17:76Isrâ  Suresi 76. Ayet

Kuran Sırası: 17 İniş Sırası: 50
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111

17:76Isrâ  Suresi 76. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَإِنْ (VÎN) = ve in : ve
2. كَادُوا (KED̃VE) = kādū : neredeyse
3. لَيَسْتَفِزُّونَكَ (LYSTFZVNK) = leyestefizzūneke : seni tedirgin edeceklerdi
4. مِنَ (MN) = mine :
5. الْأَرْضِ (ELÊRŽ) = l-erDi : yurdundan
6. لِيُخْرِجُوكَ (LYḢRCVK) = liyuḣricūke : çıkarmak için
7. مِنْهَا (MNHE) = minhā : oradan
8. وَإِذًا (VÎZ̃E) = veiƶen : o takdirde
9. لَا (LE) = lā :
10. يَلْبَثُونَ (YLBS̃VN) = yelbeṧūne : kalamazlar
11. خِلَافَكَ (ḢLEFK) = ḣilāfeke : senin ardından
12. إِلَّا (ÎLE) = illā : ancak
13. قَلِيلًا (GLYLE) = ḳalīlen : pek az
ve | neredeyse | seni tedirgin edeceklerdi | | yurdundan | çıkarmak için | oradan | o takdirde | | kalamazlar | senin ardından | ancak | pek az |

[] [KVD̃] [FZZ] [] [ERŽ] [ḢRC] [] [] [] [LBS̃] [ḢLF] [] [GLL]
VÎN KED̃VE LYSTFZVNK MN ELÊRŽ LYḢRCVK MNHE VÎZ̃E LE YLBS̃VN ḢLEFK ÎLE GLYLE

ve in kādū leyestefizzūneke mine l-erDi liyuḣricūke minhā veiƶen yelbeṧūne ḣilāfeke illā ḳalīlen
وإن كادوا ليستفزونك من الأرض ليخرجوك منها وإذا لا يلبثون خلافك إلا قليلا

17:76Isrâ  Suresi 76. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإن | VÎN ve in ve And indeed,
كادوا ك و د | KVD̃ KED̃VE kādū neredeyse they were about
ليستفزونك ف ز ز | FZZ LYSTFZVNK leyestefizzūneke seni tedirgin edeceklerdi (to) scare you
من | MN mine from
الأرض ا ر ض | ERŽ ELÊRŽ l-erDi yurdundan the land,
ليخرجوك خ ر ج | ḢRC LYḢRCVK liyuḣricūke çıkarmak için that they evict you
منها | MNHE minhā oradan from it.
وإذا | VÎZ̃E veiƶen o takdirde But then
لا | LE not
يلبثون ل ب ث | LBS̃ YLBS̃VN yelbeṧūne kalamazlar they (would) have stayed
خلافك خ ل ف | ḢLF ḢLEFK ḣilāfeke senin ardından after you
إلا | ÎLE illā ancak except
قليلا ق ل ل | GLL GLYLE ḳalīlen pek az a little.
17:76 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve | neredeyse | seni tedirgin edeceklerdi | | yurdundan | çıkarmak için | oradan | o takdirde | | kalamazlar | senin ardından | ancak | pek az |

[] [KVD̃] [FZZ] [] [ERŽ] [ḢRC] [] [] [] [LBS̃] [ḢLF] [] [GLL]
VÎN KED̃VE LYSTFZVNK MN ELÊRŽ LYḢRCVK MNHE VÎZ̃E LE YLBS̃VN ḢLEFK ÎLE GLYLE

ve in kādū leyestefizzūneke mine l-erDi liyuḣricūke minhā veiƶen yelbeṧūne ḣilāfeke illā ḳalīlen
وإن كادوا ليستفزونك من الأرض ليخرجوك منها وإذا لا يلبثون خلافك إلا قليلا

[] [ك و د] [ف ز ز] [] [ا ر ض] [خ ر ج] [] [] [] [ل ب ث] [خ ل ف] [] [ق ل ل]

