Önceki Sonraki

11:116Hûd Suresi 116. Ayet

Kuran Sırası: 11 İniş Sırası: 52
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123

11:116Hûd Suresi 116. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فلولا
felevlā
|
değil miydi?
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
bulunmalı
3
من
mine
|
-den
Kombi Müfredat
القرون
l-ḳurūni
GRN|ق ر ن
nesiller-
5
من
min
|
Kombi Müfredat
قبلكم
ḳablikum
GBL|ق ب ل
sizden önceki
Kombi Müfredat
أولو
ūlū
EVL|ا و ل
sahipleri
Kombi Müfredat
بقية
beḳiyyetin
BGY|ب ق ي
fazilet
Kombi Müfredat
ينهون
yenhevne
NHY|ن ه ي
alıkoyan
10
عن
ǎni
|
-tan
11 Kombi Müfredat
الفساد
l-fesādi
FSD̃|ف س د
fesat-
12
في
|
13 Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
yeryüzünde
14
إلا
illā
|
dışında
15 Kombi Müfredat
قليلا
ḳalīlen
GLL|ق ل ل
çok azı
16
ممن
mimmen
|
kendilerini
17 Kombi Müfredat
أنجينا
enceynā
NCV|ن ج و
kurtardığımız
18
منهم
minhum
|
onlardan
19 Kombi Müfredat
واتبع
vettebeǎ
TBA|ت ب ع
peşine takıldılar
20
الذين
elleƶīne
|
kimseler
21 Kombi Müfredat
ظلموا
Zelemū
ƵLM|ظ ل م
zulmedenler
22
ما
|
23 Kombi Müfredat
أترفوا
utrifū
TRF|ت ر ف
bulundukları refahın
24
فيه
fīhi
|
içinde
25 Kombi Müfredat
وكانوا
ve kānū
KVN|ك و ن
ve oldular
26 Kombi Müfredat
مجرمين
mucrimīne
CRM|ج ر م
suçlu kimseler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَلَوْلَا: değil miydi? | كَانَ: bulunmalı | مِنَ: -den | الْقُرُونِ: nesiller- | مِنْ: | قَبْلِكُمْ: sizden önceki | أُولُو: sahipleri | بَقِيَّةٍ: fazilet | يَنْهَوْنَ: alıkoyan | عَنِ: -tan | الْفَسَادِ: fesat- | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | إِلَّا: dışında | قَلِيلًا: çok azı | مِمَّنْ: kendilerini | أَنْجَيْنَا: kurtardığımız | مِنْهُمْ: onlardan | وَاتَّبَعَ: peşine takıldılar | الَّذِينَ: kimseler | ظَلَمُوا: zulmedenler | مَا: | أُتْرِفُوا: bulundukları refahın | فِيهِ: içinde | وَكَانُوا: ve oldular | مُجْرِمِينَ: suçlu kimseler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلولا FLWLE değil miydi? | كان KEN bulunmalı | من MN -den | القرون ELGRWN nesiller- | من MN | قبلكم GBLKM sizden önceki | أولو ÊWLW sahipleri | بقية BGYT fazilet | ينهون YNHWN alıkoyan | عن AN -tan | الفساد ELFSED̃ fesat- | في FY | الأرض ELÊRŽ yeryüzünde | إلا ÎLE dışında | قليلا GLYLE çok azı | ممن MMN kendilerini | أنجينا ÊNCYNE kurtardığımız | منهم MNHM onlardan | واتبع WETBA peşine takıldılar | الذين ELZ̃YN kimseler | ظلموا ƵLMWE zulmedenler | ما ME | أترفوا ÊTRFWE bulundukları refahın | فيه FYH içinde | وكانوا WKENWE ve oldular | مجرمين MCRMYN suçlu kimseler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felevlā: değil miydi? | kāne: bulunmalı | mine: -den | l-ḳurūni: nesiller- | min: | ḳablikum: sizden önceki | ūlū: sahipleri | beḳiyyetin: fazilet | yenhevne: alıkoyan | ǎni: -tan | l-fesādi: fesat- | : | l-erDi: yeryüzünde | illā: dışında | ḳalīlen: çok azı | mimmen: kendilerini | enceynā: kurtardığımız | minhum: onlardan | vettebeǎ: peşine takıldılar | elleƶīne: kimseler | Zelemū: zulmedenler | : | utrifū: bulundukları refahın | fīhi: içinde | ve kānū: ve oldular | mucrimīne: suçlu kimseler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FLVLE: değil miydi? | KEN: bulunmalı | MN: -den | ELGRVN: nesiller- | MN: | GBLKM: sizden önceki | ÊVLV: sahipleri | BGYT: fazilet | YNHVN: alıkoyan | AN: -tan | ELFSED̃: fesat- | FY: | ELÊRŽ: yeryüzünde | ÎLE: dışında | GLYLE: çok azı | MMN: kendilerini | ÊNCYNE: kurtardığımız | MNHM: onlardan | VETBA: peşine takıldılar | ELZ̃YN: kimseler | ƵLMVE: zulmedenler | ME: | ÊTRFVE: bulundukları refahın | FYH: içinde | VKENVE: ve oldular | MCRMYN: suçlu kimseler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Sizden önceki çağlarda, halkı, yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışan idrâk ve ibâdet ehli bir bölük halk bulunsaydı ne olurdu; halbuki içlerinden kurtardıklarımız pek azdı ve zulmedenler, yalnız kendilerine verilmiş olan devlete uydular ve suçlu oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Sizden önceki asırlarda yeryüzünde (insanları) bozgunculuktan alıkoyacak faziletli kimseler bulunsaydı ya! Fakat onlardan, kurtuluşa erdirdiğimiz az bir kısmı müstesnadır (bunlar görevlerini yaptılar). Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkâr idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Sizden önceki kuşaklardan geri kalanlar, arzda bozgunculuktan vazgeçirmeliydi onları değil mi? Onlardan kurtarmış olduklarımızdan az bir kısmı hariç (bunu yapan olmadı). . . Zâlim olanlar ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler. . . Suçlu oldular!