Kırık Meal (Arapça) : |فَتَوَلَّىٰ: öteye döndü | عَنْهُمْ: onlardan | وَقَالَ: ve dedi | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | لَقَدْ: muhakkak | أَبْلَغْتُكُمْ: ben size duyurdum | رِسَالَةَ: mesajlarını | رَبِّي: Rabbimin | وَنَصَحْتُ: ve öğüt verdim | لَكُمْ: size | وَلَٰكِنْ: fakat | لَا: | تُحِبُّونَ: siz sevmiyorsunuz | النَّاصِحِينَ: öğüt verenleri |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فتولى FTWLöteye döndü | عنهم ANHMonlardan | وقال WGELve dedi | يا YEEY/HEY/AH | قوم GWMkavmim | لقد LGD̃muhakkak | أبلغتكم ÊBLĞTKMben size duyurdum | رسالة RSELTmesajlarını | ربي RBYRabbimin | ونصحت WNṦḪTve öğüt verdim | لكم LKMsize | ولكن WLKNfakat | لا LE | تحبون TḪBWNsiz sevmiyorsunuz | الناصحين ELNEṦḪYNöğüt verenleri |
Kırık Meal (Okunuş) : |fetevellā: öteye döndü | ǎnhum: onlardan | ve ḳāle: ve dedi | yā : EY/HEY/AH | ḳavmi: kavmim | leḳad: muhakkak | ebleğtukum: ben size duyurdum | risālete: mesajlarını | rabbī: Rabbimin | ve neSaHtu: ve öğüt verdim | lekum: size | velākin: fakat | lā: | tuHibbūne: siz sevmiyorsunuz | n-nāSiHīne: öğüt verenleri |
Kırık Meal (Transcript) : |FTVL: öteye döndü | ANHM: onlardan | VGEL: ve dedi | YE: EY/HEY/AH | GVM: kavmim | LGD̃: muhakkak | ÊBLĞTKM: ben size duyurdum | RSELT: mesajlarını | RBY: Rabbimin | VNṦḪT: ve öğüt verdim | LKM: size | VLKN: fakat | LE: | TḪBVN: siz sevmiyorsunuz | ELNEṦḪYN: öğüt verenleri |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sâlih, onlardan yüz çevirdi de ey kavmim dedi, andolsun ki ben size Rabbimin bildirdiği haberleri tebliğ ettim ve öğüt verdim ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
Adem Uğur : Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
Ahmed Hulusi : (Sâlih de) onlardan yüz çevirdi ve: "Ey halkım. . . Andolsun ki Rabbimin risâletlerini size tebliğ ettim ve size nasihat ettim; fakat siz, hayrınıza konuşanları sevmiyorsunuz" dedi.
Ahmet Tekin : Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
Ahmet Varol : (Salih) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: 'Ey kavmim! Ben size Rabbimin bildirdiğini ulaştırdım ve size öğüt verdim; ama siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz.'
Ali Bulaç : O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim, andolsun size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Ali Fikri Yavuz : Salih onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “- Ey kavmim, ben size Rabbimin elçiliğini tamamen tebliğ ettim, size nasihat ettim, fakat siz öğüt verenleri sevmezsiniz.”
Bekir Sadak : Salih de onlardan yuz cevirdi ve «Ey milletim! And olsun ki ben size Rabbimin sozunu bildirmis ve ogut vermistim; fakat siz ogut verenleri sevmiyorsunuz» dedi.
Celal Yıldırım : Salih de onlardan yüzçevirip ayrıldı ve: «Ey kavmim! Ben size Rabbımın buyruklarını teblîğ ettim ve size öğütte bulundum, ama siz öğüt verenleri hiç de sevmediniz,» dedi.
Diyanet İşleri : Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi.
Diyanet İşleri (eski) : Salih de onlardan yüz çevirdi ve 'Ey milletim! And olsun ki ben size Rabbimin sözünü bildirmiş ve öğüt vermiştim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz' dedi.
