: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | مَا: ne diye? | يَعْبَأُ: değer versin | بِكُمْ: size | رَبِّي: Rabbim | لَوْلَا: olmadıktan sonra | دُعَاؤُكُمْ: du'anız (ibadetiniz) | فَقَدْ: andolsun | كَذَّبْتُمْ: yalanladınız | فَسَوْفَ: bu yüzden | يَكُونُ: olacaktır | لِزَامًا: (azab) kaçınılmaz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GLde ki | ما MEne diye? | يعبأ YABÊdeğer versin | بكم BKMsize | ربي RBYRabbim | لولا LWLEolmadıktan sonra | دعاؤكم D̃AEÙKMdu'anız (ibadetiniz) | فقد FGD̃andolsun | كذبتم KZ̃BTMyalanladınız | فسوف FSWFbu yüzden | يكون YKWNolacaktır | لزاما LZEME(azab) kaçınılmaz |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | mā: ne diye? | yeǎ'beu: değer versin | bikum: size | rabbī: Rabbim | levlā: olmadıktan sonra | duǎā'ukum: du'anız (ibadetiniz) | feḳad: andolsun | keƶƶebtum: yalanladınız | fesevfe: bu yüzden | yekūnu: olacaktır | lizāmen: (azab) kaçınılmaz |
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | ME: ne diye? | YABÊ: değer versin | BKM: size | RBY: Rabbim | LVLE: olmadıktan sonra | D̃AEÙKM: du'anız (ibadetiniz) | FGD̃: andolsun | KZ̃BTM: yalanladınız | FSVF: bu yüzden | YKVN: olacaktır | LZEME: (azab) kaçınılmaz |
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Sizi îmana dâvet etmeseydi ne değeriniz olabilirdi Rabbimin katında; ama siz gerçekten de yalanladınız tebliğ edilenleri, artık azaplandırmak gerekmekte sizi.
Adem Uğur : (Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar! Size Resûl'ün bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; onun için azap yakanızı bırakmayacaktır!
Ahmed Hulusi : De ki: "Eğer yönelişiniz olmazsa Rabbim size önem vermez! Gerçekten yalanladınız. . . Yakında kaçınılmaz sonucunu yaşayacaksınız!"
Ahmet Tekin : 'Sizi kulluğa, ibadete ve duaya davet etmese; sizin kulluğunuz, ibadetiniz ve duanız olmasa, Rabbim sizinle ilgilenmez, sizi önemsemez ey insanlar!
Ey inkâr edenler, siz tebliğ edilen Kurân’ı ve Rasulullah’ı yalanlarken, itaate yanaşmazken size de değer vermez. Bu sebeple dünyada ceza, âhirette azap yakanızı bırakmayacaktır.' diye ilan et.
Ahmet Varol : De ki: 'Duanız olmasa Rabbim size bir değer vermez. Ancak yalanladınız; artık (sizin için azap) kaçınılmaz olacak.'
Ali Bulaç : De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır."
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm, kâfirlere) de ki: “- Sizin ibadetiniz olmasa, Rabbim sizi ne yapacak (size ne kıymet verir?) Mademki (Allah’ı ve Rasûlünü) tekzibettiniz, o halde azab size çaresiz vacib olacaktır.”
Bekir Sadak : De ki: «Ibadetiniz olmasa Rabbim size ne diye deger versin?» Ey inkarcilar! Yalanladiginiz icin, azap yakanizi birakmayacaktir. *
Celal Yıldırım : De ki: Eğer duanız (ve ibâ detiniz) olmasa, Rabbim size ne diye değer versin. Siz (ey inkarcı sapıklar !) cidden (Hakk'ı) yalanladınız. Bunun cezası lüzumlu olup (sizi bırakmıyacaktır).
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) De ki: “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak.”
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'İbadetiniz (duanız) olmasa Rabbim size ne diye değer versin?' Ey inkarcılar! Yalanladığınız için, azap yakanızı bırakmayacaktır.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar! Size Resûl'ün bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; onun için azap yakanızı bırakmayacaktır!
