| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| ÊVFVE: yerine getirin
| BELAGVD̃: akitleri(zi)
| ÊḪLT: helal kılındı
| LKM: sizin için
| BHYMT: dört ayaklı
| ELÊNAEM: hayvanlar
| ÎLE: dışındaki
| ME:
| YTL: oku(nup açıkla)nacak olanların
| ALYKM: size
| ĞYR:
| MḪLY: helal saymamak şartiyle
| ELṦYD̃: avlanmayı
| VÊNTM: siz
| ḪRM: ihramda iken
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YḪKM: hükmünü verir
| ME: ne
| YRYD̃: istediği
| (5:1)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| LE:
| TḪLVE: saygısızlık etmeyin
| ŞAEÙR: işaretlerine
| ELLH: Allah'ın
| VLE: ve
| ELŞHR: aya
| ELḪREM: haram
| VLE: ve
| ELHD̃Y: kurbana
| VLE: ve
| ELGLEÙD̃: gerdanlık(lı kurban)lara
| VLE: ve yok
| ËMYN: -gelenlere
| ELBYT: Yapıya
| ELḪREM: Yasak/Haram(yok)
| YBTĞVN: arayarak
| FŽLE: lutfunu
| MN:
| RBHM: Rablerinin
| VRŽVENE: ve rızasını
| VÎZ̃E: ve zaman
| ḪLLTM: serbestleştiği
| FEṦŦED̃VE: avlanabilirsiniz
| VLE:
| YCRMNKM: sizi itmesin
| ŞN ËN: beslediğiniz kin
| GVM: bir topluma karşı
| ÊN: dolayı
| ṦD̃VKM: sizi çevirdiklerinden
| AN:
| ELMSCD̃: Mescid-i
| ELḪREM: Haram'dan
| ÊN:
| TATD̃VE: suç işlemeğe
| VTAEVNVE: ve yardımlaşın
| AL: üzerinde
| ELBR: iyilik
| VELTGV: ve takva
| VLE:
| TAEVNVE: yardımlaşmayın
| AL: üzerinde
| ELÎS̃M: günah
| VELAD̃VEN: ve düşmanlık
| VETGVE: ve korkun
| ELLH: Allah'tan
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah'ın
| ŞD̃YD̃: çetindir
| ELAGEB: azabı
| (5:2)
| ALYKM: size
| ELMYTT: leş
| VELD̃M: ve kan
| VLḪM: ve eti
| ELḢNZYR: domuz
| VME: ve şeyler
| ÊHL: boğazlanan
| LĞYR: başkası adına
| ELLH: Allah'tan
| BH: O'na
| VELMNḢNGT: ve boğulmuş
| VELMVGVZ̃T: ve vurulmuş
| VELMTRD̃YT: ve yukarıdan düşmüş
| VELNŦYḪT: ve boynuzlanmış
| VME: ve şeyler (havyanlar)
| ÊKL: yediği
| ELSBA: canavarın
| ÎLE: hariç
| ME:
| Z̃KYTM: sizin kestikleriniz
| VME: ve şeyler
| Z̃BḪ: boğazlanan
| AL: üzerine
| ELNṦB: dikili taşlar
| VÊN:
| TSTGSMVE: ve kısmet (şans) aramanız
| BELÊZLEM: fal oklariyle
| Z̃LKM: bunlar
| FSG: fısktır
| ELYVM: bugün artık
| YÙS: umudu kesmişlerdir
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| MN:
| D̃YNKM: sizin dininizden
| FLE:
| TḢŞVHM: onlardan korkmayın
| VEḢŞVN: benden korkun
| ELYVM: bugün
| ÊKMLT: olgunlaştırdım
| LKM: sizin için
| D̃YNKM: dininizi
| VÊTMMT: ve tamamladım
| ALYKM: size
| NAMTY: ni'metimi
| VRŽYT: ve razı oldum
| LKM: sizin için
| ELÎSLEM: İslam'a
| D̃YNE: din olarak
| FMN: kim
| EŽŦR: daralırsa
| FY: -ta
| MḢMṦT: yoksunluk-
| ĞYR:
| MTCENF: istekle yönelmeden
| LÎS̃M: günaha
| FÎN: doğrusu
| ELLH: Allah
| ĞFVR: bağışlayandır
| RḪYM: esirgeyendir
| (5:3)
| MEZ̃E: neyin
| ÊḪL: helal kılındığını
| LHM: kendilerine
| GL: de ki
| ÊḪL: helal kılındı
| LKM: size
| ELŦYBET: iyi ve temiz şeyler
| VME:
| ALMTM: yetiştirdiğiniz
| MN:
| ELCVERḪ: hayvanların
| MKLBYN: avcı
| TALMVNHN: öğreterek
| MME:
| ALMKM: size öğrettiğinden
| ELLH: Allah'ın
| FKLVE: yeyin
| MME: şeylerden
| ÊMSKN: tuttukları
| ALYKM: sizin için
| VEZ̃KRVE: ve anın
| ESM: adını
| ELLH: Allah'ın
| ALYH: üzerine
| VETGVE: korkun
| ELLH: Allah'tan
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| SRYA: çabuk görendir
| ELḪSEB: hesabı
| (5:4)
| ÊḪL: helal kılındı
| LKM: size
| ELŦYBET: iyi ve temiz şeyler
| VŦAEM: ve yemeği
| ELZ̃YN: kendilerine
| ÊVTVE: verilenlerin
| ELKTEB: Kitap
| ḪL: helal
| LKM: size
| VŦAEMKM: sizin yemeğiniz de
| ḪL: helaldir
| LHM: onlara
| VELMḪṦNET: ve namuslu kadınlar
| MN: -dan
| ELMÙMNET: inanan kadınlar-
| VELMḪṦNET: ve namuslu kadınlar
| MN:
| ELZ̃YN: kendilerine
| ÊVTVE: verilenlerden
| ELKTEB: Kitap
| MN:
| GBLKM: sizden önce
| ÎZ̃E: zaman
| ËTYTMVHN: verdiğiniz
| ÊCVRHN: mehirlerini
| MḪṦNYN: iffetli kişiler olarak
| ĞYR:
| MSEFḪYN: zinadan kaçınan
| VLE:
| MTḢZ̃Y: ve tutmayan
| ÊḢD̃EN: gizli dost
| VMN: ve kim
| YKFR: inkar ederse
| BELÎYMEN: imânı
| FGD̃: muhakkak
| ḪBŦ: boşa çıkmıştır
| AMLH: onun ameli
| VHV: ve o
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| MN:
| ELḢESRYN: kaybedenlerdendir
| (5:5)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: -kimseler
| ËMNVE: doğrulayan/emin-
| ÎZ̃E: -zaman
| GMTM: doğrulduğunuz-
| ÎL:
| ELṦLET: SaLâTe / Desteğe
| FEĞSLVE: yıkayın
| VCVHKM: yüzlerinizi
| VÊYD̃YKM: ve ellerizi
| ÎL: kadar
| ELMREFG: dirseklere
| VEMSḪVE: ve meshedin
| BRÙVSKM: başlarınızı
| VÊRCLKM: ve ayaklarınızı
| ÎL: kadar
| ELKABYN: topuklara
| VÎN: ve eğer
| KNTM: iseniz
| CNBE: cünüp
| FEŦHRVE: tam temizlenin
| VÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| MRŽ: hasta
| ÊV: yahut
| AL: üzerinde
| SFR: seyahat
| ÊV: yahut
| CEÙ: gelmişse
| ÊḪD̃: biriniz
| MNKM: sizden
| MN:
| ELĞEÙŦ: tuvaletten
| ÊV: ya da
| LEMSTM: dokunmuşsa
| ELNSEÙ: kadınlara
| FLM: ve
| TCD̃VE: bulamamışsanız
| MEÙ: su
| FTYMMVE: teyemmüm edin
| ṦAYD̃E: toprağa
| ŦYBE: temiz
| FEMSḪVE: ve sürün
| BVCVHKM: yüzlerinize
| VÊYD̃YKM: ve ellerinize
| MNH: ondan
| ME:
| YRYD̃: istemiyor
| ELLH: Allah
| LYCAL: çıkarmak
| ALYKM: size
| MN: hiçbir
| ḪRC: güçlük
| VLKN: fakat
| YRYD̃: istiyor
| LYŦHRKM: sizi temizlemek
| VLYTM: ve tamamlamak
| NAMTH: ni'metini
| ALYKM: size olan
| LALKM: umulur ki
| TŞKRVN: şükredersiniz
| (5:6)
| NAMT: ni'metini
| ELLH: Allah'ın
| ALYKM: size olan
| VMYS̃EGH: ve sözünü
| ELZ̃Y: öyle ki
| VES̃GKM: verdiniz
| BH: O'na
| ÎZ̃: hani
| GLTM: demiştiniz
| SMANE: işittik
| VÊŦANE: ve ita'at ettik
| VETGVE: korkun
| ELLH: Allah'tan
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| ALYM: bilir
| BZ̃ET: özünü
| ELṦD̃VR: göğüslerin
| (5:7)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| KVNVE: olun
| GVEMYN: (hakkı) ayakta tutan
| LLH: Allah için
| ŞHD̃EÙ: şahidlik edenler
| BELGSŦ: adaletle
| VLE:
| YCRMNKM: sizi saptırmasın
| ŞN ËN: duyduğunuz kin
| GVM: bir topluluğa
| AL: karşı
| ÊLE:
| TAD̃LVE: adaletten
| EAD̃LVE: adil davranın
| HV: bu
| ÊGRB: daha yakındır
| LLTGV: takvaya
| VETGVE: korkun
| ELLH: Allah'tan
| ÎN: kuşkusuz
| ELLH: Allah
| ḢBYR: haber almaktadır
| BME: şeyleri
| TAMLVN: yaptıklarınız
| (5:8)
| ELLH: Allah
| ELZ̃YN: kimselere
| ËMNVE: inanan(lara)
| VAMLVE: ve yapanlara
| ELṦELḪET: iyi işler
| LHM: onlarındır
| MĞFRT: bağışlama
| VÊCR: ve mükafat
| AƵYM: büyük
