Önceki Sonraki

6:44En’âm Suresi 44. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:44En’âm Suresi 44. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فلما
felemmā
|
ne zaman ki
2 Kombi Müfredat
نسوا
nesū
NSY|ن س ي
unutunca
3
ما
mā
|
4 Kombi Müfredat
ذكروا
ƶukkirū
Z̃KR|ذ ك ر
yapılan uyarıları
5
به
bihi
|
kendileri
6 Kombi Müfredat
فتحنا
feteHnā
FTḪ|ف ت ح
açıverdik
7
عليهم
ǎleyhim
|
üzerlerine
8 Kombi Müfredat
أبواب
ebvābe
BVB|ب و ب
kapılarını
9 Kombi Müfredat
كل
kulli
KLL|ك ل ل
her
10 Kombi Müfredat
شيء
şey'in
ŞYE|ش ي ا
şeyin
11
حتى
Hattā
|
nihayet
12
إذا
iƶā
|
sırada
13 Kombi Müfredat
فرحوا
feriHū
FRḪ|ف ر ح
sevince daldıkları
14
بما
bimā
|
şey ile
15 Kombi Müfredat
أوتوا
ūtū
ETY|ا ت ي
kendilerine verilen
16 Kombi Müfredat
أخذناهم
eḣaƶnāhum
EḢZ̃|ا خ ذ
onları yakaladık
17 Kombi Müfredat
بغتة
beğteten
BĞT|ب غ ت
ansızın
18
فإذا
fe iƶā
|
böylece
19
هم
hum
|
onlar
20 Kombi Müfredat
مبلسون
mublisūne
BLS|ب ل س
bütün umutlarnı yitirdiler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَلَمَّا: ne zaman ki | نَسُوا: unutunca | مَا: | ذُكِّرُوا: yapılan uyarıları | بِهِ: kendileri | فَتَحْنَا: açıverdik | عَلَيْهِمْ: üzerlerine | أَبْوَابَ: kapılarını | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şeyin | حَتَّىٰ: nihayet | إِذَا: sırada | فَرِحُوا: sevince daldıkları | بِمَا: şey ile | أُوتُوا: kendilerine verilen | أَخَذْنَاهُمْ: onları yakaladık | بَغْتَةً: ansızın | فَإِذَا: böylece | هُمْ: onlar | مُبْلِسُونَ: bütün umutlarnı yitirdiler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلما FLME ne zaman ki | نسوا NSWE unutunca | ما ME | ذكروا Z̃KRWE yapılan uyarıları | به BH kendileri | فتحنا FTḪNE açıverdik | عليهم ALYHM üzerlerine | أبواب ÊBWEB kapılarını | كل KL her | شيء ŞYÙ şeyin | حتى ḪT nihayet | إذا ÎZ̃E sırada | فرحوا FRḪWE sevince daldıkları | بما BME şey ile | أوتوا ÊWTWE kendilerine verilen | أخذناهم ÊḢZ̃NEHM onları yakaladık | بغتة BĞTT ansızın | فإذا FÎZ̃E böylece | هم HM onlar | مبلسون MBLSWN bütün umutlarnı yitirdiler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felemmā: ne zaman ki | nesū: unutunca | mā: | ƶukkirū: yapılan uyarıları | bihi: kendileri | feteHnā: açıverdik | ǎleyhim: üzerlerine | ebvābe: kapılarını | kulli: her | şey'in: şeyin | Hattā: nihayet | iƶā: sırada | feriHū: sevince daldıkları | bimā: şey ile | ūtū: kendilerine verilen | eḣaƶnāhum: onları yakaladık | beğteten: ansızın | fe iƶā: böylece | hum: onlar | mublisūne: bütün umutlarnı yitirdiler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FLME: ne zaman ki | NSVE: unutunca | ME: | Z̃KRVE: yapılan uyarıları | BH: kendileri | FTḪNE: açıverdik | ALYHM: üzerlerine | ÊBVEB: kapılarını | KL: her | ŞYÙ: şeyin | ḪT: nihayet | ÎZ̃E: sırada | FRḪVE: sevince daldıkları | BME: şey ile | ÊVTVE: kendilerine verilen | ÊḢZ̃NEHM: onları yakaladık | BĞTT: ansızın | FÎZ̃E: böylece | HM: onlar | MBLSVN: bütün umutlarnı yitirdiler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken söylenenleri, verilen öğütleri unuttukları zaman her şeyin kapılarını açtık onlara ve onlar, kendilerine verilen şeylerle genişliğe ulaştıkları gibi hemen ve ansızın onları tutup alıverdik de bütün umduklarından mahrum oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında, (indirmiş olduğumuz sıkıntı ve musibetleri kaldırıp) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık, birdenbire onlar bütün ümitlerini yitirdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ne zaman ki kendilerine hatırlatılan şeyi (Allâh için yaratılmış olduklarını) unuttular, onlara her şeyin (dünya güzelliklerinin) kapılarını açtık. . . Nihayet (kendilerine) verilenler ile keyiflenip şımardıkları bir sırada, onları ansızın yakaladık! Bir anda tüm umutları sönerek çaresiz kaldılar!