16:26Nahl  Suresi 26. Ayet

Kuran Sırası: 16 İniş Sırası: 70
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128

16:26Nahl  Suresi 26. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قَدْ (GD̃) = ḳad : kuşkusuz
2. مَكَرَ (MKR) = mekera : tuzak kurmuşlardı
3. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseler
4. مِنْ (MN) = min :
5. قَبْلِهِمْ (GBLHM) = ḳablihim : onlardan önceki
6. فَأَتَى (FÊT) = feetā : yıktı (söktü)
7. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah
8. بُنْيَانَهُمْ (BNYENHM) = bunyānehum : binalarını
9. مِنَ (MN) = mine : -nden
10. الْقَوَاعِدِ (ELGVEAD̃) = l-ḳavāǐdi : temelleri-
11. فَخَرَّ (FḢR) = feḣarra : çökmüştü
12. عَلَيْهِمُ (ALYHM) = ǎleyhimu : başlarına
13. السَّقْفُ (ELSGF) = s-seḳfu : tavan
14. مِنْ (MN) = min :
15. فَوْقِهِمْ (FVGHM) = fevḳihim : üstlerindeki
16. وَأَتَاهُمُ (VÊTEHM) = ve etāhumu : ve onlara gelmişti
17. الْعَذَابُ (ELAZ̃EB) = l-ǎƶābu : azab
18. مِنْ (MN) = min :
19. حَيْثُ (ḪYS̃) = Hayṧu : yerden
20. لَا (LE) = lā :
21. يَشْعُرُونَ (YŞARVN) = yeş'ǔrūne : ummadıkları
kuşkusuz | tuzak kurmuşlardı | kimseler | | onlardan önceki | yıktı (söktü) | Allah | binalarını | -nden | temelleri- | çökmüştü | başlarına | tavan | | üstlerindeki | ve onlara gelmişti | azab | | yerden | | ummadıkları |

[] [MKR] [] [] [GBL] [ETY] [] [BNY] [] [GAD̃] [ḢRR] [] [SGF] [] [FVG] [ETY] [AZ̃B] [] [ḪYS̃] [] [ŞAR]
GD̃ MKR ELZ̃YN MN GBLHM FÊT ELLH BNYENHM MN ELGVEAD̃ FḢR ALYHM ELSGF MN FVGHM VÊTEHM ELAZ̃EB MN ḪYS̃ LE YŞARVN

ḳad mekera elleƶīne min ḳablihim feetā llahu bunyānehum mine l-ḳavāǐdi feḣarra ǎleyhimu s-seḳfu min fevḳihim ve etāhumu l-ǎƶābu min Hayṧu yeş'ǔrūne
قد مكر الذين من قبلهم فأتى الله بنيانهم من القواعد فخر عليهم السقف من فوقهم وأتاهم العذاب من حيث لا يشعرون

16:26Nahl  Suresi 26. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قد | GD̃ ḳad kuşkusuz Verily,
مكر م ك ر | MKR MKR mekera tuzak kurmuşlardı plotted
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler those who
من | MN min (were) before them,
قبلهم ق ب ل | GBL GBLHM ḳablihim onlardan önceki (were) before them,
فأتى ا ت ي | ETY FÊT feetā yıktı (söktü) but Allah came
الله | ELLH llahu Allah but Allah came
بنيانهم ب ن ي | BNY BNYENHM bunyānehum binalarını (at) their building
من | MN mine -nden from
القواعد ق ع د | GAD̃ ELGVEAD̃ l-ḳavāǐdi temelleri- the foundations,
فخر خ ر ر | ḢRR FḢR feḣarra çökmüştü so fell
عليهم | ALYHM ǎleyhimu başlarına upon them
السقف س ق ف | SGF ELSGF s-seḳfu tavan the roof
من | MN min from
فوقهم ف و ق | FVG FVGHM fevḳihim üstlerindeki above them,
وأتاهم ا ت ي | ETY VÊTEHM ve etāhumu ve onlara gelmişti and came to them
العذاب ع ذ ب | AZ̃B ELAZ̃EB l-ǎƶābu azab the punishment
من | MN min from
حيث ح ي ث | ḪYS̃ ḪYS̃ Hayṧu yerden where
لا | LE they (did) not perceive.
يشعرون ش ع ر | ŞAR YŞARVN yeş'ǔrūne ummadıkları they (did) not perceive.
16:26 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

kuşkusuz | tuzak kurmuşlardı | kimseler | | onlardan önceki | yıktı (söktü) | Allah | binalarını | -nden | temelleri- | çökmüştü | başlarına | tavan | | üstlerindeki | ve onlara gelmişti | azab | | yerden | | ummadıkları |

