12:22Yûsuf  Suresi 22. Ayet

Kuran Sırası: 12 İniş Sırası: 53
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111

12:22Yûsuf  Suresi 22. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَمَّا (VLME) = velemmā : ne zaman ki
2. بَلَغَ (BLĞ) = beleğa : erişince
3. أَشُدَّهُ (ÊŞD̃H) = eşuddehu : kuvvetli çağına
4. اتَيْنَاهُ ( ËTYNEH) = āteynāhu : ona verdik
5. حُكْمًا (ḪKME) = Hukmen : hüküm
6. وَعِلْمًا (VALME) = ve ǐlmen : ve ilim
7. وَكَذَٰلِكَ (VKZ̃LK) = ve keƶālike : işte böyle
8. نَجْزِي (NCZY) = neczī : mükafatlandırırız
9. الْمُحْسِنِينَ (ELMḪSNYN) = l-muHsinīne : güzel hareket edenleri
ne zaman ki | erişince | kuvvetli çağına | ona verdik | hüküm | ve ilim | işte böyle | mükafatlandırırız | güzel hareket edenleri |

[] [BLĞ] [ŞD̃D̃] [ETY] [ḪKM] [ALM] [] [CZY] [ḪSN]
VLME BLĞ ÊŞD̃H ËTYNEH ḪKME VALME VKZ̃LK NCZY ELMḪSNYN

velemmā beleğa eşuddehu āteynāhu Hukmen ve ǐlmen ve keƶālike neczī l-muHsinīne
ولما بلغ أشده آتيناه حكما وعلما وكذلك نجزي المحسنين

12:22Yûsuf  Suresi 22. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولما | VLME velemmā ne zaman ki And when
بلغ ب ل غ | BLĞ BLĞ beleğa erişince he reached
أشده ش د د | ŞD̃D̃ ÊŞD̃H eşuddehu kuvvetli çağına his maturity,
آتيناه ا ت ي | ETY ËTYNEH āteynāhu ona verdik We gave him
حكما ح ك م | ḪKM ḪKME Hukmen hüküm wisdom
وعلما ع ل م | ALM VALME ve ǐlmen ve ilim and knowledge.
وكذلك | VKZ̃LK ve keƶālike işte böyle And thus
نجزي ج ز ي | CZY NCZY neczī mükafatlandırırız We reward
المحسنين ح س ن | ḪSN ELMḪSNYN l-muHsinīne güzel hareket edenleri the good-doers.
12:22 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ne zaman ki | erişince | kuvvetli çağına | ona verdik | hüküm | ve ilim | işte böyle | mükafatlandırırız | güzel hareket edenleri |

[] [BLĞ] [ŞD̃D̃] [ETY] [ḪKM] [ALM] [] [CZY] [ḪSN]
VLME BLĞ ÊŞD̃H ËTYNEH ḪKME VALME VKZ̃LK NCZY ELMḪSNYN

velemmā beleğa eşuddehu āteynāhu Hukmen ve ǐlmen ve keƶālike neczī l-muHsinīne
ولما بلغ أشده آتيناه حكما وعلما وكذلك نجزي المحسنين

[] [ب ل غ] [ش د د] [ا ت ي] [ح ك م] [ع ل م] [] [ج ز ي] [ح س ن]

