Kırık Meal (Arapça) : |وَنَادَىٰ: ve seslendi | فِرْعَوْنُ: Fir'avn | فِي: içinde | قَوْمِهِ: kavminin | قَالَ: dedi ki | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | أَلَيْسَ: değil mi? | لِي: benim | مُلْكُ: mülkü | مِصْرَ: Mısır | وَهَٰذِهِ: ve şu | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | تَجْرِي: akıp giden | مِنْ: | تَحْتِي: altımdan | أَفَلَا: | تُبْصِرُونَ: görmüyor musunuz? |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ونادى WNED̃ve seslendi | فرعون FRAWNFir'avn | في FYiçinde | قومه GWMHkavminin | قال GELdedi ki | يا YEEY/HEY/AH | قوم GWMkavmim | أليس ÊLYSdeğil mi? | لي LYbenim | ملك MLKmülkü | مصر MṦRMısır | وهذه WHZ̃Hve şu | الأنهار ELÊNHERırmaklar | تجري TCRYakıp giden | من MN | تحتي TḪTYaltımdan | أفلا ÊFLE | تبصرون TBṦRWNgörmüyor musunuz? |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve nādā: ve seslendi | fir'ǎvnu: Fir'avn | fī: içinde | ḳavmihi: kavminin | ḳāle: dedi ki | yā : EY/HEY/AH | ḳavmi: kavmim | eleyse: değil mi? | lī: benim | mulku: mülkü | miSra: Mısır | ve hāƶihi: ve şu | l-enhāru: ırmaklar | tecrī: akıp giden | min: | teHtī: altımdan | efelā: | tubSirūne: görmüyor musunuz? |
Kırık Meal (Transcript) : |VNED̃: ve seslendi | FRAVN: Fir'avn | FY: içinde | GVMH: kavminin | GEL: dedi ki | YE: EY/HEY/AH | GVM: kavmim | ÊLYS: değil mi? | LY: benim | MLK: mülkü | MṦR: Mısır | VHZ̃H: ve şu | ELÊNHER: ırmaklar | TCRY: akıp giden | MN: | TḪTY: altımdan | ÊFLE: | TBṦRVN: görmüyor musunuz? |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Firavun, kavminin arasında bağırıp dedi ki: Ey kavmim, Mısır saltanatı ve ayağımın altından akıp duran şu ırmaklar, benim değil mi, görmüyor musunuz?
Adem Uğur : Firavun, halkı içinde nida edip dedi ki: "Ey halkım! Mısır'ın varlığı ve altımdan akan şu nehirler benim değil mi? Hâlâ görmüyor musunuz?"
Ahmed Hulusi : Firavun, halkı içinde nida edip dedi ki: "Ey halkım! Mısır'ın varlığı ve altımdan akan şu nehirler benim değil mi? Hâlâ görmüyor musunuz?"
Ahmet Tekin : Firavun, kavmi içinde:
'Ey kavmim, Mısır’ın hâkimiyeti ve bu ülke ve şu köşkümün altından akıp giden ırmaklar benim değil mi? Hâlâ görmüyor musunuz?' diye seslendi.
Ahmet Varol : Firavun kavminin içinde seslenip dedi ki: 'Ey kavmim! Mısır'ın hükümranlığı ve şu altımdan akıp giden ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?
Ali Bulaç : Firavun, kendi kavmi içinde bağırdı; dedi ki: "Ey kavmim, Mısır'ın mülkü ve şu altımda akmakta olan nehirler benim değil mi? Yine de görmeyecek misiniz?"
Ali Fikri Yavuz : Firavun, kavminin içinde bağırıb şöyle dedi: “- Ey Kavmim! Mısır’ın mülk ve saltanatı ile şu altımdan (sarayımın altından) akan büyük nehir benim değil mi? Artık (azametimi) görmüyor musunuz?
Bekir Sadak : Firavun, milletine soyle seslendi: «Ey milletim! Misir hukumdarligi ve memleketimde akan bu irmaklar benim degil mi? Gormuyor musunuz?»
Celal Yıldırım : Fir'avn kendi milleti içinde şöyle seslendi: «Ey milletim !» dedi, «Mısır mülkü ve krallığı benim değil midir? Şu ırmaklar benim altımdan akmıyor mu ? Görmüyor musunuz ?
Diyanet İşleri : Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?”
Diyanet İşleri (eski) : Firavun, milletine şöyle seslendi: 'Ey milletim! Mısır hükümdarlığı ve memleketimde akan bu ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?'
Diyanet Vakfi : Firavun kavmine seslendi ve şöyle dedi: «Ey kavmim! Mısır mülkü ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi? Hâla görmüyor musunuz?»