| (5:9)
| KFRVE: inkar eden(ler)
| VKZ̃BVE: ve yalanlayanlar ise
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| ÊVLÙK: onlar
| ÊṦḪEB: halkıdır
| ELCḪYM: cehennemin
| (5:10)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| EZ̃KRVE: hatırlayın
| NAMT: ni'metini
| ELLH: Allah'ın
| ALYKM: size olan
| ÎZ̃: hani
| HM: yeltenmişti
| GVM: bir topluluk
| ÊN:
| YBSŦVE: uzatmağa (saldırmaya)
| ÎLYKM: size
| ÊYD̃YHM: ellerini
| FKF: (Allah) çekmişti
| ÊYD̃YHM: onların ellerini
| ANKM: sizden
| VETGVE: korkun
| ELLH: Alah'tan
| VAL: ve
| ELLH: Allah'a
| FLYTVKL: dayansınlar
| ELMÙMNVN: Mü'minler
| (5:11)
| ÊḢZ̃: almıştı
| ELLH: Allah
| MYS̃EG: söz
| BNY: oğullarından
| ÎSREÙYL: İsrail
| VBAS̃NE: ve göndermiştik
| MNHM: içlerinden
| ES̃NY: iki (on iki)
| AŞR: on (on iki)
| NGYBE: başkan
| VGEL: demişti ki
| ELLH: Allah
| ÎNY: şüphesiz ben
| MAKM: sizinle beraberim
| LÙN: eğer
| ÊGMTM: -doğrulur
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| V ËTYTM: ve -verirseniz
| ELZKET: zekatı-
| V ËMNTM: ve doğrularsanız/inanırsanız
| BRSLY: elçilerimle
| VAZRTMVHM: ve onlara yardım ederseniz
| VÊGRŽTM: ve borç verirseniz
| ELLH: Allah'a
| GRŽE: bir borç
| ḪSNE: güzel
| LÊKFRN: elbette örterim
| ANKM: sizin
| SYÙETKM: günahlarınızı
| VLÊD̃ḢLNKM: ve sizi sokarım
| CNET: cennetlere
| TCRY: akan
| MN:
| TḪTHE: altlarından
| ELÊNHER: ırmaklar
| FMN: kim
| KFR: inkar ederse
| BAD̃: sonra
| Z̃LK: bundan
| MNKM: sizden
| FGD̃: muhakkak
| ŽL: sapmış olur
| SVEÙ: düz
| ELSBYL: yoldan
| (5:12)
| NGŽHM: bozmaları
| MYS̃EGHM: sözlerini
| LANEHM: onları la'netledik
| VCALNE: ve yaptık
| GLVBHM: kalblerini
| GESYT: kaskatı
| YḪRFVN: kaydırıyorlar
| ELKLM: kelimeleri
| AN:
| MVEŽAH: yerlerinden
| VNSVE: ve unuttular
| ḪƵE: pay almayı
| MME: şeyden
| Z̃KRVE: öğütlenen
| BH: kendilerine
| VLE: asla
| TZEL: daima
| TŦLA: muttali olursun
| AL: üzerinde (olduklarına)
| ḢEÙNT: hainlik
| MNHM: onlardan
| ÎLE: hariç
| GLYLE: pek azı
| MNHM: içlerinden
| FEAF: yine de affet
| ANHM: onları
| VEṦFḪ: ve aldırma
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YḪB: sever
| ELMḪSNYN: güzel davrananları
| (5:13)
| ELZ̃YN: kimselerin
| GELVE: diyen(lerin)
| ÎNE: biz
| NṦER: hıristiyanız
| ÊḢZ̃NE: almıştık
| MYS̃EGHM: sözünü
| FNSVE: ama unuttular
| ḪƵE: pay almayı
| MME: şeyden
| Z̃KRVE: öğütlenen
| BH: kendilerine
| FÊĞRYNE: bu yüzden saldık
| BYNHM: aralarına
| ELAD̃EVT: düşmanlık
| VELBĞŽEÙ: ve kin
| ÎL: kadar
| YVM: gününe
| ELGYEMT: kıyamet
| VSVF: ve yakında
| YNBÙHM: onlara haber verecektir
| ELLH: Allah
| BME: şeyleri
| KENVE: oldukları
| YṦNAVN: yapmakta
| (5:14)
| ÊHL: halk
| ELKTEB: Kitap
| GD̃: muhakkak
| CEÙKM: size geldi
| RSVLNE: elçimiz
| YBYN: açıklıyor
| LKM: size
| KS̃YRE: çoğunu
| MME: şeylerin
| KNTM: olduğunuz
| TḢFVN: gizlemiş
| MN: -tan
| ELKTEB: Kitap-
| VYAFV: vaz geçiyor
| AN: -ndan
| KS̃YR: çoğu-
| GD̃: gerçekten
| CEÙKM: size gelmiştir
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| NVR: bir nur
| VKTEB: ve bir Kitap
| MBYN: açık
| (5:15)
| BH: onunla
| ELLH: Allah
| MN: kimseleri
| ETBA: uyan
| RŽVENH: rızasına
| SBL: yollarına
| ELSLEM: esenlik
| VYḢRCHM: ve onları çıkarır
| MN: -dan
| ELƵLMET: karanlıklar-
| ÎL:
| ELNVR: aydınlığa
| BÎZ̃NH: kendi izniyle
| VYHD̃YHM: ve iletir
| ÎL:
| ṦREŦ: bir yola
| MSTGYM: dosdoğru
| (5:16)
| KFR: küfre gitmişlerdir
| ELZ̃YN: kimseler
| GELVE: diyen(ler)
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| HV: o
| ELMSYḪ: Mesih'tir
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| GL: de ki
| FMN: öyle ise kim
| YMLK: sahipse
| MN: karşı
| ELLH: Allah'a
| ŞYÙE: bir şeye
| ÎN: eğer
| ÊRED̃: isterse
| ÊN:
| YHLK: helak etmek
| ELMSYḪ: Mesih'i
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| VÊMH: ve annesini
| VMN: ve kimseleri
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzündeki
| CMYAE: hepsini
| VLLH: Allah'ındır
| MLK: mülkü
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| VME: ve bulunanların
| BYNHME: ikisinin arasında
| YḢLG: yaratır
| ME:
| YŞEÙ: dilediğini
| VELLH: Allah
| AL:
| KL: he
| ŞYÙ: şeyi
| GD̃YR: yapabilendir
| (5:17)
| ELYHVD̃: Yahudiler
| VELNṦER: ve hıristiyanlar
| NḪN: biz
| ÊBNEÙ: oğullarıyız
| ELLH: Allah'ın
| VÊḪBEÙH: ve sevgilileriyiz
| GL: de ki
| FLM: o halde niçin
| YAZ̃BKM: size azabediyor
| BZ̃NVBKM: günahlarınızdan ötürü
| BL: hayır
| ÊNTM: siz de
| BŞR: birer insansınız
| MMN:
| ḢLG: O'nun yaratıklarından
| YĞFR: bağışlar
| LMN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| VYAZ̃B: ve azabeder
| MN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VLLH: Allah'ındır
| MLK: mülkü
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| VME: bulunan herşeyin
| BYNHME: ve ikisi arasında
| VÎLYH: O'nadır
| ELMṦYR: dönüş de
| (5:18)
| ÊHL: halk
| ELKTEB: Kitap
| GD̃: muhakkak
| CEÙKM: size geldi
| RSVLNE: Elçimiz
| YBYN: gerçekleri açıklıyan
| LKM: size
| AL:
| FTRT: arasının kesildiği sırada
| MN:
| ELRSL: elçilerin
| ÊN:
| TGVLVE: demeyesiniz
| ME:
| CEÙNE: bize gelmedi
| MN:
| BŞYR: bir müjdeleyici
| VLE: ve ne de
| NZ̃YR: bir uyarıcı
| FGD̃: işte
| CEÙKM: size geldi
| BŞYR: müjdeleyici
| VNZ̃YR: ve uyarıcı
| VELLH: Allah
| AL:
| KL: her
| ŞYÙ: şeye
| GD̃YR: kadirdir
| (5:19)
| GEL: demişti
| MVS: Musa
| LGVMH: kavmine
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| EZ̃KRVE: hatırlayın
| NAMT: ni'metini
| ELLH: Allah'ın
| ALYKM: size olan
| ÎZ̃: zira (O)
| CAL: var etti
| FYKM: aranızda
| ÊNBYEÙ: peygamberler
| VCALKM: ve sizi yaptı
| MLVKE: krallar
| V ËTEKM: ve size verdi
| ME: şeyleri
| LM:
| YÙT: vermediği
| ÊḪD̃E: hiç kimseye
| MN:
| ELAELMYN: dünyalarda
| (5:20)
| GVM: kavmim
| ED̃ḢLVE: girin
| ELÊRŽ: toprağa
| ELMGD̃ST: Kutsal
| ELTY: ki
| KTB: yaz(ıp nasibet)diği
| ELLH: Allah'ın
| LKM: size
| VLE:
| TRTD̃VE: dönmeyin
| AL:
| ÊD̃BERKM: arkanıza
| FTNGLBVE: yoksa dönersiniz
| ḢESRYN: kaybedenlere
| (5:21)
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÎN: şüphesiz
| FYHE: orada vardır
| GVME: bir millet
| CBERYN: zorba
| VÎNE: ve şüphesiz biz
| LN:
| ND̃ḢLHE: oraya girmeyiz
| ḪT: kadar
| YḢRCVE: onlar çıkıncaya
| MNHE: oradan
| FÎN: eğer
| YḢRCVE: çıkarlarsa
| MNHE: oradan
| FÎNE: o zaman biz
