4:144Nisâ  Suresi 144. Ayet

Kuran Sırası: 4 İniş Sırası: 92
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176

4:144Nisâ  Suresi 144. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. يَا (YE) = yā : EY/HEY/AH
2. أَيُّهَا (ÊYHE) = eyyuhā : SİZ!
3. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseler
4. امَنُوا ( ËMNVE) = āmenū : inanan(lar)
5. لَا (LE) = lā :
6. تَتَّخِذُوا (TTḢZ̃VE) = tetteḣiƶū : edinmeyin
7. الْكَافِرِينَ (ELKEFRYN) = l-kāfirīne : kafirleri
8. أَوْلِيَاءَ (ÊVLYEÙ) = evliyā'e : dost
9. مِنْ (MN) = min :
10. دُونِ (D̃VN) = dūni : bırakıp
11. الْمُؤْمِنِينَ (ELMÙMNYN) = l-mu'minīne : mü'minleri
12. أَتُرِيدُونَ (ÊTRYD̃VN) = eturīdūne : mi istiyorsunuz?
13. أَنْ (ÊN) = en :
14. تَجْعَلُوا (TCALVE) = tec'ǎlū : vermek
15. لِلَّهِ (LLH) = lillahi : Allah'a
16. عَلَيْكُمْ (ALYKM) = ǎleykum : aleyhinizde olacak
17. سُلْطَانًا (SLŦENE) = sulTānen : bir delil
18. مُبِينًا (MBYNE) = mubīnen : apaçık
EY/HEY/AH | SİZ! | kimseler | inanan(lar) | | edinmeyin | kafirleri | dost | | bırakıp | mü'minleri | mi istiyorsunuz? | | vermek | Allah'a | aleyhinizde olacak | bir delil | apaçık |

[Y] [EYH] [] [EMN] [] [EḢZ̃] [KFR] [VLY] [] [D̃VN] [EMN] [RVD̃] [] [CAL] [] [] [SLŦ] [BYN]
YE ÊYHE ELZ̃YN ËMNVE LE TTḢZ̃VE ELKEFRYN ÊVLYEÙ MN D̃VN ELMÙMNYN ÊTRYD̃VN ÊN TCALVE LLH ALYKM SLŦENE MBYNE

eyyuhā elleƶīne āmenū tetteḣiƶū l-kāfirīne evliyā'e min dūni l-mu'minīne eturīdūne en tec'ǎlū lillahi ǎleykum sulTānen mubīnen
يا أيها الذين آمنوا لا تتخذوا الكافرين أولياء من دون المؤمنين أتريدون أن تجعلوا لله عليكم سلطانا مبينا

4:144Nisâ  Suresi 144. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
أيها أ ي ه | EYH ÊYHE eyyuhā SİZ! You
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler who
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(lar) believe[d]!
لا | LE (Do) not
تتخذوا ا خ ذ | EḢZ̃ TTḢZ̃VE tetteḣiƶū edinmeyin take
الكافرين ك ف ر | KFR ELKEFRYN l-kāfirīne kafirleri the disbelievers
أولياء و ل ي | VLY ÊVLYEÙ evliyā'e dost (as) allies
من | MN min from
دون د و ن | D̃VN D̃VN dūni bırakıp instead of
المؤمنين ا م ن | EMN ELMÙMNYN l-mu'minīne mü'minleri the believers.
أتريدون ر و د | RVD̃ ÊTRYD̃VN eturīdūne mi istiyorsunuz? Do you wish
أن | ÊN en that
تجعلوا ج ع ل | CAL TCALVE tec'ǎlū vermek you make
لله | LLH lillahi Allah'a for Allah
عليكم | ALYKM ǎleykum aleyhinizde olacak against you
سلطانا س ل ط | SLŦ SLŦENE sulTānen bir delil an evidence
مبينا ب ي ن | BYN MBYNE mubīnen apaçık clear?
4:144 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

EY/HEY/AH | SİZ! | kimseler | inanan(lar) | | edinmeyin | kafirleri | dost | | bırakıp | mü'minleri | mi istiyorsunuz? | | vermek | Allah'a | aleyhinizde olacak | bir delil | apaçık |

[Y] [EYH] [] [EMN] [] [EḢZ̃] [KFR] [VLY] [] [D̃VN] [EMN] [RVD̃] [] [CAL] [] [] [SLŦ] [BYN]
YE ÊYHE ELZ̃YN ËMNVE LE TTḢZ̃VE ELKEFRYN ÊVLYEÙ MN D̃VN ELMÙMNYN ÊTRYD̃VN ÊN TCALVE LLH ALYKM SLŦENE MBYNE

eyyuhā elleƶīne āmenū tetteḣiƶū l-kāfirīne evliyā'e min dūni l-mu'minīne eturīdūne en tec'ǎlū lillahi ǎleykum sulTānen mubīnen
يا أيها الذين آمنوا لا تتخذوا الكافرين أولياء من دون المؤمنين أتريدون أن تجعلوا لله عليكم سلطانا مبينا

