Önceki Sonraki

6:25En’âm Suresi 25. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:25En’âm Suresi 25. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ومنهم
ve minhum
|
içlerinden vardır
2
من
men
|
kimseler
Kombi Müfredat
يستمع
yestemiǔ
SMA|س م ع
dinleyen
4
إليك
ileyke
|
seni
Kombi Müfredat
وجعلنا
veceǎlnā
CAL|ج ع ل
fakat biz koyduk
6
على
ǎlā
|
üstüne
Kombi Müfredat
قلوبهم
ḳulūbihim
GLB|ق ل ب
kalblerinin
Kombi Müfredat
أكنة
ekinneten
KNN|ك ن ن
perdeler
9
أن
en
|
10 Kombi Müfredat
يفقهوه
yefḳahūhu
FGH|ف ق ه
onu anlamalarına engel
11
وفي
ve fī
|
ve içine
12 Kombi Müfredat
آذانهم
āƶānihim
EZ̃N|ا ذ ن
kulaklarının
13 Kombi Müfredat
وقرا
veḳran
VGR|و ق ر
ağırlık
14
وإن
ve in
|
ve eğer
15 Kombi Müfredat
يروا
yerav
REY|ر ا ي
görseler de
16 Kombi Müfredat
كل
kulle
KLL|ك ل ل
her
17 Kombi Müfredat
آية
āyetin
EYY|ا ي ي
mu'cizeyi
18
لا
|
asla
19 Kombi Müfredat
يؤمنوا
yu'minū
EMN|ا م ن
inanmazlar
20
بها
bihā
|
ona
21
حتى
Hattā
|
hatta
22
إذا
iƶā
|
zaman
23 Kombi Müfredat
جاءوك
cā'ūke
CYE|ج ي ا
sana geldikleri
24 Kombi Müfredat
يجادلونك
yucādilūneke
CD̃L|ج د ل
seninle tartışırlar
25 Kombi Müfredat
يقول
yeḳūlu
GVL|ق و ل
derler
26
الذين
elleƶīne
|
kimseler
27 Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar eden(ler)
28
إن
in
|
29
هذا
hāƶā
|
bu
30
إلا
illā
|
başka değildir
31 Kombi Müfredat
أساطير
esāTīru
SŦR|س ط ر
masallarından
32 Kombi Müfredat
الأولين
l-evvelīne
EVL|ا و ل
eskilerin
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَمِنْهُمْ: içlerinden vardır | مَنْ: kimseler | يَسْتَمِعُ: dinleyen | إِلَيْكَ: seni | وَجَعَلْنَا: fakat biz koyduk | عَلَىٰ: üstüne | قُلُوبِهِمْ: kalblerinin | أَكِنَّةً: perdeler | أَنْ: | يَفْقَهُوهُ: onu anlamalarına engel | وَفِي: ve içine | اذَانِهِمْ: kulaklarının | وَقْرًا: ağırlık | وَإِنْ: ve eğer | يَرَوْا: görseler de | كُلَّ: her | ايَةٍ: mu'cizeyi | لَا: asla | يُؤْمِنُوا: inanmazlar | بِهَا: ona | حَتَّىٰ: hatta | إِذَا: zaman | جَاءُوكَ: sana geldikleri | يُجَادِلُونَكَ: seninle tartışırlar | يَقُولُ: derler | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | إِنْ: | هَٰذَا: bu | إِلَّا: başka değildir | أَسَاطِيرُ: masallarından | الْأَوَّلِينَ: eskilerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ومنهم WMNHM içlerinden vardır | من MN kimseler | يستمع YSTMA dinleyen | إليك ÎLYK seni | وجعلنا WCALNE fakat biz koyduk | على AL üstüne | قلوبهم GLWBHM kalblerinin | أكنة ÊKNT perdeler | أن ÊN | يفقهوه YFGHWH onu anlamalarına engel | وفي WFY ve içine | آذانهم ËZ̃ENHM kulaklarının | وقرا WGRE ağırlık | وإن WÎN ve eğer | يروا YRWE görseler de | كل KL her | آية ËYT mu'cizeyi | لا LE asla | يؤمنوا YÙMNWE inanmazlar | بها BHE ona | حتى ḪT hatta | إذا ÎZ̃E zaman | جاءوك CEÙWK sana geldikleri | يجادلونك YCED̃LWNK seninle tartışırlar | يقول YGWL derler | الذين ELZ̃YN kimseler | كفروا KFRWE inkar eden(ler) | إن ÎN | هذا HZ̃E bu | إلا ÎLE başka değildir | أساطير ÊSEŦYR masallarından | الأولين ELÊWLYN eskilerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve minhum: içlerinden vardır | men: kimseler | yestemiǔ: dinleyen | ileyke: seni | veceǎlnā: fakat biz koyduk | ǎlā: üstüne | ḳulūbihim: kalblerinin | ekinneten: perdeler | en: | yefḳahūhu: onu anlamalarına engel | ve fī: ve içine | āƶānihim: kulaklarının | veḳran: ağırlık | ve in: ve eğer | yerav: görseler de | kulle: her | āyetin: mu'cizeyi | : asla | yu'minū: inanmazlar | bihā: ona | Hattā: hatta | iƶā: zaman | cā'ūke: sana geldikleri | yucādilūneke: seninle tartışırlar | yeḳūlu: derler | elleƶīne: kimseler | keferū: inkar eden(ler) | in: | hāƶā: bu | illā: başka değildir | esāTīru: masallarından | l-evvelīne: eskilerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VMNHM: içlerinden vardır | MN: kimseler | YSTMA: dinleyen | ÎLYK: seni | VCALNE: fakat biz koyduk | AL: üstüne | GLVBHM: kalblerinin | ÊKNT: perdeler | ÊN: | YFGHVH: onu anlamalarına engel | VFY: ve içine | ËZ̃ENHM: kulaklarının | VGRE: ağırlık | VÎN: ve eğer | YRVE: görseler de | KL: her | ËYT: mu'cizeyi | LE: asla | YÙMNVE: inanmazlar | BHE: ona | ḪT: hatta | ÎZ̃E: zaman | CEÙVK: sana geldikleri | YCED̃LVNK: seninle tartışırlar | YGVL: derler | ELZ̃YN: kimseler | KFRVE: inkar eden(ler) | ÎN: | HZ̃E: bu | ÎLE: başka değildir | ÊSEŦYR: masallarından | ELÊVLYN: eskilerin | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlardan seni dinleyenler de var ve biz, dinledikleri sözleri anlamamaları için kalplerini perdeleriz, kulaklarını ağırlaştırırız da bütün delilleri görseler gene de inanmazlar onlara. Nihâyet de yanına geldiler mi çekişmeye başlarlar seninle ve bunlar, ancak evvelce gelip geçenlere ait masallar derler.