| D̃EḢLVN: gireriz
| (5:22)
| RCLEN: iki adam
| MN: -den
| ELZ̃YN: kimseler-
| YḢEFVN: korkanlar(dan)
| ÊNAM: ni'met verdiği
| ELLH: Allah'ın
| ALYHME: kendilerine
| ED̃ḢLVE: girin
| ALYHM: onların üzerine
| ELBEB: kapıdan
| FÎZ̃E: eğer
| D̃ḢLTMVH: girerseniz
| FÎNKM: muhakkak ki siz
| ĞELBVN: galib gelirsiniz
| VAL: ve
| ELLH: Allah'a
| FTVKLVE: dayanın
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| MÙMNYN: inanıyor
| (5:23)
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÎNE: şüphesiz biz
| LN:
| ND̃ḢLHE: oraya girmeyiz
| ÊBD̃E: asla
| ME:
| D̃EMVE: onlar olduğu sürece
| FYHE: orada
| FEZ̃HB: gidin
| ÊNT: sen
| VRBK: ve Rabbin
| FGETLE: savaşın
| ÎNE: şüphesiz biz
| HEHNE: burada
| GEAD̃VN: oturuyoruz
| (5:24)
| RB: Ya Rabbi
| ÎNY: elbette ben
| LE:
| ÊMLK: malik değilim
| ÎLE: başkasına
| NFSY: kendimden
| VÊḢY: ve kardeşimden
| FEFRG: ayır
| BYNNE: aramızı
| VBYN: ve arasını
| ELGVM: toplumun
| ELFESGYN: yoldan çıkmış
| (5:25)
| FÎNHE: şüphesiz orası
| MḪRMT: yasaklandı
| ALYHM: onlara
| ÊRBAYN: kırk
| SNT: yıl
| YTYHVN: şaşkın şaşkın dolaşacaklar
| FY:
| ELÊRŽ: o yerde
| FLE:
| TÊS: sen üzülme
| AL: üzerine
| ELGVM: toplum
| ELFESGYN: yoldan çıkmış
| (5:26)
| ALYHM: onlara
| NBÊ: haberini
| EBNY: iki oğlunun
| ËD̃M: Adem
| BELḪG: gerçek olarak
| ÎZ̃: hani
| GRBE: sunmuşlardı
| GRBENE: birer kurban
| FTGBL: kabul edilmiş
| MN:
| ÊḪD̃HME: birinden
| VLM:
| YTGBL: kabul edilmemişti
| MN:
| EL ËḢR: ötekinden
| GEL: demişti
| LÊGTLNK: seni öldüreceğim
| GEL: dedi
| ÎNME: sadece
| YTGBL: kabul eder
| ELLH: Allah
| MN:
| ELMTGYN: korunanlardan
| (5:27)
| BSŦT: sen uzatırsan
| ÎLY: bana
| YD̃K: elini
| LTGTLNY: beni öldürmek için
| ME:
| ÊNE: ben
| BBESŦ: uzatmam
| YD̃Y: elimi
| ÎLYK: sana
| LÊGTLK: seni öldürmek için
| ÎNY: çünkü ben
| ÊḢEF: korkarım
| ELLH: Allah'tan
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (5:28)
| ÊRYD̃: isterim ki
| ÊN:
| TBVÙ: sen yüklenip
| BÎS̃MY: benim günahımı
| VÎS̃MK: ve kendi günahını
| FTKVN: olasın
| MN:
| ÊṦḪEB: halkından
| ELNER: ateş
| VZ̃LK: ve budur
| CZEÙ: cezası
| ELƵELMYN: zalimlerin
| (5:29)
| LH: onu
| NFSH: nefsi
| GTL: öldürmeye
| ÊḢYH: kardeşini
| FGTLH: ve onu öldürdü
| FÊṦBḪ: böylece oldu
| MN: -dan
| ELḢESRYN: ziyana uğrayanlar-
| (5:30)
| ELLH: Allah
| ĞREBE: bir karga
| YBḪS̃: eşeleyen
| FY:
| ELÊRŽ: yeri
| LYRYH: ona göstermek için
| KYF: nasıl
| YVERY: gömeceğini
| SVÙT: cesedini
| ÊḢYH: kardeşinin
| GEL: dedi
| YE: EY/HEY/AH
| VYLTE: yazık
| ÊACZT: aciz miyim
| ÊN:
| ÊKVN: ben olmaya
| MS̃L: gibi
| HZ̃E: şu
| ELĞREB: karga
| FÊVERY: gömmekten
| SVÙT: cesedini
| ÊḢY: kardeşimin
| FÊṦBḪ: ve oldu
| MN: -dan
| ELNED̃MYN: pişman olanlar-
| (5:31)
| ÊCL: sebeple
| Z̃LK: işte bu
| KTBNE: yazdık
| AL: üzerine
| BNY: oğullarına
| ÎSREÙYL: İsrail
| ÊNH: şüphesiz
| MN: kim
| GTL: öldürürse
| NFSE: bir canı
| BĞYR: olmaksızın
| NFS: bir cana karşılık
| ÊV: ya da
| FSED̃: bozgunculuğa karşı
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| FKÊNME: sanki gibidir
| GTL: öldürmüş
| ELNES: insanları
| CMYAE: bütün
| VMN: ve kim de
| ÊḪYEHE: onu yaşatırsa
| FKÊNME: gibi olur
| ÊḪYE: yaşatmış
| ELNES: insanları
| CMYAE: bütün
| VLGD̃: ve andolsun
| CEÙTHM: onlara getirdiler
| RSLNE: elçilerimiz
| BELBYNET: açık deliller
| S̃M: ama
| ÎN: muhakkak
| KS̃YRE: çoğu
| MNHM: onlardan
| BAD̃: sonra da
| Z̃LK: bundan
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| LMSRFVN: israf etmektedirler
| (5:32)
| CZEÙ: cezası
| ELZ̃YN: kimselerin
| YḪERBVN: savaşanların
| ELLH: Allah
| VRSVLH: ve elçisiyle
| VYSAVN: ve çalışanların
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| FSED̃E: bozgunculuk yapmağa
| ÊN:
| YGTLVE: öldürülmeleri
| ÊV: veya
| YṦLBVE: asılmaları
| ÊV: yada
| TGŦA: kesilmesi
| ÊYD̃YHM: ellerinin
| VÊRCLHM: ve ayaklarının
| MN:
| ḢLEF: çapraz
| ÊV: veya
| YNFVE: sürülmeleridir
| MN:
| ELÊRŽ: bulundukları yerden
| Z̃LK: bu
| LHM: onlar için
| ḢZY: bir rezilliktir
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| VLHM: ve Onların
| FY:
| EL ËḢRT: Âhirette ise
| AZ̃EB: bir azab
| AƵYM: büyük
| (5:33)
| ELZ̃YN: kimseler
| TEBVE: tevbe eden(ler)
| MN:
| GBL: önce
| ÊN:
| TGD̃RVE: ele geçirmenizden
| ALYHM: onları
| FEALMVE: bilin ki
| ÊN: muhakkak
| ELLH: Allah
| ĞFVR: bağışlayandır
| RḪYM: esirgeyendir
| (5:34)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| ETGVE: korkun
| ELLH: Allah'tan
| VEBTĞVE: ve arayın
| ÎLYH: O'na
| ELVSYLT: yol
| VCEHD̃VE: ve cihadedin
| FY:
| SBYLH: O'nun yolunda
| LALKM: umulur ki
| TFLḪVN: kurtuluşa erersiniz
| (5:35)
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| LV: eğer
| ÊN: şüphesiz
| LHM: kendilerinin olsa
| ME: olanların
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| CMYAE: hepsi
| VMS̃LH: ve onun bir katı daha
| MAH: onunla beraber
| LYFTD̃VE: fidye verseler
| BH: onu
| MN:
| AZ̃EB: azabına karşılık
| YVM: gününün
| ELGYEMT: kıyamet
| ME:
| TGBL: kabul edilmez
| MNHM: kendilerinden
| VLHM: ve Onların
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (5:36)
| ÊN:
| YḢRCVE: çıkmak
| MN: -ten
| ELNER: ateş-
| VME: ve değillerdir
| HM: onlar
| BḢERCYN: çıkacak
| MNHE: oradan
| VLHM: ve Onların
| AZ̃EB: bir azab
| MGYM: sürekli
| (5:37)
| VELSERGT: ve hırsızlık eden kadının
| FEGŦAVE: kesin
| ÊYD̃YHME: ellerini
| CZEÙ: bir ceza olarak
| BME: karşılık
| KSBE: yaptıklarına
| NKELE: ibret verici
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| VELLH: ve Allah
| AZYZ: daima üstündür
| ḪKYM: hüküm ve hikmet sahibidir
| (5:38)
| TEB: tevbe eder
| MN:
| BAD̃: sonra
| ƵLMH: yaptığı haksızlıktan
| VÊṦLḪ: ve uslanırsa
| FÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YTVB: tevbesini kabul eder
| ALYH: onun
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| ĞFVR: bağışlayan
| RḪYM: acıyandır
| (5:39)
| TALM: bilmez misin ki
| ÊN: şüphesiz
| ELLH: Allah'a
| LH: aittir
| MLK: mülkü
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| YAZ̃B: azabeder
| MN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VYĞFR: ve bağışlar
| LMN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| VELLH: Allah
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (5:40)
| ÊYHE: SİZ!
