17:41Isrâ  Suresi 41. Ayet

Kuran Sırası: 17 İniş Sırası: 50
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111

17:41Isrâ  Suresi 41. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَقَدْ (VLGD̃) = veleḳad : andolsun
2. صَرَّفْنَا (ṦRFNE) = Sarrafnā : biz türlü biçimlerde anlattık
3. فِي (FY) = fī :
4. هَٰذَا (HZ̃E) = hāƶā : bu
5. الْقُرْانِ (ELGR ËN) = l-ḳurāni : Kur'an'da
6. لِيَذَّكَّرُوا (LYZ̃KRVE) = liyeƶƶekkerū : düşünüp anlasınlar diye
7. وَمَا (VME) = vemā : fakat (bu)
8. يَزِيدُهُمْ (YZYD̃HM) = yezīduhum : artırmıyor
9. إِلَّا (ÎLE) = illā : başkasını
10. نُفُورًا (NFVRE) = nufūran : nefretlerinden
andolsun | biz türlü biçimlerde anlattık | | bu | Kur'an'da | düşünüp anlasınlar diye | fakat (bu) | artırmıyor | başkasını | nefretlerinden |

[] [ṦRF] [] [] [GRE] [Z̃KR] [] [ZYD̃] [] [NFR]
VLGD̃ ṦRFNE FY HZ̃E ELGR ËN LYZ̃KRVE VME YZYD̃HM ÎLE NFVRE

veleḳad Sarrafnā hāƶā l-ḳurāni liyeƶƶekkerū vemā yezīduhum illā nufūran
ولقد صرفنا في هذا القرآن ليذكروا وما يزيدهم إلا نفورا

17:41Isrâ  Suresi 41. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad andolsun And verily,
صرفنا ص ر ف | ṦRF ṦRFNE Sarrafnā biz türlü biçimlerde anlattık We have explained
في | FY in
هذا | HZ̃E hāƶā bu this
القرآن ق ر ا | GRE ELGR ËN l-ḳurāni Kur'an'da the Quran,
ليذكروا ذ ك ر | Z̃KR LYZ̃KRVE liyeƶƶekkerū düşünüp anlasınlar diye that they may take heed,
وما | VME vemā fakat (bu) but not
يزيدهم ز ي د | ZYD̃ YZYD̃HM yezīduhum artırmıyor it increases them
إلا | ÎLE illā başkasını except
نفورا ن ف ر | NFR NFVRE nufūran nefretlerinden (in) aversion.
17:41 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

andolsun | biz türlü biçimlerde anlattık | | bu | Kur'an'da | düşünüp anlasınlar diye | fakat (bu) | artırmıyor | başkasını | nefretlerinden |

[] [ṦRF] [] [] [GRE] [Z̃KR] [] [ZYD̃] [] [NFR]
VLGD̃ ṦRFNE FY HZ̃E ELGR ËN LYZ̃KRVE VME YZYD̃HM ÎLE NFVRE

veleḳad Sarrafnā hāƶā l-ḳurāni liyeƶƶekkerū vemā yezīduhum illā nufūran
ولقد صرفنا في هذا القرآن ليذكروا وما يزيدهم إلا نفورا

[] [ص ر ف] [] [] [ق ر ا] [ذ ك ر] [] [ز ي د] [] [ن ف ر]

