Kırık Meal (Arapça) : |وَلَا: | يَصُدَّنَّكُمُ: sizi (bundan) alıkoymasın | الشَّيْطَانُ: şeytan | إِنَّهُ: çünkü o | لَكُمْ: sizin için | عَدُوٌّ: bir düşmandır | مُبِينٌ: açık |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولا WLE | يصدنكم YṦD̃NKMsizi (bundan) alıkoymasın | الشيطان ELŞYŦENşeytan | إنه ÎNHçünkü o | لكم LKMsizin için | عدو AD̃Wbir düşmandır | مبين MBYNaçık |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve lā: | yeSuddennekumu: sizi (bundan) alıkoymasın | ş-şeyTānu: şeytan | innehu: çünkü o | lekum: sizin için | ǎduvvun: bir düşmandır | mubīnun: açık |
Kırık Meal (Transcript) : |VLE: | YṦD̃NKM: sizi (bundan) alıkoymasın | ELŞYŦEN: şeytan | ÎNH: çünkü o | LKM: sizin için | AD̃V: bir düşmandır | MBYN: açık |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Şeytan, sizi yoldan çıkarmasın; şüphe yok ki o, size apaçık bir düşmandır.
Adem Uğur : Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Ahmed Hulusi : Şeytan sizi engellemesin! Kesinlikle o sizin için apaçık bir düşmandır!
Ahmet Tekin : 'Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler sizi doğru, muhkem yoldan alıkoymasın. O sizin için açık bir düşmandır.'
Ahmet Varol : Sakın şeytan sizi alıkoymasın. Şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.
Ali Bulaç : Şeytan sakın sizi (Allah'ın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o, sizin için açıkça bir düşmandır.
Ali Fikri Yavuz : Sakın sizi Şeytan (şeriatime uymaktan) çevirmesin. Muhakkak ki o, size açık bir düşmandır.
Bekir Sadak : Sakin seytan sizi bu yoldan alikoymasin; suphesiz o size apacik bir dusmandir.
Celal Yıldırım : Sakın şeytan sizi (doğru yoldan) alıkoymasın. Çünkü hakikat o, açık bir düşmandır.
Diyanet İşleri : Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
Diyanet İşleri (eski) : Sakın şeytan sizi bu yoldan alıkoymasın; şüphesiz o size apaçık bir düşmandır.
Diyanet Vakfi : Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Edip Yüksel : Şeytan sizi yoldan çıkarmasın. O size açık bir düşmandır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sakın şeytan sizi doğru yoldan alıkoymasın. Gerçekten o sizin için apaçık bir düşmandır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve sakın sizi Şeytan çelmesin, çünkü o size belli bir düşmandır
Fizilal-il Kuran : Şeytan sizi bundan alıkoymasın. Çünkü o, sizin için açık bir düşmandır.
Gültekin Onan : Şeytan sakın sizi (Tanrı'nın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o, sizin için açıkça bir düşmandır.
Hakkı Yılmaz : (61,62) Ve şüphesiz sana vahyedilen [Kur’ân], o kıyâmetin kopuşu için kesinlikle bir bilgidir: “Sakın kıyâmetin kopuşu hakkında şüpheye düşmeyin ve bana uyun. Bu, doğru yoldur. Ve sakın şeytan sizi alıkoymasın. Şüphesiz o, sizin için apaçık bir düşmandır.”
Hasan Basri Çantay : Sakın sizi şeytan çevirmesin. Çünkü o, hakıykat sizin aşikâr bir düşmanınızdır.
Hayrat Neşriyat : Ve sakın, şeytan sizi (îmandan) çevirmesin! Çünki o, size apaçık bir düşmandır.
İbni Kesir : Sakın şeytan sizi çevirmesin. Şüphesiz ki o, size apaçık bir düşmandır.
İskender Evrenosoğlu : Ve şeytan sakın sizi, (Sıratı Mustakîm'den) men etmesin. Muhakkak ki o, sizin için apaçık düşmandır.
Muhammed Esed : Şeytan'ın sizi (bu yoldan) çevirmesine izin vermeyin; çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve sakın sizi şeytan men eylemesin. Şüphe yok ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Ömer Öngüt : Sakın sizi şeytan çevirmesin. Çünkü o size apaçık bir düşmandır.
Şaban Piriş : Şeytan sakın sizi saptırmasın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Suat Yıldırım : Sakın Şeytan sizi yoldan çevirmesin.Çünkü o sizin besbelli düşmanınızdır.
Süleyman Ateş : Şeytân sizi (bundan) alıkoymasın. Çünkü o, sizin için açık bir düşmandır.
Tefhim-ul Kuran : Şeytan sakın sizi (Allah'ın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o, sizin için açıkça bir düşmandır.
Ümit Şimşek : Şeytan sizi doğru yoldan alıkoymasın; o sizin apaçık düşmanınızdır.
Yaşar Nuri Öztürk : Sakın şeytan sizi geri çevirmesin. O, sizin için açık bir düşmandır.