Kırık Meal (Arapça) : |وَقَالُوا: dediler ki | لَوْلَا: değil miydi? | نُزِّلَ: indirilmeli | عَلَيْهِ: ona | ايَةٌ: bir mu'cize | مِنْ: -nden | رَبِّهِ: Rabbi- | قُلْ: de ki | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | قَادِرٌ: kadirdir | عَلَىٰ: üzerine | أَنْ: | يُنَزِّلَ: indirmeğe | ايَةً: bir mu'cize | وَلَٰكِنَّ: fakat | أَكْثَرَهُمْ: çokları | لَا: | يَعْلَمُونَ: bilmezler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقالوا WGELWEdediler ki | لولا LWLEdeğil miydi? | نزل NZLindirilmeli | عليه ALYHona | آية ËYTbir mu'cize | من MN-nden | ربه RBHRabbi- | قل GLde ki | إن ÎNşüphesiz | الله ELLHAllah | قادر GED̃Rkadirdir | على ALüzerine | أن ÊN | ينزل YNZLindirmeğe | آية ËYTbir mu'cize | ولكن WLKNfakat | أكثرهم ÊKS̃RHMçokları | لا LE | يعلمون YALMWNbilmezler |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳālū: dediler ki | levlā: değil miydi? | nuzzile: indirilmeli | ǎleyhi: ona | āyetun: bir mu'cize | min: -nden | rabbihi: Rabbi- | ḳul: de ki | inne: şüphesiz | llahe: Allah | ḳādirun: kadirdir | ǎlā: üzerine | en: | yunezzile: indirmeğe | āyeten: bir mu'cize | velākinne: fakat | ekṧerahum: çokları | lā: | yeǎ'lemūne: bilmezler |
Kırık Meal (Transcript) : |VGELVE: dediler ki | LVLE: değil miydi? | NZL: indirilmeli | ALYH: ona | ËYT: bir mu'cize | MN: -nden | RBH: Rabbi- | GL: de ki | ÎN: şüphesiz | ELLH: Allah | GED̃R: kadirdir | AL: üzerine | ÊN: | YNZL: indirmeğe | ËYT: bir mu'cize | VLKN: fakat | ÊKS̃RHM: çokları | LE: | YALMVN: bilmezler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Rabbinden ona bir delil indirilse derler. De ki: Allah'ın delil indirmiye gücü yeter ama onların çoğu bilmez.
Adem Uğur : O'na Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! dediler. De ki: Şüphesiz Allah mucize indirmeye kadirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "O'na (Rasûlullah'a), Rabbinden bir mucize inzâl etse ya!". . . De ki: "Muhakkak ki Allâh bir mucize inzâl etmeye Kaadir'dir. . . Fakat onların çoğunluğu bilmezler. "
Ahmet Tekin : Onlar:
'Ona, doğruluğunu tasdik eden Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya' dediler. Sen de:
'Şüphesiz Allah bir âyet, bir mûcize indirmeye kadirdir' de. Fakat onların çoğu mucize geldikten sonra iman etmedikleri zaman başlarına gelecek felâketi bilemezler.
Ahmet Varol : 'Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!' dediler. De ki: 'Şüphesiz Allah bir mucize indirmeye güç yetirir ancak onların çoğu bilmezler.'
Ali Bulaç : "Ona Rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: Şüphesiz Allah, ayet indirmeye güç yetirendir." Ama onların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz : (Mekke kâfirleri) şöyle dediler: “- O Peygambere, Rabbinden bir başka mûcize indirilse ya!” De ki: “- Allah, onların istediği şekilde bir mûcize indirmeğe kadirdir; fakat onların çoğu, böyle bir mûcize geldiği zaman başlarına felâket geleceğini bilmezler.
Bekir Sadak : «ORabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya» dediler. De ki: «Dogrusu Allah bir belge indirmege Kadir'dir, fakat cogu bilmezler.»
Celal Yıldırım : Ve O'na (Muhammed'e) Rabbinden bir başka âyet (herkesi inandırıcı mu'cize) indirilseydi ya, derler. De ki: Allah'ın bir âyet indirmeğe mutlaka gücü yeter. Ne var ki onların çoğu (bu yüce kudreti, ilâhî sünneti) bilmezler.
Diyanet İşleri : Dediler ki: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” (Ey Muhammed!) De ki: “Şüphesiz Allah’ın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onların çoğu bilmiyor.”
