Kırık Meal (Arapça) : |وَجَعَلْنَا: ve yarattık | فِيهَا: orada | جَنَّاتٍ: bahçeleri | مِنْ: | نَخِيلٍ: hurma | وَأَعْنَابٍ: ve üzüm | وَفَجَّرْنَا: ve akıttık | فِيهَا: orada | مِنَ: -den | الْعُيُونِ: çeşmeler- |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وجعلنا WCALNEve yarattık | فيها FYHEorada | جنات CNETbahçeleri | من MN | نخيل NḢYLhurma | وأعناب WÊANEBve üzüm | وفجرنا WFCRNEve akıttık | فيها FYHEorada | من MN-den | العيون ELAYWNçeşmeler- |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ceǎlnā: ve yarattık | fīhā: orada | cennātin: bahçeleri | min: | neḣīlin: hurma | ve eǎ'nābin: ve üzüm | ve feccernā: ve akıttık | fīhā: orada | mine: -den | l-ǔyūni: çeşmeler- |
Kırık Meal (Transcript) : |VCALNE: ve yarattık | FYHE: orada | CNET: bahçeleri | MN: | NḢYL: hurma | VÊANEB: ve üzüm | VFCRNE: ve akıttık | FYHE: orada | MN: -den | ELAYVN: çeşmeler- |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.
Adem Uğur : Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.
Ahmed Hulusi : Orada hurma ağaçlarından, üzümlerden bahçeler oluşturduk, orada pınarlar fışkırttık.
Ahmet Tekin : Biz, yeryüzünde nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları yetiştirdik. İçlerinde, pınarlardan kaynayan çaylar, dereler akıttık.
Ahmet Varol : Orada hurmalardan ve üzümlerden bahçeler oluşturduk ve içlerinden pınarlar fışkırttık.
Ali Bulaç : Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Ali Fikri Yavuz : Biz o arzda hurmalıklardan, üzüm bağlarından çeşitli bahçeler yaptık; içlerinde gözeler kaynattık (nehirler akıttık).
Bekir Sadak : Orada hurmaliklar ve uzum baglari var ederiz, aralarinda pinarlar fiskirtiriz.
Celal Yıldırım : Onda hurmalık ve üzüm bahçeleri meydana getirdik ve içinden pınarlar fışkırttık,
Diyanet İşleri : (34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
Diyanet İşleri (eski) : Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.
Diyanet Vakfi : Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.
Edip Yüksel : Orada hurma ağaçları ve üzümlerden oluşan bağ ve bahçeler yetiştirdik ve pınarlar fışkırttık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Orada cennetler yaptık; hurma bahçeleri, üzüm bağları (daha neler) neler! İçlerinde pınarlar akıttık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve onda Cennetler yaptık, hurma bağçeleri, üzüm bağları, neler! içlerinde kaynaklar akıttık
Fizilal-il Kuran : Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler akıttık.
Gültekin Onan : Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Hakkı Yılmaz : (34,35) Ve Biz onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık. Hâlâ kendilerine verilen nimetlerin karşılığını ödemeyecekler mi?
Hasan Basri Çantay : Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından nice bostanlar yapdık. İçlerinde pınarlardan (nicesini) fışkırtdık,
Hayrat Neşriyat : Hem orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler yaptık ve orada gözelerden (pınarlar) akıttık.
İbni Kesir : Ve orada hurmadan, üzümlerden bahçeler var ettik. Orada pınarlar fışkırttık.
İskender Evrenosoğlu : Ve orada, hurma ve üzüm bahçeleri kıldık (yaptık). Ve orada, pınarlar fışkırttık.
Muhammed Esed : orada (nasıl) hurmalıklar ve üzüm bağları (yetiştirmiş) ve içlerinden (nasıl) pınarlar fışkırtmıştık,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bostanlar vücuda getirdik ve orada su menbalarından suları akıtıverdik.
Ömer Öngüt : Biz yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık, içinden pınarlar fışkırttık.
Şaban Piriş : Yine orada, hurma ve üzüm bahçeleri yetiştiririz. Aralarından da pınarlar fışkırtırız.
Suat Yıldırım : Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.
Süleyman Ateş : Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler akıttık.
Tefhim-ul Kuran : Biz, onda hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Ümit Şimşek : Biz orada hurmalıklar ve üzüm bağları vücuda getirdik; orada pınarlar fışkırttık:
Yaşar Nuri Öztürk : Onda hurmalardan, üzümlerden bahçeler oluşturduk, ondan pınarlar fışkırttık;