[] [MKR] [] [] [GBL] [ETY] [] [BNY] [] [GAD̃] [ḢRR] [] [SGF] [] [FVG] [ETY] [AZ̃B] [] [ḪYS̃] [] [ŞAR]
GD̃ MKR ELZ̃YN MN GBLHM FÊT ELLH BNYENHM MN ELGVEAD̃ FḢR ALYHM ELSGF MN FVGHM VÊTEHM ELAZ̃EB MN ḪYS̃ LE YŞARVN

ḳad mekera elleƶīne min ḳablihim feetā llahu bunyānehum mine l-ḳavāǐdi feḣarra ǎleyhimu s-seḳfu min fevḳihim ve etāhumu l-ǎƶābu min Hayṧu yeş'ǔrūne
قد مكر الذين من قبلهم فأتى الله بنيانهم من القواعد فخر عليهم السقف من فوقهم وأتاهم العذاب من حيث لا يشعرون

[] [م ك ر] [] [] [ق ب ل] [ا ت ي] [] [ب ن ي] [] [ق ع د] [خ ر ر] [] [س ق ف] [] [ف و ق] [ا ت ي] [ع ذ ب] [] [ح ي ث] [] [ش ع ر]

16:26Nahl  Suresi 26. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قد | GD̃ ḳad kuşkusuz Verily,
Gaf,Dal,
100,4,
CERT – particle of certainty
حرف تحقيق
مكر م ك ر | MKR MKR mekera tuzak kurmuşlardı plotted
Mim,Kef,Re,
40,20,200,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
من | MN min (were) before them,
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
قبلهم ق ب ل | GBL GBLHM ḳablihim onlardan önceki (were) before them,
Gaf,Be,Lam,He,Mim,
100,2,30,5,40,
N – genitive noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فأتى ا ت ي | ETY FÊT feetā yıktı (söktü) but Allah came
Fe,,Te,,
80,,400,,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الفاء استئنافية
فعل ماض
الله | ELLH llahu Allah but Allah came
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
بنيانهم ب ن ي | BNY BNYENHM bunyānehum binalarını (at) their building
Be,Nun,Ye,Elif,Nun,He,Mim,
2,50,10,1,50,5,40,
N – accusative masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
من | MN mine -nden from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
القواعد ق ع د | GAD̃ ELGVEAD̃ l-ḳavāǐdi temelleri- the foundations,
Elif,Lam,Gaf,Vav,Elif,Ayn,Dal,
1,30,100,6,1,70,4,
N – genitive masculine plural noun
اسم مجرور
فخر خ ر ر | ḢRR FḢR feḣarra çökmüştü so fell
Fe,Hı,Re,
80,600,200,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الفاء استئنافية
فعل ماض
عليهم | ALYHM ǎleyhimu başlarına upon them
Ayn,Lam,Ye,He,Mim,
70,30,10,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
السقف س ق ف | SGF ELSGF s-seḳfu tavan the roof
Elif,Lam,Sin,Gaf,Fe,
1,30,60,100,80,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
فوقهم ف و ق | FVG FVGHM fevḳihim üstlerindeki above them,
Fe,Vav,Gaf,He,Mim,
80,6,100,5,40,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وأتاهم ا ت ي | ETY VÊTEHM ve etāhumu ve onlara gelmişti and came to them
Vav,,Te,Elif,He,Mim,
6,,400,1,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
العذاب ع ذ ب | AZ̃B ELAZ̃EB l-ǎƶābu azab the punishment
Elif,Lam,Ayn,Zel,Elif,Be,
1,30,70,700,1,2,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
حيث ح ي ث | ḪYS̃ ḪYS̃ Hayṧu yerden where
Ha,Ye,Se,
8,10,500,
N – genitive noun
اسم مجرور
لا | LE they (did) not perceive.
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يشعرون ش ع ر | ŞAR YŞARVN yeş'ǔrūne ummadıkları they (did) not perceive.
Ye,Şın,Ayn,Re,Vav,Nun,
10,300,70,200,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
قد
ḳad
|
kuşkusuz
Kombi Müfredat
مكر
mekera
MKR|م ك ر
tuzak kurmuşlardı
3
الذين
elleƶīne
|
kimseler
4
من
min
|
Kombi Müfredat
قبلهم
ḳablihim
GBL|ق ب ل
onlardan önceki
Kombi Müfredat
فأتى
feetā
ETY|ا ت ي
yıktı (söktü)
7
الله
llahu
|
Allah
Kombi Müfredat
بنيانهم
bunyānehum
BNY|ب ن ي
binalarını
9
من
mine
|
-nden
10 Kombi Müfredat
القواعد
l-ḳavāǐdi
GAD̃|ق ع د
temelleri-
11 Kombi Müfredat
فخر
feḣarra
ḢRR|خ ر ر
çökmüştü
12
عليهم
ǎleyhimu
|
başlarına
13 Kombi Müfredat
السقف
s-seḳfu
SGF|س ق ف
tavan
14
من
min
|
15 Kombi Müfredat
فوقهم
fevḳihim
FVG|ف و ق
üstlerindeki
16 Kombi Müfredat
وأتاهم
ve etāhumu
ETY|ا ت ي
ve onlara gelmişti
17 Kombi Müfredat
العذاب
l-ǎƶābu
AZ̃B|ع ذ ب
azab
18
من
min
|
19 Kombi Müfredat
حيث
Hayṧu
ḪYS̃|ح ي ث
yerden
20
لا
|
21 Kombi Müfredat
يشعرون
yeş'ǔrūne
ŞAR|ش ع ر
ummadıkları
