16:37Nahl  Suresi 37. Ayet

Kuran Sırası: 16 İniş Sırası: 70
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128

16:37Nahl  Suresi 37. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. إِنْ (ÎN) = in : şayet
2. تَحْرِصْ (TḪRṦ) = teHriS : ne kadar istesen de
3. عَلَىٰ (AL) = ǎlā :
4. هُدَاهُمْ (HD̃EHM) = hudāhum : onların yola gelmelerini
5. فَإِنَّ (FÎN) = feinne : kuşkusuz
6. اللَّهَ (ELLH) = llahe : Allah
7. لَا (LE) = lā :
8. يَهْدِي (YHD̃Y) = yehdī : yola getirmez
9. مَنْ (MN) = men : kimseyi
10. يُضِلُّ (YŽL) = yuDillu : şaşırttığı
11. وَمَا (VME) = ve mā : ve olmaz
12. لَهُمْ (LHM) = lehum : onların
13. مِنْ (MN) = min : hiçbir
14. نَاصِرِينَ (NEṦRYN) = nāSirīne : yardımcıları
şayet | ne kadar istesen de | | onların yola gelmelerini | kuşkusuz | Allah | | yola getirmez | kimseyi | şaşırttığı | ve olmaz | onların | hiçbir | yardımcıları |

[] [ḪRṦ] [] [HD̃Y] [] [] [] [HD̃Y] [] [ŽLL] [] [] [] [NṦR]
ÎN TḪRṦ AL HD̃EHM FÎN ELLH LE YHD̃Y MN YŽL VME LHM MN NEṦRYN

in teHriS ǎlā hudāhum feinne llahe yehdī men yuDillu ve mā lehum min nāSirīne
إن تحرص على هداهم فإن الله لا يهدي من يضل وما لهم من ناصرين

16:37Nahl  Suresi 37. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN in şayet If
تحرص ح ر ص | ḪRṦ TḪRṦ teHriS ne kadar istesen de you desire
على | AL ǎlā [for]
هداهم ه د ي | HD̃Y HD̃EHM hudāhum onların yola gelmelerini their guidance,
فإن | FÎN feinne kuşkusuz then indeed,
الله | ELLH llahe Allah Allah
لا | LE (will) not
يهدي ه د ي | HD̃Y YHD̃Y yehdī yola getirmez guide
من | MN men kimseyi whom
يضل ض ل ل | ŽLL YŽL yuDillu şaşırttığı He lets go astray,
وما | VME ve mā ve olmaz and not (are)
لهم | LHM lehum onların for them
من | MN min hiçbir any
ناصرين ن ص ر | NṦR NEṦRYN nāSirīne yardımcıları helpers.
16:37 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

şayet | ne kadar istesen de | | onların yola gelmelerini | kuşkusuz | Allah | | yola getirmez | kimseyi | şaşırttığı | ve olmaz | onların | hiçbir | yardımcıları |

[] [ḪRṦ] [] [HD̃Y] [] [] [] [HD̃Y] [] [ŽLL] [] [] [] [NṦR]
ÎN TḪRṦ AL HD̃EHM FÎN ELLH LE YHD̃Y MN YŽL VME LHM MN NEṦRYN

in teHriS ǎlā hudāhum feinne llahe yehdī men yuDillu ve mā lehum min nāSirīne
إن تحرص على هداهم فإن الله لا يهدي من يضل وما لهم من ناصرين

[] [ح ر ص] [] [ه د ي] [] [] [] [ه د ي] [] [ض ل ل] [] [] [] [ن ص ر]

