Önceki Sonraki

12:68Yûsuf Suresi 68. Ayet

Kuran Sırası: 12 İniş Sırası: 53
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111

12:68Yûsuf Suresi 68. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولما
velemmā
|
ne zaman ki
Kombi Müfredat
دخلوا
deḣalū
D̃ḢL|د خ ل
girdiler
3
من
min
|
Kombi Müfredat
حيث
Hayṧu
ḪYS̃|ح ي ث
yerden
Kombi Müfredat
أمرهم
emerahum
EMR|ا م ر
emrettiği
Kombi Müfredat
أبوهم
ebūhum
EBV|ا ب و
babalarının
7
ما
|
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
idi
Kombi Müfredat
يغني
yuğnī
ĞNY|غ ن ي
savamaz
10
عنهم
ǎnhum
|
onlardan
11
من
mine
|
-tan (gelecek)
12
الله
llahi
|
Allah
13
من
min
|
hiçbir
14 Kombi Müfredat
شيء
şey'in
ŞYE|ش ي ا
şeyi
15
إلا
illā
|
ama sadece
16 Kombi Müfredat
حاجة
Hāceten
ḪVC|ح و ج
bir dileği
17
في
|
içindeki
18 Kombi Müfredat
نفس
nefsi
NFS|ن ف س
nefsi
19
يعقوب
yeǎ'ḳūbe
|
Ya'kub'un
20 Kombi Müfredat
قضاها
ḳaDāhā
GŽY|ق ض ي
açığa çıkardı
21
وإنه
ve innehu
|
şüphesiz O
22
لذو
leƶū
|
sahibi idi
23 Kombi Müfredat
علم
ǐlmin
ALM|ع ل م
bilgi
24
لما
limā
|
ötürü
25 Kombi Müfredat
علمناه
ǎllemnāhu
ALM|ع ل م
ona öğrettiğimizden
26
ولكن
velākinne
|
fakat
27 Kombi Müfredat
أكثر
ekṧera
KS̃R|ك ث ر
çoğu
28 Kombi Müfredat
الناس
n-nāsi
NVS|ن و س
insanların
29
لا
|
30 Kombi Müfredat
يعلمون
yeǎ'lemūne
ALM|ع ل م
bilmezler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَمَّا: ne zaman ki | دَخَلُوا: girdiler | مِنْ: | حَيْثُ: yerden | أَمَرَهُمْ: emrettiği | أَبُوهُمْ: babalarının | مَا: | كَانَ: idi | يُغْنِي: savamaz | عَنْهُمْ: onlardan | مِنَ: -tan (gelecek) | اللَّهِ: Allah | مِنْ: hiçbir | شَيْءٍ: şeyi | إِلَّا: ama sadece | حَاجَةً: bir dileği | فِي: içindeki | نَفْسِ: nefsi | يَعْقُوبَ: Ya'kub'un | قَضَاهَا: açığa çıkardı | وَإِنَّهُ: şüphesiz O | لَذُو: sahibi idi | عِلْمٍ: bilgi | لِمَا: ötürü | عَلَّمْنَاهُ: ona öğrettiğimizden | وَلَٰكِنَّ: fakat | أَكْثَرَ: çoğu | النَّاسِ: insanların | لَا: | يَعْلَمُونَ: bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولما WLME ne zaman ki | دخلوا D̃ḢLWE girdiler | من MN | حيث ḪYS̃ yerden | أمرهم ÊMRHM emrettiği | أبوهم ÊBWHM babalarının | ما ME | كان KEN idi | يغني YĞNY savamaz | عنهم ANHM onlardan | من MN -tan (gelecek) | الله ELLH Allah | من MN hiçbir | شيء ŞYÙ şeyi | إلا ÎLE ama sadece | حاجة ḪECT bir dileği | في FY içindeki | نفس NFS nefsi | يعقوب YAGWB Ya'kub'un | قضاها GŽEHE açığa çıkardı | وإنه WÎNH şüphesiz O | لذو LZ̃W sahibi idi | علم ALM bilgi | لما LME ötürü | علمناه ALMNEH ona öğrettiğimizden | ولكن WLKN fakat | أكثر ÊKS̃R çoğu | الناس ELNES insanların | لا LE | يعلمون YALMWN bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velemmā: ne zaman ki | deḣalū: girdiler | min: | Hayṧu: yerden | emerahum: emrettiği | ebūhum: babalarının | : | kāne: idi | yuğnī: savamaz | ǎnhum: onlardan | mine: -tan (gelecek) | llahi: Allah | min: hiçbir | şey'in: şeyi | illā: ama sadece | Hāceten: bir dileği | : içindeki | nefsi: nefsi | yeǎ'ḳūbe: Ya'kub'un | ḳaDāhā: açığa çıkardı | ve innehu: şüphesiz O | leƶū: sahibi idi | ǐlmin: bilgi | limā: ötürü | ǎllemnāhu: ona öğrettiğimizden | velākinne: fakat | ekṧera: çoğu | n-nāsi: insanların | : | yeǎ'lemūne: bilmezler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLME: ne zaman ki | D̃ḢLVE: girdiler | MN: | ḪYS̃: yerden | ÊMRHM: emrettiği | ÊBVHM: babalarının | ME: | KEN: idi | YĞNY: savamaz | ANHM: onlardan | MN: -tan (gelecek) | ELLH: Allah | MN: hiçbir | ŞYÙ: şeyi | ÎLE: ama sadece | ḪECT: bir dileği | FY: içindeki | NFS: nefsi | YAGVB: Ya'kub'un | GŽEHE: açığa çıkardı | VÎNH: şüphesiz O | LZ̃V: sahibi idi | ALM: bilgi | LME: ötürü | ALMNEH: ona öğrettiğimizden | VLKN: fakat | ÊKS̃R: çoğu | ELNES: insanların | LE: | YALMVN: bilmezler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Babalarının emrettiği gibi Mısır'a girdiler ama bu, Allah'ın takdîrinden hiçbir şeyi gideremedi, ancak Yakup'un dileği yerine gelmiş oldu ve şüphe yok ki Yakup, kendisine öğretmiş olduğumuzdan dolayı bir bilgiye sâhipti, fakat insanların çoğu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Ya'kub içindeki bir dileği açığa vurmuş oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Babalarının emrettiği şekilde ayrı kapılardan girmeleri, Allâh hükmünü değiştirecek değildi. . . Ne var ki bu, Yakup'un gönlünün duasıydı; onu açığa çıkardı. . . Muhakkak ki O, kendisine bizim talim etmemiz dolayısıyla ilim sahibiydi. . . Fakat insanların çoğunluğu (bu gerçekleri) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Babalarının kendilerine emrettiği yerlerden şehre girdiklerinde, bu tedbir Allah’tan gelecek hiçbir şeyi engelleyemezdi. Sadece Yâkup, oğullarının sağsalim şehre varmalarıyla ilgili gönlündeki bir dileği yerine getirdi. Şüphesiz o ilim sahibiydi. Çünkü ona ilmi biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Nitekim babalarının emrettiği yerden girdiler. Bu, Allah'tan (gelecek) bir şeyi onlardan savamazdı. Yalnız Yakub'un içindeki bir dileği açığa çıkarmış oldu. Gerçekten o, kendisine öğrettiğimizden dolayı ilim sahibi biriydi. Ancak insanların çoğu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Babalarının kendilerine emrettiği yerden (Mısır'a) girdiklerinde, (bu,) -Yakub'un nefsindeki dileği açığa çıkarması dışında- onlara Allah'tan gelecek olan hiç bir şeyi (gidermeyi) sağlamadı. Gerçekten o, kendisine öğrettiğimiz için bir ilim sahibiydi. Ancak insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Onlar, babalarının emrettiği şekilde şehre girince, (bu ayrı ayrı kapılardan girişleri), Allah’ın takdirinden hiç bir şeyi gideremedi (yine hırsızlıkla itham edildiler). Ancak Yâkub’un kendisine ait gözden korunma tedbirini, yerine getirdi. Doğrusu o (Yâkub A.S.) bir ilim sahibi idi. Çünkü biz kendisine vahy ile öğretmiştik. Fakat insanların çoğu (kâfirler), Allah’ın ilhamını bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Babalarinin emrettigi gibi girdiler. Esasen bu, Allah katinda onlara bir fayda saglamazdi, ancak Yakub icindeki arzuyu ortaya koymus oldu. O, suphesiz kendisine ogrettigimizi bilir fakat insanlarin cogu bilmezler. *Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Babalarının emrettiği gibi (şehre) girdiler. Bu durum Allah'ın takdirinden bir şeyi geri çevirecek değildi; sadece Yâkub'un içindeki arzuya uyularak yerine getirilmişti. Şüphesiz ki Yâkub bizim kendisine öğrettiğimiz ölçüde ilim sahibi idi. Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Yakub, içindeki bir dileği ortaya koymuş oldu. Şüphesiz o, biz kendisine öğrettiğimiz için bilgi sahibidir. Fakat insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Babalarının emrettiği gibi girdiler. Esasen bu, Allah katında onlara bir fayda sağlamazdı, ancak Yakub içindeki arzuyu ortaya koymuş oldu. O, şüphesiz kendisine öğrettiğimizi bilir fakat insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Ya'kub içindeki bir dileği açığa vurmuş oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Babalarının kendilerine emrettiği yerlerden girdiler. Bu, onları ALLAH'ın hiç bir takdirinden kurtaramazdı; ancak Yakup onlardan bunu istemekte özel bir nedene sahipti. O, kendisine öğrettiğimiz belli bir bilgiye sahipti; fakat halkın çoğu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ne zaman ki, şehre vardılar, o zaman babalarının kendilerine emrettiği şekilde girdiler. (Gerçi bu şekilde girmeleri) onlar hakında Allah'ın takdir ettiği hiçbir şeyi önleyemezdi, bu sadece Yakub'un içinden geçirdiği bir isteğin yerine getirilmesi oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Babalarının emrettiği yerden girdiklerinde o, onlardan Allah'ın takdirinden hiçbir şeyi savuşturmuyordu; bu sadece Yak'ub'un içindeki bir isteği yerine getirmişti. Şüphesiz o bir bilgiye sahipti, çünkü biz kendisine öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Vaktâ ki babalarının emrettiği yerden girdiler, o, onlardan Allahın takdirinden hiç bir şey'i def'etmiyordu ancak Yakubun nefsindeki bir haceti kaza etmişti, şüphe yok ki o muhakkak bir ilim sahibi idi, çünkü biz kendisine ta'lim etmiştik ve lâkin nâsın ekserisi bilmezlerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Yusuf'un kardeşleri babalarının direktifi uyarınca şehre girdiler. Gerçi bu önlem, Allah'ın onlara ilişkin hiçbir ön kararını başlarından savacak değildi. Sadece Yakub, içinden gelen bir görev duygusunun gereğini yerine getirmişti. Onun bu meseleye ilişkin, tarafımızdan kendisine öğretilmiş bilgisi vardı. Fakat insanların çoğu bu meseleye ilişkin gerçeği bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Babalarının kendilerine buyurduğu yerden (Mısır'a) girdiklerinde, (bu,) -Yakub'un nefsindeki dileği açığa çıkarması dışında- onlara Tanrı'dan gelecek olan hiç bir şeyi (gidermeyi) sağlamadı. Gerçekten o, kendisine öğrettiğimiz için bir ilim sahibiydi. Ancak insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve ne zaman ki şehre vardılar, o zaman babalarının kendilerine emrettiği şekilde girdiler. Bu, onlar hakkında Allah'tan hiçbir şeyi önleyemezdi, bu sadece Ya‘kûb'un içinden geçirdiği bir isteğin gerçekleşmesi oldu. Ve şüphesiz o, o'na öğrettiğimiz için bilgi sahibiydi. Velâkin insanların çoğu bilmezler. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Vaktaki onlar (Mısıra), babalarının kendilerine emretdiği vech ile, girdiler. Bu, Allahın (kazaasından) hiç bir şey'i onlardan gidermedi. Sâdece Ya'kubun nefsindeki dileği meydana çıkarmış oldu. Şübhe yok ki (Ya'kub), kendisini (vahy ile) öğretdiğimiz için, bir ılîm saahibi idi. Ancak insanların çoğu (sırrı kaderi) bilmezler. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Daha sonra babalarının kendilerine emrettiği şekilde (ayrı ayrı kapılardan şehre)girdiklerinde, (bu tedbir, gerçekten) Allah’dan (gelecek) hiçbir şeyi onlardan def' edecek değildi; ancak Ya'kub’un içinde bulunan (tevekkülde, o şeyin sebeblerine de riâyete duyduğu) ihtiyâç ki, onu yerine getirmiş oldu. Ve şübhesiz ki o, kendisine öğrettiğimizden dolayı elbette bir ilim sâhibi idi; fakat insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Babalarının kendilerine emrettiği yerden girdiler. Bu, Allah katında onlara bir fayda sağlamazdı. Ancak Ya'kub içindeki dileği meydana çıkarmış oldu. O, şüphe yok ki kendisine öğrettiğimiz için ilim sahibi idi, ama insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve babalarının onlara emrettiği yerden girdiler. Fakat bu, Allah'tan olan bir şeyi onlardan gidermedi (onlara bir fayda vermedi). Ancak (bu), Yâkub (A.S) nefsindeki bir dileği yerine getirmiş oldu. Muhakkak ki; o, Biz ona öğrettiğimiz için bir ilmin sahibi idi. Fakat insanların çoğu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ama onlar (Yusuf'un bulunduğu şehre) her ne kadar babalarının talimatına uygun olarak girdilerse de, bunun Allah'ın takdirine karşı onlara bir yararı olmadı; yalnızca, Yakub'un, (oğullarını korumak yönünde) duyduğu arzunun bir ifadesiydi bu. Çünkü, o kendisine öğrettiklerimiz sayesinde, (her zaman Allah'ın hükmünün geçerli olduğuna dair) yeterli bir bilgiye sahipti; ama insanların çoğu (bunu böyle) bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, babalarının kendilerine emrettiği veçh ile (şehre) girdiler, böyle bir giriş, onlardan hiçbir takdir-i ilâhiyi def'eder olmadı. Ancak Yâkub'un nefsindeki bir haceti yerine getirmiş oldu. Ve şüphe yok o, kendisine talim etmiş olduğumuzdan dolayı bir ilim sahibi idi. Velâkin insanların ekserisi bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Babalarının kendilerine emrettiği yerden (ayrı ayrı şehre) girdiler. Gerçi bu (tedbir), Allah'ın takdirinden hiçbir şeyi onlardan savamazdı. Ancak Yakub içindeki arzuyu ortaya koymuş oldu. Şüphesiz ki o ilim sahibiydi, ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Babalarının emrettiği gibi girdiler. Esasen bu, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı ancak Yakub içindeki arzuyu ortaya koymuş oldu. O, şüphesiz kendisine öğrettiğimizi bilir; fakat insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Babalarının kendilerine emrettiği şekilde ayrı ayrı kapılardan girerek onun emrini yerine getirdiler. Ama bu tedbir, Allah’ın kendileri hakkındaki takdiri karşısında hiç bir fayda sağlamadı. Sadece Yâkub’un içindeki bir dileği açığa çıkarmış oldu. O, kendisine Biz öğrettiğimizden ötürü ilim sahibi idi. (Bunun içindir ki "Allah’tan gelecek takdiri önleyemem." demişti.) Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Babalarının emrettiği yerden (Mısır'a) girdiler; (gerçi) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı. Ama sadece Ya'kûb, içindeki bir dileği söylemişti. O, kendisine öğrettiğimizden ötürü bilgi sâhibi idi (bundan dolayı 'Allâh'ın takdirinden hiçbir şeyi sizden savamam' demişti). Fakat insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Babalarının kendilerine emrettiği yerden (Mısır'a) girdiklerinde, (bu,) -Yakub'un nefsindeki dileği açığa çıkarması dışında- onlara Allah'tan gelecek olan hiç bir şeyi (gidermeyi) sağlamadı. Gerçekten o, kendisine öğrettiğimiz için bir ilim sahibiydi. Ancak insanların çoğu bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlar babalarının söylediği şekilde şehre girdiler. Bununla Allah'tan onlara gelecek birşeyi önlemiş olmadılar; ancak Yakub'un gönlündeki bir arzuyu yerine getirdiler. Yakub ise, ona tarafımızdan öğrettiğimiz şeyler sayesinde ilim sahibi bir zat idi; ama insanların çoğu bunu bilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Babalarının emrettiği yerlerden kente girdiklerinde, bu onlardan Allah'ın herhangi bir takdirini uzak tutmamıştı; sadece Yakub'un içindeki bir isteği gerçekleştirmişti. Yakub, bizim ona öğretmemizden dolayı bilgi sahibi idi. Ama halkın çoğu bunu bilmezdi.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.