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Kendilerine tebliğ edilenleri, uyarıları unuttuklarında, başlarındaki belâları ve sıkıntıları kaldırıp, onlara her şeyin kapısını açtık. Nihâyet, kendilerine verilen nimetlerle sevinip zevke dalınca da, azabımızla ansızın onları yakalayıverdik. Onlar şaşkına dönüp, birdenbire bütün ümitlerini yitirdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında onlara her şeyin kapılarını açtık. Kendilerine verilenden dolayı sevince daldıklarında onları ansızın yakaladık ve o an bütün her şeyden ümitleri kesildi.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Derken kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onların üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Öyleki kendilerine verilen şeylerle 'sevince kapılıp şımarınca', onları apansız yakalayıverdik. Artık onlar umutları suya düşenler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Böylece, ne zaman ki yapılan ihtarları unuttular, üzerlerine nimet ve zevklerden her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilen bu genişlik ve serbestlikle tam ferahlandıkları sırada, onları ansızın yakaladık. Artık o anda, bütün ümitlerinden mahrum kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Kendilerine hatirlatilani unuttuklarinda, onlara her seyin kapisini actik; kendilerine verilene sevinince ansizin onlari yakaladik da umutsuz kaliverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ne vakit ki kendilerine yapılan hatırlatmayı unuttular; her şeyin kapılarını onlara açtık; sonunda verilen şeylerle sevinip ferahladıklarında ansızın kendilerini yakalayıverdik de ümitlerini yitirdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık; kendilerine verilene sevinince ansızın onları yakaladık da umutsuz kalıverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında, (indirmiş olduğumuz sıkıntı ve musibetleri kaldırıp) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık, birdenbire onlar bütün ümitlerini yitirdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Kendilerine iletilen mesajı unuttuklarında kendilerine her şeyin kapısını ardına kadar açtık. Kendilerine verilenlerle şımarınca onları ansızın yakaladık ve böylece şaşkın ve umutsuz kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık. Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik. Hemen ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Vakta ki yapılan uyarıları unuttular, üzerlerine herşeyin kapılarını açıverdik. Nihayet kendilerine verilen bu bolluk ve serbestlik ile tam ferahlandıkları, düzlüğe çıktıkları sırada ansızın kendilerini yakalayıverdik! Hepsi bir anda bütün ümitlerinden mahrum kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bu sebeble vaktâki edilen ıhtarları unuttular, üzerlerine her şey'in kapılarını açıverdik, nihayet kendilerine verilen bu genişlik ve serbeslik ile tam ferahlandıkları sırada ansızın tuttuk kendilerini yakalayıverdik ne bakarsın hepsi bir anda bütün ümidlerinden mahrum düştülerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık, nihayet sahip oldukları nimetler yüzünden şımarıklığa kapıldıklarında kendilerini ansızın, kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri suya düştü!Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Derken kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onların üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Öyle ki, kendilerine verilen şeylerle 'sevince kapılıp şımarınca', onları apansız yakalayıverdik. Artık onlar umutları suya düşenler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Derken kendilerine hatırlatılanı terk ettiklerinde, onların üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Öyle ki, kendilerine verilen şeylerle ‘sevince kapılıp şımarınca’, onları apansız yakalayıverdik. Artık onlar, umutları suya düşenler oldular. