Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki sizden birçok halk yığınını doğru yoldan saptırdı o, aklınız mı yoktu da akıl edemediniz?
Adem Uğur : Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
Ahmed Hulusi : "Andolsun ki (kendinizi yok olup gidecek beden zannınız) sizden pek çok cemaatleri saptırdı! Aklınızı kullanmadınız mı?"
Ahmet Tekin : Böyle iken, o sizden birçok nesillerin hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanıdı. Hâlâ akıl erdirir hâle gelemediniz mi?
Ahmet Varol : O sizden pek çok nesilleri saptırmıştı. Hiç akıl etmiyor muydunuz?
Ali Bulaç : Andolsun o, sizden birçok insan neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?
Ali Fikri Yavuz : Böyle iken içinizden bir çok kimseleri şeytan yoldan çıkardı. O vakit neye düşünür akıl eder olmadınız?
Bekir Sadak : And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptirmisti, akletmez miydiniz?
Celal Yıldırım : And olsun kî şeytan sizden nice nice nesilleri saptırmıştır. Akledecek durumda değil miydiniz ?
Diyanet İşleri : “Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?”
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?
Diyanet Vakfi : Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
Edip Yüksel : Buna rağmen o, sizden bir çok nesilleri saptırdı. Hiç aklınızı kullanmaz mıydınız?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Böyle, iken yüceliğime karşı o içinizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. O zaman sizin akıllarınız yok muydu?
Elmalılı Hamdi Yazır : Böyle iken celâlıma karşı o içinizden birçok cibilletleri yoldan çıkardı, ya o vakıt sizin akıllarınız yokmıy dı?
Fizilal-il Kuran : Andolsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştır, akletmez misiniz?
Gültekin Onan : Andolsun o, sizden birçok insan neslini saptırmıştı. Yine de akletmez misiniz?
Hakkı Yılmaz : (60-62) "Ben; “Ey Âdemoğulları! Şeytana kulluk etmeyin, kesinlikle o size apaçık bir düşmandır ve Bana kulluk edin, işte bu dosdoğru yoldur ve andolsun ki şeytan sizden birçok kuşakları saptırdı” diye size ahit vermedim mi? Hâlâ aklını kullananlar değil miydiniz? "
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki (şeytan) sizden birçok halkı sapdırmadı. O vakit neye akıl etmiyordunuz?
Hayrat Neşriyat : 'Böyle iken, yemîn olsun ki (şeytan), içinizden birçok nesilleri dalâlete sevk etmiştir. Hiç mi akıl erdirmiyordunuz?'
İbni Kesir : Andolsun ki; o, sizden birçok nesilleri saptırmıştı. Hala akletmez misiniz?
İskender Evrenosoğlu : Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?
Muhammed Esed : (Şeytana gelince,) o bir çoğunuzu saptırmıştır; neden aklınızı kullanmıyorsunuz?"
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, sizden birçok cemiyetleri sapıklığa düşürdü. Siz âkilâne düşünür olmadınız mı?
Ömer Öngüt : Andolsun ki o sizden birçok nesilleri kandırıp saptırmıştır. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz?
Şaban Piriş : O, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç aklınızı kullanmadınız mı?
Suat Yıldırım : Şeytan, içinizden nice nesilleri saptırdı. Bunu düşünmeli değil miydiniz?
Süleyman Ateş : "O, sizden birçok kuşağı saptırmıştı. Düşünmüyor muydunuz?"
Tefhim-ul Kuran : Andolsun o, sizden birçok insan kuşağını saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?
Ümit Şimşek : Gerçekten de o sizden nice nesilleri saptırdı. Hiç mi aklınızı kullanmadınız?
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun, şeytan, içinizden birçok nesli saptırmıştı. Aklınızı hiç işletmiyor muydunuz?