| ELRSVL: Elçi
| LE:
| YḪZNK: seni üzmesin
| ELZ̃YN: kimseler
| YSERAVN: yarış eden(ler)
| FY:
| ELKFR: küfürde
| MN:
| ELZ̃YN: onlar ki
| GELVE: derler
| ËMNE: inandık
| BÊFVEHHM: ağızlariyle
| VLM:
| TÙMN: inanmamış iken
| GLVBHM: kalbleri
| VMN: ve arasında
| ELZ̃YN: olanlar
| HED̃VE: yahudi(ler)
| SMEAVN: kulak verirler
| LLKZ̃B: yalana
| SMEAVN: kulak verirler
| LGVM: bir kavme
| ËḢRYN: başka
| LM:
| YÊTVK: sana gelmemiş olan
| YḪRFVN: onlar kaydırırlar
| ELKLM: kelimeleri
| MN:
| BAD̃: bazısının
| MVEŽAH: yerlerinden
| YGVLVN: derler
| ÎN: eğer
| ÊVTYTM: size verilirse
| HZ̃E: bu
| FḢZ̃VH: alın
| VÎN: ve eğer
| LM:
| TÙTVH: verilmezse
| FEḪZ̃RVE: sakının
| VMN: ve birini
| YRD̃: isterse
| ELLH: Allah
| FTNTH: şaşırtmak
| FLN:
| TMLK: sen yapamazsın
| LH: onun için
| MN: karşı
| ELLH: Allah'a
| ŞYÙE: hiçbir şey
| ÊVLÙK: işte onlar
| ELZ̃YN: o kimseler ki
| LM:
| YRD̃: istememiştir
| ELLH: Allah
| ÊN:
| YŦHR: temizlemesini
| GLVBHM: kalblerini
| LHM: onlar için vardır
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| ḢZY: rezillik
| VLHM: ve Onların
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette de
| AZ̃EB: bir azab
| AƵYM: büyük
| (5:41)
| LLKZ̃B: yalana
| ÊKELVN: yerler
| LLSḪT: haram
| FÎN: eğer
| CEÙVK: sana gelirlerse
| FEḪKM: hüküm ver
| BYNHM: aralarında
| ÊV: yada
| ÊARŽ: yüz çevir
| ANHM: onlardan
| VÎN: eğer
| TARŽ: yüz çevirirsen
| ANHM: onlardan
| FLN: asla
| YŽRVK: sana zarar veremezler
| ŞYÙE: hiçbir
| VÎN: ve eğer
| ḪKMT: hüküm verirsen
| FEḪKM: hüküm ver
| BYNHM: aralarında
| BELGSŦ: adaletle
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YḪB: sever
| ELMGSŦYN: adalet yapanları
| (5:42)
| YḪKMVNK: seni hakem yapıyorlar
| VAND̃HM: yanlarında dururken
| ELTVRET: Tevrat
| FYHE: içinde bulunan
| ḪKM: hükmü
| ELLH: Allah'ın
| S̃M: sonra
| YTVLVN: dönüyorlar
| MN:
| BAD̃: sonra da
| Z̃LK: ondan
| VME: değillerdir
| ÊVLÙK: onlar
| BELMÙMNYN: inanıyor
| (5:43)
| ÊNZLNE: biz indirdik
| ELTVRET: Tevrat'ı
| FYHE: onda vardır
| HD̃: yol gösterme
| VNVR: ve nur
| YḪKM: hüküm verirlerdi
| BHE: onunla
| ELNBYVN: peygamberler
| ELZ̃YN: öyle ki
| ÊSLMVE: İslam olmuş
| LLZ̃YN: kimselere
| HED̃VE: yahudi(lere)
| VELRBENYVN: ve Rabbanilere
| VELÊḪBER: ve alimlere
| BME: dolayı
| ESTḪFƵVE: korumakla görevlendirildiklerinden
| MN:
| KTEB: Kitabını
| ELLH: Allah'ın
| VKENVE: idiler
| ALYH: onun üzerine
| ŞHD̃EÙ: şahitler
| FLE:
| TḢŞVE: korkmayın
| ELNES: insanlardan
| VEḢŞVN: benden korkun
| VLE:
| TŞTRVE: ve satmayın
| B ËYETY: benim ayetlerimi
| S̃MNE: bir paraya
| GLYLE: azıcık
| VMN: ve kim
| LM:
| YḪKM: hükmetmezse
| BME: ile
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| FÊVLÙK: işte
| HM: onlar
| ELKEFRVN: kafirlerdir
| (5:44)
| ALYHM: onlara
| FYHE: onda
| ÊN: mukakkak
| ELNFS: cana
| BELNFS: can
| VELAYN: ve göze
| BELAYN: göz
| VELÊNF: ve buruna
| BELÊNF: burun
| VELÊZ̃N: ve kulağa
| BELÊZ̃N: kulak
| VELSN: ve dişe
| BELSN: diş
| VELCRVḪ: ve yaralara
| GṦEṦ: kısas
| FMN: kim
| TṦD̃G: bağışlarsa
| BH: bunu
| FHV: o
| KFERT: keffaret olur
| LH: kendisi için
| VMN: ve kim
| LM:
| YḪKM: hükmetmezse
| BME: ile
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| FÊVLÙK: işte
| HM: onlar
| ELƵELMVN: zalimlerdir
| (5:45)
| AL: üzerine
| ËS̃ERHM: onların ardından
| BAYS: Îsa'yı
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| MṦD̃GE: doğrulayıcı olarak
| LME: olan
| BYN:
| YD̃YH: ellerinde
| MN:
| ELTVRET: Tevrat'ı
| V ËTYNEH: ve ona verdik
| ELÎNCYL: İncil'i
| FYH: içinde bulunan
| HD̃: yol gösterme
| VNVR: ve nur
| VMṦD̃GE: ve doğrulayan
| LME: olan
| BYN:
| YD̃YH: ellerinde
| MN:
| ELTVRET: Tevrat'ı
| VHD̃: ve yol gösterici
| VMVAƵT: ve öğüt
| LLMTGYN: korunanlar için
| (5:46)
| ÊHL: sahipleri
| ELÎNCYL: İncil
| BME: ile
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| FYH: onda
| VMN: ve kim
| LM:
| YḪKM: hükmetmezse
| BME: ilr
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| FÊVLÙK: işte
| HM: onlar
| ELFESGVN: fasıklardır
| (5:47)
| ÎLYK: sana
| ELKTEB: Kitabı
| BELḪG: gerçekle
| MṦD̃GE: doğrulayıcı
| LME: bulunan
| BYN:
| YD̃YH: ellerinde
| MN:
| ELKTEB: Kitabı
| VMHYMNE: ve kollayıp koruyucu olarak
| ALYH: onu
| FEḪKM: artık hükmet
| BYNHM: onların aralarında
| BME: ile
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| VLE:
| TTBA: ve uyma
| ÊHVEÙHM: onların keyiflerine
| AME:
| CEÙK: sana gelen
| MN:
| ELḪG: gerçek(ten ayrılıp)
| LKL: her biriniz için
| CALNE: belirledik
| MNKM: sizden
| ŞRAT: bir şeri'at
| VMNHECE: ve bir yol
| VLV: ve eğer
| ŞEÙ: isteseydi
| ELLH: Allah
| LCALKM: hepinizi yapardı
| ÊMT: ümmet
| VEḪD̃T: bir tek
| VLKN: fakat
| LYBLVKM: sizi sınamak istedi
| FY:
| ME: ile
| ËTEKM: size verdiği
| FESTBGVE: öyleyse koşun
| ELḢYRET: hayır işlerine
| ÎL:
| ELLH: Allah'adır
| MRCAKM: dönüşü
| CMYAE: hepinizin
| FYNBÙKM: O size haber verecektir
| BME: şeyleri
| KNTM: olduğunuz
| FYH: onda
| TḢTLFVN: ayrılığa düşmüş
| (5:48)
| EḪKM: hükmet
| BYNHM: aralarında
| BME: ile
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| VLE:
| TTBA: uyma
| ÊHVEÙHM: onların keyiflerine
| VEḪZ̃RHM: ve onlardan sakın
| ÊN:
| YFTNVK: seni şaşırtmalarından
| AN: -ndan
| BAŽ: bir kısmı-
| ME: şeylerin
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| ÎLYK: sana
| FÎN: eğer
| TVLVE: dönerlerse
| FEALM: bil ki
| ÊNME: şüphesiz
| YRYD̃: istiyor
| ELLH: Allah
| ÊN:
| YṦYBHM: onları felakete uğratmak
| BBAŽ: bazı
| Z̃NVBHM: günahları yüzünden
| VÎN: ve şüphesiz
| KS̃YRE: çoğu
| MN: -dan
| ELNES: insanlar-
| LFESGVN: yoldan çıkmışlardır
| (5:49)
| ELCEHLYT: cahiliyye
| YBĞVN: arıyorlar
| VMN: kim olabilir?
| ÊḪSN: daha güzel
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| ḪKME: hüküm veren
| LGVM: bir toplum için
| YVGNVN: iyi bilen
| (5:50)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| LE:
| TTḢZ̃VE: edinmeyin
| ELYHVD̃: yahudileri
| VELNṦER: ve hıristiyanları
| ÊVLYEÙ: veliler
| BAŽHM: onların bır kısmı
| ÊVLYEÙ: velileridir
| BAŽ: bir kısmının
| VMN: ve kim
| YTVLHM: onları kendine veli yaparsa
| MNKM: sizden
| FÎNH: mukakkak o
| MNHM: onlardandır
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| LE:
| YHD̃Y: doğru yola iletmez
| ELGVM: toplumu
| ELƵELMYN: zalim
| (5:51)
| ELZ̃YN:
| FY: bulunanların
| GLVBHM: kalblerinde
| MRŽ: hastalık
| YSERAVN: koştuklarını
| FYHM: onların arasına
| YGVLVN: diyerek
| NḢŞ: korkuyoruz
| ÊN:
| TṦYBNE: bize gelmesinden
| D̃EÙRT: bir felaket
| FAS: belki
| ELLH: Allah
| ÊN:
| YÊTY: getirir de
| BELFTḪ: fetih
| ÊV: ya da
| ÊMR: bir iş
| MN:
| AND̃H: kendi katından
| FYṦBḪVE: onlar olurlar
| AL: üzerine
| ME: şeyler
| ÊSRVE: gizledikleri
| FY: içinde
| ÊNFSHM: nefisleri
| NED̃MYN: pişmanlık
| (5:52)
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| ÊHÙLEÙ: bunlar mı o
| ELZ̃YN: kimseler
| ÊGSMVE: yemin edenler
| BELLH: Allah'a
| CHD̃: güçlü
| ÊYMENHM: yeminleriyle
| ÎNHM: kesinlikle
| LMAKM: sizinle beraber olduklarına
| ḪBŦT: boşa çıkmıştır
| ÊAMELHM: bütün çabaları
| FÊṦBḪVE: olmuşlardır
| ḢESRYN: kaybedenlerden
| (5:53)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| MN: kim
| YRTD̃: dönerse
| MNKM: sizden
| AN: -nden
| D̃YNH: dini-
| FSVF: yakında
| YÊTY: getirecektir
| ELLH: Allah
| BGVM: bir toplumu
| YḪBHM: onları seven
| VYḪBVNH: onlar da O'nu severler
| ÊZ̃LT: alçak gönüllüdürler
| AL: karşı
| ELMÙMNYN: Mü'minlere
| ÊAZT: onurlu ve şiddetlidirler
| AL: karşı
| ELKEFRYN: kafirlere
| YCEHD̃VN: cihad ederler
| FY:
| SBYL: yolunda
| ELLH: Allah
| VLE:
| YḢEFVN: korkmazlar
| LVMT: kınamasından
| LEÙM: hiçbir kınayıcının
| Z̃LK: bu
| FŽL: bir lutfudur
| ELLH: Allah'ın
| YÙTYH: onu verir
| MN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VELLH: Allah'(ın)
| VESA: (lutfu) geniştir
| ALYM: bilendir
| (5:54)
| VLYKM: sizin veliniz
| ELLH: Allah(tır)
| VRSVLH: ve Elçisi(dir)
| VELZ̃YN: ve -kimseler
| ËMNVE: doğrulaşan-
| ELZ̃YN: o kimseler
| YGYMVN: doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| VYÙTVN: ve seçerler
| ELZKET: arındıranı
| VHM: ve onlar
| REKAVN: eğilirler
| (5:55)
| YTVL: dost tutarsa
| ELLH: Allah'ı
| VRSVLH: ve Elçisini
| VELZ̃YN: ve kimseleri
| ËMNVE: mü'minleri
| FÎN: yalnız
| ḪZB: taraftarlarıdır
| ELLH: Allah'ın
| HM: onlardır
| ELĞELBVN: galib gelecek olanlar
| (5:56)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| LE:
| TTḢZ̃VE: edinmeyin
| ELZ̃YN: kimseleri
| ETḢZ̃VE: edinen(leri)
| D̃YNKM: dininizi
| HZVE: eğlence
| VLABE: ve oyun
| MN:
| ELZ̃YN: kimselerden
| ÊVTVE: verilenler(den)
| ELKTEB: Kitap
| MN:
| GBLKM: sizden önce
| VELKFER: ve kafirlerden
| ÊVLYEÙ: dost
| VETGVE: ve korkun
| ELLH: Allah'tan
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| MÙMNYN: inanıyor
| (5:57)
| NED̃YTM: seslenildiğiniz-
| ÎL:
| ELṦLET: SaLâTı/Desteği
| ETḢZ̃VHE: -edinmekteler
| HZVE: eğlence-
| VLABE: ve oyun-
| Z̃LK: işte
| BÊNHM: oluşlarıyla
| GVM: -bir topluluk
| LE:
| YAGLVN: düşüncesiz-
| (5:58)
| YE: EY/HEY/AH
| ÊHL: halk
| ELKTEB: Kitap
| HL:
| TNGMVN: hoşlanmıyorsunuz
| MNE: bizden
| ÎLE: sadece
| ÊN: diye (mi?)
