| كتاب KTEB bir Kitap'tır
| أحكمت ÊḪKMT sağlamlaştırılmış
| آياته ËYETH ayetleri
| ثم S̃M sonra
| فصلت FṦLT etraflıca açıklanmış
| من MN
| لدن LD̃N tarafından
| حكيم ḪKYM hikmet sahibi
| خبير ḢBYR ve her şeyden haberdar
| (11:1)
| تعبدوا TABD̃WE kulluk etmeyin
| إلا ÎLE başkasına
| الله ELLH Allah'tan
| إنني ÎNNY şüphesiz ben
| لكم LKM size
| منه MNH O'nun tarafından
| نذير NZ̃YR bir uyarıcıyım
| وبشير WBŞYR ve müjdeleyiciyim
| (11:2)
| استغفروا ESTĞFRWE bağışlanma dileyin
| ربكم RBKM Rabbinizden
| ثم S̃M sonra
| توبوا TWBWE tevbe edin
| إليه ÎLYH O'na
| يمتعكم YMTAKM sizi yararlandırsın
| متاعا MTEAE nimetlerden
| حسنا ḪSNE güzel
| إلى ÎL -ye kadar
| أجل ÊCL bir süre-
| مسمى MSM belirli
| ويؤت WYÙT ve versin
| كل KL her
| ذي Z̃Y sahibine
| فضل FŽL ihsan
| فضله FŽLH kendi ihsanını
| وإن WÎN ve eğer
| تولوا TWLWE yüz çevirirseniz
| فإني FÎNY gerçekten ben
| أخاف ÊḢEF korkarım
| عليكم ALYKM sizin hakkınızda
| عذاب AZ̃EB azabından
| يوم YWM bir günün
| كبير KBYR büyük
| (11:3)
| الله ELLH Allah'adır
| مرجعكم MRCAKM dönüşünüz
| وهو WHW ve O
| على AL üzerine
| كل KL her
| شيء ŞYÙ şey
| قدير GD̃YR güç yetirendir
| (11:4)
| إنهم ÎNHM onlar
| يثنون YS̃NWN bükerler
| صدورهم ṦD̃WRHM göğüslerini
| ليستخفوا LYSTḢFWE gizlenmek için
| منه MNH ondan
| ألا ÊLE yine iyi bilin ki
| حين ḪYN ne zaman
| يستغشون YSTĞŞWN bürünseler
| ثيابهم S̃YEBHM elbiselerine
| يعلم YALM bilir
| ما ME şeyleri
| يسرون YSRWN gizledikleri
| وما WME ve şeyleri
| يعلنون YALNWN açığa vurdukları
| إنه ÎNH şüphesiz O
| عليم ALYM bilendir
| بذات BZ̃ET olanı
| الصدور ELṦD̃WR gönüllerde
| (11:5)
| من MN hiçbir
| دابة D̃EBT canlı
| في FY
| الأرض ELÊRŽ yeryüzünde
| إلا ÎLE
| على AL ait olmayan
| الله ELLH Allah'a
| رزقها RZGHE rızkı
| ويعلم WYALM ve O bilir
| مستقرها MSTGRHE onun karar kıldığı yeri
| ومستودعها WMSTWD̃AHE ve emanet bırakıldığı yeri
| كل KL (bunların) hepsi
| في FY
| كتاب KTEB bir Kitap'tadır
| مبين MBYN apaçık
| (11:6)
| الذي ELZ̃Y
| خلق ḢLG yaratan
| السماوات ELSMEWET gökleri
| والأرض WELÊRŽ ve yeri
| في FY içinde
| ستة STT altı
| أيام ÊYEM gün
| وكان WKEN iken
| عرشه ARŞH O'nun Arş'ı
| على AL üzerinde
| الماء ELMEÙ su
| ليبلوكم LYBLWKM sizi denemek için
| أيكم ÊYKM hanginizin
| أحسن ÊḪSN daha güzel (olduğunu)
| عملا AMLE amelinin
| ولئن WLÙN ve şayet
| قلت GLT onlara dersen
| إنكم ÎNKM şüphesiz siz
| مبعوثون MBAWS̃WN diriltileceksiniz
| من MN
| بعد BAD̃ sonra
| الموت ELMWT ölümden
| ليقولن LYGWLN hemen derler
| الذين ELZ̃YN kimseler
| كفروا KFRWE inkar eden(ler)
| إن ÎN değildir
| هذا HZ̃E bu
| إلا ÎLE başka
| سحر SḪR bir sihirden
| مبين MBYN apaçık
| (11:7)
| أخرنا ÊḢRNE geciktirsek
| عنهم ANHM onlardan
| العذاب ELAZ̃EB azabı
| إلى ÎL için
| أمة ÊMT bir süre
| معدودة MAD̃WD̃T sayılı
| ليقولن LYGWLN mutlaka derler
| ما ME nedir?