Edip Yüksel : Firavun halkına şöyle seslendi: 'Ey halkım, Mısır'ın yönetimi ve şu altımda akıp giden ırmaklar bana ait değil mi? Görmüyor musunuz?'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Firavun kavmine seslenerek dedi ki: «Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Firavun kavmine seslenerek dedi ki: «Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve Fir'avn kavmının içinde şöyle bağırdı: ey kavmım! Mısır mülkü benim ve hep şu nehirler benim altımdan akıyor değil mi? Artık gözünüzü açsanız a
Fizilal-il Kuran : Firavun kavmine şöyle seslenip dedi ki: «Ey kavmim, Mısır mülkü ve şu altından akıp giden ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?
Gültekin Onan : Firavun, kendi kavmi içinde bağırdı; dedi ki: "Ey kavmim, Mısır'ın mülkü ve şu altımda akmakta olan nehirler benim değil mi? Yine de görmeyecek misiniz?"
Hakkı Yılmaz : (51-53) "Ve Firavun, toplumunun içinde seslendi: “Ey toplumum! Mısır hükümdarlığı ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi? Hâlâ görmüyor musunuz? Yahut ben, şu zavallının ta kendisi olan; nerede ise meramını anlatamayan kişiden daha hayırlı değil miyim? Hem o'nun üzerine altın bilezikler atılmalı veya kendisiyle beraber sımsıkı saflar hâlinde melekler gelmeli değil miydi?” dedi. "
Hasan Basri Çantay : Fir'avn, kavmi içinde haykırdı: «Ey kavmim, dedi, Mısır padişahlığı ve altımdan akan şu ırmaklar benim değil mi? Haalâ gözünüzü açmayacak mısınız»?
Hayrat Neşriyat : Fir'avun ise, kavmi içinde seslenip dedi ki: 'Ey kavmim! Mısır mülkü(hükümdarlığı) ve altımdan akıp giden bu nehirler, benim değil mi? Hâlâ görmüyor musunuz?'
İbni Kesir : Firavun, kavmine seslendi ve dedi ki: Ey kavmim; Mısır mülkü ve altımdan akan şu ırmaklar benim değil mi? Hala görmüyor musunuz?
İskender Evrenosoğlu : Ve firavun, kavmi içinde seslendi: “Ey kavmim, bütün Mısır benim mülküm değil mi? Ve altımdan akan bu nehirler? Hâlâ görmüyor musunuz?” dedi.
Muhammed Esed : Ve Firavun, halkına bir çağrıda bulunarak "Ey kavmim!" dedi, "Mısır'ın hakimiyeti bana ait değil mi? Bütün bu nehirler benim ayaklarımın altında akmıyor mu? (Sizin en büyük efendiniz olduğumu) görmüyor musunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Fir'avun kavmi içinde nidâ etti, dedi ki: «Ey kavmim! Mısır mülkü ve altından akan ırmaklar benim için değil mi? Hâlâ görmüyor musunuz?»
Ömer Öngüt : Firavun kavmi içinde seslenerek şöyle dedi: "Ey kavmim! Mısır'ın mülk ve saltanatı ile memleketimde akıp giden şu ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?"
Şaban Piriş : Firavun ulusuna seslenerek: -Ey ulusum, Mısır’ın ve altımda akan şu ırmakların hakimiyeti bana ait değil mi? Bunu görmüyor musunuz?
Suat Yıldırım : (51-53) Firavun halkına duyuru yapıp dedi ki: "Ey benim halkım! Mısır’ın yönetimi benim elimde değil mi? Ayaklarımın altından akan şu nehirler, kanallar benim değil mi? Görmüyor musunuz? Yoksa ben, şu aşağılık, meramını bile neredeyse anlatamayan adamdan daha üstün değil miyim? Eğer o dediği gibi ise, üstüne gökten altın bilezikler atılmalı, yahut beraberinde melaikeler gelmeli değil miydi?"
Süleyman Ateş : Fir'avn kavminin içinde bağırıp dedi: "Ey kavmim, Mısır mülkü ve şu altımdan akıp giden ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?"
Tefhim-ul Kuran : Firavun, kendi kavmi içinde bağırdı; dedi ki: «Ey Kavmim, Mısır'ın mülkü ve şu altımda akmakta olan ırmaklar benim değil mi? Yine de görmeyecek misiniz?»
Ümit Şimşek : Derken Firavun halkına hitap ederek şöyle dedi: 'Ey kavmim! Bu ülkenin egemenliği ve ayaklarımın altında akan şu ırmaklar hep benim değil mi? Görmüyor musunuz?
Yaşar Nuri Öztürk : Firavun, toplumu içinde haykırıp şöyle dedi: "Ey toplumum! Mısır'ın mülk ve yönetimi benim değil mi? İşte şu nehirler benim altımdan akıyor. Görmüyor musunuz?"