| ËMNE: iman ediyoruz
| BELLH: Allah'a
| VME:
| ÊNZL: ve indirilene
| ÎLYNE: bize
| VME: ve şeye
| ÊNZL: indirilen
| MN:
| GBL: bizden önce
| VÊN: oysa
| ÊKS̃RKM: sizin çoğunuz
| FESGVN: yoldan çıkmıştır
| (5:59)
| HL:
| ÊNBÙKM: size söyleyeyim mi?
| BŞR: daha kötüsünü
| MN: -ndan
| Z̃LK: bu-
| MS̃VBT: cezası
| AND̃: katında
| ELLH: Allah
| MN: kim(ler)e
| LANH: la'net etmişse
| ELLH: Allah
| VĞŽB: ve gazab etmişse
| ALYH: onlara
| VCAL: ve yapmışsa
| MNHM: kimlerden
| ELGRD̃T: maymunlar
| VELḢNEZYR: ve domuzlar
| VABD̃: ve tapanlar
| ELŦEĞVT: Tâğût'a
| ÊVLÙK: işte onların
| ŞR: daha kötüdür
| MKENE: yeri
| VÊŽL: ve daha çok sapmışlardır
| AN:
| SVEÙ: düz
| ELSBYL: yoldan
| (5:60)
| CEÙVKM: size geldikleri
| GELVE: derler ki
| ËMNE: inandık
| VGD̃: oysa muhakkak
| D̃ḢLVE: girmişlerdir
| BELKFR: küfürle
| VHM: yine onlar
| GD̃: muhakkak
| ḢRCVE: çıkmışlardır
| BH: onunla
| VELLH: Allah
| ÊALM: daha iyi bilir
| BME: şeyleri
| KENVE: oldukları
| YKTMVN: gizliyor
| (5:61)
| KS̃YRE: çoğunun
| MNHM: onlardan
| YSERAVN: (birbirleriyle) yarıştıklarını
| FY:
| ELÎS̃M: günahta
| VELAD̃VEN: ve düşmanlıkta
| VÊKLHM: ve yemede
| ELSḪT: haram
| LBÙS: ne kötüdür
| ME: şey
| KENVE: oldukları
| YAMLVN: yapmakta
| (5:62)
| YNHEHM: menetmeleri
| ELRBENYVN: Rabbanilerin
| VELÊḪBER: ve hahamların
| AN:
| GVLHM: onlarıv sözlerini
| ELÎS̃M: günah
| VÊKLHM: ve yemelerini
| ELSḪT: haram
| LBÙS: ne kötüdür
| ME: şey
| KENVE: oldukları
| YṦNAVN: yapmakta
| (5:63)
| ELYHVD̃: yahudiler
| YD̃: eli
| ELLH: Allah'ın
| MĞLVLT: bağlıdır
| ĞLT: bağlandı
| ÊYD̃YHM: kendi elleri
| VLANVE: ve la'netlendiler
| BME: ötürü
| GELVE: söylediklerinden
| BL: hayır
| YD̃EH: O'nun iki eli de
| MBSVŦTEN: açıktır
| YNFG: verir
| KYF: nasıl
| YŞEÙ: diliyorsa
| VLYZYD̃N: ve andolsun artıracaktır
| KS̃YRE: çoğunun
| MNHM: onların
| ME: şeye
| ÊNZL: indirilen
| ÎLYK: sana
| MN: -den
| RBK: Rabbin-
| ŦĞYENE: azgınlığını
| VKFRE: ve küfrünü
| VÊLGYNE: biz atmışızdır
| BYNHM: onların aralarına
| ELAD̃EVT: düşmanlık
| VELBĞŽEÙ: ve kin
| ÎL: kadar
| YVM: gününe
| ELGYEMT: kıyamet
| KLME: ne zaman
| ÊVGD̃VE: yakmışlarsa
| NERE: bir ateş
| LLḪRB: savaş için
| ÊŦFÊHE: onu söndürmüştür
| ELLH: Allah
| VYSAVN: ve koşarlar
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| FSED̃E: bozgunculuğa
| VELLH: Allah da
| LE:
| YḪB: sevmez
| ELMFSD̃YN: bozguncuları
| (5:64)
| ÊN: ki
| ÊHL: ehli
| ELKTEB: Kitap
| ËMNVE: inansalardı
| VETGVE: ve korunsalardı
| LKFRNE: örterdik
| ANHM: onların
| SYÙETHM: kötülüklerini
| VLÊD̃ḢLNEHM: ve onları sokardık
| CNET: cennetlere
| ELNAYM: ni'meti bol
| (5:65)
| ÊNHM: onlar
| ÊGEMVE: doğrulur
| ELTVRET: Tevrat
| VELÎNCYL: ve İncil'e
| VME: ve -şeye
| ÊNZL: indirilen-
| ÎLYHM: kendilerine-
| MN: -nden
| RBHM: Rableri-
| LÊKLVE: muhakkak ki yerlerdi
| MN: -nden
| FVGHM: üstleri-
| VMN: ve
| TḪT: altından
| ÊRCLHM: ayaklarının
| MNHM: içlerinde vardır
| ÊMT: bir ümmet
| MGTṦD̃T: tutumlu
| VKS̃YR: ama çoğu
| MNHM: onlardan
| SEÙ: ne kötü
| ME: işler
| YAMLVN: yapıyorlar
| (5:66)
| ÊYHE: SİZ!
| ELRSVL: Elçi
| BLĞ: duyur
| ME: şeyi
| ÊNZL: indirilen
| ÎLYK: sana
| MN: -den
| RBK: Rabbin-
| VÎN: ve eğer
| LM:
| TFAL: bunu yapmazsan
| FME:
| BLĞT: duyurmamış olursun
| RSELTH: O'nun mesajını
| VELLH: Allah
| YAṦMK: seni korur
| MN: -dan
| ELNES: insanlar-
| ÎN: doğrusu
| ELLH: Allah
| LE:
| YHD̃Y: yola iletmez
| ELGVM: toplumunu
| ELKEFRYN: kafirler
| (5:67)
| YE: EY/HEY/AH
| ÊHL: halk
| ELKTEB: Kitap
| LSTM: siz değilsiniz
| AL: üzerinde
| ŞYÙ: bir şey (esas)
| ḪT: kadar
| TGYMVE: uygulayıncaya
| ELTVRET: Tevrat'ı
| VELÎNCYL: ve İncil'i
| VME: ve şeyi
| ÊNZL: indirilen
| ÎLYKM: size
| MN: -den
| RBKM: Rabbi'niz-
| VLYZYD̃N: ve artıracaktır
| KS̃YRE: çoğunun
| MNHM: onlardan
| ME: şey
| ÊNZL: indirilen
| ÎLYK: sana
| MN: -den
| RBK: Rabbin-
| ŦĞYENE: azgınlık
| VKFRE: ve inkarını
| FLE:
| TÊS: sen üzülme
| AL: için
| ELGVM: toplumu
| ELKEFRYN: o kafirler
| (5:68)
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| VELZ̃YN: ve kimseler
| HED̃VE: yahudiler(den)
| VELṦEBÙVN: ve sabiiler(den)
| VELNṦER: ve hıristiyanlar(dan)
| MN: kimseler
| ËMN: inanan
| BELLH: Allah'a
| VELYVM: ve gününe
| EL ËḢR: ahiret
| VAML: ve yapanlara
| ṦELḪE: iyi işler
| FLE: yoktur
| ḢVF: korku
| ALYHM: onlara
| VLE: ve yoktur
| HM: onlara
| YḪZNVN: üzüntü
| (5:69)
| ÊḢZ̃NE: biz almıştık
| MYS̃EG: söz
| BNY: oğullarından
| ÎSREÙYL: İsrail
| VÊRSLNE: ve göndermiştik
| ÎLYHM: onlara
| RSLE: elçiler
| KLME: ne zaman
| CEÙHM: onlara getirdiyse
| RSVL: bir elçi
| BME: bir şey
| LE:
| THV: istemediği
| ÊNFSHM: canlarının
| FRYGE: bir kısmını
| KZ̃BVE: yalanladılar
| VFRYGE: ve bir kısmını da
| YGTLVN: öldürüyorlardı
| (5:70)
| ÊLE:
| TKVN: olmayacak
| FTNT: bir fitne
| FAMVE: kör oldular
| VṦMVE: ve sağır kesildiler
| S̃M: sonra
| TEB: tevbesini kabul etti
| ELLH: Allah
| ALYHM: onların
| S̃M: sonra yine
| AMVE: kör
| VṦMVE: ve sağır kesildiler
| KS̃YR: çokları
| MNHM: onlardan
| VELLH: Allah
| BṦYR: görüyor
| BME: ne ki
| YAMLVN: yapıyorlar
| (5:71)
| KFR: kafir olmuşlardır
| ELZ̃YN: kimseler
| GELVE: diyen(ler)
| ÎN: ancak
| ELLH: Allah
| HV: o
| ELMSYḪ: Mesih'tir
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| VGEL: halbuki demişti ki
| ELMSYḪ: Mesih
| YE: EY/HEY/AH
| BNY: Çocukları
| ÎSREÙYL: İsrail
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| RBY: benim Rabbim
| VRBKM: ve sizin Rabbiniz olan
| ÎNH: zira
| MN: kim
| YŞRK: ortak koşarsa
| BELLH: Allah'a
| FGD̃: muhakkak ki
| ḪRM: haram etmiştir
| ELLH: Allah
| ALYH: ona
| ELCNT: cenneti
| VMÊVEH: ve onun varacağı yer
| ELNER: ateştir
| VME: ve yoktur
| LLƵELMYN: zalimlerin
| MN: hiç
| ÊNṦER: yardımcıları
| (5:72)
| KFR: kafir olmuşlardır
| ELZ̃YN: kimseler
| GELVE: diyen(ler)
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| S̃ELS̃: üçüncüsüdür
| S̃LES̃T: üçün
| VME: oysa yoktur
| MN: hiçbir
| ÎLH: ilah
| ÎLE: başka
| ÎLH: ilahtan
| VEḪD̃: bir olan
| VÎN: eğer
| LM:
| YNTHVE: vazgeçmezlerse
| AME: şeylerden
| YGVLVN: dedikleri
| LYMSN: elbette dokunacaktır
| ELZ̃YN: kimselere
| KFRVE: inkar eden(lere)
| MNHM: onlardan
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (5:73)
| YTVBVN: hala tevbe etmiyorlar mı?
