6:42En’âm  Suresi 42. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:42En’âm  Suresi 42. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَقَدْ (VLGD̃) = veleḳad : muhakkak
2. أَرْسَلْنَا (ÊRSLNE) = erselnā : (elçiler) gönderdik
3. إِلَىٰ (ÎL) = ilā :
4. أُمَمٍ (ÊMM) = umemin : ümmetlere
5. مِنْ (MN) = min :
6. قَبْلِكَ (GBLK) = ḳablike : senden önce de
7. فَأَخَذْنَاهُمْ (FÊḢZ̃NEHM) = feeḣaƶnāhum : onları yakalayıp cezalandırmıştık
8. بِالْبَأْسَاءِ (BELBÊSEÙ) = bil-be'sā'i : darlık ile
9. وَالضَّرَّاءِ (VELŽREÙ) = ve DDerrā'i : ve sıkıntı ile
10. لَعَلَّهُمْ (LALHM) = leǎllehum : belki onlar
11. يَتَضَرَّعُونَ (YTŽRAVN) = yeteDerraǔne : yalvarırlar diye
muhakkak | (elçiler) gönderdik | | ümmetlere | | senden önce de | onları yakalayıp cezalandırmıştık | darlık ile | ve sıkıntı ile | belki onlar | yalvarırlar diye |

[] [RSL] [] [EMM] [] [GBL] [EḢZ̃] [BES] [ŽRR] [] [ŽRA]
VLGD̃ ÊRSLNE ÎL ÊMM MN GBLK FÊḢZ̃NEHM BELBÊSEÙ VELŽREÙ LALHM YTŽRAVN

veleḳad erselnā ilā umemin min ḳablike feeḣaƶnāhum bil-be'sā'i ve DDerrā'i leǎllehum yeteDerraǔne
ولقد أرسلنا إلى أمم من قبلك فأخذناهم بالبأساء والضراء لعلهم يتضرعون

6:42En’âm  Suresi 42. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad muhakkak And certainly
أرسلنا ر س ل | RSL ÊRSLNE erselnā (elçiler) gönderdik We sent (Messengers)
إلى | ÎL ilā to
أمم ا م م | EMM ÊMM umemin ümmetlere nations
من | MN min from
قبلك ق ب ل | GBL GBLK ḳablike senden önce de before you,
فأخذناهم ا خ ذ | EḢZ̃ FÊḢZ̃NEHM feeḣaƶnāhum onları yakalayıp cezalandırmıştık then We seized them
بالبأساء ب ا س | BES BELBÊSEÙ bil-be'sā'i darlık ile with adversity
والضراء ض ر ر | ŽRR VELŽREÙ ve DDerrā'i ve sıkıntı ile and hardship
لعلهم | LALHM leǎllehum belki onlar so that they may
يتضرعون ض ر ع | ŽRA YTŽRAVN yeteDerraǔne yalvarırlar diye humble themselves.
6:42 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

muhakkak | (elçiler) gönderdik | | ümmetlere | | senden önce de | onları yakalayıp cezalandırmıştık | darlık ile | ve sıkıntı ile | belki onlar | yalvarırlar diye |

[] [RSL] [] [EMM] [] [GBL] [EḢZ̃] [BES] [ŽRR] [] [ŽRA]
VLGD̃ ÊRSLNE ÎL ÊMM MN GBLK FÊḢZ̃NEHM BELBÊSEÙ VELŽREÙ LALHM YTŽRAVN

veleḳad erselnā ilā umemin min ḳablike feeḣaƶnāhum bil-be'sā'i ve DDerrā'i leǎllehum yeteDerraǔne
ولقد أرسلنا إلى أمم من قبلك فأخذناهم بالبأساء والضراء لعلهم يتضرعون

[] [ر س ل] [] [ا م م] [] [ق ب ل] [ا خ ذ ] [ب ا س] [ض ر ر] [] [ض ر ع]