17:76Isrâ  Suresi 76. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإن | VÎN ve in ve And indeed,
Vav,,Nun,
6,,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
COND – conditional particle
الواو عاطفة
حرف شرط
كادوا ك و د | KVD̃ KED̃VE kādū neredeyse they were about
Kef,Elif,Dal,Vav,Elif,
20,1,4,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع اسم «كاد»
ليستفزونك ف ز ز | FZZ LYSTFZVNK leyestefizzūneke seni tedirgin edeceklerdi (to) scare you
Lam,Ye,Sin,Te,Fe,Ze,Vav,Nun,Kef,
30,10,60,400,80,7,6,50,20,
EMPH – emphatic prefix lām
V – 3rd person masculine plural (form X) imperfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
اللام لام التوكيد
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
من | MN mine from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
الأرض ا ر ض | ERŽ ELÊRŽ l-erDi yurdundan the land,
Elif,Lam,,Re,Dad,
1,30,,200,800,
N – genitive feminine noun
اسم مجرور
ليخرجوك خ ر ج | ḢRC LYḢRCVK liyuḣricūke çıkarmak için that they evict you
Lam,Ye,Hı,Re,Cim,Vav,Kef,
30,10,600,200,3,6,20,
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 3rd person masculine plural (form IV) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
منها | MNHE minhā oradan from it.
Mim,Nun,He,Elif,
40,50,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
وإذا | VÎZ̃E veiƶen o takdirde But then
Vav,,Zel,Elif,
6,,700,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
SUR – surprise particle
الواو عاطفة
حرف فجاءة
لا | LE not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يلبثون ل ب ث | LBS̃ YLBS̃VN yelbeṧūne kalamazlar they (would) have stayed
Ye,Lam,Be,Se,Vav,Nun,
10,30,2,500,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
خلافك خ ل ف | ḢLF ḢLEFK ḣilāfeke senin ardından after you
Hı,Lam,Elif,Fe,Kef,
600,30,1,80,20,
N – accusative masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إلا | ÎLE illā ancak except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
قليلا ق ل ل | GLL GLYLE ḳalīlen pek az a little.
Gaf,Lam,Ye,Lam,Elif,
100,30,10,30,1,
N – accusative masculine singular indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وإن
ve in
|
ve
Kombi Müfredat
كادوا
kādū
KVD̃|ك و د
neredeyse
Kombi Müfredat
ليستفزونك
leyestefizzūneke
FZZ|ف ز ز
seni tedirgin edeceklerdi
4
من
mine
|
Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
yurdundan
Kombi Müfredat
ليخرجوك
liyuḣricūke
ḢRC|خ ر ج
çıkarmak için
7
منها
minhā
|
oradan
8
وإذا
veiƶen
|
o takdirde
9
لا
|
10 Kombi Müfredat
يلبثون
yelbeṧūne
LBS̃|ل ب ث
kalamazlar
11 Kombi Müfredat
خلافك
ḣilāfeke
ḢLF|خ ل ف
senin ardından
12
إلا
illā
|
ancak
13 Kombi Müfredat
قليلا
ḳalīlen
GLL|ق ل ل
pek az
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَإِنْ: ve | كَادُوا: neredeyse | لَيَسْتَفِزُّونَكَ: seni tedirgin edeceklerdi | مِنَ: | الْأَرْضِ: yurdundan | لِيُخْرِجُوكَ: çıkarmak için | مِنْهَا: oradan | وَإِذًا: o takdirde | لَا: | يَلْبَثُونَ: kalamazlar | خِلَافَكَ: senin ardından | إِلَّا: ancak | قَلِيلًا: pek az | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإن WÎN ve | كادوا KED̃WE neredeyse | ليستفزونك LYSTFZWNK seni tedirgin edeceklerdi | من MN | الأرض ELÊRŽ yurdundan | ليخرجوك LYḢRCWK çıkarmak için | منها MNHE oradan | وإذا WÎZ̃E o takdirde | لا LE | يلبثون YLBS̃WN kalamazlar | خلافك ḢLEFK senin ardından | إلا ÎLE ancak | قليلا GLYLE pek az | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve in: ve | kādū: neredeyse | leyestefizzūneke: seni tedirgin edeceklerdi | mine: | l-erDi: yurdundan | liyuḣricūke: çıkarmak için | minhā: oradan | veiƶen: o takdirde | : | yelbeṧūne: kalamazlar | ḣilāfeke: senin ardından | illā: ancak | ḳalīlen: pek az | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÎN: ve | KED̃VE: neredeyse | LYSTFZVNK: seni tedirgin edeceklerdi | MN: | ELÊRŽ: yurdundan | LYḢRCVK: çıkarmak için | MNHE: oradan | VÎZ̃E: o takdirde | LE: | YLBS̃VN: kalamazlar | ḢLEFK: senin ardından | ÎLE: ancak | GLYLE: pek az | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar, nerdeyse seni yurdundan çıkarmak için tacîz edip duracaklar, fakat sen çıktıktan sonra arkandan onlar da pek az bir müddet kalacaklar. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için nerdeyse dünyayı başına dar getirecekler. O takdirde, senin ardından kendileri de fazla kalamazlar. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Seni oradan (Mekke'den) çıkarmak için taciz edeceklerdi. . . İşte o takdirde onlar da senin ardından (dünyada) pek az kalacaklardı. (Bunu yaptılar ve Bedr'de öldürüldüler. A. H. ) Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Seni yurdundan, Mekke’den çıkarmak için, huzursuz hale getirerek, neredeyse dünyayı başına dar edecekler. O zaman, sana muhalefet ettikleri için, senin ardından, kendileri de orada fazla kalamayacaklar. