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir hayra ve muvaffakiyyete erdirir».
Hayrat Neşriyat : (23-24) (Ey Habîbim!) Sakın hiçbir şey için, Allah’ın dilemesine bağlamadıkça(inşâallah demedikçe): 'Ben bunu yarın kesinlikle yapacak olanım' deme! (Bunu)unuttuğun zaman ise, Rabbini an ve: 'Umarım ki Rabbim, bundan (bu kıssadan, peygamberliğime delîl olan) daha yakın bir yola (daha nice delillere) beni eriştirir' de!
İbni Kesir : Meğer ki Allah dilemiş ola. Unuttuğun zaman da Rabbını an ve şöyle de: Umulur ki Rabbım; beni doğruya daha yakın olana eriştirir.
İskender Evrenosoğlu : Ancak Allah'ın dilemesiyle (yapacağım de). Ve unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: “Rabbimin beni (Allah'a) bundan daha yakın (daha üstün) bir irşad seviyesine ulaştırmasını umarım.”
Muhammed Esed : (bunu) ancak "Eğer Allah dilerse" (sözcüğüyle birlikte söyle). Ve bunu unutursan (hatırladığın zaman) Rabbini anarak de ki: "Umarım ki Rabbim beni doğru olana bundan daha yakın olan bir bilgi ve duyarlık düzeyine eriştirir!"
Ömer Nasuhi Bilmen : (23-24) Ve bir şey hakkında, «Ben bunu elbette ki, yarın yapacağım,» deme. Ancak Allah Teâlâ dileyecek olursa (yapacağım)» de. Ve unuttuğun vakit Rabbini zikret ve de ki: «Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir dosdoğru hayra (bir muvaffakiyete) eriştirir.»
Ömer Öngüt : Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşaallah demedikçe). Bunu unuttuğun zaman Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim beni doğruya, bundan daha yakına eriştirir. ” de.
Şaban Piriş : “Allah dilerse..” de. Bunu unuttuğun zaman da Rabbini an ve Rabbim umulur ki beni doğruya en yakın olana eriştirir, de!
Suat Yıldırım : (23-24) Hiçbir konuda: Allah’ın dilemesine bağlamaksızın, "Ben yarın mutlaka şöyle şöyle yapacağım" deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah’ı zikret ve: "Umarım ki Rabbim, doğru olma yönünden beni daha isabetli davranışa muvaffak kılar" de.
Süleyman Ateş : Ancak "Allâh dilerse (yapacağım)" (de). Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Rabbimin beni bundan daha doğru bir bilgiye ulaştırcağını umarım" de.
Tefhim-ul Kuran : Ancak: «Allah dilerse» (yapacağım, de) . Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: «Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip iletir.»
Ümit Şimşek : Ancak Allah'ın dilemesine bağlarsan müstesnadır. Unuttuğun zaman da Rabbini an ve 'Umarım, Rabbim beni bundan daha doğru bir yola iletir' de.
Yaşar Nuri Öztürk : "Allah dilerse" şeklinde söyleyebilirsin. Unuttuğunda, Rabbini an. Ve de: "Umarım ki Rabbim beni, bundan daha yakın bir zamanda başarıya/aydınlığa ulaştırır."