12:22Yûsuf  Suresi 22. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولما | VLME velemmā ne zaman ki And when
Vav,Lam,Mim,Elif,
6,30,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
T – time adverb
الواو عاطفة
ظرف زمان
بلغ ب ل غ | BLĞ BLĞ beleğa erişince he reached
Be,Lam,Ğayn,
2,30,1000,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
أشده ش د د | ŞD̃D̃ ÊŞD̃H eşuddehu kuvvetli çağına his maturity,
,Şın,Dal,He,
,300,4,5,
N – accusative masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم منصوب والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
آتيناه ا ت ي | ETY ËTYNEH āteynāhu ona verdik We gave him
,Te,Ye,Nun,Elif,He,
,400,10,50,1,5,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
حكما ح ك م | ḪKM ḪKME Hukmen hüküm wisdom
Ha,Kef,Mim,Elif,
8,20,40,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
وعلما ع ل م | ALM VALME ve ǐlmen ve ilim and knowledge.
Vav,Ayn,Lam,Mim,Elif,
6,70,30,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine indefinite noun
الواو عاطفة
اسم منصوب
وكذلك | VKZ̃LK ve keƶālike işte böyle And thus
Vav,Kef,Zel,Lam,Kef,
6,20,700,30,20,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
P – prefixed preposition ka
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
الواو عاطفة
جار ومجرور
نجزي ج ز ي | CZY NCZY neczī mükafatlandırırız We reward
Nun,Cim,Ze,Ye,
50,3,7,10,
V – 1st person plural imperfect verb
فعل مضارع
المحسنين ح س ن | ḪSN ELMḪSNYN l-muHsinīne güzel hareket edenleri the good-doers.
Elif,Lam,Mim,Ha,Sin,Nun,Ye,Nun,
1,30,40,8,60,50,10,50,
N – accusative masculine plural (form IV) active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولما
velemmā
|
ne zaman ki
Kombi Müfredat
بلغ
beleğa
BLĞ|ب ل غ
erişince
Kombi Müfredat
أشده
eşuddehu
ŞD̃D̃|ش د د
kuvvetli çağına
Kombi Müfredat
آتيناه
āteynāhu
ETY|ا ت ي
ona verdik
Kombi Müfredat
حكما
Hukmen
ḪKM|ح ك م
hüküm
Kombi Müfredat
وعلما
ve ǐlmen
ALM|ع ل م
ve ilim
7
وكذلك
ve keƶālike
|
işte böyle
Kombi Müfredat
نجزي
neczī
CZY|ج ز ي
mükafatlandırırız
Kombi Müfredat
المحسنين
l-muHsinīne
ḪSN|ح س ن
güzel hareket edenleri
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَمَّا: ne zaman ki | بَلَغَ: erişince | أَشُدَّهُ: kuvvetli çağına | اتَيْنَاهُ: ona verdik | حُكْمًا: hüküm | وَعِلْمًا: ve ilim | وَكَذَٰلِكَ: işte böyle | نَجْزِي: mükafatlandırırız | الْمُحْسِنِينَ: güzel hareket edenleri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولما WLME ne zaman ki | بلغ BLĞ erişince | أشده ÊŞD̃H kuvvetli çağına | آتيناه ËTYNEH ona verdik | حكما ḪKME hüküm | وعلما WALME ve ilim | وكذلك WKZ̃LK işte böyle | نجزي NCZY mükafatlandırırız | المحسنين ELMḪSNYN güzel hareket edenleri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velemmā: ne zaman ki | beleğa: erişince | eşuddehu: kuvvetli çağına | āteynāhu: ona verdik | Hukmen: hüküm | ve ǐlmen: ve ilim | ve keƶālike: işte böyle | neczī: mükafatlandırırız | l-muHsinīne: güzel hareket edenleri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLME: ne zaman ki | BLĞ: erişince | ÊŞD̃H: kuvvetli çağına | ËTYNEH: ona verdik | ḪKME: hüküm | VALME: ve ilim | VKZ̃LK: işte böyle | NCZY: mükafatlandırırız | ELMḪSNYN: güzel hareket edenleri | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ergenlik çağına girince ona hükmetme kabiliyeti ve bilgi verdik ve işte iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : (Yusuf) aklını kullanacak yaşa erdiğinde, Ona hüküm ve ilim verdik. Muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : O erginlik, yiğitlik çağına-onsekiz yaşına gelince, ona hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat ve ilim verdik. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderleri, idarecileri, mü’minleri, işte biz böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : O erginlik çağına erişince kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Yûsuf tam kemal çağına ( veya yaşına) varınca, kendisine hikmet ve ilim verdik (ilimle amel, dinde de anlayış bahşettik). İşte biz, güzel iş yapanlara böyle mükâfat veririz. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Erginlik cagina erince ona hikmet ve bilgi verdik. Iyi davrananlari boyle mukafatlandiririz. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Olgunluk çağına erişince ona hikmetle hükmetme becerisi ve ilim verdik. Ve işte iyiliği, yardımseverliği huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Erginlik çağına erince ona hikmet ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle mükafatlandırırız. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Büyüyüp erginleşince ona bilgelik ve bilgi verdik. Güzel davrananları böyle ödüllendiririz.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kıvamına geldiği zaman, Biz ona bir nüfuz ve peygamberlik bilgisi verdik. işte Biz, iyi hareket edenlere böyle karşılık veririz. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Vaktâ ki kıvamına irdi biz ana bir huküm ve bir ılim bahşettik ve işte muhsinlere böyle karşılık veririzDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Yusuf ergenlik çağına erince kendisine hikmet ve bilgi bağışladık. Biz iyi davranışlıları işte böyle ödüllendiririz. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve Yûsuf, tam erginlik çağına gelince, kendisine bilgi ve hüküm verdik. Ve işte Biz, güzelleştirenlere böyle karşılık veririz. *** Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : O, tam erginlik çağına girince kendisine hüküm ve ilim verdik, işte iyi hareket eden insanları biz böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Nihâyet (Yûsuf’un) gücü kemâle erince, (biz) ona hikmet ve ilim verdik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ergenlik çağına gelince; ona hüküm ve ilim verdik. İşte böyle mükafaatlandırırız Biz, ihsan edenleri. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve en kuvvetli çağına ulaştığı (bulûğa erdiği) zaman ona hüküm (hikmet) ve ilim verdik. Muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Derken, ergenlik çağını aştığı zaman (eğriyi doğruyu ayırmaya yetecek) keskin bir muhakeme gücü ve (derin) bir kavrayış yeteneği bahşettik o'na: iyilik yapanları Biz işte böyle ödüllendiririz.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki ergenlik çağına erişti, O'na bir hüküm ve bir ilim verdik ve işte muhsin olanları öylece mükâfaatlandırırız. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Erginlik çağına erince ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz güzel hareket edenleri böyle mükâfatlandırırız. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Erginlik çağına ulaşınca ona hikmet ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : O kemâl çağına geldiğinde kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanlara biz böyle karşılık veririz. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : (Yûsuf), kuvvetli çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz, güzel hareket edenleri böyle mükâfâtlandırırız.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Yusuf olgunluk çağına erişince, ona hüküm ve ilim verdik. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri Biz böyle ödüllendiririz. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yûsuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.