| يحبسه YḪBSH onu alıkoyan
| ألا ÊLE haberiniz olsun ki
| يوم YWM gün
| يأتيهم YÊTYHM o geldiği
| ليس LYS değildir
| مصروفا MṦRWFE geri çevrilecek
| عنهم ANHM kendilerinden
| وحاق WḪEG ve kuşatır
| بهم BHM onları
| ما ME şey
| كانوا KENWE oldukları
| به BH onu
| يستهزئون YSTHZÙWN alaya alıyor(lar)
| (11:8)
| أذقنا ÊZ̃GNE tattırsak
| الإنسان ELÎNSEN insana
| منا MNE katımızdan
| رحمة RḪMT bir rahmet
| ثم S̃M sonra
| نزعناها NZANEHE onu geri alsak
| منه MNH ondan
| إنه ÎNH o hemen olur
| ليئوس LYÙWS ümitsiz
| كفور KFWR bir nankör
| (11:9)
| أذقناه ÊZ̃GNEH ona tattırırsak
| نعماء NAMEÙ bir nimet
| بعد BAD̃ sonra
| ضراء ŽREÙ bir darlıktan
| مسته MSTH kendisine dokunan
| ليقولن LYGWLN mutlaka der
| ذهب Z̃HB gitti
| السيئات ELSYÙET kötülükler
| عني ANY benden
| إنه ÎNH şüphesiz o
| لفرح LFRḪ şımarık
| فخور FḢWR ve böbürlenendir
| (11:10)
| الذين ELZ̃YN kimseler
| صبروا ṦBRWE sabreden(ler)
| وعملوا WAMLWE ve ameller işleyenler
| الصالحات ELṦELḪET salih
| أولئك ÊWLÙK işte
| لهم LHM onlara vardır
| مغفرة MĞFRT bağışlanma
| وأجر WÊCR ve ecir
| كبير KBYR büyük
| (11:11)
| تارك TERK bırakacaksın
| بعض BAŽ bir kısmını
| ما ME
| يوحى YWḪ vahyedilenin
| إليك ÎLYK sana
| وضائق WŽEÙG ve daralacak
| به BH onunla
| صدرك ṦD̃RK göğsün
| أن ÊN dolayı
| يقولوا YGWLWE demelerinden
| لولا LWLE değil miydi?
| أنزل ÊNZL indirilmeli
| عليه ALYH ona
| كنز KNZ bir hazine
| أو ÊW veya
| جاء CEÙ gelmeli
| معه MAH beraberinde
| ملك MLK bir melek
| إنما ÎNME ancak
| أنت ÊNT sen
| نذير NZ̃YR bir uyarıcısın
| والله WELLH Allah ise
| على AL üzerine
| كل KL her
| شيء ŞYÙ şey
| وكيل WKYL vekildir
| (11:12)
| يقولون YGWLWN diyorlar mı?
| افتراه EFTREH onu kendisi uydurdu
| قل GL de ki
| فأتوا FÊTWE getirin
| بعشر BAŞR on (tane)
| سور SWR sure
| مثله MS̃LH onun benzeri
| مفتريات MFTRYET uydurulmuş
| وادعوا WED̃AWE ve çağırın
| من MN
| استطعتم ESTŦATM gücünüzyeteni
| من MN
| دون D̃WN başka
| الله ELLH Allah'tan
| إن ÎN eğer
| كنتم KNTM iseniz
| صادقين ṦED̃GYN doğru sözlü
| (11:13)
| يستجيبوا YSTCYBWE cevap veremezlerse
| لكم LKM size
| فاعلموا FEALMWE bilin ki
| أنما ÊNME doğrusu o
| أنزل ÊNZL indirilmiştir
| بعلم BALM ilmiyle
| الله ELLH Allah'ın
| وأن WÊN ve şüphesiz
| لا LE yoktur
| إله ÎLH ilah
| إلا ÎLE başka
| هو HW O'ndan
| فهل FHL artık olur musunuz?
