16:90Nahl  Suresi 90. Ayet

Kuran Sırası: 16 İniş Sırası: 70
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128

16:90Nahl  Suresi 90. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. إِنَّ (ÎN) = inne : şüphesiz
2. اللَّهَ (ELLH) = llahe : Allah
3. يَأْمُرُ (YÊMR) = ye'muru : emreder
4. بِالْعَدْلِ (BELAD̃L) = bil-ǎdli : adaleti
5. وَالْإِحْسَانِ (VELÎḪSEN) = vel'iHsāni : ve ihsanı
6. وَإِيتَاءِ (VÎYTEÙ) = ve ītā'i : ve vermeyi
7. ذِي (Z̃Y) = ƶī :
8. الْقُرْبَىٰ (ELGRB) = l-ḳurbā : akrabaya
9. وَيَنْهَىٰ (VYNH) = ve yenhā : ve meneder
10. عَنِ (AN) = ǎni :
11. الْفَحْشَاءِ (ELFḪŞEÙ) = l-feHşā'i : edepsizlikten
12. وَالْمُنْكَرِ (VELMNKR) = velmunkeri : ve fenalıktan
13. وَالْبَغْيِ (VELBĞY) = velbeğyi : ve azgınlıktan
14. يَعِظُكُمْ (YAƵKM) = yeǐZukum : size böyle öğüt verir
15. لَعَلَّكُمْ (LALKM) = leǎllekum : umulur ki
16. تَذَكَّرُونَ (TZ̃KRVN) = teƶekkerūne : öğüt alırsınız (diye)
şüphesiz | Allah | emreder | adaleti | ve ihsanı | ve vermeyi | | akrabaya | ve meneder | | edepsizlikten | ve fenalıktan | ve azgınlıktan | size böyle öğüt verir | umulur ki | öğüt alırsınız (diye) |

[] [] [EMR] [AD̃L] [ḪSN] [ETY] [] [GRB] [NHY] [] [FḪŞ] [NKR] [BĞY] [VAƵ] [] [Z̃KR]
ÎN ELLH YÊMR BELAD̃L VELÎḪSEN VÎYTEÙ Z̃Y ELGRB VYNH AN ELFḪŞEÙ VELMNKR VELBĞY YAƵKM LALKM TZ̃KRVN

inne llahe ye'muru bil-ǎdli vel'iHsāni ve ītā'i ƶī l-ḳurbā ve yenhā ǎni l-feHşā'i velmunkeri velbeğyi yeǐZukum leǎllekum teƶekkerūne
إن الله يأمر بالعدل والإحسان وإيتاء ذي القربى وينهى عن الفحشاء والمنكر والبغي يعظكم لعلكم تذكرون

16:90Nahl  Suresi 90. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
الله | ELLH llahe Allah Allah
يأمر ا م ر | EMR YÊMR ye'muru emreder commands
بالعدل ع د ل | AD̃L BELAD̃L bil-ǎdli adaleti justice
والإحسان ح س ن | ḪSN VELÎḪSEN vel'iHsāni ve ihsanı and the good,
وإيتاء ا ت ي | ETY VÎYTEÙ ve ītā'i ve vermeyi and giving
ذي | Z̃Y ƶī (to) relatives,
القربى ق ر ب | GRB ELGRB l-ḳurbā akrabaya (to) relatives,
وينهى ن ه ي | NHY VYNH ve yenhā ve meneder and forbids
عن | AN ǎni [from]
الفحشاء ف ح ش | FḪŞ ELFḪŞEÙ l-feHşā'i edepsizlikten the immorality
والمنكر ن ك ر | NKR VELMNKR velmunkeri ve fenalıktan and the bad
والبغي ب غ ي | BĞY VELBĞY velbeğyi ve azgınlıktan and the oppression.
يعظكم و ع ظ | VAƵ YAƵKM yeǐZukum size böyle öğüt verir He admonishes you
لعلكم | LALKM leǎllekum umulur ki so that you may
تذكرون ذ ك ر | Z̃KR TZ̃KRVN teƶekkerūne öğüt alırsınız (diye) take heed.
16:90 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

şüphesiz | Allah | emreder | adaleti | ve ihsanı | ve vermeyi | | akrabaya | ve meneder | | edepsizlikten | ve fenalıktan | ve azgınlıktan | size böyle öğüt verir | umulur ki | öğüt alırsınız (diye) |

[] [] [EMR] [AD̃L] [ḪSN] [ETY] [] [GRB] [NHY] [] [FḪŞ] [NKR] [BĞY] [VAƵ] [] [Z̃KR]
ÎN ELLH YÊMR BELAD̃L VELÎḪSEN VÎYTEÙ Z̃Y ELGRB VYNH AN ELFḪŞEÙ VELMNKR VELBĞY YAƵKM LALKM TZ̃KRVN

inne llahe ye'muru bil-ǎdli vel'iHsāni ve ītā'i ƶī l-ḳurbā ve yenhā ǎni l-feHşā'i velmunkeri velbeğyi yeǐZukum leǎllekum teƶekkerūne
إن الله يأمر بالعدل والإحسان وإيتاء ذي القربى وينهى عن الفحشاء والمنكر والبغي يعظكم لعلكم تذكرون