| ÎL:
| ELLH: Allah'a
| VYSTĞFRVNH: O'ndan af dilemiyorlar mı?
| VELLH: Allah
| ĞFVR: bağışlayandır
| RḪYM: esirgeyendir
| (5:74)
| ELMSYḪ: Mesih
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| ÎLE: ancak
| RSVL: bir elçidir
| GD̃: muhakkak
| ḢLT: gelip geçmiştir
| MN:
| GBLH: ondan önce de
| ELRSL: elçiler
| VÊMH: ve annesi de
| ṦD̃YGT: dosdoğruydu
| KENE: ikisi de
| YÊKLEN: yerlerdi
| ELŦAEM: yemek
| ENƵR: bak
| KYF: nasıl
| NBYN: açıklıyoruz
| LHM: onlara
| EL ËYET: ayetleri
| S̃M: sonra
| ENƵR: bak
| ÊN: nasıl
| YÙFKVN: çevriliyorlar
| (5:75)
| ÊTABD̃VN: mi tapıyorsunuz?
| MN:
| D̃VN: bırakıp
| ELLH: Allah'ı
| ME: şeylere
| LE:
| YMLK: gücü yetmeyen
| LKM: size
| ŽRE: zarar vermeye
| VLE: ve
| NFAE: fayda vermeğe
| VELLH: Allah
| HV: odur ki
| ELSMYA: işitendir
| ELALYM: bilendir
| (5:76)
| YE: EY/HEY/AH
| ÊHL: halk
| ELKTEB: Kitap
| LE:
| TĞLVE: aşırılığa dalmayın
| FY:
| D̃YNKM: dininizde
| ĞYR:
| ELḪG: haksız yere
| VLE:
| TTBAVE: ve uymayın
| ÊHVEÙ: keyiflerine
| GVM: bir milletin
| GD̃: kesin olarak
| ŽLVE: sapmış
| MN:
| GBL: önceden
| VÊŽLVE: ve saptırmış
| KS̃YRE: birçoğunu da
| VŽLVE: ve şaşmış
| AN: -ndan
| SVEÙ: doğrusu-
| ELSBYL: yolun
| (5:77)
| ELZ̃YN: kimselere
| KFRVE: inkar eden
| MN: -ndan
| BNY: oğulları-
| ÎSREÙYL: İsrail
| AL: ile
| LSEN: dili
| D̃EVVD̃: Davud
| VAYS: ve Îsa
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| Z̃LK: bu
| BME: sebebiyledir
| AṦVE: isyan etmeleri
| VKENVE: ve (sebebiyledir)
| YATD̃VN: saldırmaları
| (5:78)
| LE:
| YTNEHVN: vazgeçmiyorlar
| AN: -ten
| MNKR: kötülük-
| FALVH: yaptıkları
| LBÙS: ne kötü
| ME: işler
| KENVE: idiler
| YFALVN: yapıyorlar
| (5:79)
| KS̃YRE: çoğunun
| MNHM: onlardan
| YTVLVN: dostluk ettiklerini
| ELZ̃YN: kimselerle
| KFRVE: inkar edenlerle
| LBÙS: ne kötüdür
| ME:
| GD̃MT: (yapıp) gönderdiği
| LHM: kendileri için
| ÊNFSHM: nefislerinin
| ÊN:
| SḢŦ: gazabetmiştir
| ELLH: Allah
| ALYHM: onlara
| VFY: ve içinde
| ELAZ̃EB: azab
| HM: onlar
| ḢELD̃VN: sürekli kalacaklardır
| (5:80)
| KENVE: olsalardı
| YÙMNVN: inanıyor
| BELLH: Allah'a
| VELNBY: Peygambere
| VME: ve şeye
| ÊNZL: indirilen
| ÎLYH: ona
| ME:
| ETḢZ̃VHM: onları edinmezlerdi
| ÊVLYEÙ: veli
| VLKN: ama
| KS̃YRE: çoğu
| MNHM: onlardan
| FESGVN: yoldan çıkmışlardır
| (5:81)
| ÊŞD̃: en yaman
| ELNES: insanlar içerisinde
| AD̃EVT: düşman olarak
| LLZ̃YN: kimselere
| ËMNVE: inanan(lara)
| ELYHVD̃: yahudileri
| VELZ̃YN: kimseleri
| ÊŞRKVE: ve inkar eden(leri)
| VLTCD̃N: ve bulursun
| ÊGRBHM: en yakınları da
| MVD̃T: sevgice
| LLZ̃YN: kimselere
| ËMNVE: inanan(lara)
| ELZ̃YN: kimseleri
| GELVE: diyenleri
| ÎNE: biz
| NṦER: hıristiyanlarız
| Z̃LK: çünkü
| BÊN: şüphesiz
| MNHM: onların içlerinde vardır
| GSYSYN: keşişler
| VRHBENE: ve rahipler
| VÊNHM: ve onlar
| LE:
| YSTKBRVN: büyüklük taslamazlar
| (5:82)
| SMAVE: dinledikleri
| ME: şeyi
| ÊNZL: indirilen
| ÎL:
| ELRSVL: Elçi'ye
| TR: görürsün
| ÊAYNHM: gözlerinin
| TFYŽ: dolup taştığını
| MN:
| ELD̃MA: yaşla
| MME: dolayı
| ARFVE: tanımalarından
| MN:
| ELḪG: gerçekleri
| YGVLVN: derler ki
| RBNE: Rabbimiz
| ËMNE: inandık
| FEKTBNE: bizi yaz
| MA: beraber
| ELŞEHD̃YN: şahidlerle
| (5:83)
| LNE: biz
| LE:
| NÙMN: inanmayalım
| BELLH: Allah'a
| VME: ve neden?
| CEÙNE: bize gelen
| MN:
| ELḪG: gerçeğe
| VNŦMA: umarken
| ÊN:
| YD̃ḢLNE: bizi katmasını
| RBNE: Rabbimizin
| MA: arasına
| ELGVM: toplumlar
| ELṦELḪYN: iyi
| (5:84)
| ELLH: Allah
| BME: dolayı
| GELVE: sözlerinden
| CNET: cennetler
| TCRY: akan
| MN:
| TḪTHE: altlarından
| ELÊNHER: ırmaklar
| ḢELD̃YN: ebedi kalacakları
| FYHE: içinde
| VZ̃LK: işte budur
| CZEÙ: mükafatı
| ELMḪSNYN: güzel davrananların
| (5:85)
| KFRVE: inkar eden(ler)
| VKZ̃BVE: ve yalanlayanlar
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| ÊVLÙK: işte onlar
| ÊṦḪEB: halkıdır
| ELCḪYM: cehennem
| (5:86)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| LE:
| TḪRMVE: haram etmeyin
| ŦYBET: güzel ve temiz şeyleri
| ME: ne ki
| ÊḪL: helal kıldı
| ELLH: Allah
| LKM: size
| VLE: ve
| TATD̃VE: sınırı aşmayın
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| LE:
| YḪB: sevmez
| ELMATD̃YN: sınırı aşanları
| (5:87)
| MME:
| RZGKM: size verdiği rızıklardan
| ELLH: Allah'ın
| ḪLELE: helal
| ŦYBE: (ve) temiz olarak
| VETGVE: korkun
| ELLH: Allah'tan
| ELZ̃Y: o ki
| ÊNTM: siz
| BH: kendisine
| MÙMNVN: inanıyorsunuz
| (5:88)
| YÙEḢZ̃KM: sizi sorumlu tutmaz
| ELLH: Allah
| BELLĞV: lağvdan ötürü
| FY:
| ÊYMENKM: yeminlerinizdeki
| VLKN: fakat
| YÙEḢZ̃KM: sizi sorumlu tutar
| BME: ötürü
| AGD̃TM: bilerek yaptığınız
| ELÊYMEN: yeminlerden
| FKFERTH: bunun keffareti
| ÎŦAEM: yedirmektir
| AŞRT: on
| MSEKYN: fakiri
| MN:
| ÊVSŦ: orta derecesinden
| ME: ne ki
| TŦAMVN: yediriyorsunuz
| ÊHLYKM: ailenize
| ÊV: yahut
| KSVTHM: onları giydirmektir
| ÊV: ya da
| TḪRYR: hürriyete kavuşturmaktır
| RGBT: bir köleyi
| FMN: kimse ise
| LM:
| YCD̃: bulamayan
| FṦYEM: oruç tutsun
| S̃LES̃T: üç
| ÊYEM: gün
| Z̃LK: işte budur
| KFERT: keffareti
| ÊYMENKM: yeminlerinizin
| ÎZ̃E: zaman
| ḪLFTM: (yemini) bozduğunuz
| VEḪFƵVE: ve koruyun
| ÊYMENKM: yeminlerinizi
| KZ̃LK: böylece
| YBYN: açıklıyor
| ELLH: Allah
| LKM: size
| ËYETH: ayetlerini
| LALKM: umulur ki
| TŞKRVN: şükredersiniz
| (5:89)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| ÎNME: şüphesiz
| ELḢMR: şarap
| VELMYSR: ve kumar
| VELÊNṦEB: ve dikili taşlar
| VELÊZLEM: ve şans okları
| RCS: (birer) pisliktir
| MN:
| AML: işi
| ELŞYŦEN: şeytan
| FECTNBVH: bunlardan kaçının
| LALKM: umulur ki
| TFLḪVN: kurtuluşa eresiniz
| (5:90)
| YRYD̃: istiyor
| ELŞYŦEN: şeytan
| ÊN:
| YVGA: sokmak
| BYNKM: aranıza
| ELAD̃EVT: düşmanlık
| VELBĞŽEÙ: ve kin
| FY:
| ELḢMR: şarap ile
| VELMYSR: ve kumar ile
| VYṦD̃KM: ve sizi alakoymak
| AN: -tan
| Z̃KR: anmak-
| ELLH: Allah'ı
| VAN:
| ELṦLET: ve SaLâT'ten/Destek'ten
| FHL: artık değil mi?