Diyanet İşleri (eski) : 'Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya' dediler. De ki: 'Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir'dir, fakat çoğu bilmezler.'
Diyanet Vakfi : O'na Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! dediler. De ki: Şüphesiz Allah mucize indirmeye kadirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.
Edip Yüksel : 'Ona Rabbinden bir ayet (mucize) inmeli değil miydi!,' diyorlar. De ki: 'ALLAH istediği an bir ayet indirebilir; fakat çoğu bunu bilmez.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dediler ki: «Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?» De ki: «Şüphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokları bilmezler».
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Durmuşlar: «Ona bambaşka bir mucize indirilse ya!» diyorlar. De ki: «Şüphesiz Allah'ın öyle bir mucize indirmeye gücü yeter, fakat çokları bilmezler!»
Elmalılı Hamdi Yazır : Durmuşlar da ona bambaşka bir âyet indirilse ya diyorlar, de ki: şüphesiz Allah öyle bir mu'cizeyi indirib durmağa kadirdir ve lâkin ekserisi bilmezler
Fizilal-il Kuran : Muhammed'e, Rabbinden bir mucize indirilseydi ya dediler. De ki; «Allah'ın böyle bir mucize indirmeye gücü yeterlidir, fakat onların çoğu bilgiden yoksundur.
Gültekin Onan : "Ona rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: "Kuşkusuz Tanrı, ayet indirmeye güç yetirendir." Ama onların çoğu bilmezler.
Hakkı Yılmaz : Ve onlar dediler ki: “Ona Rabbinden bir alâmet/gösterge indirilmeli değil miydi?” De ki: “Şüphesiz ki, Allah bir alâmet/gösterge indirmeye güç yetirendir, fakat onların çoğu bilmezler.”
Hasan Basri Çantay : (Şöyle) dediler: «Ona Rabbinden bir âyet (mu'cize) indirilmeli değil miydi?». De ki: «Şübhesiz Allah âyet (mu'cize) indirmiye kaadirdir». Fakat onların çoğu bilmezler.
Hayrat Neşriyat : Bir de (o müşrikler): 'Ona Rabbinden (bizim istediğimiz) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?' dediler. De ki: 'Şübhesiz Allah, bir mu'cize indirmeye kadirdir; fakat onların çoğu bilmezler.'
İbni Kesir : Ve dediler ki: Ona Rabbından bir ayet indirilmeli değil miydi? De ki: Şüphesiz Allah, ayet indirmeye kadirdir. Ne var ki, onların çoğu bilmezler.
İskender Evrenosoğlu : Ve “Ona Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse, olmaz mı?” dediler. “Muhakkak ki; Allah, bir mucize (âyet) indirmeye kaadirdir.” de. Ve lâkin onların çoğu bilmezler.
Muhammed Esed : Ve onlar: "Neden ona Rabbi tarafından hiçbir mucizevi işaret bahşedilmedi?" diye sorarlar. De ki: "Allah, katından her türlü işareti indirmeye kadirdir". Ama insanların çoğu bundan habersizdir,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve dediler ki: «Onun üzerine Rabbinden bir âyet indirilmeli değil mi idi?» De ki: «Şüphe yok Allah Teâlâ âyet indirmeğe kâdirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.»
Ömer Öngüt : “Ona Rabbinden bir âyet (mucize) indirilmeli değil miydi?” dediler. De ki: “Şüphesiz ki Allah âyet indirmeye kâdirdir, fakat onların çoğu bilmezler. ”
Şaban Piriş : Peygambere: -Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? dediler. De ki: -Allah, bir mucize indirmeye elbette kadirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.
Suat Yıldırım : "Ona bizim ısrarla istediğimiz bambaşka bir mûcize indirilse ya!" deyip duruyorlar. De ki: "Şüphesiz Allah öyle bir mûcize göndermeye kadirdir, fakat onların çoğu bunu bilmezler."
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz Allâh, bir mu'cize indirmeğe kâdirdir, fakat çokları bilmezler."
Tefhim-ul Kuran : «Ona Rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?» dediler. De ki: «Şüphesiz Allah, ayet indirmeye güç yetirendir.» Ama onların çoğu bilmezler.
Ümit Şimşek : 'Rabbinden ona bir âyet indirilse ya' dediler. De ki: Allah elbette âyet indirmeye kadirdir. Lâkin onların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Kuşkusuz, Allah bir mucize indirmeye Kaadir'dir. Fakat çokları bilmiyorlar."