7:28A’râf  Suresi 28. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:28A’râf  Suresi 28. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَإِذَا (VÎZ̃E) = ve iƶā : ve zaman
2. فَعَلُوا (FALVE) = feǎlū : onlar yaptıkları
3. فَاحِشَةً (FEḪŞT) = fāHişeten : bir kötülük
4. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : dediler
5. وَجَدْنَا (VCD̃NE) = vecednā : bulduk
6. عَلَيْهَا (ALYHE) = ǎleyhā : bu (yolda)
7. ابَاءَنَا ( ËBEÙNE) = ābā'enā : babalarımızı
8. وَاللَّهُ (VELLH) = vallahu : Allah
9. أَمَرَنَا (ÊMRNE) = emeranā : bize emretti
10. بِهَا (BHE) = bihā : bunu
11. قُلْ (GL) = ḳul : de
12. إِنَّ (ÎN) = inne : muhakkak
13. اللَّهَ (ELLH) = llahe : Allah
14. لَا (LE) = lā :
15. يَأْمُرُ (YÊMR) = ye'muru : emretmez
16. بِالْفَحْشَاءِ (BELFḪŞEÙ) = bil-feHşā'i : kötülüğü
17. أَتَقُولُونَ (ÊTGVLVN) = eteḳūlūne : mi söylüyorsunuz?
18. عَلَى (AL) = ǎlā : karşı
19. اللَّهِ (ELLH) = llahi : Allah'a
20. مَا (ME) = mā : şeyleri
21. لَا (LE) = lā :
22. تَعْلَمُونَ (TALMVN) = teǎ'lemūne : bilmediğiniz
ve zaman | onlar yaptıkları | bir kötülük | dediler | bulduk | bu (yolda) | babalarımızı | Allah | bize emretti | bunu | de | muhakkak | Allah | | emretmez | kötülüğü | mi söylüyorsunuz? | karşı | Allah'a | şeyleri | | bilmediğiniz |

[] [FAL] [FḪŞ] [GVL] [VCD̃] [] [EBV] [] [EMR] [] [GVL] [] [] [] [EMR] [FḪŞ] [GVL] [] [] [] [] [ALM]
VÎZ̃E FALVE FEḪŞT GELVE VCD̃NE ALYHE ËBEÙNE VELLH ÊMRNE BHE GL ÎN ELLH LE YÊMR BELFḪŞEÙ ÊTGVLVN AL ELLH ME LE TALMVN

ve iƶā feǎlū fāHişeten ḳālū vecednā ǎleyhā ābā'enā vallahu emeranā bihā ḳul inne llahe ye'muru bil-feHşā'i eteḳūlūne ǎlā llahi teǎ'lemūne
وإذا فعلوا فاحشة قالوا وجدنا عليها آباءنا والله أمرنا بها قل إن الله لا يأمر بالفحشاء أتقولون على الله ما لا تعلمون

7:28A’râf  Suresi 28. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | VÎZ̃E ve iƶā ve zaman And when
فعلوا ف ع ل | FAL FALVE feǎlū onlar yaptıkları they do
فاحشة ف ح ش | FḪŞ FEḪŞT fāHişeten bir kötülük immorality
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler they say,
وجدنا و ج د | VCD̃ VCD̃NE vecednā bulduk """We found"
عليها | ALYHE ǎleyhā bu (yolda) on it
آباءنا ا ب و | EBV ËBEÙNE ābā'enā babalarımızı our forefathers
والله | VELLH vallahu Allah and Allah
أمرنا ا م ر | EMR ÊMRNE emeranā bize emretti (has) ordered us
بها | BHE bihā bunu "of it."""
قل ق و ل | GVL GL ḳul de Say,
إن | ÎN inne muhakkak """Indeed,"
الله | ELLH llahe Allah Allah
لا | LE (does) not
يأمر ا م ر | EMR YÊMR ye'muru emretmez order
بالفحشاء ف ح ش | FḪŞ BELFḪŞEÙ bil-feHşā'i kötülüğü immorality.