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَدْ: kuşkusuz | مَكَرَ: tuzak kurmuşlardı | الَّذِينَ: kimseler | مِنْ: | قَبْلِهِمْ: onlardan önceki | فَأَتَى: yıktı (söktü) | اللَّهُ: Allah | بُنْيَانَهُمْ: binalarını | مِنَ: -nden | الْقَوَاعِدِ: temelleri- | فَخَرَّ: çökmüştü | عَلَيْهِمُ: başlarına | السَّقْفُ: tavan | مِنْ: | فَوْقِهِمْ: üstlerindeki | وَأَتَاهُمُ: ve onlara gelmişti | الْعَذَابُ: azab | مِنْ: | حَيْثُ: yerden | لَا: | يَشْعُرُونَ: ummadıkları | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قد GD̃ kuşkusuz | مكر MKR tuzak kurmuşlardı | الذين ELZ̃YN kimseler | من MN | قبلهم GBLHM onlardan önceki | فأتى FÊT yıktı (söktü) | الله ELLH Allah | بنيانهم BNYENHM binalarını | من MN -nden | القواعد ELGWEAD̃ temelleri- | فخر FḢR çökmüştü | عليهم ALYHM başlarına | السقف ELSGF tavan | من MN | فوقهم FWGHM üstlerindeki | وأتاهم WÊTEHM ve onlara gelmişti | العذاب ELAZ̃EB azab | من MN | حيث ḪYS̃ yerden | لا LE | يشعرون YŞARWN ummadıkları | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳad: kuşkusuz | mekera: tuzak kurmuşlardı | elleƶīne: kimseler | min: | ḳablihim: onlardan önceki | feetā: yıktı (söktü) | llahu: Allah | bunyānehum: binalarını | mine: -nden | l-ḳavāǐdi: temelleri- | feḣarra: çökmüştü | ǎleyhimu: başlarına | s-seḳfu: tavan | min: | fevḳihim: üstlerindeki | ve etāhumu: ve onlara gelmişti | l-ǎƶābu: azab | min: | Hayṧu: yerden | : | yeş'ǔrūne: ummadıkları | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GD̃: kuşkusuz | MKR: tuzak kurmuşlardı | ELZ̃YN: kimseler | MN: | GBLHM: onlardan önceki | FÊT: yıktı (söktü) | ELLH: Allah | BNYENHM: binalarını | MN: -nden | ELGVEAD̃: temelleri- | FḢR: çökmüştü | ALYHM: başlarına | ELSGF: tavan | MN: | FVGHM: üstlerindeki | VÊTEHM: ve onlara gelmişti | ELAZ̃EB: azab | MN: | ḪYS̃: yerden | LE: | YŞARVN: ummadıkları | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Gerçekten, onlardan önce gelip geçenler de düzenler kurdular, Allah, yapılarını temellerinden yıktı da tavan, başlarına yıkılıverdi ve hem de bu azap, anlayamadıkları bir yerden gelip çattı onlara.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onlardan öncekiler mekr yaptı. . . Allâh, onların binalarına temellerinden geldi! Tavan, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkında olmadıkları taraftan geldi (umulmadık noktadan girip, umulmadık yerden yıktı)!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlardan öncekiler de peygambere, dine, dindarlara karşı sinsi planlar yapmışlardı. Allah onların binalarını temellerinden söktü. Üstlerindeki tavan da, tepelerine çöktü. Bu azap onlara farkedemedikleri bir yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah'ın emri onların yapılarının temellerine gelmişti ve böylece tavan üstten tepelerine çökmüştü. Azab onlara hiç farketmedikleri bir yönden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onlardan öncekiler, hileli düzenler kurmuşlardı da, Allah(ın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Mekke kâfirlerinden önce gelenler de hileler kurmuşlardı. Allah da kurdukları binalara (kudretiyle) temellerinden geldi de, çatı, tepelerinden üzerlerine çöktü. Böylece azap, kendilerine duyamıyacakları yerden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlardan oncekiler duzen kurmuslardi. Bunun uzerine Allah, binalarinin temelini cokertti de tavanlari baslarina yikildi. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlardan öncekiler de (peygambere ve ilâhî buyruklara karşı bu tarz) maksatlı plânlar kurmuşlardı. Bu yüzden Allah kurdukları plânlarını temelinden gelip (onu kökünden sarsıp), tavanları başlarına yıkılıp çöktü ve azâb onlara bilmedikleri bir yönden gelmiş oldu.