Kırık Meal (Arapça) : |وَمَا: (ulaşan) | بِكُمْ: size | مِنْ: | نِعْمَةٍ: her ni'met | فَمِنَ: -tandır | اللَّهِ: Allah- | ثُمَّ: sonra | إِذَا: zaman | مَسَّكُمُ: size dokunduğu | الضُّرُّ: bir sıkıntı | فَإِلَيْهِ: yalnız O'na | تَجْأَرُونَ: yalvarırsınız |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وما WME(ulaşan) | بكم BKMsize | من MN | نعمة NAMTher ni'met | فمن FMN-tandır | الله ELLHAllah- | ثم S̃Msonra | إذا ÎZ̃Ezaman | مسكم MSKMsize dokunduğu | الضر ELŽRbir sıkıntı | فإليه FÎLYHyalnız O'na | تجأرون TCÊRWNyalvarırsınız |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve mā: (ulaşan) | bikum: size | min: | niǎ'metin: her ni'met | femine: -tandır | llahi: Allah- | ṧumme: sonra | iƶā: zaman | messekumu: size dokunduğu | D-Durru: bir sıkıntı | feileyhi: yalnız O'na | tecerūne: yalvarırsınız |
Kırık Meal (Transcript) : |VME: (ulaşan) | BKM: size | MN: | NAMT: her ni'met | FMN: -tandır | ELLH: Allah- | S̃M: sonra | ÎZ̃E: zaman | MSKM: size dokunduğu | ELŽR: bir sıkıntı | FÎLYH: yalnız O'na | TCÊRVN: yalvarırsınız |
Abdulbaki Gölpınarlı : Size bir nîmet gelse o, mutlaka Allah'tandır, sonra bir zarara uğrasanız gene ona yalvarırsınız.
Adem Uğur : Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
Ahmed Hulusi : Nimetten neyiniz varsa Allâh'tandır! Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman O'na yakarırsınız.
Ahmet Tekin : Sizdeki ilâhî, manevî ve dünyevî nimetlerin hepsi Allah’tandır. Sonra başınıza bir felâket, bir sıkıntı geldiği, ekonomik darboğaza düştüğünüz zaman da, yalnız, feryad ü figan ederek O’na yalvarır, O’na sığınırsınız.
Ahmet Varol : Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğunda da yalnız O'na yalvarırsınız.
Ali Bulaç : Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.
Ali Fikri Yavuz : Sizdeki her nimet Allah’dandır. Sonra size keder dokunduğu zaman da, hep ona yalvarır yakarırsınız.
Bekir Sadak : Size gelen her nimet Allah'tandir. Sonra, bir sikintiya ugradiginizda yalniz O'na siginirsiniz.
Celal Yıldırım : Sizde olan her nîmet Allah'tandır. Sonra da size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman ancak ve sadece O'na yalvarıp yakarınsınız.
Diyanet İşleri : Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.
Diyanet İşleri (eski) : Size gelen her nimet Allah'tandır. Sonra, bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O'na sığınırsınız.
Diyanet Vakfi : Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
Edip Yüksel : Size ulaşan her nimet ALLAH'tandır. Nitekim, bir sıkıntıya uğradığınızda sadece O'na yalvarırsınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sizde nimet olarak her ne varsa hepsi Allah'tandır. Sonra başınıza bir keder geldiğinde de hep O'na feryat edersiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem sizde ni'met namına her ne varsa hep Allahdandır, sonra size keder dokunduğu zaman da hep ona feryad edersiniz
Fizilal-il Kuran : Yararlandığınız her nimet Allah'dandır. Sonra başınıza bir sıkıntı gelince yalnız O'na yalvarırsınız.
Gültekin Onan : Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Tanrı'dandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.
Hakkı Yılmaz : Ve iyilik olarak sahip olduğunuz ne varsa, işte Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğunda, hemen yalnız O'na sığınırsınız.
Hasan Basri Çantay : Size ulaşan her ni'met Allahdandır. Sonra size her hangi bir keder ve musîybet dokunduğu zaman ancak Ona tezarru ve feryâd edersiniz.
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki size gelen her ni'met Allah’dandır; sonra size zarar dokunduğu zaman(feryadla) ancak O’na sesinizi yükselt(erek yalvar)ırsınız.
İbni Kesir : Sizdeki her nimet, Allah'tandır. Sonra bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O'na sığınırsınız.
İskender Evrenosoğlu : Sizin olan ne kadar ni'met varsa hepsi Allah'tandır. Sonra da size bir sıkıntı dokunsa, o zaman O'na yalvarırsınız.
Muhammed Esed : Hem, payınıza düşen her nimet Allah'tandır; (nitekim) ne zaman başınıza darlık çökse, hemen O'na yakarırsınız,
Ömer Nasuhi Bilmen : Size gelen her nîmet, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman ancak O'na seslerinizi kaldırıp sığınırsınız.
Ömer Öngüt : Ne ki nimetleriniz varsa hepsi Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğunda yalnız O'na yalvarırsınız.
Şaban Piriş : Sizin sahip olduğunuz her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da hemen O’na yalvarırsınız.
Suat Yıldırım : Hem sizde nimet namına ne varsa hepsi Allah’tandır. Kaldı ki size bir sıkıntı dokunduğunda da yalnız O’na yalvarırsınız.
Süleyman Ateş : Size ulaşan her ni'met Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
Tefhim-ul Kuran : Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.
Ümit Şimşek : Size erişen her nimet Allah'tandır. Nitekim başınıza bir sıkıntı gelince hemen Ona yalvarırsınız.
Yaşar Nuri Öztürk : Sahip olduğunuz her nimet Allah'tandır. Sonra size bir zorluk/keder dokunduğu zaman yalnız O'na yakarırsınız.