أتقولون ق و ل | GVL ÊTGVLVN eteḳūlūne mi söylüyorsunuz? Do you say
على | AL ǎlā karşı about
الله | ELLH llahi Allah'a Allah
ما | ME şeyleri what
لا | LE not
تعلمون ع ل م | ALM TALMVN teǎ'lemūne bilmediğiniz "you know?"""
7:28 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve zaman | onlar yaptıkları | bir kötülük | dediler | bulduk | bu (yolda) | babalarımızı | Allah | bize emretti | bunu | de | muhakkak | Allah | | emretmez | kötülüğü | mi söylüyorsunuz? | karşı | Allah'a | şeyleri | | bilmediğiniz |

[] [FAL] [FḪŞ] [GVL] [VCD̃] [] [EBV] [] [EMR] [] [GVL] [] [] [] [EMR] [FḪŞ] [GVL] [] [] [] [] [ALM]
VÎZ̃E FALVE FEḪŞT GELVE VCD̃NE ALYHE ËBEÙNE VELLH ÊMRNE BHE GL ÎN ELLH LE YÊMR BELFḪŞEÙ ÊTGVLVN AL ELLH ME LE TALMVN

ve iƶā feǎlū fāHişeten ḳālū vecednā ǎleyhā ābā'enā vallahu emeranā bihā ḳul inne llahe ye'muru bil-feHşā'i eteḳūlūne ǎlā llahi teǎ'lemūne
وإذا فعلوا فاحشة قالوا وجدنا عليها آباءنا والله أمرنا بها قل إن الله لا يأمر بالفحشاء أتقولون على الله ما لا تعلمون

[] [ف ع ل] [ف ح ش] [ق و ل] [و ج د] [] [ا ب و] [] [ا م ر] [] [ق و ل] [] [] [] [ا م ر] [ف ح ش] [ق و ل] [] [] [] [] [ع ل م]

7:28A’râf  Suresi 28. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | VÎZ̃E ve iƶā ve zaman And when
Vav,,Zel,Elif,
6,,700,1,
REM – prefixed resumption particle
T – time adverb
الواو استئنافية
ظرف زمان
فعلوا ف ع ل | FAL FALVE feǎlū onlar yaptıkları they do
Fe,Ayn,Lam,Vav,Elif,
80,70,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
فاحشة ف ح ش | FḪŞ FEḪŞT fāHişeten bir kötülük immorality
Fe,Elif,Ha,Şın,Te merbuta,
80,1,8,300,400,
N – accusative feminine indefinite noun
اسم منصوب
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler they say,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
وجدنا و ج د | VCD̃ VCD̃NE vecednā bulduk """We found"
Vav,Cim,Dal,Nun,Elif,
6,3,4,50,1,
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
عليها | ALYHE ǎleyhā bu (yolda) on it
Ayn,Lam,Ye,He,Elif,
70,30,10,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
آباءنا ا ب و | EBV ËBEÙNE ābā'enā babalarımızı our forefathers
,Be,Elif,,Nun,Elif,
,2,1,,50,1,
N – accusative masculine plural noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
والله | VELLH vallahu Allah and Allah
Vav,Elif,Lam,Lam,He,
6,1,30,30,5,
"REM – prefixed resumption particle
PN – nominative proper noun → Allah"
الواو استئنافية
لفظ الجلالة مرفوع
أمرنا ا م ر | EMR ÊMRNE emeranā bize emretti (has) ordered us
,Mim,Re,Nun,Elif,
,40,200,50,1,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 1st person plural object pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بها | BHE bihā bunu "of it."""