[] [] [ا م ر] [ع د ل] [ح س ن] [ا ت ي] [] [ق ر ب] [ن ه ي] [] [ف ح ش] [ن ك ر] [ب غ ي] [و ع ظ] [] [ذ ك ر]

16:90Nahl  Suresi 90. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
الله | ELLH llahe Allah Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – accusative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة منصوب
يأمر ا م ر | EMR YÊMR ye'muru emreder commands
Ye,,Mim,Re,
10,,40,200,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
بالعدل ع د ل | AD̃L BELAD̃L bil-ǎdli adaleti justice
Be,Elif,Lam,Ayn,Dal,Lam,
2,1,30,70,4,30,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine noun
جار ومجرور
والإحسان ح س ن | ḪSN VELÎḪSEN vel'iHsāni ve ihsanı and the good,
Vav,Elif,Lam,,Ha,Sin,Elif,Nun,
6,1,30,,8,60,1,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine (form IV) verbal noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
وإيتاء ا ت ي | ETY VÎYTEÙ ve ītā'i ve vermeyi and giving
Vav,,Ye,Te,Elif,,
6,,10,400,1,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine (form IV) verbal noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
ذي | Z̃Y ƶī (to) relatives,
Zel,Ye,
700,10,
N – nominative masculine singular noun
اسم مرفوع
القربى ق ر ب | GRB ELGRB l-ḳurbā akrabaya (to) relatives,
Elif,Lam,Gaf,Re,Be,,
1,30,100,200,2,,
N – nominative feminine noun
اسم مرفوع
وينهى ن ه ي | NHY VYNH ve yenhā ve meneder and forbids
Vav,Ye,Nun,He,,
6,10,50,5,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine singular imperfect verb, subjunctive mood
الواو عاطفة
فعل مضارع منصوب
عن | AN ǎni [from]
Ayn,Nun,
70,50,
P – preposition
حرف جر
الفحشاء ف ح ش | FḪŞ ELFḪŞEÙ l-feHşā'i edepsizlikten the immorality
Elif,Lam,Fe,Ha,Şın,Elif,,
1,30,80,8,300,1,,
N – genitive feminine singular noun
اسم مجرور
والمنكر ن ك ر | NKR VELMNKR velmunkeri ve fenalıktan and the bad
Vav,Elif,Lam,Mim,Nun,Kef,Re,
6,1,30,40,50,20,200,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine (form IV) passive participle
الواو عاطفة
اسم مجرور
والبغي ب غ ي | BĞY VELBĞY velbeğyi ve azgınlıktan and the oppression.
Vav,Elif,Lam,Be,Ğayn,Ye,
6,1,30,2,1000,10,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
يعظكم و ع ظ | VAƵ YAƵKM yeǐZukum size böyle öğüt verir He admonishes you
Ye,Ayn,Zı,Kef,Mim,
10,70,900,20,40,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
فعل مضارع والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
لعلكم | LALKM leǎllekum umulur ki so that you may
Lam,Ayn,Lam,Kef,Mim,
30,70,30,20,40,
ACC – accusative particle
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
حرف نصب من اخوات «ان» والكاف ضمير متصل في محل نصب اسم «لعل»
تذكرون ذ ك ر | Z̃KR TZ̃KRVN teƶekkerūne öğüt alırsınız (diye) take heed.
Te,Zel,Kef,Re,Vav,Nun,
400,700,20,200,6,50,
V – 2nd person masculine plural (form V) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
إن
inne
|
şüphesiz
2
الله
llahe
|
Allah
Kombi Müfredat
يأمر
ye'muru
EMR|ا م ر
emreder
Kombi Müfredat
بالعدل
bil-ǎdli
AD̃L|ع د ل
adaleti
Kombi Müfredat
والإحسان
vel'iHsāni
ḪSN|ح س ن
ve ihsanı
Kombi Müfredat
وإيتاء
ve ītā'i
ETY|ا ت ي
ve vermeyi
7
ذي
ƶī
|
Kombi Müfredat
القربى
l-ḳurbā
GRB|ق ر ب
akrabaya
Kombi Müfredat
وينهى
ve yenhā
NHY|ن ه ي
ve meneder
10
عن
ǎni
|
11 Kombi Müfredat
الفحشاء
l-feHşā'i
FḪŞ|ف ح ش
edepsizlikten
12 Kombi Müfredat
والمنكر
velmunkeri
NKR|ن ك ر
ve fenalıktan
13 Kombi Müfredat
والبغي
velbeğyi
BĞY|ب غ ي
ve azgınlıktan
14 Kombi Müfredat
يعظكم
yeǐZukum
VAƵ|و ع ظ
size böyle öğüt verir
15
لعلكم
leǎllekum
|
umulur ki
16 Kombi Müfredat
تذكرون
teƶekkerūne
Z̃KR|ذ ك ر
öğüt alırsınız (diye)
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يَأْمُرُ: emreder | بِالْعَدْلِ: adaleti | وَالْإِحْسَانِ: ve ihsanı | وَإِيتَاءِ: ve vermeyi | ذِي: | الْقُرْبَىٰ: akrabaya | وَيَنْهَىٰ: ve meneder | عَنِ: | الْفَحْشَاءِ: edepsizlikten | وَالْمُنْكَرِ: ve fenalıktan | وَالْبَغْيِ: ve azgınlıktan | يَعِظُكُمْ: size böyle öğüt verir | لَعَلَّكُمْ: umulur ki | تَذَكَّرُونَ: öğüt alırsınız (diye) | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎN şüphesiz | الله ELLH Allah | يأمر YÊMR emreder | بالعدل BELAD̃L adaleti | والإحسان WELÎḪSEN ve ihsanı | وإيتاء WÎYTEÙ ve vermeyi | ذي Z̃Y | القربى ELGRB akrabaya | وينهى