| أنتم ÊNTM size
| مسلمون MSLMWN Müslüman
| (11:14)
| كان KEN
| يريد YRYD̃ isterse
| الحياة ELḪYET hayatını
| الدنيا ELD̃NYE dünya
| وزينتها WZYNTHE ve süsünü
| نوف NWF karşılıklarını tam veririz
| إليهم ÎLYHM onlara
| أعمالهم ÊAMELHM yaptıklarının
| فيها FYHE orada
| وهم WHM ve onlara
| فيها FYHE orada
| لا LE
| يبخسون YBḢSWN bir noksanlık yapılmaz
| (11:15)
| الذين ELZ̃YN kimselerdir
| ليس LYS olmayan
| لهم LHM kendileri için
| في FY
| الآخرة EL ËḢRT ahirette
| إلا ÎLE başka bir şey
| النار ELNER ateşten
| وحبط WḪBŦ ve boşa gitmiştir
| ما ME
| صنعوا ṦNAWE işledikleri
| فيها FYHE orada
| وباطل WBEŦL ve geçersizdir
| ما ME
| كانوا KENWE oldukları
| يعملون YAMLWN yapmakta
| (11:16)
| كان KEN olan
| على AL üzere
| بينة BYNT açık bir delil
| من MN
| ربه RBH Rabbinden
| ويتلوه WYTLWH ve onu izleyen
| شاهد ŞEHD̃ bir şahit
| منه MNH O'nun tarafından
| ومن WMN ve
| قبله GBLH ondan önce
| كتاب KTEB kitabı (elinde bulunan)
| موسى MWS Musa'nın
| إماما ÎMEME bir rehber
| ورحمة WRḪMT ve rahmet olan
| أولئك ÊWLÙK işte bunlar
| يؤمنون YÙMNWN iman ederler
| به BH ona
| ومن WMN ve kim
| يكفر YKFR inkar ederse
| به BH onu
| من MN
| الأحزاب ELÊḪZEB topluluklardan
| فالنار FELNER ateştir
| موعده MWAD̃H kendisine vaadedilen
| فلا FLE
| تك TK hiç olma
| في FY içinde
| مرية MRYT şüphe
| منه MNH bundan
| إنه ÎNH şüphesiz bu
| الحق ELḪG bir gerçektir
| من MN -den
| ربك RBK Rabbin-
| ولكن WLKN ancak
| أكثر ÊKS̃R çoğu
| الناس ELNES insanların
| لا LE
| يؤمنون YÙMNWN iman etmezler
| (11:17)
| أظلم ÊƵLM daha zalim
| ممن MMN kimseden
| افترى EFTR uyduran
| على AL karşı
| الله ELLH Allah'a
| كذبا KZ̃BE yalan
| أولئك ÊWLÙK bunlar
| يعرضون YARŽWN sunulurlar
| على AL üzerine
| ربهم RBHM Rabblerine
| ويقول WYGWL ve derler
| الأشهاد ELÊŞHED̃ şahitler
| هؤلاء HÙLEÙ işte bunlardır
| الذين ELZ̃YN kimseler
| كذبوا KZ̃BWE yalan söyleyen(ler)
| على AL karşı
| ربهم RBHM Rabblerine
| ألا ÊLE haberiniz olsun
| لعنة LANT laneti
| الله ELLH Allah'ın
| على AL üzerinedir
| الظالمين ELƵELMYN zalimlerin
| (11:18)
| يصدون YṦD̃WN alıkoyar
| عن AN
| سبيل SBYL yolundan
| الله ELLH Allah'ın
| ويبغونها WYBĞWNHE ve onda ararlar
| عوجا AWCE çarpıklık
| وهم WHM ve onlar (ararlar)
| بالآخرة BEL ËḢRT ahireti
| هم HM onlar
| كافرون KEFRWN inkar edenlerdir
| (11:19)
| لم LM
| يكونوا YKWNWE değillerdir
| معجزين MACZYN aciz bırakacak
| في FY
| الأرض ELÊRŽ yeryüzünde
| وما WME yoktur
| كان KEN
| لهم LHM onların
| من MN
| دون D̃WN başka
| الله ELLH Allah'tan
| من MN
| أولياء ÊWLYEÙ dostları
| يضاعف YŽEAF kat kat artırılır
| لهم LHM onlar için
| العذاب ELAZ̃EB azab
| ما ME
| كانوا KENWE onlar
| يستطيعون YSTŦYAWN güç yetiremezlerdi
| السمع ELSMA işitmeye
| وما WME ve
| كانوا KENWE onlar
| يبصرون YBṦRWN göremezlerdi
| (11:20)
| الذين ELZ̃YN kimselerdir
| خسروا ḢSRWE zarara sokan(lardır)
| أنفسهم ÊNFSHM kendilerini
| وضل WŽL ve kaybolmuştur
| عنهم ANHM yanlarından
| ما ME şeyler
| كانوا KENWE
| يفترون YFTRWN uydurdukları
| (11:21)
| جرم CRM şüphe
| أنهم ÊNHM onlar
| في FY
| الآخرة EL ËḢRT ahirette
| هم HM onlar
| الأخسرون ELÊḢSRWN en fazla zararlı çıkanlardır
| (11:22)
| الذين ELZ̃YN kimseler
| آمنوا ËMNWE iman eden(ler)
| وعملوا WAMLWE ve işleyenler
| الصالحات ELṦELḪET iyi işler
| وأخبتوا WÊḢBTWE ve gönülden boyun eğenler
| إلى ÎL
| ربهم RBHM Rabblerine
| أولئك ÊWLÙK işte onlar
| أصحاب ÊṦḪEB ehlidirler
| الجنة ELCNT cennet
| هم HM onlar
| فيها FYHE orada
| خالدون ḢELD̃WN kalıcıdırlar
| (11:23)
| الفريقين ELFRYGYN iki topluluğun
| كالأعمى KELÊAM körün durumu gibidir
| والأصم WELÊṦM ve sağırın
| والبصير WELBṦYR ve görenin
| والسميع WELSMYA ve işitenin
| هل HL midir?
