Ancak kulak hırsızlığına yeltenen bir şeytan olursa onu parlak ışıklı bir kayan yıldız kovalar.(15:18)
Yerin alanını geniş yaptık, oraya sabit dağlar serpiştirdik ve orada belirli bir ölçü uyarınca her bitkiyi bitirdik.(15:19)
Orada gerek sizin için ve gerekse rızıkları tarafınızdan sağlanması sözkonusu olmayan diğer canlılar için besin kaynakları yarattık.(15:20)
Evrende varolan her şeyin hazinesi, ana kaynağı bizim yanımızdadır. Ve biz her şeyi size belirli bir ölçüye göre indiririz.(15:21)
Gönderdiğimiz yağmur yükleyici rüzgârlar aracılığı ile size gökten su indirerek su ihtiyacınızı karşıladık. Yoksa su kaynağını oluşturan siz değilsiniz.(15:22)
Dirilten de öldüren de yalnız biziz ve her şey sonunda bize kalır.(15:23)
Biz sizin eskiden gelip geçenlerini de geride kalanlarını da biliriz.(15:24)
Hiç kuşkusuz Rabbin tüm insanları biraraya toplayacaktır. O her işi yerinde yapar ve her şeyi bilir.(15:25)
Gerçekten biz insanı kara çamurdan oluşmuş kuru balçıktan yarattık.(15:26)
Cinni de daha önce dumansız alevden yarattık.(15:27)
Hani Rabbin, meleklere dedi ki; «Ben kara çamurdan oluşmuş kuru balçıktan bir insan yaratacağım.»(15:28)
Ona biçim verip içine kendi ruhumdan bir soluk üflediğimde önünde secdeye kapanınız!»(15:29)
Bunun üzerine bütün melekler hep birlikte secdeye kapandılar.(15:30)
Yalnız İblis, secdeye kapananlar arasında olmayı reddetti.(15:31)
Allah «Ey İblis, seni secde edenler ile birlikte olmaktan alıkoyan nedir?» dedi.(15:32)
İblis «Kara çamurdan oluşmuş kuru balçıktan yarattığın insana secde etmek bana yakışmaz» dedi.(15:33)
Allah «Öyleyse defol oradan, artık sen rahmetimden kovulmuşsun» dedi.(15:34)
Hesaplaşma gününe kadar sürekli olarak lânetim üzerinedir.(15:35)
İblis, «Ey Rabbim, o halde insanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana yaşama süresi tanı» dedi.(15:36)
Allah, «Sen kendilerine yaşama süresi tanınanlardansın» dedi.(15:37)
Onlar dediler ki; «Biz sana soydaşlarının kuşku ile karşıladıkları ilahi azabı haber vermeye geldik.»(15:63)
Sana gerçeği getirdik, kesinlikle doğru söylüyoruz.(15:64)
Gecenin bir saatinde aileni ve bağlılarını yola çıkar, sen de peşlerinden git, hiçbiriniz arkasına bakmasın, emredildiğiniz yere doğru yol alın.(15:65)
Böylece Lût'a bu önemli olayı, yani sabah olunca şu adamların soylarının kurumuş olacağı yolundaki hükmümüzü bildirdik.(15:66)
Şehir halkı sevinç içinde Lût'un evine geldi.(15:67)
Lût onlara dedi ki; «Bunlar benim konuklarımdır, sakın beni onlar karşısında rezil etmeyiniz.»(15:68)
Hemşehrileri ona; «İnsanlar ile ilişki kurmayı biz sana yasaklamamış mıydık?» dediler.(15:70)
Lût; «Eğer bir şey yapacaksanız, işte size kızlarım» dedi.(15:71)
Ey Muhammed, hayatın hakkı için onlar sarhoşlukları içinde debeleniyorlardı.(15:72)
Tanyeri ağarırken korkunç bir gürültüye tutuldular.(15:73)
Beldelerinin altını üstüne getirdik ve üzerlerine taşlaşmış balçık kütleleri yağdırdık.(15:74)
Hiç şüphesiz görüntü aracılığı ile işin özünü kavrayabilenler için bu olayda alınacak birçok dersler vardır.(15:75)
Bu beldenin yıkıntıları halâ işlek olan bir yol üzerindedir.(15:76)
Bu yıkıntılarda mü'minler için ibret dersleri vardır.(15:77)
Eyke halkı da, hiç kuşkusuz zalim kimselerdi.(15:78)
Bu yüzden onlardan da öç aldık; bu beldelerin her ikisi de işlek bir yol üzerindedirler.(15:79)
Hicr vadisinin halkı da gerçekten peygamberleri yalanlamışlardı.(15:80)
Onlara mucizelerimizi gösterdik, fakat onlar yüz çevirdiler.(15:81)
Onlar dağları oyup güvenli köşkler yapıyorlardı.(15:82)
Gün doğarken korkunç bir gürültüye tutuldular.(15:83)
Oydukları köşkler hiçbir işlerine yaramadı.(15:84)
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındaki varlıkları bir gerekçeye dayalı olarak yarattık, boşuna yaratmadık. Kıyamet anı kesinlikle gelecektir. O halde onların küstahlıklarını soylu bir umursamazlıkla karşıla.(15:85)
Her şeyi yaratan ve her şeyi bilen Rabbindir.(15:86)
Gerçekten sana sürekli tekrarlanan yedi ayetli Fatiha suresini ve yüce Kur'an'ı verdik.(15:87)
Erkek, kadın bazı kâfirlere verdiğimiz kimi dünya nimetlerine göz dikme ve (iman etmiyorlar diye) onlar için üzülme, mü'minlere karşı alçak gönüllülük kanatlarını indir.(15:88)