7:117A’râf  Suresi 117. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:117A’râf  Suresi 117. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَأَوْحَيْنَا (VÊVḪYNE) = ve evHaynā : ve biz de vahyettik
2. إِلَىٰ (ÎL) = ilā :
3. مُوسَىٰ (MVS) = mūsā : Musa'ya
4. أَنْ (ÊN) = en : diye
5. أَلْقِ (ÊLG) = elḳi : at
6. عَصَاكَ (AṦEK) = ǎSāke : Asanı
7. فَإِذَا (FÎZ̃E) = fe iƶā : (bir de baktılar ki)
8. هِيَ (HY) = hiye : o
9. تَلْقَفُ (TLGF) = telḳafu : yakalayıp yutuyor
10. مَا (ME) = mā : şeyleri
11. يَأْفِكُونَ (YÊFKVN) = ye'fikūne : onların uydurdukları
ve biz de vahyettik | | Musa'ya | diye | at | Asanı | (bir de baktılar ki) | o | yakalayıp yutuyor | şeyleri | onların uydurdukları |

[VḪY] [] [] [] [LGY] [AṦV] [] [] [LGF] [] [EFK]
VÊVḪYNE ÎL MVS ÊN ÊLG AṦEK FÎZ̃E HY TLGF ME YÊFKVN

ve evHaynā ilā mūsā en elḳi ǎSāke fe iƶā hiye telḳafu ye'fikūne
وأوحينا إلى موسى أن ألق عصاك فإذا هي تلقف ما يأفكون

7:117A’râf  Suresi 117. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وأوحينا و ح ي | VḪY VÊVḪYNE ve evHaynā ve biz de vahyettik And We inspired
إلى | ÎL ilā to
موسى | MVS mūsā Musa'ya Musa
أن | ÊN en diye that,
ألق ل ق ي | LGY ÊLG elḳi at """Throw"
عصاك ع ص و | AṦV AṦEK ǎSāke Asanı "your staff,"""
فإذا | FÎZ̃E fe iƶā (bir de baktılar ki) and suddenly
هي | HY hiye o it
تلقف ل ق ف | LGF TLGF telḳafu yakalayıp yutuyor swallow(ed)
ما | ME şeyleri what
يأفكون ا ف ك | EFK YÊFKVN ye'fikūne onların uydurdukları they (were) falsifying.
7:117 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve biz de vahyettik | | Musa'ya | diye | at | Asanı | (bir de baktılar ki) | o | yakalayıp yutuyor | şeyleri | onların uydurdukları |

[VḪY] [] [] [] [LGY] [AṦV] [] [] [LGF] [] [EFK]
VÊVḪYNE ÎL MVS ÊN ÊLG AṦEK FÎZ̃E HY TLGF ME YÊFKVN

ve evHaynā ilā mūsā en elḳi ǎSāke fe iƶā hiye telḳafu ye'fikūne
وأوحينا إلى موسى أن ألق عصاك فإذا هي تلقف ما يأفكون

[و ح ي] [] [] [] [ل ق ي] [ع ص و] [] [] [ل ق ف] [] [ا ف ك]