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Neredeyse seni bu yerden çıkarmak için tedirgin edeceklerdi. O durumda kendileri de senden sonra ancak az (bir süre) kalabilirler. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), yakında seni bu Mekke’den çıkarmak için muhakkak ki, seni rahatsız edecekler ve o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklar (helâk olacaklardır). Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Memleketinden cikarmak icin seni nerdeyse zorlayacaklardi. O takdirde senin ardindan onlar da pek az kalabilirlerdi. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Yakında seni bu yerden çıkartmak için seni rahatsız edip dururlar. O takdirde kendileri de senin ardından pek az bir süre kalıp (sonra da) yok olup giderler. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Seni o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Memleketinden çıkarmak için seni nerdeyse zorlayacaklardı. O takdirde senin ardından onlar da pek az kalabilirlerdi. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için nerdeyse dünyayı başına dar getirecekler. O takdirde, senin ardından kendileri de fazla kalamazlar. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Seni ülkeden çıkarmak için neredeyse seni zorla sürecekler. Bu taktirde senden sonra onlar da fazla kalmayacaklarDinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Ey Muhammed!) Yakında seni yurdundan çıkarmak için, muhakkak ki rahatsız edecekler ve o takdirde onlar da senin ardından pek az kalacaklardır. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Az daha seni bu yerden çıkarmak için rahatsız edeceklerdi ve o takdirde kendileri de senin ardından pek az kalacaklardı. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve az daha seni bu Arzdan çıkarmak için iz'ac edeceklerdi ve o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklardıDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Gerçi müşrikler seni tedirgin ederek, bıktırarak Mekke'den çıkarmak amacındadırlar, ama o takdirde senden sonra orada ancak kısa bir süre kalabilirler. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (76,77) Ve yakında seni bu yerden/ yurdundan çıkarmak için kesinlikle rahatsız edecekler. O takdirde senden önce elçilerimizden gönderdiğimiz kişiler hakkındaki yasamıza/uygulamamıza göre onlar da senin ardından pek az kalacaklardır. –Bizim uygulamamızda herhangi bir değişme göremezsin.– Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Yakında seni, neredeyse, bu yerden çıkarmak için her halde rahatsız edecekler, (fakat) o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklardır. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Yine nerede ise seni bu yerden (Mekke’den) çıkarmak için gerçekten rahatsız edeceklerdi; hâlbuki o takdirde (kendileri de) senin ardından (orada) ancak pek az kalacaklardır. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Neredeyse seni memleketten çıkarmak için zorlayacaklardı. O zaman, senin ardından onlar da ancak çok az kalabilirler. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Neredeyse gerçekten, seni dünyada bulunduğun yerden çıkarmak için tedirgin ediyorlardı (edeceklerdi). Ve eğer öyle olsaydı, onlar da senden sonra sadece az bir süre kalabilirlerdi. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve (seni ikna edemediklerini görünce, bu sefer) aralarından büsbütün çıkarıp atmak için (doğduğun) toprakta seni tedirgin etmeye çalışıyorlar. Ama, sen ayrıldıktan sonra, onların kendileri de pek fazla kalamayacaklar.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve az kaldı seni yurttan çıkarmak için rahatsız edeceklerdi. O halde onlar da senden sonra pek az kalacaklardır. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Resulüm! Onlar seni bu yerden söküp atmak için rahatsız edip dururlar. O takdirde kendileri de senden sonra yurtlarında pek az kalabilecekler. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Neredeyse seni yurdundan çıkarmak için zorlayacaklar. O zaman, onlar da senin ardından çok az bir zaman kalabilirler. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlar yurdundan çıkarmak için seni tedirgin edip dururlar. O takdirde kendileri de senden sonra pek az kalır, sonra da yok olur giderler. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Neredeyse seni yurdundan çıkarmak için tedirgin edeceklerdi. O takdirde kendileri de senin ardından pek az kalabilirler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Seni yurdundan çıkarmak için neredeyse dünyayı başına dar edecekler. Lâkin senden sonra kendileri de orada fazla kalmazlar. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Az kalsın bu topraktan çıkarmak için seni sıkıştıracaklardı. Böyle bir durumda onlar orada senin arkandan çok az bir süre kalacaklardı.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.