Önceki Sonraki

7:134A’râf Suresi 134. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:134A’râf Suresi 134. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولما
velemmā
|
ne zaman ki
Kombi Müfredat
وقع
veḳaǎ
VGA|و ق ع
çökünce
3
عليهم
ǎleyhimu
|
üzerlerine
Kombi Müfredat
الرجز
r-riczu
RCZ|ر ج ز
azab
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler
Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
Kombi Müfredat
موسى
mūsā
MVS|م و س
Musa
Kombi Müfredat
ادع
d'ǔ
D̃AV|د ع و
du'a et
9
لنا
lenā
|
bizim için
10 Kombi Müfredat
ربك
rabbeke
RBB|ر ب ب
Rabbine
11
بما
bimā
|
üzerine
12 Kombi Müfredat
عهد
ǎhide
AHD̃|ع ه د
verdiği söz
13 Kombi Müfredat
عندك
ǐndeke
AND̃|ع ن د
sana
14
لئن
lein
|
eğer
15 Kombi Müfredat
كشفت
keşefte
KŞF|ك ش ف
kaldırırsan
16
عنا
ǎnnā
|
bizden
17 Kombi Müfredat
الرجز
r-ricze
RCZ|ر ج ز
azabı
18 Kombi Müfredat
لنؤمنن
lenu'minenne
EMN|ا م ن
muhakkak inanacağız
19
لك
leke
|
sana
20 Kombi Müfredat
ولنرسلن
velenursilenne
RSL|ر س ل
ve mutlaka göndereceğiz
21
معك
meǎke
|
seninle beraber
22 Kombi Müfredat
بني
benī
BNY|ب ن ي
oğullarını
23
إسرائيل
isrāīle
|
İsrail
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَمَّا: ne zaman ki | وَقَعَ: çökünce | عَلَيْهِمُ: üzerlerine | الرِّجْزُ: azab | قَالُوا: dediler | يَا: EY/HEY/AH | مُوسَىٰ: Musa | ادْعُ: du'a et | لَنَا: bizim için | رَبَّكَ: Rabbine | بِمَا: üzerine | عَهِدَ: verdiği söz | عِنْدَكَ: sana | لَئِنْ: eğer | كَشَفْتَ: kaldırırsan | عَنَّا: bizden | الرِّجْزَ: azabı | لَنُؤْمِنَنَّ: muhakkak inanacağız | لَكَ: sana | وَلَنُرْسِلَنَّ: ve mutlaka göndereceğiz | مَعَكَ: seninle beraber | بَنِي: oğullarını | إِسْرَائِيلَ: İsrail | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولما WLME ne zaman ki | وقع WGA çökünce | عليهم ALYHM üzerlerine | الرجز ELRCZ azab | قالوا GELWE dediler | يا YE EY/HEY/AH | موسى MWS Musa | ادع ED̃A du'a et | لنا LNE bizim için | ربك RBK Rabbine | بما BME üzerine | عهد AHD̃ verdiği söz | عندك AND̃K sana | لئن LÙN eğer | كشفت KŞFT kaldırırsan | عنا ANE bizden | الرجز ELRCZ azabı | لنؤمنن LNÙMNN muhakkak inanacağız | لك LK sana | ولنرسلن WLNRSLN ve mutlaka göndereceğiz | معك MAK seninle beraber | بني BNY oğullarını | إسرائيل ÎSREÙYL İsrail | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velemmā: ne zaman ki | veḳaǎ: çökünce | ǎleyhimu: üzerlerine | r-riczu: azab | ḳālū: dediler | : EY/HEY/AH | mūsā: Musa | d'ǔ: du'a et | lenā: bizim için | rabbeke: Rabbine | bimā: üzerine | ǎhide: verdiği söz | ǐndeke: sana | lein: eğer | keşefte: kaldırırsan | ǎnnā: bizden | r-ricze: azabı | lenu'minenne: muhakkak inanacağız | leke: sana | velenursilenne: ve mutlaka göndereceğiz | meǎke: seninle beraber | benī: oğullarını | isrāīle: İsrail | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLME: ne zaman ki | VGA: çökünce | ALYHM: üzerlerine | ELRCZ: azab | GELVE: dediler | YE: EY/HEY/AH | MVS: Musa | ED̃A: du'a et | LNE: bizim için | RBK: Rabbine | BME: üzerine | AHD̃: verdiği söz | AND̃K: sana | LÙN: eğer | KŞFT: kaldırırsan | ANE: bizden | ELRCZ: azabı | LNÙMNN: muhakkak inanacağız | LK: sana | VLNRSLN: ve mutlaka göndereceğiz | MAK: seninle beraber | BNY: oğullarını | ÎSREÙYL: İsrail | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Azâba uğrayınca yâ Mûsâ diyorlardı; icâbet edeceğine dâir verdiği söze uyarak Rabbine duâ et de bizden bu belâyı defetsin, muhakkak sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Azap üzerlerine çökünce, "Ey Musa! sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et; eğer bizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve muhakkak İsrailoğullarını seninle göndereceğiz" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Üzerlerine bu azap geldiğinde: "Ey Musa! Sözleşmene dayanarak, bizim için Rabbine dua et. . . Şayet bu azabı bizden kaldırırsan, muhakkak ki sana iman edeceğiz ve mutlaka İsrailoğullarını seninle beraber göndereceğiz" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Azap üzerlerine çökünce: 'Ey Mûsâ, sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden azâbı kaldırırsan, kesinlikle sana itimat edeceğiz ve İsrâiloğulları’nı, temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına son vererek seninle göndereceğiz.' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Başlarına bir felaket geldiğinde: 'Ey Musa! Sana olan ahdine dayanarak bizim için Rabbine dua et. Eğer üzerimizden bu felaketi kaldırırsan sana iman edecek ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz' diyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Başlarına iğrenç bir azab çökünce, dediler ki: "Ey Musa, Rabbine -sana verdiği ahid adına- bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Onların) üzerlerine o azab çökünce: “- Ey Mûsa! Bizim için, sana verdiği peygamberlik ahdi hürmetine, (Rabbine) duâ et. Eğer bizden bu azâbı kaldırırsan, yemin olsun ki, sana muhakkak iman edeceğiz, ve İsraîloğullarını da elbette seninle beraber göndereceğiz.” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Azap baslarina cokunce, «Ey Musa! Rabbine, sana verdigi ahde gore bizim icin yalvar. Bizden azabi kaldirirsan sana, and olsun ki, inanacagiz ve Israilogullarini seninle beraber gonderecegiz"dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Üzerlerine (bu gibi azâb, murdarlık) çökünce. Ey Musa, dediler, sana verdiği söze karşılık Rabbine bizim için duâ et. Eğer bizden bu azâb ve murdarlığı kaldırırsan and olsun ki sana kesinlikle inanırız ve İsrail oğullarını seninle beraber (serbest bırakıp) göndeririz.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Üzerlerine azap çökünce, “Ey Mûsâ! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Azab başlarına çökünce, 'Ey Musa! Rabbine, sana verdiği ahde göre bizim için yalvar. Bizden azabı kaldırırsan sana, and olsun ki, inanacağız ve İsrailoğullarını seninle beraber göndereceğiz'dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Azap üzerlerine çökünce, «Ey Musa! sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et; eğer bizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve muhakkak İsrailoğullarını seninle göndereceğiz» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Her ne zaman başlarına bir musibet gelse, 'Ey Musa, sana verdiği sözden dolayı Rabbine yalvar. Bizi bu felaketlerden kurtarırsan sana inanır ve İsrail oğullarını da seninle beraber yollarız,' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ne zaman ki, azap üzerlerine çöktü, dediler ki, «Ey Musa! Bizim için Rabbine dua et, sana olan ahdi hürmetine eğer bizden bu azabı kaldırır uzaklaştırırsan, yemin olsun ki, sana kesinlikle iman edeceğiz. Ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Üzerlerine azap çöktüğü vakit dediler ki: «Ey Musa sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et! Eğer bu azabı bizden sıyırırsan, andolsun ki, sana kesinlikle iman eder ve İsrail oğullarını seninle birlikte muhakkak göndeririz.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Vaktaki azab üzerlerine çöktü, ya Musâ! dediler: Bizim için rabbına dua et, sana olan ahdi hurmetine, eğer bizden bu azâbı sıyırırsan kasem olsun ki sana kat'iyyen iyman ederiz ve Beni İsraîli seninle beraber mutlak gönderirizDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Azap başlarına çökünce; «Ey Musa sana verdiği peygamberlik payesine dayanârak, bizim için Rabbine dua et. Eğer bu azabı başımızdan savarsan, andolsun ki, sana inanacak ve İsrailoğulları'nı seninle birlikte göndereceğiz» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Başlarına iğrenç bir azab çökünce dediler ki: "Ey Musa, rabbine -sana verdiği ahid adına- bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip giderirsen andolsun sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve ne zaman ki, bu azap üzerlerine çöktü: “Ey Mûsâ! Sana olan ahdi/ verdiği söz nedeniyle bizim için Rabbine dua et, eğer sen bizden bu cezayı kaldırırsan sana kesinlikle iman edeceğiz. Ve kesinlikle İsrâîloğulları'nı seninle birlikte göndereceğiz” dediler. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Üzerlerine o azâb çökünce: «Yâ Musa, dediler bizim için Rabbine — sana olan ahdi hürmetine —düâ et. Eğer bu azabı bizden ayırıb sıyırırsan, andolsun, sana kat'iyyen îman edeceğiz. Andolsun, İsrail oğullarını da seninle beraber mutlak göndereceğiz». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Derken üzerlerine o kötülük (o azab) çökünce: 'Ey Mûsâ! Senin yanında olan(sana) verdiği söz hürmetine bizim için Rabbine duâ et; yemîn olsun ki, eğer bizden azâbı kaldırırsan, sana mutlaka îmân edeceğiz ve muhakkak İsrâiloğullarını seninle berâber göndereceğiz!' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Üzerlerine azab çökünce, dediler ki: Ey Musa, sana olan ahdine göre Rabbına dua et. Eğer bu azabı bizden kaldırırsan; andolsun ki, sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve azap üzerlerine geldiği (vuku bulduğu) zaman: “Ya Musa (Allah'ın) seni sahip kıldığı ahd (nübüvvet ahdi) sebebiyle bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden azabı kaldırırsan, biz sana mutlaka inanırız ve mutlaka İsrailoğullarını seninle beraber göndeririz.” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve başlarına ne zaman bir bela/bir musibet gelse, "Ey Musa" derlerdi, "Seninle yaptığı (peygamberlik) ahdine dayanarak bizim için Rabbine dua et! Eğer bu musibeti bizden uzaklaştırırsa sana inanacağız ve İsrailoğullarının seninle gitmesine izin vereceğiz!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki onların üzerlerine azap çöktü. Dediler ki: «Ya Mûsa! Bizim için Rabbine dua et, sana olan ahdi hürmetine eğer bizden azabı açarsa, andolsun ki sana elbette imân ederiz ve elbette seninle beraber İsrailoğullarını göndeririz.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Azap üzerlerine çökünce: “Ey Musa! Sana verdiği söz yüzü suyu hürmetine, bizim için Rabbine duâ et. Eğer bu azabı bizden kaldırırsan, andolsun ki sana kesinlikle inanacağız ve İsrâiloğullarını seninle beraber göndereceğiz. ” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -Ey Musa, yanındaki ahid Kitap ile Rabbine yalvar, eğer bizden bu azabı kaldırırsa kesin olarak sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle beraber salıvereceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Azap üzerlerine çökünce dediler ki: "Mûsâ! Rabbin ile arandaki ahit uyarınca, bizim için O’na yalvar. Eğer bu azabı üstümüzden kaldırırsan, mutlaka sana inanacak ve İsrailoğullarını da seninle göndereceğiz."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Üzerlerine azâb çökünce: "Ey Mûsâ, dediler, sana verdiği söz uyarınca bizim için Rabbine du'â et; eğer bizden azâbı kaldırırsan, muhakkak sana inanacağız ve mutlaka İsrâil oğullarını seninle beraber göndereceğiz!"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Başlarına iğrenç bir azab çöküverince, dediler ki: «Ey Musa, Rabbine -sana verdiği ahid adına- bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip gideriverirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Başlarına bir azap indiğinde, 'Ey Mûsa,' derlerdi. 'Sana olan ahdi hürmetine Rabbine yalvar. Eğer bizden bu azabı kaldırırsan sana iman edecek ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Pislik üzerlerine çökünce şöyle dediler: "Ey Musa! Sana verdiği söze dayanarak Rabbine dua et. Şu pisliği üzerimizden kaldırırsa, sana kesinlikle inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte mutlaka göndereceğiz."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.