| ÊNTM: siz
| MNTHVN: vazgeçtiniz
| (5:91)
| ELLH: Allah'a
| VÊŦYAVE: ve ita'at edin
| ELRSVL: Elçi'ye
| VEḪZ̃RVE: ve sakının
| FÎN: eğer
| TVLYTM: dönerseniz
| FEALMVE: bilin ki
| ÊNME: şüphesiz
| AL: düşen
| RSVLNE: elçimize
| ELBLEĞ: duyurmaktır
| ELMBYN: açıkça
| (5:92)
| AL: üzerine
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inananlar
| VAMLVE: ve yapanlara
| ELṦELḪET: iyi işler
| CNEḪ: bir günah
| FYME: ötürü
| ŦAMVE: yediklerinden
| ÎZ̃E: bundan böyle
| ME: takdirde
| ETGVE: korundukları
| V ËMNVE: ve inandıkları
| VAMLVE: ve yaptıkları
| ELṦELḪET: iyi işler
| S̃M: sonra (yine)
| ETGVE: korundukları
| V ËMNVE: ve inandıkları
| S̃M: ve yine
| ETGVE: korundukları
| VÊḪSNVE: ve iyilik ettikleri
| VELLH: Allah
| YḪB: sever
| ELMḪSNYN: güzel davrananları
| (5:93)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| LYBLVNKM: sizi dener
| ELLH: Allah
| BŞYÙ: bir kısım
| MN:
| ELṦYD̃: av'la
| TNELH: erişeceği
| ÊYD̃YKM: ellerinizin
| VRMEḪKM: ve mızraklarınızın
| LYALM: bilmek için
| ELLH: Allah
| MN: kimin
| YḢEFH: kendisiden korktuğunu
| BELĞYB: gizlide
| FMN: kim ki
| EATD̃: saldırıda bulunursa
| BAD̃: sonra
| Z̃LK: bundan
| FLH: Zira onlar/onlarsa
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (5:94)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| LE:
| TGTLVE: öldürmeyin
| ELṦYD̃: av
| VÊNTM: ve siz
| ḪRM: ihramlı (iken)
| VMN: ve kim
| GTLH: onu öldürürse
| MNKM: sizden
| MTAMD̃E: kasden
| FCZEÙ: cezası vardır
| MS̃L: dengi olan
| ME:
| GTL: öldürdüğü
| MN: -dan
| ELNAM: hayvan-
| YḪKM: karar vereceği
| BH: ona
| Z̃VE: iki kişinin
| AD̃L: adil
| MNKM: içinizden
| HD̃YE: bir kurban
| BELĞ: varacak
| ELKABT: Ka'be'ye
| ÊV: yahut
| KFERT: keffareti
| ŦAEM: yedirme
| MSEKYN: yoksullara
| ÊV: ya da
| AD̃L: denk
| Z̃LK: buna
| ṦYEME: oruçtur
| LYZ̃VG: tatması için
| VBEL: vebalini
| ÊMRH: yaptığı işin
| AFE: affetmiştir
| ELLH: Allah
| AME: olanı
| SLF: geçmişte
| VMN: ve kim
| AED̃: düşmanlık ederse
| FYNTGM: öc alır
| ELLH: Allah
| MNH: ondan
| VELLH: Allah
| AZYZ: daima galiptir
| Z̃V: sahibidir
| ENTGEM: intikam
| (5:95)
| LKM: size
| ṦYD̃: avı
| ELBḪR: deniz
| VŦAEMH: ve yiyeceği
| MTEAE: geçimlik olarak
| LKM: size
| VLLSYERT: ve yolculara
| VḪRM: ve yasaklandı
| ALYKM: size
| ṦYD̃: avı
| ELBR: kara
| ME:
| D̃MTM: olduğunuz sürece
| ḪRME: ihramlı
| VETGVE: korkun
| ELLH: Allah'tan
| ELZ̃Y: o ki
| ÎLYH: huzuruna
| TḪŞRVN: toplanacaksınız
| (5:96)
| ELLH: Allah
| ELKABT: Odak
| ELBYT: -Yapıyı
| ELḪREM: -Yasaklı/Haram
| GYEME: doğrulunacak
| LLNES: insanlara/insanlar için
| VELŞHR: ve ayı (kıldı)
| ELḪREM: -Yasaklı/Haram
| VELHD̃Y: ve hediyeledi
| VELGLEÙD̃: ve tasmalı kurbanlıkları
| Z̃LK: böylece
| LTALMVE: anlayasınız diye
| ÊN: şüphesiz
| ELLH: Allah'ın
| YALM: bildiğini
| ME: olanları
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VME: ve olanları
| FY:
| ELÊRŽ: yerde
| VÊN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah'ın
| BKL: her
| ŞYÙ: şeyi
| ALYM: bildiğini
| (5:97)
| ÊN: şüphesiz
| ELLH: Allah'ın
| ŞD̃YD̃: çetindir
| ELAGEB: cezası
| VÊN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| ĞFVR: bağışlayandır
| RḪYM: esirgeyendir
| (5:98)
| AL: üzerine düşen
| ELRSVL: Elçi'nin
| ÎLE: sadece
| ELBLEĞ: duyurmaktır
| VELLH: Allah
| YALM: bilir
| ME: şeyleri
| TBD̃VN: açığa vurduğunuz
| VME: ve şeyleri
| TKTMVN: gizlediğiniz
| (5:99)
| LE: olmaz
| YSTVY: eşit
| ELḢBYS̃: murdar ile
| VELŦYB: temiz
| VLV: ve şayet
| ÊACBK: hoşuna gitse de
| KS̃RT: çokluğu
| ELḢBYS̃: murdarın
| FETGVE: o halde korkun
| ELLH: Allah'tan
| YE: EY/HEY/AH
| ÊVLY: sahipleri
| ELÊLBEB: akıl/anlayış
| LALKM: umulur ki
| TFLḪVN: kurtuluşa erersiniz
| (5:100)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| LE:
| TSÊLVE: sormayın
| AN: hakkında
| ÊŞYEÙ: şeyler
| ÎN: eğer
| TBD̃: açıklandığında
| LKM: size
| TSÙKM: hoşunuza gitmeyecek
| VÎN: ve eğer
| TSÊLVE: sorarsanız
| ANHE: onları
| ḪYN: vakit
| YNZL: indirildiği
| ELGR ËN: Kur'an
| TBD̃: açıklanır
| LKM: size
| AFE: affetmiştir
| ELLH: Allah
| ANHE: onları
| VELLH: Allah
| ĞFVR: bağışlayandır
| ḪLYM: halimdir
| (5:101)
| SÊLHE: onları sormuştu
| GVM: bir toplum
| MN:
| GBLKM: sizden önce gelen
| S̃M: sonra
| ÊṦBḪVE: olmuşlardı
| BHE: onları
| KEFRYN: inkar edenler
| (5:102)
| CAL: yapmamıştır
| ELLH: Allah
| MN: ne
| BḪYRT: bahîre
| VLE: ve ne
| SEÙBT: sâibe
| VLE: ve ne
| VṦYLT: vasîle
| VLE: ve ne
| ḪEM: ham
| VLKN: fakat
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| YFTRVN: uyduruyorlar
| AL: karşı
| ELLH: Allah'a
| ELKZ̃B: yalan
| VÊKS̃RHM: ve çokları da
| LE:
| YAGLVN: akıl erdiremiyorlar
| (5:103)
| GYL: dendiği
| LHM: onlara
| TAELVE: gelin
| ÎL:
| ME: şeye
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| VÎL: ve
| ELRSVL: Elçi'ye
| GELVE: derler ki
| ḪSBNE: bize yeter
| ME: şey
| VCD̃NE: bulduğumuz
| ALYH: üzerinde
| ËBEÙNE: babalarımızı
| ÊVLV: olsa da mı?
| KEN:
| ËBEÙHM: babaları
| LE:
| YALMVN: bilmeyen
| ŞYÙE: hiçbir şey
| VLE: ve
| YHTD̃VN: doğru yolu bulamayan
| (5:104)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan(lar)
| ALYKM: siz (bakın)
| ÊNFSKM: kendinize
| LE:
| YŽRKM: size zarar vermez
| MN: kimse
| ŽL: sapan
| ÎZ̃E: takdirde
| EHTD̃YTM: siz doğru yolda olduğunuz
| ÎL:
| ELLH: Allah'adır
| MRCAKM: dönüşünüz
| CMYAE: hepinizin
| FYNBÙKM: O size haber verecektir
| BME: şeyi
| KNTM: olduğunuz
| TAMLVN: yapmış
| (5:105)
| ÊYHE: SİZ!
