Kırık Meal (Arapça) : |وَلَا: | تَسُبُّوا: sövmeyin ki | الَّذِينَ: kimselere | يَدْعُونَ: yalvardıkların | مِنْ: | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah'tan | فَيَسُبُّوا: onlar da sövmesinler | اللَّهَ: Allah'a | عَدْوًا: taşkınlıkla | بِغَيْرِ: | عِلْمٍ: bilmeyerek | كَذَٰلِكَ: böyle | زَيَّنَّا: biz süslü gösterdik | لِكُلِّ: her | أُمَّةٍ: ümmete | عَمَلَهُمْ: yaptıkları işi | ثُمَّ: sonunda | إِلَىٰ: | رَبِّهِمْ: Rablerinedir | مَرْجِعُهُمْ: dönüşleri | فَيُنَبِّئُهُمْ: O haber verecektir | بِمَا: şeyleri | كَانُوا: oldukları | يَعْمَلُونَ: yapmış |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولا WLE | تسبوا TSBWEsövmeyin ki | الذين ELZ̃YNkimselere | يدعون YD̃AWNyalvardıkların | من MN | دون D̃WNbaşka | الله ELLHAllah'tan | فيسبوا FYSBWEonlar da sövmesinler | الله ELLHAllah'a | عدوا AD̃WEtaşkınlıkla | بغير BĞYR | علم ALMbilmeyerek | كذلك KZ̃LKböyle | زينا ZYNEbiz süslü gösterdik | لكل LKLher | أمة ÊMTümmete | عملهم AMLHMyaptıkları işi | ثم S̃Msonunda | إلى ÎL | ربهم RBHMRablerinedir | مرجعهم MRCAHMdönüşleri | فينبئهم FYNBÙHMO haber verecektir | بما BMEşeyleri | كانوا KENWEoldukları | يعملون YAMLWNyapmış |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve lā: | tesubbū: sövmeyin ki | elleƶīne: kimselere | yed'ǔne: yalvardıkların | min: | dūni: başka | llahi: Allah'tan | feyesubbū: onlar da sövmesinler | llahe: Allah'a | ǎdven: taşkınlıkla | biğayri: | ǐlmin: bilmeyerek | keƶālike: böyle | zeyyennā: biz süslü gösterdik | likulli: her | ummetin: ümmete | ǎmelehum: yaptıkları işi | ṧumme: sonunda | ilā: | rabbihim: Rablerinedir | merciǔhum: dönüşleri | feyunebbiuhum: O haber verecektir | bimā: şeyleri | kānū: oldukları | yeǎ'melūne: yapmış |
Kırık Meal (Transcript) : |VLE: | TSBVE: sövmeyin ki | ELZ̃YN: kimselere | YD̃AVN: yalvardıkların | MN: | D̃VN: başka | ELLH: Allah'tan | FYSBVE: onlar da sövmesinler | ELLH: Allah'a | AD̃VE: taşkınlıkla | BĞYR: | ALM: bilmeyerek | KZ̃LK: böyle | ZYNE: biz süslü gösterdik | LKL: her | ÊMT: ümmete | AMLHM: yaptıkları işi | S̃M: sonunda | ÎL: | RBHM: Rablerinedir | MRCAHM: dönüşleri | FYNBÙHM: O haber verecektir | BME: şeyleri | KENVE: oldukları | YAMLVN: yapmış |
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah'tan başka çağırıp duâ ettikleri şeylere sövmeyin ki sonra bilgisizlikle onlar da Allah'a söverler. İşte biz, böylece her topluluğa, yaptıklarını süsleyip güzel gösterdik, sonra da dönüp varacakları yer, Rablerinin tapısıdır ve o da, ne yaptıklarını bildirir onlara.
Adem Uğur : Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.