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onlardan seni (okuduğun Kur'an'ı) dinleyenler de vardır. Fakat onu anlamalarına engel olmak için kalplerinin üstüne perdeler, kulaklarına da ağırlık verdik. Onlar her türlü mucizeyi görseler bile yine de ona inanmazlar. Hatta o kâfirler sana geldiklerinde: "Bu Kur'an eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyerek seninle tartışırlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onlardan seni duyanlar vardır. . . Fakat biz, O'nu algılamalarına engel olması için kalplerinin (şuurlarının - anlayışlarının) üstüne perdeler, kulaklarının içine de (anlayışlarına) ağırlık koyduk! Ne kadar delil görseler yine de iman etmezler. . . Üstelik sana geldiklerinde seninle tartışan o hakikat inkârcıları şöyle derler: "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değil!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlardan sana kulak verenler, Kurân’ı dinleyenler de var. Fakat Kur’ân’ı anlamalarına engel olmak için kafalarına, kalplerine kılıflar geçirdik, kulaklarına sağırlık verdik. Onlar, Allah’ın birliğini, kudretini anlatan bütün âyetleri, bütün mûcizeleri görseler bile yine ona inanmayacaklar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar: 'Bu kesinlikle öncekilerin masalları' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlardan seni dinleyenler var. Ancak biz, onu anlamamaları için kalplerinin üstüne örtüler kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Onlar bütün mucizeleri görseler yine de ona iman etmezler. Nitekim sana geldiklerinde de seninle tartışırlar; inkar edenler: 'Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onlardan seni dinleyenler vardır; oysa biz, onu kavrayıp anlamalarına (bir engel olarak) kalpleri üzerine kat kat örtüler ve kulaklarında bir ağırlık kıldık. Onlar, hangi 'apaçık-belgeyi' görseler, yine ona inanmazlar. Öyle ki, o inkâr etmekte olanlar, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek: "Bu, öncekilerin uydurma masallarından başka bir şey değildir" derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Müşriklerden bazıları, seni Kur’an okurken dinlerler; fakat biz, kalblerine, onu anlamalarına engel perdeler ve kulaklarının içine de ağırlık (sağırlık) koyduk. Onlar, her mucizeyi görseler, yine de ona iman etmezler. Hattâ o kâfirler, sana geldikleri zaman, seninle çekişerek şöyle derler: “- Bu Kur’an, eskilerin masallarından başka bir şey değildir!”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlardan seni dinleyenler vardir, Kuran'i anlarlar diye kalblerine ortuler kulaklarina da agirlik koyduk. Onlar her turlu mucizeyi gorseler bile, yine de ona inanmazlar, nihayet sana geldiklerinde de seninle cekisirler. Inkar edenler, «Bu, oncekilerin masallarÙndan ba_ka bir _ey deildir» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlardan bir kısmı da sana kulak verip dinlerler, (inandıkları için dinlemezler, kusur bulmak için kulak kabartırlar). Biz, anlamamaları için kalblerinin üzerine kat kat örtü gerdik ; kulaklarına da bir ağırlık koyduk ; artık onlar bütün belge ve mu'cizeleri de görseler yine inanmazlar. O kadar ki, sana geldiklerinde seninle tartışıp çekişirler; küfredenler, «bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onlardan seni dinleyenler vardır, Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler kulaklarına da ağırlık koyduk. Onlar her türlü mucizeyi görseler bile, yine de ona inanmazlar, nihayet sana geldiklerinde de seninle çekişirler. İnkar edenler, 'Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onlardan seni (okuduğun Kur'an'ı) dinleyenler de vardır. Fakat onu anlamalarına engel olmak için kalplerinin üstüne perdeler, kulaklarına da ağırlık verdik. Onlar her türlü mucizeyi görseler bile yine de ona inanmazlar. Hatta o kâfirler sana geldiklerinde: «Bu Kur'an eskilerin masallarından başka bir şey değildir» diyerek seninle tartışırlar.