16:37Nahl  Suresi 37. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN in şayet If
,Nun,
,50,
COND – conditional particle
حرف شرط
تحرص ح ر ص | ḪRṦ TḪRṦ teHriS ne kadar istesen de you desire
Te,Ha,Re,Sad,
400,8,200,90,
V – 2nd person masculine singular imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
على | AL ǎlā [for]
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
هداهم ه د ي | HD̃Y HD̃EHM hudāhum onların yola gelmelerini their guidance,
He,Dal,Elif,He,Mim,
5,4,1,5,40,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فإن | FÎN feinne kuşkusuz then indeed,
Fe,,Nun,
80,,50,
REM – prefixed resumption particle
ACC – accusative particle
الفاء استئنافية
حرف نصب
الله | ELLH llahe Allah Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – accusative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة منصوب
لا | LE (will) not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يهدي ه د ي | HD̃Y YHD̃Y yehdī yola getirmez guide
Ye,He,Dal,Ye,
10,5,4,10,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
من | MN men kimseyi whom
Mim,Nun,
40,50,
REL – relative pronoun
اسم موصول
يضل ض ل ل | ŽLL YŽL yuDillu şaşırttığı He lets go astray,
Ye,Dad,Lam,
10,800,30,
V – 3rd person masculine singular (form IV) imperfect verb
فعل مضارع
وما | VME ve mā ve olmaz and not (are)
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
لهم | LHM lehum onların for them
Lam,He,Mim,
30,5,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
من | MN min hiçbir any
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
ناصرين ن ص ر | NṦR NEṦRYN nāSirīne yardımcıları helpers.
Nun,Elif,Sad,Re,Ye,Nun,
50,1,90,200,10,50,
N – genitive masculine plural active participle
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
إن
in
|
şayet
Kombi Müfredat
تحرص
teHriS
ḪRṦ|ح ر ص
ne kadar istesen de
3
على
ǎlā
|
Kombi Müfredat
هداهم
hudāhum
HD̃Y|ه د ي
onların yola gelmelerini
5
فإن
feinne
|
kuşkusuz
6
الله
llahe
|
Allah
7
لا
|
Kombi Müfredat
يهدي
yehdī
HD̃Y|ه د ي
yola getirmez
9
من
men
|
kimseyi
10 Kombi Müfredat
يضل
yuDillu
ŽLL|ض ل ل
şaşırttığı
11
وما
ve mā
|
ve olmaz
12
لهم
lehum
|
onların
13
من
min
|
hiçbir
14 Kombi Müfredat
ناصرين
nāSirīne
NṦR|ن ص ر
yardımcıları
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |إِنْ: şayet | تَحْرِصْ: ne kadar istesen de | عَلَىٰ: | هُدَاهُمْ: onların yola gelmelerini | فَإِنَّ: kuşkusuz | اللَّهَ: Allah | لَا: | يَهْدِي: yola getirmez | مَنْ: kimseyi | يُضِلُّ: şaşırttığı | وَمَا: ve olmaz | لَهُمْ: onların | مِنْ: hiçbir | نَاصِرِينَ: yardımcıları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎN şayet | تحرص TḪRṦ ne kadar istesen de | على AL | هداهم HD̃EHM onların yola gelmelerini | فإن FÎN kuşkusuz | الله ELLH Allah | لا LE | يهدي YHD̃Y yola getirmez | من MN kimseyi | يضل YŽL şaşırttığı | وما WME ve olmaz | لهم LHM onların | من MN hiçbir | ناصرين NEṦRYN yardımcıları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |in: şayet | teHriS: ne kadar istesen de | ǎlā: | hudāhum: onların yola gelmelerini | feinne: kuşkusuz | llahe: Allah | : | yehdī: yola getirmez | men: kimseyi | yuDillu: şaşırttığı | ve mā: ve olmaz | lehum: onların | min: hiçbir | nāSirīne: yardımcıları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: şayet | TḪRṦ: ne kadar istesen de | AL: | HD̃EHM: onların yola gelmelerini | FÎN: kuşkusuz | ELLH: Allah | LE: | YHD̃Y: yola getirmez | MN: kimseyi | YŽL: şaşırttığı | VME: ve olmaz | LHM: onların | MN: hiçbir | NEṦRYN: yardımcıları | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Onları doğru yola sevketmek için üstlerine düştükçe düşsen de şüphe yok ki Allah, sapıklığı kabul edeni doğru yola getirmez ve onlara bir tek yardımcı da yoktur. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Resûlüm!) Sen, onların hidayete ermelerine çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah, saptırdığı kimseyi (dilemezse) hidayete erdirmez. Onların yardımcıları da yoktur. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onların hakikate ermeleri için hırs yapsan da; Allâh, saptırdığı kimseyi hakikate erdirmez! Onların hiçbir yardımcıları yoktur. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Sen, kâfirlerin hidayete ermelerini, hak yolda olmalarını ne kadar istesen de, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanıdığı akıllı ve sorumlu varlıkları Allah, doğru yola sevketme lütfunda bulunmaz. Onların yardım edenleri de yoktur. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sen onların hidayete ermelerini çok arzulasan da Allah saptırdığını hidayete eriştirmez. Onların yardımcıları da olmaz. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar tutkuyla istesen de, Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edecek yoktur. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm) sen, o kâfirlerin hidayet bulmalarına çok istekli isen (de çare yok), her halde Allah dalâlette bırakacağı kimselere hidayet vermez. Onların hiç bir yardımcısı da yoktur. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlarin dogru yolda olmalarina ne kadar ozensen, yine de Allah, saptirdigini dogru yola iletmez. Onlarin yardimcilari da olmaz. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Sen onların doğru yola erişmelerini ne kadar çok arzu etsen, yine de Allah saptıracağını doğru yola iletmez ve onlara yardımcılar da yoktur. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onların doğru yolda olmalarına ne kadar özensen, yine de Allah, saptırdığını doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da olmaz. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Sen, onların hidayete ermelerine çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah, saptırdığı kimseyi (dilemezse) hidayete erdirmez. Onların yardımcıları da yoktur. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Doğruyu bulmaları için ne kadar uğraşsan da, ALLAH saptırdığını doğruya ulaştırmaz. Onların bir yardımcısı da olmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Ey Muhammed!) Sen o kâfirlerin hidayete ermelerini ne kadar istesen de Allah, saptırdığı kimseyi hidayete erdirmez. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sen onların doğru yolu bulmalarını aşırı derecede istesen de kesinlikle Allah, sapıklıkta bırakacağı kimseleri doğru yola eriştirmez; Onların yardımcıları da yoktur. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Sen onların hidayet bulmalarına harîs isen her halde Allah dalâlette bırakacağı kimselere hidayet vermez, onların yardımcıları da yokturDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Ey Muhammed, sen onların doğru yola gelmelerini ne kadar ısrarla istesen de Allah, saptırdığı kimseleri kesinlikle doğru yola iletmez. Onlar hiçbir yardımcı bulamazlar. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar tutkuyla istesen de, Tanrı, şüphesiz saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edecek yoktur. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Sen, onların doğru yolda olmaları için hırs göstersen de, artık Allah, saptırdığı kimseyi doğru yola kılavuzlamaz. Onlar için yardımcılardan da kimse yoktur. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Habîbim) sen onların hidâyet bulmalarına (ne kadar) hırs göstersen şübhe yok ki Allah dalâletde bırakacağı kimselere (bu) hidâyet (i) nasıyb etmez. Onların (azâblarını önleyecek) bir yardımcıları da yokdur. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Habîbim, yâ Muhammed!) Onların hidâyete ermelerine ne kadar hırs göstersen de, şübhesiz ki Allah, (hak ettiklerinden dolayı) dalâlete attığı kimseleri hidâyete erdirmez; onlar için hiçbir yardımcı da yoktur! Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onların hidayeti bulmalarına ne kadar hırs göstersen; muhakkak ki Allah dalalete sapanı hidayete erdirmez. Ve onların yardımcıları da yoktur. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Sen, onların hidayete ermesini çok istemene rağmen muhakkak ki Allah, dalâlette bıraktığı kimseyi (onlar Allah'a ulaşmayı dilemedikçe) hidayete erdirmez. Ve onlar için bir yardımcı da yoktur. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : İmdi, sen (o hakkı inkarda ısrarlı olanların) doğru yola erişmelerini tutkuyla istesen de, (bil ki,) Allah, sapıklık içinde kalmalarına hükmettiği kimseleri doğru yola eriştirmez; ve böyleleri (Kıyamet Günü'nde) kendilerine yardımcı da bulamayacaklardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Sen onların hidâyet bulmalarına haris olsan da (faidesizdir). Çünkü Allah Teâlâ dalâlete düşürdüğüne hidâyet etmez ve onlar için yardımcılardan bir kimse de yoktur. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Sen onların hidayete ermelerini ne kadar istesen de şüphesiz ki Allah, saptırdığı kimseleri hidayete erdirmez ve onların yardımcıları da yoktur. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Sen, onların doğru yola girmelerini çok arzu etsen de Allah saptırıcılara yol göstermez. Onların hiç bir yardımcısı da yoktur. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Sen onların hidâyete gelmelerine ne kadar düşkün olsan da, şunu bil ki: Allah dalâlette bıraktığı kimselere hidâyet vermez. Onlara yardım eden de bulunmaz. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : (Ey Muhammed) Sen onların yola gelmelerini ne kadar istesen de Allâh şaşırttığını yola getirmez ve onların yardımcıları da olmaz!Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar tutkuyla istesen de, Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edecek yoktur. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Sen onların hidayetlerine düşkün olsan da, Allah saptırdığına hidayet vermez; onların bir yardımcısı da olmaz. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Sen onların iyiye ve doğruya ulaşmalarını tutkuyla istesen de Allah, saptırdığına yol göstermez. Hiçbir yardımcıları da olmaz onların.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.