17:41Isrâ  Suresi 41. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad andolsun And verily,
Vav,Lam,Gaf,Dal,
6,30,100,4,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
EMPH – emphatic prefix lām
CERT – particle of certainty
الواو عاطفة
اللام لام التوكيد
حرف تحقيق
صرفنا ص ر ف | ṦRF ṦRFNE Sarrafnā biz türlü biçimlerde anlattık We have explained
Sad,Re,Fe,Nun,Elif,
90,200,80,50,1,
V – 1st person plural (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
هذا | HZ̃E hāƶā bu this
He,Zel,Elif,
5,700,1,
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
اسم اشارة
القرآن ق ر ا | GRE ELGR ËN l-ḳurāni Kur'an'da the Quran,
Elif,Lam,Gaf,Re,,Nun,
1,30,100,200,,50,
"PN – genitive masculine proper noun → Quran"
اسم علم مجرور
ليذكروا ذ ك ر | Z̃KR LYZ̃KRVE liyeƶƶekkerū düşünüp anlasınlar diye that they may take heed,
Lam,Ye,Zel,Kef,Re,Vav,Elif,
30,10,700,20,200,6,1,
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 3rd person masculine plural (form V) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
وما | VME vemā fakat (bu) but not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
يزيدهم ز ي د | ZYD̃ YZYD̃HM yezīduhum artırmıyor it increases them
Ye,Ze,Ye,Dal,He,Mim,
10,7,10,4,5,40,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل مضارع و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
إلا | ÎLE illā başkasını except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
نفورا ن ف ر | NFR NFVRE nufūran nefretlerinden (in) aversion.
Nun,Fe,Vav,Re,Elif,
50,80,6,200,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولقد
veleḳad
|
andolsun
Kombi Müfredat
صرفنا
Sarrafnā
ṦRF|ص ر ف
biz türlü biçimlerde anlattık
3
في
|
4
هذا
hāƶā
|
bu
Kombi Müfredat
القرآن
l-ḳurāni
GRE|ق ر ا
Kur'an'da
Kombi Müfredat
ليذكروا
liyeƶƶekkerū
Z̃KR|ذ ك ر
düşünüp anlasınlar diye
7
وما
vemā
|
fakat (bu)
Kombi Müfredat
يزيدهم
yezīduhum
ZYD̃|ز ي د
artırmıyor
9
إلا
illā
|
başkasını
10 Kombi Müfredat
نفورا
nufūran
NFR|ن ف ر
nefretlerinden
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَقَدْ: andolsun | صَرَّفْنَا: biz türlü biçimlerde anlattık | فِي: | هَٰذَا: bu | الْقُرْانِ: Kur'an'da | لِيَذَّكَّرُوا: düşünüp anlasınlar diye | وَمَا: fakat (bu) | يَزِيدُهُمْ: artırmıyor | إِلَّا: başkasını | نُفُورًا: nefretlerinden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولقد WLGD̃ andolsun | صرفنا ṦRFNE biz türlü biçimlerde anlattık | في FY | هذا HZ̃E bu | القرآن ELGR ËN Kur'an'da | ليذكروا LYZ̃KRWE düşünüp anlasınlar diye | وما WME fakat (bu) | يزيدهم YZYD̃HM artırmıyor | إلا ÎLE başkasını | نفورا NFWRE nefretlerinden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |veleḳad: andolsun | Sarrafnā: biz türlü biçimlerde anlattık | : | hāƶā: bu | l-ḳurāni: Kur'an'da | liyeƶƶekkerū: düşünüp anlasınlar diye | vemā: fakat (bu) | yezīduhum: artırmıyor | illā: başkasını | nufūran: nefretlerinden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLGD̃: andolsun | ṦRFNE: biz türlü biçimlerde anlattık | FY: | HZ̃E: bu | ELGR ËN: Kur'an'da | LYZ̃KRVE: düşünüp anlasınlar diye | VME: fakat (bu) | YZYD̃HM: artırmıyor | ÎLE: başkasını | NFVRE: nefretlerinden | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Andolsun ki düşünüp ibret almaları için şu Kur'ân'da bu meseleyi apaçık ve defalarca anlattık, fakat bu anlatış, onların ancak, gerçekten büsbütün uzaklaşmalarına sebep olmada. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Biz, onların akıllarını başlarına toplamaları için bu Kur'an'da (çeşitli ikaz ve ihtarları) türlü şekillerde tekrar ettik. Fakat bu, onlara, daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir şey sağlamıyor. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Andolsun, şu Kurân'da (hakikati) temsillerle, türlü anlatım yollarıyla açıkladık ki düşünüp hatırlasınlar; fakat bu, onların ancak uzaklaşmalarını arttırıyor. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onların akıllarını başlarına toplamaları için, biz, bu Kur’ân’da dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini, çeşitli ikaz ve ihtarları, değişik ifadelerle çok yönlü açıkladık. Bu, onların, Kur’ân’dan uzaklaşmalarından, nefretlerini artırmaktan başka bir şey sağlamadı. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Andolsun öğüt almaları için bu Kur'an'da (bunları) türlü türlü açıkladık. Ama bu onların sadece nefretlerini artırıyor. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Andolsun, biz bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Biz, Bu Kur’ân’da ibret misalleri verdik; cennet’le müjdeledik, Cehennem’le korkuttuk ki, düşünüp akıllarını başlarına alsınlar. Halbuki bu, ancak onların hakdan nefretini artırıyor. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Biz, and olsun ki ogut almalari icin bu Kuran'da bunlari turlu turlu acikladik. Fakat bu aciklamalar ancak onlarin nefretini artirmistir. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Şanıma and olsun ki biz, bu Kur'ân'da (sözü edilen hususları), iyice düşünüp öğüt alsınlar diye bir bir açıklayıp tekrarladık. Ne yazık ki bu uyarı ve öğütler onların sadece nefretini artırmaktadır. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran'da bunları türlü türlü açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Biz, onların akıllarını başlarına toplamaları için bu Kur'an'da (çeşitli ikaz ve ihtarları) türlü şekillerde tekrar ettik. Fakat bu, onlara, daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir şey sağlamıyor. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Biz, öğüt almaları için Kuran'da açıkladık. Ne var ki bu, sadece onların nefretini arttırırDinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz, bu Kur'ân'da akıllarını başlarına almaları için türlü şekillerde (ikaz ve ihtarı) açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz bu ikazı bu Kur'an'da türlü şekillerde açıkladık ki; düşünüp akıllarını başlarına alsınlar; oysa bu onların ancak ürkekliğini artırıyor! Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz bu ıhtarı bu Kur'anda türlü şekillerle ifade ettik ki düşünüp akıllarını başlarına alsınlar, halbuki o onların ancak ürkekliğini artırıyorDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Kâfirler öğüt alıp, akıllarını başlarına toplasınlar diye bu Kur'an'da çeşitli uyarı yöntemleri kullandık. Fakat bu farklı uyarılar onların gerçekten daha da uzaklaşmalarından başka bir şeye yaramamıştır. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Andolsun, biz bu Kuran'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Biz, bu Kur’ân'da, onların akıllarını başlarına almaları için türlü şekillerde evirip çevirdik/farklı farklı şekillerde açıklama yaptık. Ve bu açıklamalar, ancak onların nefretini artırmıştır. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Andolsun, bu (ihtaarı) şu Kur'anda dürlü dürlü şekillerde açıklamışızdır. Tâki iyice düşünüb ibret alsınlar. Halbuki bu, onların (hakdan) nefret etmelerinden başka, bir şey'i artırmıyor. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki (bu ihtârı) bu Kur’ân’da türlü şekillerde ifâde ettik ki, düşünüp ibret alsınlar. Fakat (bu), onlara (hakka karşı) nefretten başka bir şey artırmıyor. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Andolsun ki; Biz, öğüt alsınlar diye bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık. Fakat bu, onların nefretinden başka bir şeyi artırmıyor. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve andolsun ki Biz, tezekkür (idrak) etsinler diye, bu Kur'ân'da tekrar tekrar (hakikatleri) açıkladık. Oysa bu (açıklamalar), nefretlerinden başka bir şeyi artırmadı. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Gerçek şu ki, bu Kuran'da Biz (gerçeği) pek çok yönden açık açık ortaya koyduk ki (onu inkar edenler) iyice içlerine sindirebilsinler: ne var ki, bu sadece onların nefretini artırdı.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, Biz Kur'an'da bu ihtarı güzelce düşünsünler diye (mütenevvi sûrette) beyan ettik. Halbuki, bu onlar için nefretten başka bir şey arttırmıyor. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Andolsun ki biz, düşünüp anlasınlar diye bu Kur'an'da sözü tekrar tekrar açıkladık. Fakat bu, onlara daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir yarar sağlamıyor. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Bu Kur’an’da, öğüt alsınlar diye açıklamalar yaptık. Fakat, bu onların sadece nefretini artırdı. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : İnsanlar düşünüp ders alsınlar diye Biz Kur’ân’da bu gerçekleri farklı üsluplarla beyan ettik. Ne var ki bu, onları daha da kaçırmaktan başka bir sonuç vermedi. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Biz Kur'ân'da sözü türlü biçimlerde anlattık ki, düşünüp anlasınlar. Fakat bu, onların sadece kaçışlarını artırıyor.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, biz bu Kur'anda çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye, oysa bu, onların daha da uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Öğüt alsınlar diye, Biz bu Kur'ân'da hakikatleri çeşitli şekillerde açıkladık. Fakat bu onları daha da fazla kaçırıyor. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Biz, gerçeği, Kur'an'da türlü biçimlerde ifade ettik ki, düşünüp anlayabilsinler. Fakat bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.