54:38Kamer  Suresi 38. Ayet

Kuran Sırası: 54 İniş Sırası: 37
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152535455

54:38Kamer  Suresi 38. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَقَدْ (VLGD̃) = veleḳad : ve andolsun
2. صَبَّحَهُمْ (ṦBḪHM) = SabbeHahum : sabah onları yakaladı
3. بُكْرَةً (BKRT) = bukraten : erken
4. عَذَابٌ (AZ̃EB) = ǎƶābun : bir azab
5. مُسْتَقِرٌّ (MSTGR) = musteḳirrun : kararlı
ve andolsun | sabah onları yakaladı | erken | bir azab | kararlı |

[] [ṦBḪ] [BKR] [AZ̃B] [GRR]
VLGD̃ ṦBḪHM BKRT AZ̃EB MSTGR

veleḳad SabbeHahum bukraten ǎƶābun musteḳirrun
ولقد صبحهم بكرة عذاب مستقر

54:38Kamer  Suresi 38. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad ve andolsun And certainly
صبحهم ص ب ح | ṦBḪ ṦBḪHM SabbeHahum sabah onları yakaladı seized them in the morning
بكرة ب ك ر | BKR BKRT bukraten erken early
عذاب ع ذ ب | AZ̃B AZ̃EB ǎƶābun bir azab a punishment
مستقر ق ر ر | GRR MSTGR musteḳirrun kararlı abiding.
54:38 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve andolsun | sabah onları yakaladı | erken | bir azab | kararlı |

[] [ṦBḪ] [BKR] [AZ̃B] [GRR]
VLGD̃ ṦBḪHM BKRT AZ̃EB MSTGR

veleḳad SabbeHahum bukraten ǎƶābun musteḳirrun
ولقد صبحهم بكرة عذاب مستقر

[] [ص ب ح] [ب ك ر] [ع ذ ب] [ق ر ر]

54:38Kamer  Suresi 38. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad ve andolsun And certainly
Vav,Lam,Gaf,Dal,
6,30,100,4,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
EMPH – emphatic prefix lām
CERT – particle of certainty
الواو عاطفة
اللام لام التوكيد
حرف تحقيق
صبحهم ص ب ح | ṦBḪ ṦBḪHM SabbeHahum sabah onları yakaladı seized them in the morning
Sad,Be,Ha,He,Mim,
90,2,8,5,40,
V – 3rd person masculine singular (form II) perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل ماض من اخوات «كان» و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بكرة ب ك ر | BKR BKRT bukraten erken early
Be,Kef,Re,Te merbuta,
2,20,200,400,
N – accusative feminine indefinite noun
اسم منصوب
عذاب ع ذ ب | AZ̃B AZ̃EB ǎƶābun bir azab a punishment
Ayn,Zel,Elif,Be,
70,700,1,2,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
مستقر ق ر ر | GRR MSTGR musteḳirrun kararlı abiding.
Mim,Sin,Te,Gaf,Re,
40,60,400,100,200,
N – nominative masculine indefinite (form X) active participle
اسم مرفوع
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولقد
veleḳad
|
ve andolsun
Kombi Müfredat
صبحهم
SabbeHahum
ṦBḪ|ص ب ح
sabah onları yakaladı
Kombi Müfredat
بكرة
bukraten
BKR|ب ك ر
erken
Kombi Müfredat
عذاب
ǎƶābun
AZ̃B|ع ذ ب
bir azab
Kombi Müfredat
مستقر
musteḳirrun
GRR|ق ر ر
kararlı
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَقَدْ: ve andolsun | صَبَّحَهُمْ: sabah onları yakaladı | بُكْرَةً: erken | عَذَابٌ: bir azab | مُسْتَقِرٌّ: kararlı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولقد WLGD̃ ve andolsun | صبحهم ṦBḪHM sabah onları yakaladı | بكرة BKRT erken | عذاب AZ̃EB bir azab | مستقر MSTGR kararlı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |veleḳad: ve andolsun | SabbeHahum: sabah onları yakaladı | bukraten: erken | ǎƶābun: bir azab | musteḳirrun: kararlı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLGD̃: ve andolsun | ṦBḪHM: sabah onları yakaladı | BKRT: erken | AZ̃EB: bir azab | MSTGR: kararlı | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki bir sabah çağı üstlerine bir azap çöküvermişti onların. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Andolsun ki yerini bulmuş azap onlara sabahleyin bastırdı. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Bir sabah erkenden, kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap [1] üzerlerine çöküverdi. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Celâlim hakkı için, bir sabah vakti, devamlı bir azab onları bastırıverdi. (Bu azab, cehenneme atılışlarına dek devam edecektir). Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : And olsun ki, sabah erken, onu alinmaz bir azap baslarina geldi. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : (38-39) And olsun ki, bir sabah devam eden bir azâb onlara geliverdi. «Tadın azabımı ve uyarılarımı!» (dedik), Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, kendilerini kararlı bir azap bir sabah bastırıverdi. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve Celâlim hakkı için bastırıverdi kendilerini bir sabah bir azâbı müstekırDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Sabah erkenden sürekli bir azaba yakalandılar. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki onlara bir sabah, (yakalarını) asla bırakmayacak olan bir azâb baskın yapdı. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : And olsun ki devamlı bir azab, onları bir sabah erkenden yakalayıverdi. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Andolsun ki; bir sabah erken, önü alınmaz bir azab geldi başlarına. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve andolsun ki, onları sabahleyin daimî bir azap yakaladı. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Nitekim sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı:Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : (37-38) Andolsun ki, o misafirlerinden dolayı O'ndan mutalebede bulunmuşlardı. Artık Biz de onların gözlerini silip kör ettik, «Haydin azabımı ve tehditlerimi tadın!» (deyiverdik). Andolsun ki, onları sabahleyin erkenden bir daimi azab yakaladı. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Bir sabah erken kendilerine, önü alınmaz bir azap gelip çattı. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Andolsun ki bir sabah erkenden, bir azap çöküverdi. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Bir sabah kendilerini, yakalarını hiç bırakmayacak bir azap bastırıverdi. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Sabah erken, onları kararlı bir azâb yakaladı.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Bir sabah vakti, yakalarını bir daha bırakmayacak bir azap onları yakalayıverdi. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.