Önceki Sonraki

7:176A’râf Suresi 176. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:176A’râf Suresi 176. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولو
velev
|
ve şayet
Kombi Müfredat
شئنا
şi'nā
ŞYE|ش ي ا
dileseydik
Kombi Müfredat
لرفعناه
lerafeǎ'nāhu
RFA|ر ف ع
elbette onu yükseltirdik
4
بها
bihā
|
onlarla (ayetlerle)
5
ولكنه
velākinnehu
|
fakat o
Kombi Müfredat
أخلد
eḣlede
ḢLD̃|خ ل د
saplandı
7
إلى
ilā
|
Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
yere
Kombi Müfredat
واتبع
vettebeǎ
TBA|ت ب ع
ve peşine düştü
10 Kombi Müfredat
هواه
hevāhu
HVY|ه و ي
hevesinin
11 Kombi Müfredat
فمثله
femeṧeluhu
MS̃L|م ث ل
onun durumu
12 Kombi Müfredat
كمثل
kemeṧeli
MS̃L|م ث ل
durumuna benzer
13 Kombi Müfredat
الكلب
l-kelbi
KLB|ك ل ب
şu köpeğin
14
إن
in
|
eğer
15 Kombi Müfredat
تحمل
teHmil
ḪML|ح م ل
varsan
16
عليه
ǎleyhi
|
üstüne
17 Kombi Müfredat
يلهث
yelheṧ
LHS̃|ل ه ث
dilini sarkıtıp solur
18
أو
ev
|
veyahut
19 Kombi Müfredat
تتركه
tetrukhu
TRK|ت ر ك
onu bıraksan
20 Kombi Müfredat
يلهث
yelheṧ
LHS̃|ل ه ث
dilini sarkıtıp solur
21
ذلك
ƶālike
|
işte budur
22 Kombi Müfredat
مثل
meṧelu
MS̃L|م ث ل
durumu
23 Kombi Müfredat
القوم
l-ḳavmi
GVM|ق و م
toplumların
24
الذين
elleƶīne
|
25 Kombi Müfredat
كذبوا
keƶƶebū
KZ̃B|ك ذ ب
yalanlayan
26 Kombi Müfredat
بآياتنا
biāyātinā
EYY|ا ي ي
ayetlerimizi
27 Kombi Müfredat
فاقصص
feḳSuSi
GṦṦ|ق ص ص
anlat
28 Kombi Müfredat
القصص
l-ḳaSaSa
GṦṦ|ق ص ص
bu kıssayı
29
لعلهم
leǎllehum
|
belki
30 Kombi Müfredat
يتفكرون
yetefekkerūne
FKR|ف ك ر
düşünürler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَوْ: ve şayet | شِئْنَا: dileseydik | لَرَفَعْنَاهُ: elbette onu yükseltirdik | بِهَا: onlarla (ayetlerle) | وَلَٰكِنَّهُ: fakat o | أَخْلَدَ: saplandı | إِلَى: | الْأَرْضِ: yere | وَاتَّبَعَ: ve peşine düştü | هَوَاهُ: hevesinin | فَمَثَلُهُ: onun durumu | كَمَثَلِ: durumuna benzer | الْكَلْبِ: şu köpeğin | إِنْ: eğer | تَحْمِلْ: varsan | عَلَيْهِ: üstüne | يَلْهَثْ: dilini sarkıtıp solur | أَوْ: veyahut | تَتْرُكْهُ: onu bıraksan | يَلْهَثْ: dilini sarkıtıp solur | ذَٰلِكَ: işte budur | مَثَلُ: durumu | الْقَوْمِ: toplumların | الَّذِينَ: | كَذَّبُوا: yalanlayan | بِايَاتِنَا: ayetlerimizi | فَاقْصُصِ: anlat | الْقَصَصَ: bu kıssayı | لَعَلَّهُمْ: belki | يَتَفَكَّرُونَ: düşünürler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولو WLW ve şayet | شئنا ŞÙNE dileseydik | لرفعناه LRFANEH elbette onu yükseltirdik | بها BHE onlarla (ayetlerle) | ولكنه WLKNH fakat o | أخلد ÊḢLD̃ saplandı | إلى ÎL | الأرض ELÊRŽ yere | واتبع WETBA ve peşine düştü | هواه HWEH hevesinin | فمثله FMS̃LH onun durumu | كمثل KMS̃L durumuna benzer | الكلب ELKLB şu köpeğin | إن ÎN eğer | تحمل TḪML varsan | عليه ALYH üstüne | يلهث YLHS̃ dilini sarkıtıp solur | أو ÊW veyahut | تتركه TTRKH onu bıraksan | يلهث YLHS̃ dilini sarkıtıp solur | ذلك Z̃LK işte budur | مثل MS̃L durumu | القوم ELGWM toplumların | الذين ELZ̃YN | كذبوا KZ̃BWE yalanlayan | بآياتنا B ËYETNE ayetlerimizi | فاقصص FEGṦṦ anlat | القصص ELGṦṦ bu kıssayı | لعلهم LALHM belki | يتفكرون YTFKRWN düşünürler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velev: ve şayet | şi'nā: dileseydik | lerafeǎ'nāhu: elbette onu yükseltirdik | bihā: onlarla (ayetlerle) | velākinnehu: fakat o | eḣlede: saplandı | ilā: | l-erDi: yere | vettebeǎ: ve peşine düştü | hevāhu: hevesinin | femeṧeluhu: onun durumu | kemeṧeli: durumuna benzer | l-kelbi: şu köpeğin | in: eğer | teHmil: varsan | ǎleyhi: üstüne | yelheṧ: dilini sarkıtıp solur | ev: veyahut | tetrukhu: onu bıraksan | yelheṧ: dilini sarkıtıp solur | ƶālike: işte budur | meṧelu: durumu | l-ḳavmi: toplumların | elleƶīne: | keƶƶebū: yalanlayan | biāyātinā: ayetlerimizi | feḳSuSi: anlat | l-ḳaSaSa: bu kıssayı | leǎllehum: belki | yetefekkerūne: düşünürler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLV: ve şayet | ŞÙNE: dileseydik | LRFANEH: elbette onu yükseltirdik | BHE: onlarla (ayetlerle) | VLKNH: fakat o | ÊḢLD̃: saplandı | ÎL: | ELÊRŽ: yere | VETBA: ve peşine düştü | HVEH: hevesinin | FMS̃LH: onun durumu | KMS̃L: durumuna benzer | ELKLB: şu köpeğin | ÎN: eğer | TḪML: varsan | ALYH: üstüne | YLHS̃: dilini sarkıtıp solur | ÊV: veyahut | TTRKH: onu bıraksan | YLHS̃: dilini sarkıtıp solur | Z̃LK: işte budur | MS̃L: durumu | ELGVM: toplumların | ELZ̃YN: | KZ̃BVE: yalanlayan | B ËYETNE: ayetlerimizi | FEGṦṦ: anlat | ELGṦṦ: bu kıssayı | LALHM: belki | YTFKRVN: düşünürler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Dileseydik onu, delillerimizle yüceltirdik, fakat o, yeryüzüne sarıldı ve kendi isteğine uydu. O tıpkı köpeğe benzer; üstüne varıp kovsan da dilini çıkarıp solur, kendi haline bıraksan da dilini çıkarıp solur. İşte bu hal, delillerimizi yalanlayan topluluğun haline benzer; sen geçmişlerin hallerini anlat onlara da belki iyice bir düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Dileseydik elbette onu bu âyetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte âyetlerimizi yalanlayan kavmin durumu böyledir. Kıssayı anlat; belki düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Eğer dileseydik, onu bu işaretlerle yükseltirdik. . . Fakat o arza (bedenselliğe) yerleşti ve boş asılsız dürtülerine tabi oldu! Artık onun meseli şu köpeğin meseli gibidir: Üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, terketsen de dilini sarkıtıp solur. . . İşte işaretlerimizi yalanlayan topluluk, buna benzer! (Sen bu) kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Sünnetimiz, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, elbette onu bu âyetlerimiz sayesinde yüksek mevkilere getirirdik. Fakat o, dünyada ebedîleşeceğini zannederek, mala ve zevke düşkünlüğü saplantı haline getirdi. Şahsî arzu ve ihtiraslarının peşine düştü. Onun ibret verici hali, tıpkı köpeğin haline benzer. Sen onun üstüne varsan da havlayarak saldırır, kendi haline bıraksan da havlayarak saldırır. Âyetlerimizi yalanlayan kavimler de aynen böyledir. Bu tür kıssaları iyice anlat. Düşünmelerine vesile olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Biz dileseydik onu onlarla (o ayetlerle) yükseltirdik. Ancak o kendisini yeryüzünde sonsuza kadar kalacak sandı ve arzularına uydu. Onun durumu üstüne varsan da soluyan, kendi haline bıraksan da soluyan bir köpeğin durumuna benzer. Bu kıssayı anlat, olur ki düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Eğer biz dileseydik, onu bununla yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek haberi onlara aktar. Ki düşünsünler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Eğer dileseydik, o kimseyi, bu âyetlerle iyiler derecesine yükseltirdik. Fakat o, aşağılığa saplandı ve hevâsına uydu. İşte bunun hâli, o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. (bayağılık ve ızdıraptan kurtulamaz.) Âyetlerimizi yalanlıyanların hali işte böyledir. (Ey Rasûlüm) sen hâdiseyi kâfirlere anlat. Olur ki gereği gibi düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Dileseydik, onu ayetlerimizle ustun kilardik; fakat o, dunyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, ustune varsan da, kendi haline biraksan da, dilini sarkitip soluyan kopegin durumu gibidir. Iste ayetlerimizi yalan sayan kimselerin hali boyledir. Sen onlara bu kissayi anlat, belki uzerinde dusunurler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Dileseydik onu âyetlerimizle yükseltir (kadrini yüce kılar)dık; ne var ki o maddeye yönelip aşağılığa bağlı kalmayı (tercih etti), hevesine uydu. Onun hali ve tutumu, üzerine varsan da kendi durumuna bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpeğin haline benzer. İşte bu âyetlerimizi yalanlayan topluluğun misâlidir. Artık sen olayı onlara nakledip anlat, olur ki düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi hâline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Dileseydik, onu ayetlerimizle üstün kılardık; fakat o, dünyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalan sayan kimselerin hali böyledir. Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Dileseydik elbette onu bu âyetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte âyetlerimizi yalanlayan kavmin durumu böyledir. Kıssayı anlat; belki düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Dileseydik onu ayetlerimizle yükseltirdik. Fakat o, toprağa yapışmakta direndi ve hevesinin ardına takıldı. Onun durumu, üstüne varsan da bıraksan da dili dışarda soluyan huysuz bir köpeğin durumuna benzer. Ayetlerimizi yalanlayan toplulukların durumu işte böyledir. Bu olayı aktar, olur ki düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve eğer dileseydik onu o âyetlerle yüceltirdik, fakat o alçaklığa saplandı kaldı ve kendi keyfinin ardına düştü. Artık onun ibret verici hali o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan da dilini uzatır solur, bıraksan da solur. İşte bu, âyetlerimizi inkâr eden kavmin misalidir. Bu kıssayı iyice anlat, belki biraz düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Eğer dileseydik Biz onu ayetlerle yükseltirdik, fakat o, yere alçaklığa saplandı ve hevasının ardına düştü. Artık onun hali, o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan dilini sarkıtıp solur, bıraksan yine dilini sarkıtıp solur. İşte böyledir ayetlerimizi inkar eden o kimselerin durumu; kıssayı kendilerine bir naklet, belki biraz düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Eğer dilese idik biz, onu o âyetlerle yükseltirdik ve lâkin o, yere (alçaklığa) saplandı ve hevasının ardına düştü, artık onun meseli o köpeğin meseline benzer: üzerine varsan dilini salar solur, bıraksan yine dilini salar solur; bu işte âyetlerimizi tekzib eden o kavmin meseli, kıssayı kendilerine bir nakl eyle, gerektir ki bir düşünürlerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Eğer dileseydik bu ayetler aracılığı ile onun düzeyini yükseltirdik, fakat o yere saplandı kaldı. Onun durumu üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp hırlayarak soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayanların durumu budur. Bu hikâyeyi onlara anlat, ola ki, üzerinde düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Eğer biz dileseydik, onu bununla (ayetlerimizle) yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek haberi onlara aktar ki düşünsünler (yetefekkerun).Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve eğer Biz, dileseydik onu o âyetlerle yüceltirdik, ama o, alçaklığa saplandı kaldı ve tutkusuna uydu. Artık onun durumu, üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi hâline bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumuna benzer. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. O nedenle sen iyice düşünsünler diye bu kıssayı iyice anlat. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Eğer dileseydik onu bu (âyetler) le yükseltirdik. Fakat o, yere saplandı, hevâsına uydu. Artık onun sıfatı o köpeğin haali gibidir ki üstüne varsan dilini sarkıtıb solur, yahud kendi haaline bıraksan yine dilini uzatıb solur. İşte âyetlerimizi yalan sayanlar güruhunun sıfatı budur. Artık sen (Habîbim) kıssayı (onlara) anlat. Belki iyice düşünürler. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki dileseydik onu onlarla (verdiğimiz âyetlerle) elbette yükseltirdik; fakat o, dünyaya meyletti ve nefsinin arzusuna uydu. İşte onun misâli, köpeğin misâli gibidir! Üzerine varsan da dilini çıkarıp solur, onu bıraksan da dilini çıkarıp solur! İşte âyetlerimizi yalanlayan kavmin misâli budur! Artık bu kıssayı (onlara) anlat; tâ ki düşünsünler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Dileseydik onu, bununla yükseltirdik. Fakat o; yere saplandı ve hevesine uydu. Artık onun hali; o köpeğin hali gibidir ki, üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin hali böyledir. Sen, kıssayı anlat. Belki düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve şâyet dileseydik onu, onunla (âyetlerimizle) elbette yükseltirdik. Ve fakat o dünyaya meyletti ve hevasına (nefsinin afetlerine) tâbî oldu. Artık onun hali, köpeğin hali gibidir ki; onunla ilgilensen de solur, onu terketsen de (kendi haline bıraksan da) solur. Âyetlerimizi yalanlayan kavmin hali işte böyledir. Artık bu kısası anlat, böylece onlar tefekkür ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : İmdi, Biz eğer dileseydik, onu ayetlerimizle yüceltir, üstün kılardık: fakat o hep dünyaya sarıldı ve yalnızca kendi arzu ve heveslerinin peşinden gitti. Bu bakımdan, böyle birinin durumu (kışkırtılan) bir köpeğin durumu gibidir: öyle ki, onun üzerine korkutarak varsan da dilini sarkıtıp hırlar, kendi haline bıraksan da. Bizim ayetlerimizi yalanmaya kalkan kimselerin hali işte böyledir. Öyleyse, bu kıssayı anlat, ki belki derin derin düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve eğer Biz dileseydik onu o âyetler ile yükseltirdik. Fakat o dünyaya meyletti ve hevâsına tâbi oldu. Artık onun meseli, o köpeğin meseli gibidir ki, üstüne varırsan dilini çıkarır solur veya terketsen yine dilini uzatır solur. İşte bu, âyetlerimizi tekzîp eden kavmin meselidir. Artık sen kıssaları hikaye et, belki onlar düşünüverirler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Dileseydik elbette onu bu âyetlerle yükseltirdik. Fakat o, yere saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer. Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, kendi haline bıraksan da dilini çıkarıp solur. İşte âyetlerimizi yalanlayan kavmin hâli böyledir. Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünüp ibret alırlar.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Dileseydik onu ayetlerimizle yükseltirdik. Fakat o yeryüzünü ebedi zannetti, heveslerine tabi oldu. Onun misali, üzerine yürüsen de kendi haline bıraksan da dilini çıkartıp soluyan köpeğe benzer. Ayetlerimizi yalanlayan kavmin misali budur. Hikayeyi onlara anlat umulur ki düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : (175-176) Onlara, kendisine âyetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o âyetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı. Eğer dileseydik, onu o âyetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lâkin o, dünyaya saplandı ve hevasının esiri oldu. Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı âyetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen olayı onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Dileseydik elbette onu o âyetlerle yükseltirdik, fakat o, yere saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu, tıpkı şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, onu bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte âyetlerimizi yalanlayanların durumu budur. Bu kıssayı anlat, belki düşünür(öğüt alır)lar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Eğer biz dileseydik, onu bununla yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek olan haberi onlara aktar. Umulur ki düşünürler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Dileseydik, onu âyetlerimizle yüceltirdik. Lâkin o yere saplandı ve heveslerinin peşine düştü. Onun hali köpeğinki gibidir: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, kendi haline bıraksan da yine dilini çıkarıp solur. Âyetlerimizi yalanlayan topluluğun hali işte budur. Bu kıssaları onlara anlat ki üzerinde düşünsünler.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Dileseydik onu, o ayetlerle yüceltirdik. Ama o, yere saplandı, iğreti arzularına uydu. Onun durumu şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan dilini sarkıtarak solur, kendi haline bıraksan dilini sarkıtarak solur. Ayetlerimizi yalanlayan toplumun örneği işte budur. Bu hikayeyi anlat ki düşünüp taşınabilsinler.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.