Kırık Meal (Arapça) : |وَلَوْ: ve eğer | أَنَّنَا: biz | نَزَّلْنَا: indirseydik | إِلَيْهِمُ: onlara | الْمَلَائِكَةَ: melekleri | وَكَلَّمَهُمُ: ve kendilerine konuşsaydı | الْمَوْتَىٰ: ölüler | وَحَشَرْنَا: ve toplayıp getirseydik | عَلَيْهِمْ: onlara | كُلَّ: her | شَيْءٍ: şeyi | قُبُلًا: karşılarına | مَا: | كَانُوا: onlar yine de | لِيُؤْمِنُوا: inanmazlardı | إِلَّا: dışında | أَنْ: | يَشَاءَ: dilemesi | اللَّهُ: Allah'ın | وَلَٰكِنَّ: ve fakat | أَكْثَرَهُمْ: çokları | يَجْهَلُونَ: cahillik ederler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولو WLWve eğer | أننا ÊNNEbiz | نزلنا NZLNEindirseydik | إليهم ÎLYHMonlara | الملائكة ELMLEÙKTmelekleri | وكلمهم WKLMHMve kendilerine konuşsaydı | الموتى ELMWTölüler | وحشرنا WḪŞRNEve toplayıp getirseydik | عليهم ALYHMonlara | كل KLher | شيء ŞYÙşeyi | قبلا GBLEkarşılarına | ما ME | كانوا KENWEonlar yine de | ليؤمنوا LYÙMNWEinanmazlardı | إلا ÎLEdışında | أن ÊN | يشاء YŞEÙdilemesi | الله ELLHAllah'ın | ولكن WLKNve fakat | أكثرهم ÊKS̃RHMçokları | يجهلون YCHLWNcahillik ederler |
Kırık Meal (Okunuş) : |velev: ve eğer | ennenā: biz | nezzelnā: indirseydik | ileyhimu: onlara | l-melāikete: melekleri | ve kellemehumu: ve kendilerine konuşsaydı | l-mevtā: ölüler | ve Haşernā: ve toplayıp getirseydik | ǎleyhim: onlara | kulle: her | şey'in: şeyi | ḳubulen: karşılarına | mā: | kānū: onlar yine de | liyu'minū: inanmazlardı | illā: dışında | en: | yeşā'e: dilemesi | llahu: Allah'ın | velākinne: ve fakat | ekṧerahum: çokları | yechelūne: cahillik ederler |
Kırık Meal (Transcript) : |VLV: ve eğer | ÊNNE: biz | NZLNE: indirseydik | ÎLYHM: onlara | ELMLEÙKT: melekleri | VKLMHM: ve kendilerine konuşsaydı | ELMVT: ölüler | VḪŞRNE: ve toplayıp getirseydik | ALYHM: onlara | KL: her | ŞYÙ: şeyi | GBLE: karşılarına | ME: | KENVE: onlar yine de | LYÙMNVE: inanmazlardı | ÎLE: dışında | ÊN: | YŞEÙ: dilemesi | ELLH: Allah'ın | VLKN: ve fakat | ÊKS̃RHM: çokları | YCHLVN: cahillik ederler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlara melekler indirseydik, ölüler dirilip onlarla konuşsaydı, her şeyi toplayıp önlerine koysaydık gene Allah dilemedikçe inanmazlardı, fakat çoğu bilmez.
Adem Uğur : Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler.
Ahmed Hulusi : Eğer biz onlara melekleri inzâl etseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve onlara her şeyiyle haşrı yaşatsaydık; Allâh dilemedikçe (gene de) iman etmezlerdi. . . Ne var ki, onların çoğu cahilce yaşıyor!
Ahmet Tekin : Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp grup grup önlerine getirseydik, ancak Allah’ın, sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olması halinde onlar iman edeceklerdi. Fakat onların çoğu bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız, cahilce davranmakta devam ediyorlar.
Ahmet Varol : Onlara melekleri indirseydik, kendileriyle ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık Allah dilemedikçe yine iman etmezlerdi. Ancak onların çoğu bilmemektedir.
Ali Bulaç : Gerçek şu ki, biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık, -Allah'ın dilediği dışında- yine onlar inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar.
Ali Fikri Yavuz : Eğer hakikaten biz onlara (diledikleri gibi) Melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı, bütün varlıkları karşılarında toplayarak senin doğruluğuna şâhid ve kefil gösterseydik, Allah dilemedikçe, yine şüphe yok ki iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.
Bekir Sadak : Eger biz onlara melekleri indirsek, oluler onlarla konussa ve her seyi karsilarina toplasaydik, Allah dilemedikce, yine de inanmazlardi; fakat onlarin cogu bunu bilmiyorlar.
Celal Yıldırım : Eğer onlara melekleri de indirmiş olsak, ölüler de onlarla konuşmuş bulunsa, her şeyi karşılarında grup grup toplasak yine de Allah dilemedikçe onlar imân edecek değillerdir. Ne var ki çokları (bu gerçeğe) bilgisizdirler.