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inananlar
| ŞHED̃T: şahidlik etsin
| BYNKM: aranızda
| ÎZ̃E: zaman
| ḪŽR: geldiği
| ÊḪD̃KM: birinize
| ELMVT: ölüm
| ḪYN: sırasında
| ELVṦYT: vasiyyet
| ES̃NEN: iki
| Z̃VE: kişi
| AD̃L: adil
| MNKM: içinizden
| ÊV: ya da
| ËḢREN: diğer iki kişi (şahidlik etsin)
| MN:
| ĞYRKM: sizden olmayan
| ÎN: eğer
| ÊNTM: siz
| ŽRBTM: yolculuk ederken
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| FÊṦEBTKM: ve başınıza gelmişse
| MṦYBT: musibeti
| ELMVT: ölüm
| TḪBSVNHME: onları tutarsınız
| MN:
| BAD̃: -sonra
| ELṦLET: SaLâT'den-/Destek'den-
| FYGSMEN: yemin etsinler
| BELLH: Allah'a
| ÎN: eğer
| ERTBTM: kuşkulanırsanız
| LE:
| NŞTRY: satmayacağız
| BH: onu (yeminimizi)
| S̃MNE: hiçbir paraya
| VLV: ve eğer
| KEN: olsa
| Z̃E:
| GRB: akraba da
| VLE: ve
| NKTM: gizlemeyeceğiz
| ŞHED̃T: şahidliğini
| ELLH: Allah'ın
| ÎNE: yoksa biz elbette
| ÎZ̃E: o zaman
| LMN: kimselerden oluruz
| EL ËS̃MYN: günahkar
| (5:106)
| AS̃R: anlaşılırsa
| AL:
| ÊNHME: onların
| ESTḪGE: işledikleri
| ÎS̃ME: bir günah
| F ËḢREN: başka iki kişi
| YGVMEN: geçer
| MGEMHME: onların yerine
| MN:
| ELZ̃YN: kendisine
| ESTḪG: haksızlık edilenlerden
| ALYHM: onların üzerine
| ELÊVLYEN: daha layık
| FYGSMEN: yemin ederler
| BELLH: Allah'a
| LŞHED̃TNE: mutlaka bizim şahidliğimiz
| ÊḪG: daha doğrudur
| MN:
| ŞHED̃THME: onların şahidliğinden
| VME:
| EATD̃YNE: biz (hakka) tecavüz etmedik
| ÎNE: yoksa biz elbette
| ÎZ̃E: o zaman
| LMN: oluruz
| ELƵELMYN: zalimlerden
| (5:107)
| ÊD̃N: en uygun olan
| ÊN:
| YÊTVE: yapmalarına
| BELŞHED̃T: şahidliği
| AL: üzerine
| VCHHE: gereği
| ÊV: yahut
| YḢEFVE: korkmalarına
| ÊN:
| TRD̃: reddedilmesinden
| ÊYMEN: yeminlerin
| BAD̃: sonra
| ÊYMENHM: yeminlerinden
| VETGVE: korkun
| ELLH: Allah'tan
| VESMAVE: ve iyi dinleyin
| VELLH: Allah
| LE:
| YHD̃Y: doğru yola iletmez
| ELGVM: topluluğu
| ELFESGYN: yoldan çıkan
| (5:108)
| YCMA: toplayacağı
| ELLH: Allah
| ELRSL: Elçileri
| FYGVL: derler
| MEZ̃E: ne?
| ÊCBTM: size cevap verildi
| GELVE: derler
| LE:
| ALM: bilgimiz yok
| LNE: bizim
| ÎNK: yalnız sensin
| ÊNT: sen
| ALEM: bilen
| ELĞYVB: gizlileri
| (5:109)
| GEL: demişti ki
| ELLH: Allah
| YE: EY/HEY/AH
| AYS: Îsa
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| EZ̃KR: hatırla
| NAMTY: ni'metimi
| ALYK: sana olan
| VAL: ve olan
| VELD̃TK: annene
| ÎZ̃: hani
| ÊYD̃TK: seni desteklemiştim
| BRVḪ: Ruh ile
| ELGD̃S: l-Kudüs
| TKLM: konuşuyordun
| ELNES: insanlarla
| FY:
| ELMHD̃: beşikte iken
| VKHLE: ve yetişkin iken
| VÎZ̃: hani
| ALMTK: sana öğrettim
| ELKTEB: Kitabı
| VELḪKMT: ve hikmeti
| VELTVRET: ve Tevrat'ı
| VELÎNCYL: ve İncil'i
| VÎZ̃: hani
| TḢLG: yaratıyor
| MN: -dan
| ELŦYN: çamur-
| KHYÙT: şeklinde bir şey
| ELŦYR: kuş
| BÎZ̃NY: benim iznimle
| FTNFḢ: üflüyordun
| FYHE: içine
| FTKVN: oluyordu
| ŦYRE: kuş
| BÎZ̃NY: benim iznimle
| VTBRÙ: ve iyileştiriyordun
| ELÊKMH: anadan doğma körü
| VELÊBRṦ: ve alacalıyı
| BÎZ̃NY: benim iznimle
| VÎZ̃: ve hani
| TḢRC: çıkarıyordun
| ELMVT: ölüleri
| BÎZ̃NY: benim iznimle
| VÎZ̃: ve hani
| KFFT: savmıştım
| BNY: oğullarını
| ÎSREÙYL: İsrail
| ANK: senden
| ÎZ̃: zaman
| CÙTHM: sen onlara getirdiğin
| BELBYNET: açık deliller
| FGEL: demişti
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| MNHM: içlerinden
| ÎN:
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey değil
| SḪR: bir büyüden
| MBYN: apaçık
| (5:110)
| ÊVḪYT: vahyetmiştim
| ÎL:
| ELḪVERYYN: Havarilere
| ÊN:
| ËMNVE: inanmalarını
| BY: bana
| VBRSVLY: ve elçime
| GELVE: demişlerdi
| ËMNE: inandık
| VEŞHD̃: şahid ol
| BÊNNE: bizim
| MSLMVN: müslümanlar olduğumuza
| (5:111)
| GEL: demişlerdi ki
| ELḪVERYVN: Havariler
| YE: EY/HEY/AH
| AYS: Îsa
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| HL: -mi?
| YSTŦYA: gücü yeter-
| RBK: Rabbinin
| ÊN:
| YNZL: indirmeye
| ALYNE: bize
| MEÙD̃T: bir sofra
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| GEL: (Îsa) dedi
| ETGVE: korkun
| ELLH: Allah'tan
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| MÙMNYN: inanıyor
| (5:112)
| NRYD̃: istiyoruz
| ÊN:
| NÊKL: yemeyi
| MNHE: ondan
| VTŦMÙN: ve iyice yatışmasını
| GLVBNE: kalblerimizin
| VNALM: ve bilmeyi
| ÊN:
| GD̃: kesinlikle
| ṦD̃GTNE: bize doğru söylediğini
| VNKVN: ve olmayı
| ALYHE: buna
| MN:
| ELŞEHD̃YN: bizzat şahit
| (5:113)
| AYS: Îsa
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| ELLHM: Allah'ım
| RBNE: Rabbimiz
| ÊNZL: indir
| ALYNE: bizim üzerimize
| MEÙD̃T: bir sofra
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| TKVN: olsun
| LNE: bizim için
| AYD̃E: bir bayram
| LÊVLNE: öncemiz için
| V ËḢRNE: ve sonramız için
| V ËYT: ve bir mu'cize (olsun)
| MNK: Senden
| VERZGNE: bizi rızıklandır
| VÊNT: ve sen
| ḢYR: en hayırlısısın
| ELREZGYN: rızık verenlerin
| (5:114)
| ELLH: Allah
| ÎNY: ben
| MNZLHE: onu indireceğim
| ALYKM: sizin üzerinize
| FMN: ama kim
| YKFR: inkar ederse
| BAD̃: ondan sonra
| MNKM: sizden
| FÎNY: ben
| ÊAZ̃BH: ona azab ederim
| AZ̃EBE: bir azapla
| LE:
| ÊAZ̃BH: azab etmediğim
| ÊḪD̃E: hiç kimseye
| MN:
| ELAELMYN: dünyalarda
| (5:115)
| GEL: demişti ki
| ELLH: Allah
| YE: EY/HEY/AH
| AYS: Îsa
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| ÊÊNT: sen mi?
| GLT: dedin
| LLNES: insanlara
| ETḢZ̃VNY: beni edinin
| VÊMY: ve annemi
| ÎLHYN: iki tanrı
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| GEL: dedi ki
| SBḪENK: sen yücesin
| ME:
| YKVN: değildir
| LY: benim (haddime)
| ÊN:
| ÊGVL: söylemek
| ME: bir şeyi
| LYS: olmayan
| LY: benim için
| BḪG: gerçek
| ÎN: eğer
| KNT: olsaydım
| GLTH: demiş
| FGD̃: muhakkak
| ALMTH: sen bunu bilirdin
| TALM: sen bilirsin
| ME: olanı
| FY:
| NFSY: benim nefsimde
| VLE: ve
| ÊALM: ben bilmem
| ME: olanı
| FY:
| NFSK: senin nefsinde
| ÎNK: şüphesiz sen
| ÊNT: sensin
| ALEM: bilen
| ELĞYVB: gizlileri
| (5:116)
| GLT: ben söylemedim
| LHM: onlara
| ÎLE: başka
| ME: şeyden
| ÊMRTNY: bana emrettiğin
| BH: onu
| ÊN:
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| RBY: benim Rabbim
| VRBKM: ve sizin Rabbiniz olan
| VKNT: idim
| ALYHM: onlar üzerine
| ŞHYD̃E: şahid
| ME:
| D̃MT: olduğum sürece
| FYHM: onların içinde
| FLME: fakat
| TVFYTNY: sen beni vefat ettirince
| KNT: sen oldun
| ÊNT: sen
| ELRGYB: gözetleyen
| ALYHM: onları
| VÊNT: ve sen
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| ŞHYD̃: şahitsin
| (5:117)
| TAZ̃BHM: onlara azabedersen
| FÎNHM: şüphesiz onlar
| ABED̃K: senin kullarındır
| VÎN: ve eğer
| TĞFR: bağışlarsan
| LHM: onları
| FÎNK: şüphesiz sen
| ÊNT: yalnız sen
| ELAZYZ: daima üstünsün
| ELḪKYM: hüküm ve hikmet sahibisin
| (5:118)
| ELLH: Allah
| HZ̃E: bu
| YVM: gündür
| YNFA: fayda sağlayacağı
| ELṦED̃GYN: sadıklara
| ṦD̃GHM: doğruluklarının
| LHM: onlar için vardır
| CNET: cennetler
| TCRY: akan
| MN:
| TḪTHE: altlarından
| ELÊNHER: ırmaklar
| ḢELD̃YN: kalacakları
| FYHE: içinde
| ÊBD̃E: ebediyyen
| RŽY: razı olmuştur
| ELLH: Allah
| ANHM: onlardan
| VRŽVE: onlar da razı olmuşlardır
| ANH: O'ndan
| Z̃LK: işte budur
| ELFVZ: başarı
| ELAƵYM: büyük
| (5:119)
| MLK: mülkü
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| VME: ve ne varsa
| FYHN: bunlarda bulunan
| VHV: ve O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (5:120)