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Kendilerinden öncekiler de tuzak kurmuşlardı; ancak ALLAH, binalarını temelinden yıkmış, üzerlerindeki tavan başlarına çökmüştü; azap onlara ummadıkları yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlardan öncekiler, tuzaklar kurmuşlardı. Allah da kurdukları binalarına temellerinden geldi (çökertti) de tavan tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Evet, onlardan evvelkiler hiyleler kurmuşladı, Allah da kurdukları bünyana kaidelerinden geldi de sekıf, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azâb kendilerine duyamıyacakları cihetten geldiDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlardan öncekiler de peygamberlerine tuzaklar kurdular da, Allah kurdukları yapının temellerini çökerterek tavanını başlarına indirdi; Allah'ın azabı, hiç ummadıkları taraftan başlarına iniverdi.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onlardan öncekiler, hileli düzenler kurmuşlardı da, Tanrı(nın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Şüphesiz onlardan önceki kimseler tuzak kurdular da Allah, onların duvarlarına temellerinden vurdu. Sonra da çatı tepelerinden üzerlerine çöktü. Ve onlara azap akledemedikleri bir yönden geldi. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Kendilerinden öncekiler de (tıbkı müşrikler gibi peygamberleri aleyhine) faasid pilânlar kurmuşlardır. Nihayet Allah, onların binalarını tâ temellerinden (yıkmayı) diledi de üstlerindeki tavan tepelerine göçdü (onları helak etdi). Hem bu azâb onlara şuurlarının eremeyeceği tarafdan gelmişdir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz onlardan öncekiler de tuzak kurmuştu; fakat Allah(’ın emri) binâlarına temellerinden geldi de tavan, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azab onlara (böylece)ummayacakları bir yerden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Kendilerinden öncekiler de düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah; binalarını temellerinden çökertti de üstlerindeki tavanları başlarına yıkıldı. Hem bu azab; onlara hissedemeyecekleri taraftan gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Onlardan öncekiler de hile yapmışlardı. Allah, onların binalarını temellerinden harap etti, yıktı. Böylece tavanları, üstlerinden üzerlerine çöktü. Onlara azap, farkında olmadıkları yerden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Onlardan önce gelip geçenler de birtakım zındıkça düzenler kurmuşlardı; ama işte, Allah onların kurduğu yapıları temellerinden çökertti; öyle ki, tavanları başlarına yıkıldı ve nereden geldiğini daha anlamadan azap apansız yakalayıverdi onları.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Muhakkak ki, onlardan evvelkiler de hilede (hud'ada) bulunmuşlardı. Nihâyet Allah Teâlâ'nın emri onların binalarının temellerine geldi de artık tavanları yukarılarından üzerlerine çöküverdi ve onlara azap anlayamadıkları bir cihetten gelivermişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Kendilerinden öncekiler de hile yapmışlardı. Sonunda Allah onların binalarına temelinden geldi de, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü. O azap onlara hiç ummadıkları yerden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, bir anda binalarını temellerinden çökertmiş ve çatıları başlarına devrilmişti. Azap, onlara hissetmedikleri bir yönden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Kendilerinden önceki kâfirler de peygamberler için hileler, tuzaklar kurmuşlardı. Ama neticede Allah onların binalarını ta temellerinden yıktı da üstlerindeki tavan tepelerine çöktü. Hem de bu azap onlara hiç fark edemedikleri bir yerden geldi.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allâh, binâlarına temellerinden gelmiş, üstlerindeki tavan, başlarına çökmüştü! Ve azâb onlara ummadıkları yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onlardan öncekiler, hileli düzenler kurmuşlardı da, Allah(ın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlardan öncekiler de tuzaklar kurmuşlardı. Derken Allah onların binalarına temellerinden geldi de tavanları başlarına çöktü. Böylece, hiç ummadıkları bir yerden azap onlara erişti.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Onlardan öncekiler tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarına temellerinden çarpmış da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.