[ي] [أ ي ه] [] [ا م ن] [] [ا خ ذ ] [ك ف ر] [و ل ي] [] [د و ن] [ا م ن] [ر و د] [] [ج ع ل] [] [] [س ل ط] [ب ي ن]

4:144Nisâ  Suresi 144. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
Ye,Elif,
10,1,

أيها أ ي ه | EYH ÊYHE eyyuhā SİZ! You
,Ye,He,Elif,
,10,5,1,
VOC – prefixed vocative particle ya
N – nominative noun
أداة نداء
اسم مرفوع
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(lar) believe[d]!
,Mim,Nun,Vav,Elif,
,40,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
لا | LE (Do) not
Lam,Elif,
30,1,
PRO – prohibition particle
حرف نهي
تتخذوا ا خ ذ | EḢZ̃ TTḢZ̃VE tetteḣiƶū edinmeyin take
Te,Te,Hı,Zel,Vav,Elif,
400,400,600,700,6,1,
V – 2nd person masculine plural (form VIII) imperfect verb, jussive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مجزوم والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
الكافرين ك ف ر | KFR ELKEFRYN l-kāfirīne kafirleri the disbelievers
Elif,Lam,Kef,Elif,Fe,Re,Ye,Nun,
1,30,20,1,80,200,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
أولياء و ل ي | VLY ÊVLYEÙ evliyā'e dost (as) allies
,Vav,Lam,Ye,Elif,,
,6,30,10,1,,
N – accusative masculine plural noun
اسم منصوب
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
دون د و ن | D̃VN D̃VN dūni bırakıp instead of
Dal,Vav,Nun,
4,6,50,
N – genitive noun
اسم مجرور
المؤمنين ا م ن | EMN ELMÙMNYN l-mu'minīne mü'minleri the believers.
Elif,Lam,Mim,,Mim,Nun,Ye,Nun,
1,30,40,,40,50,10,50,
N – genitive masculine plural (form IV) active participle
اسم مجرور
أتريدون ر و د | RVD̃ ÊTRYD̃VN eturīdūne mi istiyorsunuz? Do you wish
,Te,Re,Ye,Dal,Vav,Nun,
,400,200,10,4,6,50,
INTG – prefixed interrogative alif
V – 2nd person masculine plural (form IV) imperfect verb
PRON – subject pronoun
الهمزة همزة استفهام
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
أن | ÊN en that
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
تجعلوا ج ع ل | CAL TCALVE tec'ǎlū vermek you make
Te,Cim,Ayn,Lam,Vav,Elif,
400,3,70,30,6,1,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
لله | LLH lillahi Allah'a for Allah
Lam,Lam,He,
30,30,5,
"P – prefixed preposition lām
PN – genitive proper noun → Allah"
جار ومجرور
عليكم | ALYKM ǎleykum aleyhinizde olacak against you
Ayn,Lam,Ye,Kef,Mim,
70,30,10,20,40,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
سلطانا س ل ط | SLŦ SLŦENE sulTānen bir delil an evidence
Sin,Lam,Tı,Elif,Nun,Elif,
60,30,9,1,50,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
مبينا ب ي ن | BYN MBYNE mubīnen apaçık clear?
Mim,Be,Ye,Nun,Elif,
40,2,10,50,1,
ADJ – accusative masculine indefinite (form IV) active participle
صفة منصوبة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
Kombi Müfredat
أيها
eyyuhā
EYH|أ ي ه
SİZ!
3
الذين
elleƶīne
|
kimseler
Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inanan(lar)
5
لا
|
Kombi Müfredat
تتخذوا
tetteḣiƶū
EḢZ̃|ا خ ذ
edinmeyin
Kombi Müfredat
الكافرين
l-kāfirīne
KFR|ك ف ر
kafirleri
Kombi Müfredat
أولياء
evliyā'e
VLY|و ل ي
dost
9
من
min
|
10 Kombi Müfredat
دون
dūni
D̃VN|د و ن
bırakıp
11 Kombi Müfredat
المؤمنين
l-mu'minīne
EMN|ا م ن
mü'minleri
12 Kombi Müfredat
أتريدون
eturīdūne
RVD̃|ر و د
mi istiyorsunuz?
13
أن
en
|
14 Kombi Müfredat
تجعلوا
tec'ǎlū
CAL|ج ع ل
vermek
15
لله
lillahi
|
Allah'a
16
عليكم
ǎleykum
|
aleyhinizde olacak
17 Kombi Müfredat
سلطانا
sulTānen
SLŦ|س ل ط
bir delil
18 Kombi Müfredat
مبينا
mubīnen
BYN|ب ي ن
apaçık
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | تَتَّخِذُوا: edinmeyin | الْكَافِرِينَ: kafirleri | أَوْلِيَاءَ: dost | مِنْ: | دُونِ: bırakıp | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minleri | أَتُرِيدُونَ: mi istiyorsunuz? | أَنْ: | تَجْعَلُوا: vermek | لِلَّهِ: Allah'a | عَلَيْكُمْ: aleyhinizde olacak | سُلْطَانًا: bir delil | مُبِينًا: apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YE EY/HEY/AH | أيها ÊYHE SİZ! | الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inanan(lar) | لا LE | تتخذوا TTḢZ̃WE edinmeyin | الكافرين ELKEFRYN kafirleri | أولياء ÊWLYEÙ dost | من MN | دون D̃WN bırakıp | المؤمنين ELMÙMNYN mü'minleri | أتريدون ÊTRYD̃WN mi istiyorsunuz? | أن ÊN | تجعلوا TCALWE vermek | لله LLH Allah'a | عليكم ALYKM aleyhinizde olacak | سلطانا SLŦENE bir delil | مبينا MBYNE apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan(lar) | : | tetteḣiƶū: edinmeyin | l-kāfirīne: kafirleri | evliyā'e: dost | min: | dūni: bırakıp | l-mu'minīne: mü'minleri | eturīdūne: mi istiyorsunuz? | en: | tec'ǎlū: vermek | lillahi: Allah'a | ǎleykum: aleyhinizde olacak | sulTānen: bir delil | mubīnen: apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | LE: | TTḢZ̃VE: edinmeyin | ELKEFRYN: kafirleri | ÊVLYEÙ: dost | MN: | D̃VN: bırakıp | ELMÙMNYN: mü'minleri | ÊTRYD̃VN: mi istiyorsunuz? | ÊN: | TCALVE: vermek | LLH: Allah'a | ALYKM: aleyhinizde olacak | SLŦENE: bir delil | MBYNE: apaçık | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey inananlar, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. İster misiniz kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil veresiniz? Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ey iman edenler, iman edenleri bir yana bırakıp hakikati inkâr edenleri dost edinmeyin! (Bu davranışınızla) aleyhinize güçlü bir delil mi oluşturmak istersiniz Allâh indînde! Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Ey iman nimetine kavuşanlar, şuurlu ve kâmil mü’minleri bırakıp, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın, candan dost, müttefik, veli edinmeyin. Böyle bir şey yaparak, Allah’a aleyhinize kullanacağı apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp kâfirleri kendinize dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir hüccet mi vermek istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz? Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin (başlarınıza geçirmeyin.) Azabızınızı gerektiren açık bir hüccet Allah’a vermek ister misiniz? Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ey Inananlar! Muminleri birakip kafirleri dost edinmeyin. Allah'in aleyhinize apacik bir ferman vermesini mi istersiniz? Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ey imân edenler! Mü'minleri bırakıp kâfirleri dost edinmeyin, (onları başınıza geçirmeyin). Yoksa Allah'a kendi aleyhinizde açık bir belge mi vermek istiyorsunuz ? Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ey İnananlar! Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz? Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İnananlar, inananları bırakıp inkarcıları dost edinmeyin. ALLAH'a, size karşı kullanacağı bir delil mi vermek istiyorsunuz!Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey iman edenler, müminleri bırakıp da kafirleri başınıza geçirmeyin! Kendi aleyhinizde Allah'a açık bir saltanat vermek ister misiniz. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o bütün iyman edenler! mü'minleri bırakıb da kâfirleri başlarınıza geçirmeyin, ister misiniz ki Allah için aleyhinizde açık bir saltanat husule getiresinizDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Ey müminler, sakın müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyiniz. Yoksa Allah'a, aleyhinize işleyecek açık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ey inananlar, inançlıları bırakıp kafirleri veliler edinmeyin. Kendi aleyhinizde Tanrı'ya apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz? Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ey iman etmiş kimseler! Kendinizden seviyece düşük olan, kâfirleri; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseleri yol gösterici, koruyucu yakınlar edinmeyin/yönetici yapmayın. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir kanıt vermek mi istiyorsunuz? "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Ey îman edenler, mü'minleri bırakıb da kâfirleri dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allaha apaçık bir hüccet vermek ister misiniz? Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Ey îmân edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin! Kendi aleyhinizde Allah’a apaçık bir delil kılmak ister misiniz? Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ey iman edenler; mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz? Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ey âmenû olanlar (ölmeden önce ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenler)! Mü'minlerden başkasını, kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil kılmak mı istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Siz ey imana ermiş olanlar! Müminleri bırakıp hakikati inkar edenleri dost edinmeyin! Suçluluğunuz konusunda Allahın önüne açık bir kanıt mı koymak istiyorsunuz?Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey imân etmiş olanlar! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyiniz. İstermisiniz ki, Allah için aleyhinize bir apaçık hüccet edinesiniz. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık ferman vermesini mi istersiniz? Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kafirleri veli edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil vermek ister misiniz? Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri müttefik edinmeyin. Böyle yaparak, Allah’a, aleyhinizde kesin bir belge mi vermek istiyorsunuz? Göz göre göre, Allah’ın hışmını üzerinize çekmek mi istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ey inananlar, mü'minleri bırakıp kâfirleri dost tutmayın! Allah'a, aleyhinizde olacak açık bir delil vermek mi istiyorsunuz?Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kâfirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz? Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri kendinize veli edinmeyin. Yoksa kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ey iman sahipleri! Müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir kanıt mı vermek istiyorsunuz?Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.