WYNH ve meneder | عن AN | الفحشاء ELFḪŞEÙ edepsizlikten | والمنكر WELMNKR ve fenalıktan | والبغي WELBĞY ve azgınlıktan | يعظكم YAƵKM size böyle öğüt verir | لعلكم LALKM umulur ki | تذكرون TZ̃KRWN öğüt alırsınız (diye) | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |inne: şüphesiz | llahe: Allah | ye'muru: emreder | bil-ǎdli: adaleti | vel'iHsāni: ve ihsanı | ve ītā'i: ve vermeyi | ƶī: | l-ḳurbā: akrabaya | ve yenhā: ve meneder | ǎni: | l-feHşā'i: edepsizlikten | velmunkeri: ve fenalıktan | velbeğyi: ve azgınlıktan | yeǐZukum: size böyle öğüt verir | leǎllekum: umulur ki | teƶekkerūne: öğüt alırsınız (diye) | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: şüphesiz | ELLH: Allah | YÊMR: emreder | BELAD̃L: adaleti | VELÎḪSEN: ve ihsanı | VÎYTEÙ: ve vermeyi | Z̃Y: | ELGRB: akrabaya | VYNH: ve meneder | AN: | ELFḪŞEÙ: edepsizlikten | VELMNKR: ve fenalıktan | VELBĞY: ve azgınlıktan | YAƵKM: size böyle öğüt verir | LALKM: umulur ki | TZ̃KRVN: öğüt alırsınız (diye) | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki Allah, adâleti, lütuf ve keremde bulunmayı ve yakınlara ihtiyaçları olan şeyleri vermeyi emreder ve çirkin olan, kötü görünen şeylerle haksızlığı nehyeder; öğüt alasınız diye de size öğüt vermededir. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki Allâh, hakkını vermeyi, ihsanı (iyilik yapmayı) ve yakınlara cömert olmayı hükmeder. . . Fahşadan (nefsanî davranışlardan), münkerden (imanın gereklerine ters düşen fiillerden) ve bagiyden (zulüm ve hakka tecavüz) nehyeder. . . Düşünüp değerlendirmeniz için öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allah adâletli, mûtedil davranmayı, adâleti gerçekleştiren, hak sahibine hakkını sağlayan, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir düzen kurmayı, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderler, idareciler, askerî erkân ve müslümanlar olmayı, akrabaya yardım etmeyi emreder. Meşrû olmayan şehevî fiilleri, gayri meşrû ilişkileri, zinayı, haddi aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı, şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği şeyleri, haksızlığı, saldırıyı, baskı ve zulmü, bozgunculuğu, şeriata karşı çıkmayı, kural tanımamayı, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmayı yasaklayarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliği sağlar. Size, düşünüp ibret almanıza vesile olur diye öğüt veriyor, sorumluluklarınızı hatırlatıyor, uyarıyor. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Şüphesiz Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder, hayasızlıktan, kötülükten ve zorbalıktan da nehyeder. Olur ki öğüt alırsınız diye size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Muhakkak ki Allah, adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emrediyor. Zinadan, fenalıklardan ve insanlara zulüm yapmaktan da nehyediyor. Size böyle öğüd veriyor ki, benimseyip tutasınız. (ADÂLET: Her şeyi yerli yerine koymak demektir. Zulmün zıddıdır. Her hakkın başı, Allah hakkı olduğundan ona ortak koşmamak, tevhide iman etmek esastır. Bundan sonra ilâhi ölçülere göre her şeyin hakkını vermek adalettir. İHSAN: Farzları yerine getirmek, Allah’ı görür gibi kendisine ibadet etmek, bir şeyi güzel ve iyi yapmak mânâlarına gelir.) Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Allah suphesiz adaleti, iyilik yapmayi, yakinlara bakmayi emreder; hayasizligi, fenaligi ve haddi asmayi yasak eder. tutasiniz diye size ogut verir. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Şüphesiz ki Allah, adaleti, iyiligi, yakınlardan (ihtiyaç sahiplerine) vermeyi emreder. Her türlü hayâsızlığı, (aklın, örfün ve şer'in hoş görmediği) kötülüğü ve her çeşit (haksız) tecâvüzü men'eder. Dinleyip düşünesiniz, düşünüp anlayasınız diye size öğüt verir. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : ALLAH adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Kötülükten, fenalıktan ve azgınlıktan ise sizi meneder. Öğüt almanız için sizi böyle aydınlatır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Haberiniz olsun ki Allah, size adaleti, iyi davranmayı ve yakınlara yardımda bulunmayı emrediyor; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklıyor; dinleyip anlayıp tutasınız diye size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Haberiniz olsun ki Allah size adli, ihsanı ve yakınlığı olana atâyı emrediyor ve fuhşiyyâttan, münkerden, bagiyden nehyediyor, size va'zediyor ki dinleyip anlayıp tutasınız Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Allah size adaleti, iyiliği, akrabalara yardım etmeyi emreder. Çirkin davranışları ve iğrençlikleri yasaklar. Sözünü tutasınız diye O, size öğüt verir. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Şüphesiz Tanrı, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi buyurur; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), münkerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Şüphesiz Allah, adaleti, iyileştirmeyi-güzelleştirmeyi ve yakınlara vermeyi emreder; hayâsızlıktan, kötülükten ve azgınlıktan nehyeder. O, düşünüp öğüt alırsınız diye size öğüt verir. " Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Şübhesiz ki Allah adaleti, iyiliği, (hususiyle) akrabaya (muhtâc oldukları şeyleri) vermeyi emr eder. Taşkın kötülük (ler) den, münkerden, zulm ve tecebbürden nehyeder. Size (bu suretle) öğüd verir ki iyice dinleyib ve anlayıb tutasınız. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki Allah, adâleti, iyiliği ve akrabâya (muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emreder; fuhşiyâttan, kötülükten ve azgınlıktan da men' eder. İbret alasınız diye size(Allah, böyle) nasîhat eder. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Muhakkak ki Allah; adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, fenalığı ve taşkınlığı ise yasaklar. Tezekkür edesiniz diye size öğüt verir. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki Allah, adaletli olmayı ve ihsanı ve akrabalara vermeyi emreder. Ve fuhuştan, münkerden (Allah'ın yasakladığı şeylerden) ve azgınlıktan (hakka tecavüzden) sizi nehyeder. Böylece umulur ki siz, tezekkür edersiniz diye size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Gerçek şu ki, Allah adaleti ve iyilik yapmayı, yakınlara karşı cömert olmayı emredip utanç verici ve arsızca olanı, akıl ve sağduyuya aykırı olanı ve azgınlığı, taşkınlığı yasaklıyor; ve size (böyle tekrar tekrar) öğüt veriyor ki, böylece (bütün bunları) belki aklınızda tutarsınız. Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Muhakkak ki, Allah Teâlâ adâleti, iyiliği ve karabet sahiplerine (muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emrediyor ve fuhşiyattan, münkerden, hukuka tecavüzden de nehyediyor. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Muhakkak ki Allah adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya yardım etmeyi emreder. Hayâsızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı da yasak eder. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Allah, adaleti, iyiliği ve yakınlara vermeyi emreder. Ahlaksızlığı, kötülüğü ve taşkınlığı yasaklar. Düşünesiniz diye size öğüt verir. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Allah adaleti, hatta adaletten de fazla olarak ihsanı, en güzel davranışı ve muhtaç oldukları şeyleri yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, çirkin işleri, zulüm ve tecavüzü yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh adâleti, ihsanı, akrabâya vermeyi emreder, fahşâ(edepsizlikten)dan, münker(fenâlık)den ve bağy(azgınlık)den meneder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir. Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Şüphe yok Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşâdan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Allah adaleti, iyiliği, akrabaya ikramı emreder; fuhşiyatı, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. Düşünesiniz diye O size böyle öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Şu bir gerçek ki Allah; adaleti, iyi ve güzel davranmayı, akrabaya vermeyi emreder. Tüm pisliklerden/edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık, doymazlık ve kıskançlıktan yasaklar. Düşünüp ibret alırsınız ümidiyle size öğüt veriyor. Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.