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Onların bir kısmı seni dinler. Fakat, kalpleri üzerine anlamalarına engel olacak örtüler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Her bir mucizeyi görseler de ona inanmazlar. Bundan ötürü sana geldiklerinde seninle tartışır ve inkarcılar, 'Bu ancak bir efsanedir,' der.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İçlerinden seni dinleyenler de vardır, fakat biz, onu anlamalarına engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler, kulaklarının içine de ağırlık koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar. Ve o kâfirler: «Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İçlerinden bazıları da seni Kur'an okurken dinlerler, fakat Biz, kalplerine onu zevkiyle anlamalarına engel kabuklar geçirmişizdir. Kulaklarında da bir ağırlık vardır. Bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Hatta sana geldiklerinde, seninle tartışmaya kalkışarak, o hak tanımaz kafirler: «Bu, eskilerin masallarından başka birşey değildir.» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : İçlerinden kimi de vardır seni Kur'an okurken dinler fakat biz onların kalblerine onu zevkıyle anlamalarına mani' kabuklar geçirmişizdir, kulaklarında da bir ağırlık vardır, her mu'cizeyi görseler de iyman etmezler, hattâ sana geldiklerinde seninle cidal yapmağa kalkışarak der ki o hak tanımaz kâfirler: «bu, eskilerin esatırinden başka bir şey değil»Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onların içinde seni dinleyenler vardır, biz onların kalblerini, Kur'an'ı anlamalarına engel oluşturacak biçimde, perdeledik, kulaklarını da sağırlaştırdık. Bu yüzden her türlü mucizeyi görseler bile ona inanmazlar. Nitekim bu kâfirler tartışmak için yanına geldiklerinde sana «Bu Kur'an, eskilerin masallarından başka bir şey değildir» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onlardan seni dinleyenler vardır; oysa biz onu kavramalarına (yefkahuhü) (bir engel olarak) kalpleri üzerine kat kat örtüler ve kulaklarında bir ağırlık kıldık. Onlar, hangi ayeti görseler, yine ona inanmazlar. Öyle ki, o küfredenler sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek: "Bu, öncekilerin uydurma masallarından başka bir şey değildir" derler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Onlardan sana kulak verenler vardır; oysa Biz, onu kavrayıp anlamalarına; kalpleri üzerine kat kat örtüler ve kulaklarında bir ağırlık oluşturduk. Onlar, bütün alâmetleri/göstergeleri görseler de ona inanmazlar. Öyle ki, o kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kimseler, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek “Bu, öncekilerin uydurma masallarından başka bir şey değildir” derler. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İçlerinden sana kulak verib de (okuduğun Kur'ânı) dinleyenler vardır. Halbuki biz, onu iyice anlayabilmelerine mâni olmak için yüreklerinin üstüne perdeler, kulaklarının içine de ağırlık koyduk. Onlar (istedikleri) her mu'cizeyi görseler yine ona inanmazlar. Hattâ o küfredenler sana geldikleri zaman seninle çekişmiye kalkışarak: «Bu (Kur'an), eskilerin masallarından başka (bir şey) değildir der (ler). Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hem içlerinden seni (Kur’ân okurken samîmiyetsiz olarak) dinleyenler vardır. Fakat (kendileri anlamak istemediklerinden, bir cezâ olarak biz de) onu anlarlar diye kalblerinin üzerine perdeler, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Onlar (zâten inanmıyorlardı, artık bu hâlleriyle) bütün mu'cizeleri de görseler, (yine) ona inanmazlar! Hattâ sana geldikleri zaman o inkâr edenler, seninle mücâdeleye kalkışarak: 'Bu (Kur’ân), evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!' derler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : İçlerinden seni dinleyenler vardır. Halbuki Biz, onu anlarlar diye, kalblerine örtüler, kulaklarına da ağrılık koyduk. Onlar her ayeti görseler de yine inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde, seninle