Kırık Meal (Arapça) : |فَقَالُوا: onlar da dediler ki | عَلَى: | اللَّهِ: Allah'a | تَوَكَّلْنَا: güvendik | رَبَّنَا: Rabbimiz | لَا: | تَجْعَلْنَا: bizi kılma | فِتْنَةً: bir fitne | لِلْقَوْمِ: topluluğu için | الظَّالِمِينَ: zalimler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فقالوا FGELWEonlar da dediler ki | على AL | الله ELLHAllah'a | توكلنا TWKLNEgüvendik | ربنا RBNERabbimiz | لا LE | تجعلنا TCALNEbizi kılma | فتنة FTNTbir fitne | للقوم LLGWMtopluluğu için | الظالمين ELƵELMYNzalimler |
Kırık Meal (Okunuş) : |feḳālū: onlar da dediler ki | ǎlā: | llahi: Allah'a | tevekkelnā: güvendik | rabbenā: Rabbimiz | lā: | tec'ǎlnā: bizi kılma | fitneten: bir fitne | lilḳavmi: topluluğu için | Z-Zālimīne: zalimler |
Kırık Meal (Transcript) : |FGELVE: onlar da dediler ki | AL: | ELLH: Allah'a | TVKLNE: güvendik | RBNE: Rabbimiz | LE: | TCALNE: bizi kılma | FTNT: bir fitne | LLGVM: topluluğu için | ELƵELMYN: zalimler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Dediler ki: Dayandık, Rabbimiz, sen bizi zâlim toplulukla sınama.
Adem Uğur : Onlar da dediler ki: "Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!
Ahmed Hulusi : (Onlar da) dediler ki: "Biz Allâh'a tevekkül ettik (El Vekiyl isminin özelliğine iman ettik, vekîlimiz O'dur). . . Rabbimiz, bizi onların zulmüne alet etme!"
Ahmet Tekin : Onlar:
'Allah’a güvenip dayandık, işlerimizi O’na havale ettik. Ey Rabbimiz bizi inkâr ve isyanda devam eden zâlim bir kavmin tecavüzü, baskısı ve zulmüyle imtihan edilme durumuna düşürme, onların başımıza açacağı belalara uğratma.' dediler.
Ahmet Varol : Onlar da dediler ki: 'Allah'a güvendik. Ey Rabbimiz bizi zalimler topluluğu ile sınama.
Ali Bulaç : Dediler ki: "Biz Allah'a tevekkül ettik; Rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma."
Ali Fikri Yavuz : Onlar da dediler ki; “-Biz, ancak Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi, o zâlim kavmin fitnesine düşürme;
Bekir Sadak : (85-86) «lllah'a guvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sinama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar» dediler.
Celal Yıldırım : Onlar da dediler ki: «Biz ancak Allah'a güvenip dayanmışızdır. Ey Rabbimiz I Bizi o zâlimlerin oluşturduğu kavme fitne kılma, (bizi onlar sebebiyle fitne ve mihnete düşürme),
Diyanet İşleri : Onlar da şöyle dediler: “Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!”
Diyanet İşleri (eski) : (85-86) 'Allah'a güvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar' dediler.
Diyanet Vakfi : Onlar da dediler ki: «Allah’a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!
Edip Yüksel : Dediler ki: 'ALLAH'a güvendik. Rabbimiz, bizi zalim halkın baskısına maruz bırakma.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar da: «Biz Allah'a güvendik. Ey Rabbimiz, bizi o zalim kavmin fitnesine uğratma!» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar: «Biz Allah'a güvendik.Ey Rabbimiz, bizi o zalim kavmin fitnesine düşürme!
Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar da, biz Allâha i'timâd ettik, ya rabbenâ bizi o zalim kavmin fitnesine düşürme
Fizilal-il Kuran : Onlar da dediler ki; «Biz Allah'a dayandık ey Rabbimiz, zalimler güruhunun bizi sapıklıklarına gerekçe göstermelerine meydan verme.
Gültekin Onan : Dediler ki: "Biz Tanrı'ya tevekkül ettik; rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma."
Hakkı Yılmaz : (85,86) "Onlar da, “Biz Allah'a işin sonucunu bıraktık. Ey Rabbimiz! Bizi o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan toplum için ateşlere sürükleme ve bizi rahmetinle kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kimseler toplumundan kurtar!” dediler. "
Hasan Basri Çantay : Onlar da şöyle dediler: «Biz yalınız Allaha güvenib dayandık. Ey Rabbimiz, bizi o zaalimler güruhuna bir fitne (mevzuu) yapma».
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine dediler ki: '(Biz,) ancak Allah’a tevekkül ettik. Rabbimiz! Bizi o zâlimler topluluğuna bir fitne kılma (onları bize musallat etme)!'
İbni Kesir : Onlar da dediler ki: Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbımız, bizi, o zalimler güruhu ile sınama.
İskender Evrenosoğlu : Bunun üzerine: “Biz Allah'a tevekkül ettik. Rabbimiz, bizi zalim kavme fitne (konusu) kılma.” dediler.
Muhammed Esed : Bunun üzerine onlar da: "Biz güvenimizi Allah'a bağlamışız! Ey Rabbimiz, bizi zalim bir topluluğun elinde rüsvay etme!" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar da dediler ki: «Allah Teâlâ'ya itimat ettik. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler olan kavim için bir fitne kılma.»
Ömer Öngüt : Onlar da dediler ki: “Biz Allah'a güvendik. Ey Rabbimiz! Bizi zâlimler gürûhunun fitnesine maruz bırakma!
Şaban Piriş : -Allah’a güvendik, “ey Rabbimiz! Bizi o zulmeden kavme fitne yapma”
Suat Yıldırım : (85-86) Onlar da şöyle cevap verdiler: "Biz de Allah’a dayanıp güvendik. Ey Rabbimiz! Bizi o zalim kimselerin işkenceleri ile imtihan etme ve rahmetinle bizi o kâfirler güruhundan kurtar!"
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Allâh'a dayandık, Rabbimiz bizi o zulmeden kavme fitne yapma (bizi onların işkencesiyle deneme)!
Tefhim-ul Kuran : Onlar dediler ki: «Biz Allah'a tevekkül ettik; Rabbimiz, bizi zulme sapan bir kavim için bir fitne (konusu) kılma.»
Ümit Şimşek : 'Biz Allah'a tevekkül ettik,' dediler. 'Rabbimiz, bizi o zalimler güruhunun fitnesiyle sınama.
Yaşar Nuri Öztürk : Şöyle yakardılar: "Yalnız Allah'a dayandık. Rabbimiz! Bizleri, zulmedenler toplumu için bir imtihan aracı yapma!"