Ahmed Hulusi : Allâh dûnundaki tanrılarına sövmeyin. . . (Onlar da cevaben) cahilliklerinden dolayı haddi aşarak Allâh'a söverler! İşte böylece her topluluğa yaptıklarını bezeyip güzel gösterdik. . . Sonra dönüşleri Rablerinedir. . . (O da) onlara yapmış olduklarının anlamını bildirir.
Ahmet Tekin : Onların, Allah’ın dışında, kulları durumundaki taptıkları, yalvardıkları şeyler konusunda yakışıksız sözler söylemeyin. Sonra onlar da, bilgisizlikleri sebebiyle sınırı aşıp Allah hakkında ileri geri konuşmasınlar.
Böylece biz, koordineli hareket eden, yetişmiş her millete, topluluğa kendi işlerini süsleyip güzel gösterdik. Sonunda hesap vermek üzere Rablerinin huzuruna getirilecekler. O da, işlemeye devam ettikleri amelleri, birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekecektir.
Ahmet Varol : Onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin ki onlar da aşırıya giderek bilgisizce Allah'a sövmesinler. Bu şekilde her ümmete yaptığını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri Rabblerinedir ve O kendilerine yapmakta olduklarını haber verir.
Ali Bulaç : Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Allah'a söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.
Ali Fikri Yavuz : Müşriklerin Allah’dan başka taptıkları putlara sövmeyin ki, onlar cehâletle tecavüz ederek Allah’a sövmesinler. Her ümmete, böylece amellerini süslemişizdir. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O vakit, kendilerine, ne yapıyor olduklarını haber verecektir.
Bekir Sadak : Allah'tan baska yalvardiklarina sovmesinler. Boylece her ummete isini guzel gosterdik, sonra donusleri Rab'lerinedir. O, islediklerini haber verir.
Celal Yıldırım : Allah'tan başkasını ilâh edinip (onlara) tapanlara sövmeyin, sonra onlar da bilgisizce sınırı aşıp Allah'a söverler. Her ümmete amelini böylece süslemişizdir. (Hepsinin de) dönüşü Rablarınadır; o zaman neler işlediklerini onlara bir bir haber verecektir.
Diyanet İşleri : Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.
Diyanet İşleri (eski) : Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle ileri giderek Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete işini güzel gösterdik, sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O, işlediklerini haber verir.
Diyanet Vakfi : Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.
Edip Yüksel : ALLAH'ın dışında yalvardıklarına sövmeyiniz ki onlar da sınırı aşıp cehaletten dolayı ALLAH'a sövmesinler. Biz her topluluğa yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rab'lerinedir ve onlara yapmış bulunduklarını haber verir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onların Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek sınırı aşıp Allah'a sövmesinler. Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Buna rağmen onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle Allah'a sövmesinler. Her millete yaptıklarını böyle güzel göstermişizdir. Sonra hep dönüp Allah'a varacaklar. O zaman O, kendilerine ne yaptıklarını tamamen haber verecek.
Elmalılı Hamdi Yazır : Maamafih onların Allahdan beride taptıklarına sebb de etmeyin ki cehaletle tecavüz ederek Allâha sebbetmesinler; her ümmete böyle amellerini tezyin etmişizdir, sonra ise hep dönüp Allaha varacaklar, o vakıt kendilerine temamen haber verecek ne yapıyorlardı
Fizilal-il Kuran : Onların Allah dışında yalvardıkları putlara sövmeyiniz ki, şaşkınlığa kapılarak körükörüne Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete davranış ve tutumlarını cazip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rabblerinedir, O onlara yaptıklarının içyüzünü bildirir.
Gültekin Onan : Tanrı'dan başka yalvarıp yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Tanrı'ya söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları rablerinedir. O, yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.
Hakkı Yılmaz : Ve onların Allah'ın astlarından yalvardıkları kimselere sövmeyin ki, onlar da bilgisizce, aşırı giderek Allah'a sövmesinler. Biz, her önderli topluma yaptıkları işi işte böyle süsledik. Sonra da onların dönüşü Rablerinedir. Sonra O, onlara ne yaptıklarını haber verir.