Edip Yüksel : De ki, 'Duanız olmasa Rabbimin yanında değeriniz yoktur. Yalanlarsanız sonucuna katlanacaksınız.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Resulüm!) De ki: «Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır!
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Duanız olmasa Rabbim size ne kıymet verir?» Demek ki, yalanladılar! O halde yarın ceza (yakalarına) yapışacak!
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki rabbım size ne kıymet verir duânız olmasa? Demek ki tekzib ettiler, o halde yarın ceza yapışacak
Fizilal-il Kuran : De ki; «Eğer yalvarmanız, kulluğunuz olmasa Rabbim size ne değer versin? Sizler Allah'ın ayetlerini yalanladığınız için azap hiç yakanızı bırakmayacaktır.»
Gültekin Onan : De ki: "Sizin duanız olmasaydı rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır."
Hakkı Yılmaz : "De ki: “Yakarışınız olmasa, Rabbim size değer verir mi ki de siz, kesinkes yakarmadınız, yalanladınız? Artık yakarmama, yalanlama sizin ayrılmazınız olacaktır; kendinizi bu durumdan kurtaramayacaksınız.” "
Hasan Basri Çantay : De ki: «(Şedâid zamanlarında kendisine) düâ ve (iltica) nız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? (Fakat madem ki) şimdi (Onu da, resulünü de) muhakkak suretde tekzîb etdiniz, O halde (bu tekzibinizden dolayı size artık) yakın bir azâb lâzım oluyor (demekdir)».
Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) De ki: 'Eğer duânız olmasa, Rabbim size ne diye ehemmiyet versin?' (Ey müşrikler!) Fakat (siz Resûlümü) gerçekten yalanladınız; öyle ise (azab)ileride (üzerinize) şart olacaktır.
İbni Kesir : De ki: Duanız olmasaydı, Rabbım size değer verir miydi? Gerçekten yalanladınız. O halde azab yakanızı bırakmayacaktır.
İskender Evrenosoğlu : (Onlara): “Rabbim, dualarınız olmasa size değer vermez. Oysa siz yalanlamıştınız. Fakat (azap) kaçınılmaz olacak.” de.
Muhammed Esed : (İnananlara) de ki: "Dua ve yönelişiniz O'na olan inancınız için değilse, Rabbim size niçin değer versin?" (Ve inkarcılara da de ki:) "Gerçek şu ki, siz (Allah'ın mesajını) yalanladınız: artık bu (günah) yakanızı bırakmayacaktır!"
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Sizin ibadetiniz olmayınca Rabbim size ne kıymet verir. Halbuki, siz tekzîp ettiniz, artık (bu tekzîpin cezası size) yakın bir zamanda ulaşacaktır.»
Ömer Öngüt : De ki: “Duâ ve ilticanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Yalanladığınızdan ötürü azap yakında yakanıza yapışacaktır. ”
Şaban Piriş : De ki: -Sizin dua ve kulluğunuz olmazsa, Rabbim size ne diye değer versin? Siz onu yalan saydınız, yakında bunun cezasını göreceksiniz.
Suat Yıldırım : De ki: "Duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin ki? Ama siz, ey inkârcılar! Size bildirdiklerimi yalan saydınız, artık bu günahtan yakanızı kurtaramayacaksınız."
Süleyman Ateş : De ki: "Du'ânız (ibâdetiniz) olmadıktan sonra Rabbim sizi ne yapsın? (Size haber verdiklerimi) yalanladınız. Bu yüzden cezâlandırılmanız gerekecektir."
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Sizin duanız olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır.»
Ümit Şimşek : De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin? Fakat siz yalanladınız; bunun cezası da yakanıza yapışacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Duanız/davetiniz yoksa, Rabbim sizi ne yapsın? Yalanladınız; bu yüzden azap kaçınılmaz olacaktır."
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için
TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen
dikkatli olunuz.]