çekişirler. O küfredenler derler ki; Bu, eskilerin masallarından başka birşey değildir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onlardan kim seni dinlerse, onu anlamalarına karşı (anlamamaları için) kalplerinin üzerine ekinnet koyduk ve kulaklarında vakra (ağırlık) vardır.Ve onlar bütün âyetleri görseler, ona inanmazlar. Hatta sana geldikleri zaman, seninle tartışırlar (mücâdele ederler). Kâfir olanlar: “Bu ancak evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir.” derler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Onlar arasında öyleleri var ki (ey Peygamber) seni dinler (görünür)ler: Ama kalplerinin üstüne, onları hakikati kavramaktan alıkoyan perdeler yerleştirdik, kulaklarına da sağırlık. Ve (hakikatin) bütün işaretleri(ni) görselerdi yine de ona inanmazlardı; o kadar ki, onlar tartışmak için sana geldiklerinde, hakikati inkara şartlanmış olanlar, "Bu, eski zamanların masallarından başka bir şey değil!" derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat onların kalbleri üzerine onu hakkı yalanlamalarına mani olacak kat kat perdeler ve kulaklarının içine de ağırlık koymuşuzdur. Ve eğer her bir mûcizeyi görseler ona yine inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle mücadelede bulunurlar. Kâfir olanlar der ki: «Bu, eskilerin uydurmalarından başka değildir.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : İçlerinden bazıları da (Kur'an okurken) sana kulak verirler. Halbuki biz onların kalpleri üzerine, onu anlamamaları için örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Onlar her türlü âyeti görseler bile, yine de ona iman etmezler. Hatta sana geldiklerinde seninle mücadele ederler ve o kâfirler: “Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir. ” derler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : İçlerinden seni dinleyenler vardır. Biz onların kalpleri üzerine, anlamamaları için örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Her mucizeyi görseler de ona yine inanmazlar. Seninle tartışmak için sana geldiklerinde, o küfredenler derler ki: - Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlardan seni Kur’ân okurken dinleyenler de vardır. Fakat Biz onu lâyık olduğu şekilde anlamalarına mani olmak için, onların kalplerine kat kat örtüler gerdik. Kulaklarının içine de, gereği gibi işitmelerini engelleyen ağırlıklar koyduk. Artık onlar her türlü mûcize ve belgeyi de görseler yine iman etmezler. O kadar ki yanına geldikleri zaman seninle münakaşaya girişerek "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir." derler. [KM, İşaya 6,10; Matta 13,13]Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : İçlerinden seni dinleyenler vardır; fakat biz onu anlamalarına engel olmak için kalblerinin üstüne kılıflar, kulaklarının içine de ağırlık koyduk. (Onlar) her mu'cizeyi görseler de yine ona inanmazlar. Hattâ sana geldiklerinde seninle tartışırlar; o kâfirler: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" derler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onlardan seni dinleyenler vardır; oysa biz, onu kavrayıp anlamalarına (bir engel olarak) kalpleri üzerine kat kat örtüler ve kulaklarında bir ağırlık kıldık. Onlar, hangi 'apaçık-belgeyi' görseler, yine ona inanmazlar. Öyle ki, o küfretmekte olanlar, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek: «Bu, öncekilerin uydurma-masallarından başka bir şey değildir» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlardan seni işitenler de vardır. Lâkin Biz onların kalpleri üzerine, işittiklerini anlamalarına engel bir örtü geçirdik, kulaklarına da ağırlık verdik. Onun için her türlü âyeti görseler de yine inanmazlar. Hattâ sana geldiklerinde o kâfirler seninle tartışır ve 'Bu eskilerin masallarından başka birşey değil' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : İçlerinden sana kulak verenler vardır; ama biz onu gereğince anlamamaları için kalplerine kılıflar geçirmiş, kulaklarına bir ağırlık koymuşuzdur. Tüm mucizeleri görseler de onlara inanmazlar. Nihayet sana gelip seninle çekişerek söyle derler küfre sapanlar: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.