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onun için bunlar kendilerine ne hatırlatıldı, öğüd verildiyse onları unutunca üzerlerine her şey'in (her zevkin, her nimetin) kapılarını açdık, nihayet kendilerine verilen o şeyler (o genişlik ve o serbestlik) yüzünden (tam şımarıb) ferahlandıkları vakit da onları ansızın tutub yakalayıverdik ve artık o anda onlar bütün ümîdlerinden mahrum kaldılar. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Buna rağmen kendisiyle nasîhat edildikleri şeyleri unutunca, üzerlerine herşeyin(bütün ni'metlerin) kapılarını açtık (ve kendilerini bollukla imtihân ettik). Nihâyet kendilerine verilenler yüzünden (tam) ferahlandıkları zaman, onları ansızın yakaladık; bir anda hepsi ümidsizliğe düşen kimseler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlar, kendilerine hatırlatılan şeyleri unutunca; Biz de kendilerine her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilen o şeyler yüzünden sevinince; onları, ansızın yakaladık ve bütün ümitlerinden mahrum kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Hatırlatıldıkları (onunla uyarıldıkları) şeyleri unuttukları zaman, verilen şeylerle ferahlayıncaya (sevininceye) kadar herşeyin kapısını onlara açtık. Ansızın onları yakaladığımız (aldığımız) zaman, artık onlar ümitlerini kestiler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Sonra, kendilerine yapılan uyarıları gözardı ettiklerinde bütün (güzel) şeylerin kapılarını onlara ardına kadar açtık ve kendilerine bağışlanan şeylerden zevk alarak yararlanmaya devam ederlerken onları apansız yakaladık: işte o anda bütün ümitlerini kaybettiler;Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, onlar kendilerine ne ile öğüt verildiğini unuttular, onların üzerine herşeyin kapılarını açıverdik, nihâyet kendilerine verilen şeyler ile ferahlandıkları vakit onları ansızın tuttuk. Artık onlar o anda bütün umduklarından mahrum kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Kendilerine yapılan uyarıları unutunca, üzerlerine (nimet ve zevklerden) her şeyin kapılarını açıverdik. Nihayet kendilerine verilenlerle şımarıp ferahlandıkları sırada da ansızın onları yakaladık. Birden bire bütün umutlarını yitirdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Verilen öğütleri unuttukları bir sırada, her şeyin kapılarını onlara açtık. Kendilerine verilenler ile şımarıp, azdıkları zaman, onları ansızın bütün ümitlerini yitirmiş bir halde yakaladık.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Kendilerine verilen öğütleri terk edip unutunca üzerlerine her şeyin, her zevk ve nimetin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilen bu genişlik ve serbestlikle tam ferahlandıkları sırada, ansızın onları kıskıvrak yakaladık da bir anda bütün ümitlerini kaybediverdiler!Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Kendileri yapılan uyarıları unutunca, üzerlerine her şeyin kapılarını açıverdik; kendilerine verilenle sevince daldıkları sırada da ansızın onları yakaladık, birden bire bütün umutlarını yitirdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Derken kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onların üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Öyleki kendilerine verilen şeylerle 'sevince kapılıp şımarınca', onları apansız yakalayıverdik. Artık onlar umutları suya düşenler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Kendilerine verilen öğütü unuttuklarında, bu defa onlara bütün nimetlerin kapılarını açtık. Nihayet, kendilerine verilenle şımardıkları zaman, onları ansızın yakalayıverdik de umduklarından mahrum kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Öğütlenmeye çağırıldıkları şeyi unutunca, her şeyin kapılarını üzerlerine açıverdik. Nihayet, kendilerine verilenle sevinç şımarıklığına daldıkları bir sırada, ansızın onları yakaladık. Tüm ümitlerini bir anda yitirdiler.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.