Kırık Meal (Arapça) : |وَقَالَ: ve dedi ki | لِفِتْيَانِهِ: uşaklarına | اجْعَلُوا: koyun! | بِضَاعَتَهُمْ: onların sermayelerini | فِي: içine | رِحَالِهِمْ: yüklerinin | لَعَلَّهُمْ: belki onlar | يَعْرِفُونَهَا: bunun farkına varırlar | إِذَا: zaman | انْقَلَبُوا: döndükleri | إِلَىٰ: | أَهْلِهِمْ: ailelerine | لَعَلَّهُمْ: belki de | يَرْجِعُونَ: geri dönerler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقال WGELve dedi ki | لفتيانه LFTYENHuşaklarına | اجعلوا ECALWEkoyun! | بضاعتهم BŽEATHMonların sermayelerini | في FYiçine | رحالهم RḪELHMyüklerinin | لعلهم LALHMbelki onlar | يعرفونها YARFWNHEbunun farkına varırlar | إذا ÎZ̃Ezaman | انقلبوا ENGLBWEdöndükleri | إلى ÎL | أهلهم ÊHLHMailelerine | لعلهم LALHMbelki de | يرجعون YRCAWNgeri dönerler |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳāle: ve dedi ki | lifityānihi: uşaklarına | c'ǎlū: koyun! | biDāǎtehum: onların sermayelerini | fī: içine | riHālihim: yüklerinin | leǎllehum: belki onlar | yeǎ'rifūnehā: bunun farkına varırlar | iƶā: zaman | nḳalebū: döndükleri | ilā: | ehlihim: ailelerine | leǎllehum: belki de | yerciǔne: geri dönerler |
Kırık Meal (Transcript) : |VGEL: ve dedi ki | LFTYENH: uşaklarına | ECALVE: koyun! | BŽEATHM: onların sermayelerini | FY: içine | RḪELHM: yüklerinin | LALHM: belki onlar | YARFVNHE: bunun farkına varırlar | ÎZ̃E: zaman | ENGLBVE: döndükleri | ÎL: | ÊHLHM: ailelerine | LALHM: belki de | YRCAVN: geri dönerler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kullarına da, aldıkları zahîreler içinde bulup gördükleri ikrâmı anlasınlar da tekrar gelsinler diye zahîre bedellerini yüklerinin içine koyun diye emretti.
Adem Uğur : (Yusuf) emrindeki gençlere dedi ki: Sermayelerini yüklerinin içine koyun. Olur ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri gelirler.
Ahmed Hulusi : (Yusuf) hizmetlilerine dedi ki: "Sermayelerini yüklerinin içine koyun. . . Ailelerine döndüklerinde belki bunu fark ederler de bize geri dönerler. "
Ahmet Tekin : Yûsuf, genç hizmetkârlarına, adamlarına:
'Verdikleri altın ve gümüş paraları, bedel olarak getirdiklerini geri verin, yüklerinin içine koyun. Ailelerine döndüklerinde, bunun farkına varırlar da, belki daha istekli geri gelirler.' diye tenbih etti.
Ahmet Varol : (Yusuf) uşaklarına da dedi ki: 'Sermayelerini yüklerinin içine koyun. Olur ki ailelerine döndüklerinde bunu anlarlar da tekrar geri dönerler.'
Ali Bulaç : Yardımcılarına dedi ki: "Sermayelerini (erzak bedellerini) yüklerinin içine koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri dönerler."
Ali Fikri Yavuz : (Yûsuf, zahireyi ölçen) uşaklarına dedi ki: “- Onların (zahire karşılığında verdikleri) mallarını yüklerinin içine koyun. Olur ki, ailelerine döndükleri zaman, farkına varırlar da belki yine gelirler.”
Bekir Sadak : Yusuf adamlarina: «Karsilik olarak getirdiklerini de yuklerine koyun. Belki ailelerine varinca, onu anlarlar da bir daha donerler» dedi.
Celal Yıldırım : Yûsuf, uşaklarına, «zahire bedellerini yüklerinin içine yerleştirin, belki ailelerine döndüklerinde anlarlar da yine (bize) dönüp gelirler» dedi.
Diyanet İşleri : Yûsuf, adamlarına dedi ki: “Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine dönüp gelirler.”
Diyanet İşleri (eski) : Yusuf adamlarına: 'Karşılık olarak getirdiklerini de yüklerine koyun. Belki ailelerine varınca, onu anlarlar da bir daha dönerler' dedi.
Diyanet Vakfi : (Yusuf) emrindeki gençlere dedi ki: Sermayelerini yüklerinin içine koyun. Olur ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri gelirler.