Diyanet İşleri : Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Diyanet İşleri (eski) : Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardı; fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.
Diyanet Vakfi : Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler.
Edip Yüksel : Onlara melekleri indirsek, kendileriyle ölüler konuşsa ve her şeyi getirip önlerine toplasak, ALLAH'ın diledikleri hariç, yine inanacak değillerdir. Fakat çoğu bu gerçeği bilmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah'ın diledikleri hariç, yine de inanacak değillerdi, fakat çokları bunu bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz onlara, dedikleri gibi melekler indirmiş olsak da ölüler kendileriyle konuşsa da bütün varlıkları karşılarında kümeler halinde toplasak da, Allah dilemedikçe iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bu gerçeği bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz onlara dedikleri gibi Melekler indirmiş olsak da, ölüler kendilerile konuşsa da, ve bütün mevcudatı karşılarında fevc fevc haşrederek kefil göstersek de yine ihtimali yok iymân edecek değillerdi, meğer ki Allah dilemiş olsun, lâkin çokları bu hakıkatin câhili bulunuyorlar
Fizilal-il Kuran : Eğer biz onlara melekler indirsek, ölüler kendileri ile konuşsa ve her şeyi biraraya getirip karşılarına koysaydık, Allah dilemedikçe yine inanmazlardı. Fakat çoğu bunu bilmez.
Gültekin Onan : Gerçek şu ki, biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve herşeyi karşılarına toplasaydık, -Tanrı'nın dilediği dışında- yine onlar inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar.
Hakkı Yılmaz : Ve eğer Biz, şüphesiz onlara birtakım güçler indirseydik, onlara ölüler söz söyleseydi ve her şeyi karşılarına toplasaydık, –Allah'ın dilemesi dışında– yine inanmayacaklardı. Velâkin onların çoğu cahillik ediyorlar.
Hasan Basri Çantay : Eğer hakıykaten biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı, her şey'i de onlara karşı (senin söylediklerine) kefiller (ve şâhidler) olmak üzere bir araya getirib toplasaydık onlar, Allah dilemedikçe, yine îman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki gerçekten biz, onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve (senin doğruluğuna) kefîl olarak onlara karşı herşeyi toplasaydık, Allah’ındilemesi müstesnâ, (onlar, küfürlerindeki inadları sebebiyle) îmân edecek değillerdi; fakat onların çoğu câhillik ederler.
İbni Kesir : Eğer biz, onlara gerçekten melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve herşeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, onlar yine de inanacak değillerdi. Fakat onların çoğu bilmezler.
İskender Evrenosoğlu : Ve eğer Biz, gerçekten onlara melekler indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı, herşeyi onların karşısında toplasaydık, Allah'ın dilemesi hariç inanacak değillerdi. Ve lâkin onların çoğu cahillik ediyorlar.
Muhammed Esed : Biz onlara melekler göndermiş olsaydık ve ölüler kendileriyle konuşmuş olsaydı, ve (hakikati kanıtlayabilecek) her şeyi karşılarına çıkarıp önlerinde bir araya toplamış olsaydık (bile), Allah dilemediği sürece yine inanmazlardı. Ama onların çoğu (bundan) tamamen habersizdir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Eğer Biz hakikaten onlara melekleri indirsek ve onlar ile ölüler konuşacak olsalar ve onların üzerine her şey de bölük bölük haşretsek yine imân edecek değillerdir. Meğer ki Allah Teâlâ dileyecek olsun. Fakat onların çokları bilmezler.
Ömer Öngüt : Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileri ile konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Şaban Piriş : Biz, onlara melekleri de indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi de onlara karşı delil olarak bir araya getirseydik, Allah dilemedikçe yine iman etmezlerdi. Fakat, onların çoğu cahillik ederler.
Suat Yıldırım : Biz onlara, dedikleri gibi melekleri de indirseydik, ölüler diriltilip kendileriyle konuşsaydı, istedikleri her şeyi toplayıp karşılarına koysaydık, onlar, ihtimali yok, yine iman edecek değillerdi. Allah dilerse o başka! Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Süleyman Ateş : Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendilerine konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allâh dilemedikten sonra yine inanmazlardı; fakat çokları câhillik eder(kaprislerine uyar)lar.
Tefhim-ul Kuran : Gerçek şu ki, biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık, -Allah'ın dilediği dışında- yine onlar inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlardı.
Ümit Şimşek : Biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa, karşılarında bütün varlıkları bölük bölük toplasak, Allah'ın diledikleri müstesna, onlar yine iman edecek değillerdir. Lâkin onların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk : Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve herşeyi toplayıp karşılarına dikseydik, Allah'ın dilemesi dışında, yine de inanmazlardı. Ne var ki, çokları cehalet sergiliyorlar.