Kırık Meal (Arapça) : |الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: iman eden(ler) | بِايَاتِنَا: ayetlerimize | وَكَانُوا: ve olanlar | مُسْلِمِينَ: müslüman |
Kırık Meal (Harekesiz) : |الذين ELZ̃YNkimseler | آمنوا ËMNWEiman eden(ler) | بآياتنا B ËYETNEayetlerimize | وكانوا WKENWEve olanlar | مسلمين MSLMYNmüslüman |
Kırık Meal (Okunuş) : |elleƶīne: kimseler | āmenū: iman eden(ler) | biāyātinā: ayetlerimize | ve kānū: ve olanlar | muslimīne: müslüman |
Kırık Meal (Transcript) : |ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: iman eden(ler) | B ËYETNE: ayetlerimize | VKENVE: ve olanlar | MSLMYN: müslüman |
Abdulbaki Gölpınarlı : O kullarım, inananlardır delillerimize ve onlar, teslîm olanlardır.
Adem Uğur : Onlar âyetlerimize inanan ve müslüman olan (kullarım) idiler.
Ahmed Hulusi : Onlar ki varlıklarındaki işaretlerimize iman ettiler ve teslimi kabul edenlerden oldular. . .
Ahmet Tekin : Benim kullarım, âyetlerimize inananlar ve İslâm’ı yaşayan müslümanlardır.
Ahmet Varol : Onlar ayetlerimize iman etmiş ve Müslüman olmuşlardır.
Ali Bulaç : "Ki onlar, benim ayetlerime iman edenler ve müslüman olanlardır."
Ali Fikri Yavuz : (Bunlar) o kimselerdir ki, ayetlerimize iman edib de (Allah’ın hükümlerine) boyun eğmişlerdi.
Bekir Sadak : Bunlar, ayetlerimize inanmis ve kendilerini Bize vermislerdir.
Celal Yıldırım : O kullar ki, âyetlerimize inandılar ve (bize, buyruklarımıza) teslimiyet gösterdiler.
Diyanet İşleri : (68-69) (Allah, şöyle der:) “Ey âyetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.”
Diyanet İşleri (eski) : Bunlar, ayetlerimize inanmış ve kendilerini Bize vermişlerdir.
Diyanet Vakfi : (68-69) Ey âyetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur. Sizler üzülmeyeceksiniz de.
Edip Yüksel : Ayetlerime inananlar ve teslim olanlar,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (68-69) Allah, takva sahiplerine şöyle nida eder: «Ey âyetlerimize imân edip müslüman olan kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Benim âyetlerime iyman edip de halîs müsliman olan kullarım
Fizilal-il Kuran : Onlar, ayetlerimize inanmış ve müslüman olmuş kullarımdı.
Gültekin Onan : Ki onlar benim ayetlerime inananlar ve müslüman olanlardır.
Hakkı Yılmaz : (68-70) Ey âyetlerimize iman etmiş ve Müslümanlar olmuş olan kullarım! Bugün size korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz. Siz ve eşleriniz ağırlanmış olanlar olarak girin cennete!
Hasan Basri Çantay : (68-69) Ey benim âyetlerime îman edib de müslüman olan kullarım, bugün size hiçbir korku yokdur. Siz mahzun da olmayacaksınız.
Hayrat Neşriyat : Onlar ki, âyetlerimize îmân ettiler ve Müslüman kimseler oldular.
İbni Kesir : Onlar ki; ayetlerimize iman etmiş ve müslüman olmuşlardır.
İskender Evrenosoğlu : Onlar ki âyetlerimizle âmenû olmuşlardır ve (Allah'a) teslim olmuşlardır.
Muhammed Esed : (Siz ey) mesajlarımıza iman etmiş ve kendilerini Bize teslim etmiş olanlar!
Ömer Nasuhi Bilmen : Öyle kullar ki, Bizim âyetlerimize imân ettiler ve müslüman oldular.
Ömer Öngüt : Onlar âyetlerimize inanmış ve müslüman olmuşlardı.
Şaban Piriş : -Ayetlerimize iman edenler ve teslim olanlar!
Suat Yıldırım : Ne mutlu onlara ki onlar, âyetlerimize inanmış ve Allah’a itaat etmişlerdir.
Süleyman Ateş : Onlar, âyetlerimize inanmış ve müslüman olmuş (kullarım) idiler.
Tefhim-ul Kuran : «Ki onlar, benim ayetlerime iman edenler ve müslüman olanlardır.»
Ümit Şimşek : Onlar, âyetlerimize iman etmiş ve hakka teslim olmuş kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar, ayetlerimize iman edip müslüman olmuşlardı.