Be,He,Elif,
2,5,1,
P – prefixed preposition bi
PRON – 3rd person feminine singular personal pronoun
جار ومجرور
قل ق و ل | GVL GL ḳul de Say,
Gaf,Lam,
100,30,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
فعل أمر
إن | ÎN inne muhakkak """Indeed,"
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
الله | ELLH llahe Allah Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – accusative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة منصوب
لا | LE (does) not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يأمر ا م ر | EMR YÊMR ye'muru emretmez order
Ye,,Mim,Re,
10,,40,200,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
بالفحشاء ف ح ش | FḪŞ BELFḪŞEÙ bil-feHşā'i kötülüğü immorality.
Be,Elif,Lam,Fe,Ha,Şın,Elif,,
2,1,30,80,8,300,1,,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine singular noun
جار ومجرور
أتقولون ق و ل | GVL ÊTGVLVN eteḳūlūne mi söylüyorsunuz? Do you say
,Te,Gaf,Vav,Lam,Vav,Nun,
,400,100,6,30,6,50,
INTG – prefixed interrogative alif
V – 2nd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
الهمزة همزة استفهام
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
على | AL ǎlā karşı about
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
الله | ELLH llahi Allah'a Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – genitive proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مجرور
ما | ME şeyleri what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
لا | LE not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
تعلمون ع ل م | ALM TALMVN teǎ'lemūne bilmediğiniz "you know?"""
Te,Ayn,Lam,Mim,Vav,Nun,
400,70,30,40,6,50,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وإذا
ve iƶā
|
ve zaman
Kombi Müfredat
فعلوا
feǎlū
FAL|ف ع ل
onlar yaptıkları
Kombi Müfredat
فاحشة
fāHişeten
FḪŞ|ف ح ش
bir kötülük
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler
Kombi Müfredat
وجدنا
vecednā
VCD̃|و ج د
bulduk
6
عليها
ǎleyhā
|
bu (yolda)
Kombi Müfredat
آباءنا
ābā'enā
EBV|ا ب و
babalarımızı
8
والله
vallahu
|
Allah
Kombi Müfredat
أمرنا
emeranā
EMR|ا م ر
bize emretti
10
بها
bihā
|
bunu
11 Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de
12
إن
inne
|
muhakkak
13
الله
llahe
|
Allah
14
لا
|
15 Kombi Müfredat
يأمر
ye'muru
EMR|ا م ر
emretmez
16 Kombi Müfredat
بالفحشاء
bil-feHşā'i
FḪŞ|ف ح ش
kötülüğü
17 Kombi Müfredat
أتقولون
eteḳūlūne
GVL|ق و ل
mi söylüyorsunuz?
18
على
ǎlā
|
karşı
19
الله
llahi
|
Allah'a
20
ما
|
şeyleri
21
لا
|
22 Kombi Müfredat
تعلمون
teǎ'lemūne
ALM|ع ل م
bilmediğiniz
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ve zaman | فَعَلُوا: onlar yaptıkları | فَاحِشَةً: bir kötülük | قَالُوا: dediler | وَجَدْنَا: bulduk | عَلَيْهَا: bu (yolda) | ابَاءَنَا: babalarımızı | وَاللَّهُ: Allah | أَمَرَنَا: bize emretti | بِهَا: bunu | قُلْ: de | إِنَّ: muhakkak | اللَّهَ: Allah | لَا: | يَأْمُرُ: emretmez | بِالْفَحْشَاءِ: kötülüğü | أَتَقُولُونَ: mi söylüyorsunuz? | عَلَى: karşı | اللَّهِ: Allah'a | مَا: şeyleri | لَا: | تَعْلَمُونَ: bilmediğiniz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃E ve zaman | فعلوا FALWE onlar yaptıkları | فاحشة FEḪŞT bir kötülük | قالوا GELWE dediler | وجدنا WCD̃NE bulduk | عليها ALYHE bu (yolda) | آباءنا ËBEÙNE babalarımızı | والله WELLH Allah | أمرنا ÊMRNE bize emretti | بها BHE bunu | قل GL de | إن ÎN muhakkak | الله ELLH Allah | لا LE | يأمر YÊMR emretmez | بالفحشاء BELFḪŞEÙ kötülüğü | أتقولون ÊTGWLWN mi söylüyorsunuz? | على AL karşı | الله ELLH Allah'a | ما ME şeyleri | لا LE | تعلمون TALMWN bilmediğiniz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ve zaman | feǎlū: onlar yaptıkları | fāHişeten: bir kötülük | ḳālū: dediler | vecednā: bulduk | ǎleyhā: bu (yolda) | ābā'enā: babalarımızı | vallahu: Allah | emeranā: bize emretti | bihā: bunu | ḳul: de | inne: muhakkak | llahe: Allah | : | ye'muru: emretmez | bil-feHşā'i: kötülüğü | eteḳūlūne: mi söylüyorsunuz? | ǎlā: karşı | llahi: Allah'a | : şeyleri | : | teǎ'lemūne: bilmediğiniz | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ve zaman | FALVE: onlar yaptıkları | FEḪŞT: bir kötülük | GELVE: dediler | VCD̃NE: bulduk | ALYHE: bu (yolda) | ËBEÙNE: babalarımızı | VELLH: Allah | ÊMRNE: bize emretti | BHE: bunu | GL: de | ÎN: muhakkak | ELLH: Allah | LE: | YÊMR: emretmez | BELFḪŞEÙ: kötülüğü | ÊTGVLVN: mi söylüyorsunuz? | AL: karşı | ELLH: Allah'a | ME: şeyleri | LE: | TALMVN: bilmediğiniz | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar, kötü bir iş yapınca babalarımız da derler, bu işi yaparlardı, öyle bulduk onları ve Allah emretti bunu bize. De ki: Allah kesin olarak kötülüğü emretmez. Allah'a, bilmediğiniz şeyi mi isnâd ediyorsunuz? Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ne zaman fahişet (şirk veya hakikati inkâra yol açan bir fiil veya düşünce) ortaya koysalar: "Babalarımızı da bu hâl üzere bulduk ve Allâh bunu emretti bize" dediler. . . De ki: "Kesinlikle Allâh fahşayı (ihtiva edenleri) emretmez! Bilgisine sahip olmadığınız şeyleri Allâh'a mı atfediyorsunuz?" Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlar gayrı meşrû ilişkiler içinde yaşarlarken; 'Babalarımızı bu yolda, bu hayatı yaşarken gördük. Allah bize böyle bir düzeni yaşamamızı emretti.' derler. Sen de: 'Allah, meşrû olmayan, aklın mantığın kabul etmeyeceği bir düzeni yaşamayı, zinayı, haddi aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı emretmez, Allah adına, bilemeyeceğiniz şeyleri ne cesaretle söylüyorsunuz ?' de. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlar bir hayasızlık yaptıklarında: 'Biz babalarımızı bu işler üzere bulduk, Allah da bize böyle emretti' derler. De ki: 'Allah kesinlikle hayasızlığı emretmez. Siz Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?' Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?" Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Bir edebsizlik (şirk üzre ve çıplak olarak Beytullah’ı tavaf) ettikleri zaman: “-Atalarımızı böyle bulduk; bize, bunu Allah emretti” derler. Sen de ki, “- Allah edebsizliği emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atarsınız?” Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlar bir fenalik yaptiklari zaman, «Babalarimizi bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti» derler. De ki: «Allah fenaligi emretmez. Bilmediginiz seyi Allah'a karsi mi soyluyorsunuz?» Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar (o Şeytan'ın dostu ve yandaşları) bir terbiyesizlikte bulunduklarında, «babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretmiştir» dediler. De ki: Allah, edepsizlik ve terbiyesizlikle emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı (iftirada bulunup) söylüyorsunuz?! Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Çirkin bir iş işledikleri vakit, “Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atıyorsunuz?”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onlar bir fenalık yaptıkları zaman, 'Babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti' derler. De ki: 'Allah fenalığı emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?' Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: «Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti» derler. De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Herhangi bir kötü şey işledikleri zaman, 'Atalarımızı böyle yapar bulduk; ALLAH da bize öyle emretti,' derler. De ki: 'ALLAH kötü bir şeyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi söylersiniz?'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: «Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti.» derler. De ki: «Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?» Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar bir edepsizlik yaptıkları zaman da: «Atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti.» derler. De ki: «Allah, edepsizliği emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?» Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve bir edebsizlik yaptıkları zaman da atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti derler, Allah, de, edebsizliği emretmez, bilmediğiniz şeyleri Allahın üzerine mi atıyorsunuz?Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlar bir kötülük işlediklerinde 'Biz atalarımızdan böyle gördük, böyle yapmamızı emreden Allah'dır' derler. Onlara de ki; Allah kötülük işlemeyi emretmez. Allah adına bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz? Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onlar 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Tanrı bunu bize böyle buyurdu / bunu bize Tanrı buyurdu" derler. De ki: "Kuşkusuz Tanrı 'çirkin hayasızlıkları' buyurmaz. Tanrı'ya karşı bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?" Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve onlar bir iğrençlik yaptıkları zaman, “Atalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti” derler. De ki: “Allah iğrençliği emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onlar (o îman etmeyenler) bir hayaasızlık yapdıkları zaman «Biz atalarımızı da bunun üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretdi» dediler. (Onlara) söyle: «Allah hiç bir zaman kötülüğü emretmez. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allahın üzerine mi (atıb) söylüyorsunuz»? Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hem (o müşrikler) çirkin bir iş yaptıkları zaman: '(Biz) babalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti' derler. De ki: 'Şübhesiz Allah, çirkin işleri emretmez! Allah’a karşı (aslâ) bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?' Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlar; bir hayasızlık yaptıkları zaman: Biz atalarımızı da onun üzerinde bulduk. Allah da bize onu emretti, dediler. De ki: Allah; hiçbir zaman hayasızlığı emretmez. Siz, bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz? Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Kötü (çirkin) bir şey yaptıkları zaman: “Babalarımızı onun üzerinde bulduk (onlardan böyle gördük) ve Allah onu bize emretti.” dediler. (Onlara şöyle) de: “Muhakkak ki; Allah, fahşayı (kötülüğü, çirkinliği) emretmez. Allah'a bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?” Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve (bunun içindir ki) ne zaman utanç verici bir iş işleseler, "biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize" derler hemen. De ki: "Bakın, Allah asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Siz, yoksa hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi mi Allaha yakıştırıyorsunuz?"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlar bir yaramazlık yaptıkları zaman, «Biz babalarımızı da bunun üzerinde bulduk, ve Allah bununla bize emretmiştir,» derler. De ki: «Şüphe yok Allah Teâlâ fahiş şeyler ile emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah Teâlâ'ya karşı söyler misiniz?» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onlar bir hayâsızlık yaptıkları zaman: “Biz atalarımızı da bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti. ” derler. De ki: “Allah hiçbir zaman hayâsızlığı emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?” Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlar kötü bir iş yaptıkları zaman: -Atalarımızı böyle yaparken bulduk, Allah da bunu bize emretti, derler. De ki: -Allah, kötülüğü emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah’a mı atıyorsunuz? Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlar çirkin bir iş yaptıklarında: "Babalarımızı bu yolda bulduk, esasen Allah böyle yapmamızı emretti." derler. De ki: "Allah Teâlâ kötü olan şeyi asla emretmez. Ne o, yoksa siz Allah’ın söylediğini bilmediğiniz birtakım sözleri O’na iftira ederek Allah’a mı mal ediyorsunuz?" Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allâh emretti." dediler. "Allâh kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: «Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah da bunu bize emretti» derler. De ki: «Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlar çirkin bir iş yaptıklarında, 'Atalarımızdan gördük; bunu bize Allah emretti' derler. De ki: Allah hiçbir zaman çirkin şeyler emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.