6:42En’âm  Suresi 42. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad muhakkak And certainly
Vav,Lam,Gaf,Dal,
6,30,100,4,
REM – prefixed resumption particle
EMPH – emphatic prefix lām
CERT – particle of certainty
الواو استئنافية
اللام لام التوكيد
حرف تحقيق
أرسلنا ر س ل | RSL ÊRSLNE erselnā (elçiler) gönderdik We sent (Messengers)
,Re,Sin,Lam,Nun,Elif,
,200,60,30,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
إلى | ÎL ilā to
,Lam,,
,30,,
P – preposition
حرف جر
أمم ا م م | EMM ÊMM umemin ümmetlere nations
,Mim,Mim,
,40,40,
N – genitive feminine plural indefinite noun
اسم مجرور
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
قبلك ق ب ل | GBL GBLK ḳablike senden önce de before you,
Gaf,Be,Lam,Kef,
100,2,30,20,
N – genitive noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فأخذناهم ا خ ذ | EḢZ̃ FÊḢZ̃NEHM feeḣaƶnāhum onları yakalayıp cezalandırmıştık then We seized them
Fe,,Hı,Zel,Nun,Elif,He,Mim,
80,,600,700,50,1,5,40,
CONJ – prefixed conjunction fa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الفاء عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بالبأساء ب ا س | BES BELBÊSEÙ bil-be'sā'i darlık ile with adversity
Be,Elif,Lam,Be,,Sin,Elif,,
2,1,30,2,,60,1,,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine noun
جار ومجرور
والضراء ض ر ر | ŽRR VELŽREÙ ve DDerrā'i ve sıkıntı ile and hardship
Vav,Elif,Lam,Dad,Re,Elif,,
6,1,30,800,200,1,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive feminine noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
لعلهم | LALHM leǎllehum belki onlar so that they may
Lam,Ayn,Lam,He,Mim,
30,70,30,5,40,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف نصب من اخوات «ان» و«هم» ضمير متصل في محل نصب اسم «لعل»
يتضرعون ض ر ع | ŽRA YTŽRAVN yeteDerraǔne yalvarırlar diye humble themselves.
Ye,Te,Dad,Re,Ayn,Vav,Nun,
10,400,800,200,70,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form V) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولقد
veleḳad
|
muhakkak
Kombi Müfredat
أرسلنا
erselnā
RSL|ر س ل
(elçiler) gönderdik
3
إلى
ilā
|
Kombi Müfredat
أمم
umemin
EMM|ا م م
ümmetlere
5
من
min
|
Kombi Müfredat
قبلك
ḳablike
GBL|ق ب ل
senden önce de
Kombi Müfredat
فأخذناهم
feeḣaƶnāhum
EḢZ̃|ا خ ذ
onları yakalayıp cezalandırmıştık
Kombi Müfredat
بالبأساء
bil-be'sā'i
BES|ب ا س
darlık ile
Kombi Müfredat
والضراء
ve DDerrā'i
ŽRR|ض ر ر
ve sıkıntı ile
10
لعلهم
leǎllehum
|
belki onlar
11 Kombi Müfredat
يتضرعون
yeteDerraǔne
ŽRA|ض ر ع
yalvarırlar diye
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَقَدْ: muhakkak | أَرْسَلْنَا: (elçiler) gönderdik | إِلَىٰ: | أُمَمٍ: ümmetlere | مِنْ: | قَبْلِكَ: senden önce de | فَأَخَذْنَاهُمْ: onları yakalayıp cezalandırmıştık | بِالْبَأْسَاءِ: darlık ile | وَالضَّرَّاءِ: ve sıkıntı ile | لَعَلَّهُمْ: belki onlar | يَتَضَرَّعُونَ: yalvarırlar diye | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولقد WLGD̃ muhakkak | أرسلنا ÊRSLNE (elçiler) gönderdik | إلى ÎL | أمم ÊMM ümmetlere | من MN | قبلك GBLK senden önce de | فأخذناهم FÊḢZ̃NEHM onları yakalayıp cezalandırmıştık | بالبأساء BELBÊSEÙ darlık ile | والضراء WELŽREÙ ve sıkıntı ile | لعلهم LALHM belki onlar | يتضرعون YTŽRAWN yalvarırlar diye | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |veleḳad: muhakkak | erselnā: (elçiler) gönderdik | ilā: | umemin: ümmetlere | min: | ḳablike: senden önce de | feeḣaƶnāhum: onları yakalayıp cezalandırmıştık | bil-be'sā'i: darlık ile | ve DDerrā'i: ve sıkıntı ile | leǎllehum: belki onlar | yeteDerraǔne: yalvarırlar diye | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLGD̃: muhakkak | ÊRSLNE: (elçiler) gönderdik | ÎL: | ÊMM: ümmetlere | MN: | GBLK: senden önce de | FÊḢZ̃NEHM: onları yakalayıp cezalandırmıştık | BELBÊSEÙ: darlık ile | VELŽREÙ: ve sıkıntı ile | LALHM: belki onlar | YTŽRAVN: yalvarırlar diye | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Andolsun ki senden önceki ümmetlere de peygamberler yolladık da yalvarmaya düşsünler diye onları şiddetli sıkıntılara, kıtlığa ve hastalığa uğrattık biz. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından boyun eğsinler diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Andolsun ki, senden önce de topluluklara (Rasûl) irsâl ettik. . . Belki boyun eğerek dua ederler diye onları azap ve hastalık ile yakaladık. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Andolsun ki, senden önceki milletlere de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberler gönderdik. Biz onları, fakirlik, geçim darlığı, hastalık ve âfetlerle, mallarına ve kendilerine gelen zararlarla sıktık. Düşkünlüklerini anlayıp, isyanlarına tevbe edip, affımıza sığınmaları için uyardık. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Senden önce de ümmetlere peygamberler gönderdik ve belki yalvarırlar diye kendilerini darlık ve sıkıntıya soktuk. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Andolsun, senden önceki ümmetlere (peygamberler) gönderdik de onları dayanılmaz zorluk (yoksulluk) ve sıkıntılarla çeviriverdik. Umulur ki yalvarırlar diye. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Andolsun ki, biz, senden önce bir takım ümmetlere peygamberler gönderdik; dinlemediler de, onları, şiddet ve zaruretlerle kıvrandırdık. Olur ki yalvarırlar, (tevbe ederler, diye). Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : suphesiz ki, senden once ummetlere peygamberler gondermistik; onlari yalvarsinlar diye darlik ve sikintiya sokmustuk. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : And olsun ki, senden önce (gelip geçen) ümmetlere peygamberler gönderdik, (muhalefet ettikleri için) onları —yalvarıp yakarsınlar diye— darlık ve bunaltıcı şeylerle yakaladık. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Şüphesiz ki, senden önce ümmetlere peygamberler göndermiştik; onları yalvarsınlar diye darlık ve sıkıntıya sokmuştuk. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından boyun eğsinler diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntılarla sınadık.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Bize yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakalayıp cezalandırdık. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, senden önce bir takım ümmetlere de peygamberler gönderdik; dinlemediler. Biz de onları yalvarıp yakarsınlar diye darlık ve sıkıntı ile cezalandırdık. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Celâlim hakkı için senden önce bir takım ümmetlere Resuller gönderdik dinlemediler de onları şiddetler ve zaruretlerle sıktık gerek ki yalvarsınlar diyeDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Senden önceki birçok ümmetlere peygamberler gönderdik, dinlemediler. Bunun üzerine ola ki, bize yalvarırlar diye kendilerini sıkıntılara ve belâlara çarptırdık. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Andolsun, senden önceki ümmetlere (elçiler) gönderdik de onları dayanılmaz zorluk (yoksulluk) ve sıkıntılarla çeviriverdik. Umulur ki yalvarırlar (tazarru) diye... Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ve andolsun, senden önceki önderli toplumlara elçiler gönderdik de onları yalvarsınlar diye dayanılmaz zorluk; yoksulluk ve sıkıntılarla çeviriverdik. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki biz, senden evvelki ümmetlere de peygamberler gönderdik de (küfr-ü inkârlarından dolayı) kendilerini çetin bir yoksullukla, çeşitli hastalıkla yakaladık, olur ki yalvarırlar, (tevbe ederler diye). Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : And olsun ki, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) gönderdik (fakat onlar yalanladılar); bunun üzerine onları sıkıntılar ve zorluklar ile yakaladık. Tâ ki (îmân etsinler ve) yalvarsınlar! Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Andolsun ki; Biz, senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Yalvarsınlar diye, onları darlık ve sıkıntıya soktuk. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Andolsun ki; Biz senden önce ümmetlere de (resûller) gönderdik.O zaman onları da sıkıntıya ve darlığa uğrattık, böylece yalvarırlar diye. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Biz, senden önceki toplumlara da mesajlarımızı gönderdik (ey Peygamber,) ve onları sıkıntı ve zorluklara uğrattık ki tevazu ile boyun eğsinler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, senden evvel de ümmetlere peygamberler gönderdik, sonra o ümmetleri birtakım şiddetler ile, zorluklar ile yakaladık, ola ki yalvarıversinler diye. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Resulüm! Senden önceki ümmetlere de peygamberler göndermiştik. (İnkârlarından dönüp boyun eğsinler), yalvarsınlar diye, onları yakalayıp darlık ve sıkıntılarla (çeşitli hastalıklarla) cezalandırmıştık. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Senden önceki toplumlara da (elçiler) göndermiş ve belki yalvarıp yakarırlar diye onları darlık ve sıkıntıya sokmuştuk. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Senden önce de birtakım ümmetlere resuller gönderdik. Dinlemediler: Hakka dönüş yapsın, suçlarının affı için niyaz etsinler diye onları çetin bir yoksulluk, hastalık ve sıkıntılarla cezalandırdık. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Senden önce de ümmetlere elçiler gönderdik. (İnkârlarından dönüp bize) yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakalayıp cezâlandırmıştık.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, senden önceki ümmetlere (peygamberler) gönderdik de onları dayanılmaz zorluk (yoksulluk) ve sıkıntılarla çeviriverdik. Umulur ki yalvarırlar diye. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Senden önceki ümmetlere de Biz peygamberler gönderdik ve onları, olur ki yalvarırlar diye darlıklara ve zorluklara uğrattık. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Andolsun ki, senden önce de ümmetlere elçiler göndermiştik. O ümmetleri, bize yaklaşıp sığınsınlar diye zorluklar ve darlıklarla yakalamıştık.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.