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Sizden önceki asırlarda yaşayan nesiller içinden, akıllı, ileri görüşlü, dindar fazilet sahipleri, yeryüzünde insanları bozgunculuktan, yozlaşmaktan, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmaktan vazgeçirmeye çalışsalardı, ne iyi olurdu. Ancak, onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. İsyan ile, inkâr ile, baskı zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, haksızlık eden zâlimler ise, kendilerine verilen servetin, eğlencenin, şımartıldıkları refahın peşine düştüler. Onlar zaten İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sizden önceki nesillerden, yeryüzünde fesattan alıkoyan fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onlardan kendilerini kurtardığımız çok azı dışında bunu yapan olmadı. Zulmedenler ise kendilerine verilen refahın peşine takıldılar ve suçlu kimseler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sizden önceki nesillerden onlardan kurtardığımızdan pek azı dışında yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi? Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu günahkarlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Şimdi, sizden önceki devirlerden geri kalan akıl sahipleri, yeryüzünde fesad çıkarmaktan (insanları) alıkoysalardı ya! Fakat onlardan kurtuluşa erdirdiğimiz kimseler pek azdır. Zulüm yapanlar ise, kendilerine verilen refahın (lüks saltanatının) ardına düştüler ve hep mücrim, günahkâr oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Sizden onceki nesillerin ileri gelenleri, yeryuzunde bozgunculuga engel olmali degil miydiler? Onlardan kurtardiklarimiz pek azdir. Kendilerine verilen nimete karsi haksizlik edenlere uyanlar ise suclu oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Sizden önceki nesillerden akıl ve idrâk sahiplerinin yeryüzünde fitne ve fesadı yasaklamaları gerekmiyor muydu ? Onlardan kurtardığımızın pek azı ancak (bu fazileti gösterip mücâdele etmişti). O zulmedenler ise kendilerine sunulan refahın peşine düştüler, zaten onlar suçlu günahkârlar idi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkâr kimseler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Sizden önceki nesillerin ileri gelenleri, yeryüzünde bozgunculuğa engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardıklarımız pek azdır. Kendilerine verilen nimete karşı haksızlık edenlere uyanlar ise suçlu oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Sizden önceki asırlarda yeryüzünde (insanları) bozgunculuktan alıkoyacak faziletli kimseler bulunsaydı ya! Fakat onlardan, kurtuluşa erdirdiğimiz az bir kısmı müstesnadır (bunlar görevlerini yaptılar). Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkâr idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Sizden önceki nesillerin erdem sahibi olanları, yeryüzünde kötülüklere engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardığımız az kişi hariç... Zalimler ise, kendilerine verilen refaha dalıp şımardılar; böylece suçlulara katıldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sizden önceki devirlerden bakıyye sahipleri (kitap ehli) yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışsalardı ne iyi olurdu. Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. O zulmedenler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Şimdi sizden önceki devirlerden yeryüzünde bozgunculuğu yasaklayan faziletli kimseler bulunmalıydı. Ancak onlardan, yalnızca kurtardığımız pek az kimselerden başka yok. Zulmedenler ise kendisi ile şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve hep suçlu oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Şimdi sizden evvelki karnlardan bakıyye sahipleri Yer yüzünde fesaddan nehyeder olsalardı; lâkin onlardan necata irdirdiğimiz pek az kimselerden başka yok, o zulmetmekte bulunanlar ise şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve hep mücrim oldularDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Sizden önceki kuşaklardan, yeryüzünde bozgunculuktan sakındıran birtakım akıllı ve erdemli kimseler çıksaydı ya! Sadece toplu felaketlerden kurtardığımız az sayıda kimse bu görevi yerine getirdi. Zalimler ise kendilerini şımartan ihtiraslarına kapılarak ağır suçlara daldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sizden önceki nesillerden onlardan kurtardığımızdan pek azı dışında yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi? Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu günahkarlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "İşte sizden önceki devirlerden “bakıyye” [söz, eser, erdem] sahipleri; akıllı insanlar, Kitap Ehli, yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışsalardı! Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. Allah'ın ortağı olduğunu kabullenerek, Allah'ın ilahlığını ve rabliğini bilerek reddederek yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kişiler ise, şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve suçlular oldular. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Sizden önceki devirlerde (insanları) yer yüzünde fesâd (çıkarmak) dan vaz geçirmiye çalışacak (bu suretle onları helâkden kurtaracak) fazilet saahibleri bulunmalı değil miydi? (O devirlerin insanları) içinden (vazifelerini yapdıkları için) kurtardığımız (kimseler) ancak (pek) azdır. Zaalim olanlar ise yalınız kendilerine verilen (dünyevî) refahın ardına düşdüler, günahkâr insanlardı onlar. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki sizden önceki (helâk ettiğimiz) nesiller içinde, yeryüzünde fesad çıkarmaktan (insanları) men' eden fazîletli kimseler bulunmalı değil miydi? Onlardan, kurtardığımız pek az kimse müstesnâ (içlerinde fazîletli insanlar yoktu). Zulmedenler ise, içinde şımartıldıklarının (o sayısız ni'metlerin) peşine düştü ve günahkâr kimseler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Sizden önceki nesillerin ileri gelenleri yeryüzünde bozgunculuğa engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardıklarımız pek azdır. Zalim olanlar ise yalnız kendilerine verilen refahın ardına düştüler. Suçlu kimselerdi onlar.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Bu durumda, sizden önceki nesillerden bakiye sahiplerinden (asırlarca münkerden nehyedenler ve ma'rufla emredenler) onlardan kurtardıklarımızdan pek azı dışındakilerden de bir kısmı, yeryüzünde fesattan nehyetseler (men) olmaz mıydı? Zalim olanlar, onları şımartan şeylere (mal, mülk) tâbî oldular. Ve mücrimler (suçlular) oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Fakat, ne yazık ki, (yok ettiğimiz) sizden önceki kuşaklar arasından, yeryüzünde yozlaşmaya karşı çıkan -(doğru yolu izledikleri için) kendilerini kurtardığımız küçük toplulukların dışında- akıl / iz'an ve erdem sahibi kimseler çıkmadı. Ve zulme eğilim gösteren çoğunluk yalnızca kendilerini yozlaştıran hazların peşine düşüp günaha gömülüp gittiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Sizden evvelki asırlarda yeryüzünde fesattan nehyeder bir kısım fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Ancak onlardan necâta erdirdiğimiz bir azı müstesna, ve o zulmedenler ise kendilerinin içinde bulundukları refaha (dünya varlığına) uydular ve günahkâr kimseler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Sizden önceki asırlarda faziletli kimselerin yeryüzünde bozgunculuğu önlemeye çalışmaları gerekmez miydi? Ancak onlar arasından kendilerini kurtardığımız pek az kişi böyle yaptı. Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten onlar günahkâr idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Sizden önceki devirlerde yeryüzünde fesattan vazgeçirmeye çalışacak fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onlardan sadece çok azını kurtardık. Fakat zalimler kendilerine verilen nimetlerle azdılar. Günahkar oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Sizden önceki nesillerde, dünyada fesat ve düzensizliği menedecek, böylece onları helâk olmaktan koruyacak idrâk ve fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onların içinden görevlerini yaptıklarından ötürü kurtardığımız az kimse var. Zalimler ise içinde bulundukları refahın ardına düştüler. Doğrusu onlar suçlu kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Sizden önceki nesillerden akıllı kimselerin, yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan men'etmeleri gerekmez miydi? Fakat onlar arasından, ancak kendilerini kurtardığımız pek az kişi böyle yaptı. Zulmedenler ise kendilerine verilen refahın peşine düşüp şımardılar ve suç işleyenler olup çıktılar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sizden önceki kuşaklardan onlardan kurtardığımızdan pek azı dışında yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi? Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu günahkârlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Keşke sizden önceki nesillerden, yeryüzünde bozgunculuğun önüne geçecek söz sahibi insanlar olsaydı! Lâkin, onlardan kurtuluşa erdirdiğimiz pek azı bunu yaptı. Zulmedenler ise daldıkları refahın peşine düştüler de mücrim olup çıktılar.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Sizden önceki kuşakların söz ve eser sahibi olanları, yeryüzünde bozgunculuktan alıkoymalı değiller miydi? Ama içlerinden kurtarmış olduklarımızın az bir kısmı dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise içine gömüldükleri servet şımarıklığının ardına düşüp suçlular haline geldiler.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.