Edip Yüksel : (Yusuf) Emri altındakilere de şöyle emir verdi: 'Ailelerine döndüklerinde bulmaları için, takas eşyalarını yüklerinin içine sokun, belki böylece geri dönerler.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yusuf bir taraftan da adamlarına tenbih etti: «Sermayelerini yüklerinin içine koyuverin, belki ailelerinin yanına dönünce farkına varırlar ve belki yine gelirler» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yusuf uşaklarına: «Sermayelerini yüklerinin içine koyuverin, belki ailelerine döndüklerinde anlarlar, belki yine gelirler.» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Uşaklarına da dedi: sermayelerini yüklerinin içine koyuverin belki ailelerine avdetlerinde anlarlar belki yine gelirler
Fizilal-il Kuran : Yusuf yanında çalışan işçilere dedi ki; «Bunların verdikleri zahire bedelini yüklerine koyunuz, evlerine varınca herhalde onu farkederler de bir daha gelirler.»
Gültekin Onan : Yardımcılarına dedi ki: "Sermayelerini (erzak bedellerini) yüklerinin içine koyun. İhtimal ki ehillerine (ailelerine) döndüklerinde (kalebu) bunun farkına varırlar da belki geri dönerler."
Hakkı Yılmaz : Ve Yûsuf memurlarına: “Ailelerinin yanına dönünce farkına varmaları için ve yine gelmeleri için sermayelerini yüklerinin içine koyuverin!” dedi. ***
Hasan Basri Çantay : (Yuusuf) uşaklarına: «Sermâyelerini yüklerinin içine koyuverin. Olur ki ailelerine avdet etdikleri zaman bunun farkına varırlar da belki yine (buraya) dönerler» demişdi.
Hayrat Neşriyat : (Yûsuf) genç (uşak)larına da dedi ki: '(Verdikleri) sermâyelerini yüklerinin içine koyun; umulur ki onlar âilelerine döndükleri zaman bunu anlarlar da belki geri gelirler.'
İbni Kesir : Yusuf uşaklarına dedi ki: Karşılık olarak getirdiklerini de yüklerinin içine koyun. Olur ki ailelerine dönünce bunu anlarlar da geri dönerler.
İskender Evrenosoğlu : Adamlarına (yardımcı gençlere) şöyle dedi: “Onların erzak bedellerini, yüklerinin içine koyun (geri verin). Umulur ki; onlar ailelerine geri döndükleri zaman onu farkederler, böylece geri gelirler."
Muhammed Esed : (Bu arada Yusuf) hizmetçilerine: "Onların bedel olarak getirdiklerini de denklerine yerleştirin ki, evlerine vardıklarında bunu fark eder de belki daha istekli olarak dönerler" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve (Hazreti Yusuf) hizmetkârlarına dedi ki: «Onların sermayelerini, yükleri içine koyuveriniz. Belki anneleri yanına dönüp gidince, onu bilirler ve umulur ki geri dönerler.»
Ömer Öngüt : (Yusuf) emrindeki gençlere dedi ki: “Onların zâhire bedellerini yüklerinin içine koyun. Belki âilelerine döndüklerinde onu anlarlar da bir daha dönerler. ”
Şaban Piriş : Yusuf memurlarına: -Karşılık olarak getirdiklerini de yüklerine koyun. Belki ailelerine varınca, onu anlarlar da bir daha dönerler, dedi.
Suat Yıldırım : Yusuf, zahîre tartan görevlilerine de dedi ki: "Onların, zahîre karşılığında verdikleri mallarını da yüklerinin içine koyun. Böylece belki ailelerine döndüklerinde, bunun farkına varıp yine gelirler."
Süleyman Ateş : (Yûsuf) Uşaklarına: "Onların sermayelerini yüklerinin içine koyun, belki âilelerine döndükleri zaman bunun farkına varırlar da yine gelirler" dedi.
Tefhim-ul Kuran : Yardımcılarına da dedi ki: «Sermayelerini (erzak bedellerini) yüklerinin içine koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri dönerler.»
Ümit Şimşek : Yusuf memurlarına 'Onların erzak bedellerini yüklerinin içine koyun,' dedi. 'Belki evlerine döndüklerinde fark ederler de tekrar erzak almaya gelirler.'
Yaşar Nuri Öztürk : Yûsuf muhafızlarına dedi ki: "Onların sermayelerini yüklerinin içine koyun. Bakarsın ailelerine döndüklerinde onu fark eder de tekrar gelirler."