7:117A’râf  Suresi 117. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وأوحينا و ح ي | VḪY VÊVḪYNE ve evHaynā ve biz de vahyettik And We inspired
Vav,,Vav,Ha,Ye,Nun,Elif,
6,,6,8,10,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
إلى | ÎL ilā to
,Lam,,
,30,,
P – preposition
حرف جر
موسى | MVS mūsā Musa'ya Musa
Mim,Vav,Sin,,
40,6,60,,
"PN – genitive masculine proper noun → Musa"
اسم علم مجرور
أن | ÊN en diye that,
,Nun,
,50,
INT – particle of interpretation
حرف تفسير
ألق ل ق ي | LGY ÊLG elḳi at """Throw"
,Lam,Gaf,
,30,100,
V – 2nd person masculine singular (form IV) imperative verb
فعل أمر
عصاك ع ص و | AṦV AṦEK ǎSāke Asanı "your staff,"""
Ayn,Sad,Elif,Kef,
70,90,1,20,
N – nominative noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم مرفوع والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فإذا | FÎZ̃E fe iƶā (bir de baktılar ki) and suddenly
Fe,,Zel,Elif,
80,,700,1,
REM – prefixed resumption particle
SUR – surprise particle
الفاء استئنافية
حرف فجاءة
هي | HY hiye o it
He,Ye,
5,10,
PRON – 3rd person feminine singular personal pronoun
ضمير منفصل
تلقف ل ق ف | LGF TLGF telḳafu yakalayıp yutuyor swallow(ed)
Te,Lam,Gaf,Fe,
400,30,100,80,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb
فعل مضارع
ما | ME şeyleri what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
يأفكون ا ف ك | EFK YÊFKVN ye'fikūne onların uydurdukları they (were) falsifying.
Ye,,Fe,Kef,Vav,Nun,
10,,80,20,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
وأوحينا
ve evHaynā
VḪY|و ح ي
ve biz de vahyettik
2
إلى
ilā
|
3
موسى
mūsā
|
Musa'ya
4
أن
en
|
diye
Kombi Müfredat
ألق
elḳi
LGY|ل ق ي
at
Kombi Müfredat
عصاك
ǎSāke
AṦV|ع ص و
Asanı
7
فإذا
fe iƶā
|
(bir de baktılar ki)
8
هي
hiye
|
o
Kombi Müfredat
تلقف
telḳafu
LGF|ل ق ف
yakalayıp yutuyor
10
ما
|
şeyleri
11 Kombi Müfredat
يأفكون
ye'fikūne
EFK|ا ف ك
onların uydurdukları
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَأَوْحَيْنَا: ve biz de vahyettik | إِلَىٰ: | مُوسَىٰ: Musa'ya | أَنْ: diye | أَلْقِ: at | عَصَاكَ: Asanı | فَإِذَا: (bir de baktılar ki) | هِيَ: o | تَلْقَفُ: yakalayıp yutuyor | مَا: şeyleri | يَأْفِكُونَ: onların uydurdukları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأوحينا WÊWḪYNE ve biz de vahyettik | إلى ÎL | موسى MWS Musa'ya | أن ÊN diye | ألق ÊLG at | عصاك AṦEK Asanı | فإذا FÎZ̃E (bir de baktılar ki) | هي HY o | تلقف TLGF yakalayıp yutuyor | ما ME şeyleri | يأفكون YÊFKWN onların uydurdukları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve evHaynā: ve biz de vahyettik | ilā: | mūsā: Musa'ya | en: diye | elḳi: at | ǎSāke: Asanı | fe iƶā: (bir de baktılar ki) | hiye: o | telḳafu: yakalayıp yutuyor | : şeyleri | ye'fikūne: onların uydurdukları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÊVḪYNE: ve biz de vahyettik | ÎL: | MVS: Musa'ya | ÊN: diye | ÊLG: at | AṦEK: Asanı | FÎZ̃E: (bir de baktılar ki) | HY: o | TLGF: yakalayıp yutuyor | ME: şeyleri | YÊFKVN: onların uydurdukları | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Mûsâ'ya, at sopanı diye vahyettik. Atınca koca bir yılan şekline giren sopa, onların yalancıktan meydana çıkardıklarını yuttu, hepsini silip süpürdü. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Biz de Musa'ya, "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Biz de Musa'ya: "Asanı at" diye vahyettik. . . Bir de ne görsünler, o (asa), onların uydurdukları şeyleri kapıp yutuyor! Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Biz de Mûsâ’ya: 'Sen de asânı at' diye vahyettik. Bir de baktılar ki, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Bunun üzerine biz Musa'ya: 'Asanı at' diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uyduruverdikleri şeyleri yutuyor. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Biz de Musa'ya: "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Biz de Mûsa’ya: “-Asânı bırakıver” diye vahyettik. Bir de baktılar ki, asâ, onların bütün uydurduklarını yutuyor. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Biz de Musa'ya, 'Asani koyuver» dedik, o da koydu; hemen onlarin uydurduklarini yutmaya basladi. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Musa'ya Asa'nı bırakıver! diye vahyettik, derken Asa onların uydurduklarını (bir bir) yutmaya başladı. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Biz de Mûsâ’ya, “Elindeki değneğini at” diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Biz de Musa'ya, 'Asanı koyuver' dedik, o da koydu; hemen onların uydurduklarını yutmaya başladı. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Biz de Musa'ya, «Asanı at!» diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Biz de Musa'ya 'Asanı at,' diye vahyettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz de Musa'ya «Sen de asânı bırakıver.» diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz de Musa'ya: «Asanı bırakıver!» diye vahyettik. Bir de baktılar ki, o onların bütün uydurduklarını yalayıp yutuyor! Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz de Mûsâya «asanı bırakıver» diye vahy ettik, bir de baktılar ki o, onların bütün uydurduklarını yalayıb yutuyorDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Biz de Musa'ya 'Elindeki değneği yere at' diye vahyettik, değnek onların bütün göz boyayıcılıklarını yutuverdi. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Biz de Musa'ya "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Biz de Mûsâ'ya, “Sen de birikimini ortaya atıver” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdükleri şeyleri süratle yakalayıp yutuyor. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Biz de Musâya: «Bırak asaanı» diye vahyetdik. Bir de ne görsünler: Bu, onların bütün uydurub düzdüklerini yakalayıb yutuyor!. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Derken (biz de) Mûsâ’ya: 'Asânı (yere) bırak!' diye vahyettik. Bir de baktılar ki, o, (onların) uydurmakta oldukları şeyleri yutuyor! Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Biz de Musa'ya: Asanı bırak, diye vahyettik. Bir de ne görsünler; onların uydurduklarını yalayıp yutuyor. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve Musa (A.S)'ya asasını atmasını vahyettik. Attığı zaman o, (onların) uydurdukları (sihirle yaptıkları) şeyleri yuttu. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve (o zaman) Biz de Musaya: "Asanı yere at!" diye vahyettik. Oo! (bir de ne görsünler) bu, onların bütün o aldatıcı düzeneklerini yutmasın mı!Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Mûsa'ya vahyettik: «Âsânı atıver.» Hemen o (âsâ) da onların uydurmuş oldukları şeyleri yutuverdi. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Biz de Musa'ya: “Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler! Onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Biz de Musa’ya değneğini atmasını belirttik. İşte o an onların uydurduklarını yutuyordu. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Biz de Mûsâ’ya "Asanı yere bırak!" diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor! Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Biz de Mûsâ'ya: "Asânı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Mûsâ'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Biz de Musa'ya: «Asanı fırlatıver» diye vahyettik. (O da fırlatıverince) Bir de baktılar ki, o, bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Biz de Musa'ya 'Asânı at' diye vahyettik. Attığı gibi, o, büyücülerin uydurduğu şeyleri yutmaya başladı. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Biz de Musa'ya şöyle vahyettik: "Hadi at asanı!" Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.