Diyanet Vakfi : Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
Edip Yüksel : O da onlardan yüz çevirdi ve 'Ey halkım, size Rabbimin elçiliğini ilettim, size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz,' dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sâlih de o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: «Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin elçiliğini tebliğ ettim ve size öğüt verdim, fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O, onlardan döndü ve: «Ey kavmim, ben size Rabbimin mesajını tamamen ilettim ve öğüt verdim; ancak siz öğüt verenleri sevmezsiniz!» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Döndü de onlardan ey kavmim! dedi, ben size rabbımın risaletini tamamiyle tebliğ ettim ve nasıhat ettim, hayrınıza çalıştım ve lâkin nasihat edenleri sevmezsiniz
Fizilal-il Kuran : Bunun üzerine Salih, onlara sırt çevirdi ve 'Ey soydaşlarım, size Rabbimin mesajını ilettim, size öğüt verdim, fakat siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz' dedi.
Gültekin Onan : O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim, andolsun size rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Hakkı Yılmaz : Sâlih, o zaman onlara sırt çevirdi ve “Ey toplumum! Andolsun ki ben size Rabbimin gönderilerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim, fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz” dedi. ***
Hasan Basri Çantay : O da onlardan yüz çevirdi ve (kendi kendine) şöyle dedi: «Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin elçilerini tebliğ etmişimdir. Size hayrhahlık göstermişimdir. Fakat siz hayrhahlârı sevmezsiniz ki».
Hayrat Neşriyat : (Sâlih) artık onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: 'Ey kavmim! Yemîn olsun ki size Rabbimin (vahiy olarak) gönderdiklerini teblîğ ettim ve size nasîhat ettim; fakat (siz)nasîhat edenleri sevmiyorsunuz.'
İbni Kesir : O da onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: Ey kavmim; andolsun ki ben, size Rabbımın vahyettiğini bildirdim ve size öğüt verdim. Ne var ki siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
İskender Evrenosoğlu : O zaman (Salih A.S) onlardan yüz çevirdi (döndü) ve şöyle dedi: “Ey kavmim, andolsun ki; Rabbimin risaletini sizlere tebliğ ettim! Ve size nasihat ettim. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz.”
Muhammed Esed : Ve (Salih) onlardan yüz çevirdi: "Ey kavmim!" dedi, "gerçek şu ki, ben Rabbimin mesajlarını ilettim ve güzelce öğüt verdim size; (ama) siz güzel öğüt verenleri sevmediniz."
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: «Ey kavmim! Ben size Rabbimin risâletini muhakkak ki, tebliğ ettim ve sizin için öğüt verdim. Velâkin siz hayırhâh olanları sevmezsiniz.»
Ömer Öngüt : Böylece onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin risaletini tebliğ etmiş ve size öğüt vermiştim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz. ”
Şaban Piriş : Salih ise, onlardan yüz çevirip: -Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz, dedi.
Suat Yıldırım : Gördüğü müthiş manzara karşısında Salih, yüzünü üzüntü ile öteye çevirip"Ey halkım!" dedi, "Ben size Rabbimin buyruklarını tebliğ ettim, sizin iyiliğinize çalıştım, size öğütler verdim. Lâkin siz, iyiliğinizi isteyip öğüt verenleri bir türlü sevmediniz gitti!"
Süleyman Ateş : (Sâlih), onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim, ben size Rabbimin mesajlarını duyurdum ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!" dedi.
Tefhim-ul Kuran : O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: «Ey kavmim, andolsun, size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz.»
Ümit Şimşek : Salih yüzünü onlardan çevirdi, 'Ey kavmim, ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat de ettim,' dedi. 'Lâkin siz nasihatçileri sevmezsiniz.'
Yaşar Nuri Öztürk : Nihayet, Salih onlardan yüzünü döndürüp şöyle dedi: "Ey toplumum! Andolsun ki, Rabbimin mesajını size tebliğ ettim, size öğüt verdim; ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."