Hasan Basri Çantay : Allahdan başkasını (Tanrı edinerek) çağıranlara sövmeyin. Sonra onlar da haddi aşarak nâdânlıkta Allaha söverler. Biz her ümmetin yapdıklarını (kendilerine) öylece hoş gösterdik. Sonunda, dönüşleri yalınız Rablerinedir. Artık O, ne yapıyor idiyseler kendilerine haber verecekdir.
Hayrat Neşriyat : Ve onların Allah’dan başka tapmakta olduklarına sövmeyin! Yoksa (onlar da)haddi aşarak bilgisizce Allah’a söverler! Böylece her ümmete (kendi) amellerini süsledik; sonra dönüşleri ancak Rablerinedir; artık (O da, dünyada) yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
İbni Kesir : Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki; onlar da bilmeyerek, haddi aşıp Allah'a sövmesinler. İşte böylece bir ümmete yaptıklarını hoş gösterdik. Sonra dönüşleri Rabblarınadır. Artık O, kendilerine ne yapmakta olduklarını haber verir.
İskender Evrenosoğlu : Allah'tan başkasına dua edenlere sövmeyin, aksi halde ilimleri olmadan, haddi aşarak Allah'a söverler. İşte böyle bütün ümmetlere amellerini süsledik. Sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O zaman, yapmış oldukları şeyleri, onlara haber verecek.
Muhammed Esed : Onların Allahtan başka yalvarıp sığındıkları (varlıklar)a sövmeyin ki onlar da kin ve cehaletten dolayı Allaha sövmesinler: zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. (Ama) zaman geldiğinde onlar Rablerine döneceklerdir: O zaman Allah onlara bütün yaptıklarını (en doğru şekilde) anlatacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Allah'tan başkasına tapanlara sövmeyiniz. Sonra onlar da bilmeksizin Allah Teâlâ'ya düşmanlıkla söverler. Öylece her ümmete amellerini tezyin etmişizdir. Sonra dönüşleri Rablerinedir. Artık onlara ne yapar olduklarını haber verecektir.
Ömer Öngüt : Onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak bilgisizce Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri Rablerinedir. O, yaptıklarını kendilerine haber verir.
Şaban Piriş : Müşriklerin, Allah’tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da taşkınlık ederek cahilce Allah’a sövmesinler. Her toplumun yaptığını böyle süslemişizdir. Sonra Rab’lerine döndürülürler de, O, kendilerine ne yaptıklarını haber verir.
Suat Yıldırım : Onların Allah’tan başka yalvardıkları tanrılarına hakaret etmeyin ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp Allah’a hakaret etmesinler. Böylece her ümmete, yaptıkları işi güzel gösterdik. Sonra dönüşleri yalnız O’na olacak ve O da yaptıklarını kendilerine bir bir bildirip karşılığını verecektir.
Süleyman Ateş : (Onların) Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek taşkınlıkla Allah'a sövmesinler! Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik; sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verecektir.
Tefhim-ul Kuran : Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Allah'a söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları Rablerinedir. O yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.
Ümit Şimşek : Onların Allah'tan başka yalvardıkları ilâhlarına sövmeyin ki, onlar da bilgisizce hadlerini aşıp Allah'a sövmesinler. Biz her millete işlerini böyle hoş göstermişizdir. Sonunda hepsinin dönüşü Rablerinin huzurunadır; O da yapmakta olduklarını kendilerine bildirir.
Yaşar Nuri Öztürk : Onların Allah dışında dua ettiklerine/çağrıda bulunduklarına sövmeyin. Yoksa onlar da düşmanlıkla ve bilgisizce Allah'a söverler. Biz her ümmete yaptığı işi bu şekilde süslü gösterdik. Sonra hepsinin dönüşü Rablerinedir. O, onlara, yapmakta olduklarını haber verecektir.