| يستويان YSTWYEN ikisi eşit
| مثلا MS̃LE durumları
| أفلا ÊFLE
| تذكرون TZ̃KRWN İbret almıyor musunuz?
| (11:24)
| أرسلنا ÊRSLNE göndermiştik
| نوحا NWḪE Nuh'u
| إلى ÎL
| قومه GWMH kendi kavmine
| إني ÎNY şüphesiz ben
| لكم LKM sizin için
| نذير NZ̃YR bir uyarıcıyım
| مبين MBYN apaçık
| (11:25)
| لا LE
| تعبدوا TABD̃WE kulluk etmeyin
| إلا ÎLE başkasına
| الله ELLH Allah'tan
| إني ÎNY şüphesiz ben
| أخاف ÊḢEF korkuyorum
| عليكم ALYKM sizin hakkınızda
| عذاب AZ̃EB azabından
| يوم YWM bir günün
| أليم ÊLYM acıklı
| (11:26)
| الملأ ELMLÊ ileri gelenleri
| الذين ELZ̃YN
| كفروا KFRWE inkar eden
| من MN -nden
| قومه GWMH kavmi-
| ما ME
| نراك NREK biz seni görmüyoruz
| إلا ÎLE başka
| بشرا BŞRE bir insandan
| مثلنا MS̃LNE bizim gibi
| وما WME ve
| نراك NREK görmüyoruz
| اتبعك ETBAK sana uyduğunu
| إلا ÎLE başkasının
| الذين ELZ̃YN olandan
| هم HM kendisi
| أراذلنا ÊREZ̃LNE en aşağılıklarımız
| بادي BED̃Y sığ (görüşlü)
| الرأي ELRÊY (sığ) görüşlü
| وما WME ve
| نرى NR görmüyoruz
| لكم LKM sizin
| علينا ALYNE bize karşı
| من MN hiç
| فضل FŽL üstünlüğünüzü
| بل BL aksine
| نظنكم NƵNKM zannediyoruz ki siz
| كاذبين KEZ̃BYN yalancılarsınız
| (11:27)
| يا YE EY/HEY/AH
| قوم GWM kavmim
| أرأيتم ÊRÊYTM Ne dersiniz?
| إن ÎN eğer
| كنت KNT ben isem
| على AL üzere
| بينة BYNT bir delil
| من MN -den
| ربي RBY Rabbim-
| وآتاني W ËTENY ve bana vermişse
| رحمة RḪMT bir rahmet
| من MN
| عنده AND̃H katından
| فعميت FAMYT bu gizli bırakılmış ise
| عليكم ALYKM size
| أنلزمكموها ÊNLZMKMWHE biz sizi zorlayacak mıyız?
| وأنتم WÊNTM siz
| لها LHE onu
| كارهون KERHWN istemediğiniz halde
| (11:28)
| قوم GWM kavmim
| لا LE
| أسألكم ÊSÊLKM sizden istemiyorum
| عليه ALYH bunun karşılığında
| مالا MELE bir mal
| إن ÎN
| أجري ÊCRY benim ecrim
| إلا ÎLE yalnızca
| على AL aittir
| الله ELLH Allah'a
| وما WME ve değilim
| أنا ÊNE ben
| بطارد BŦERD̃ kovacak
| الذين ELZ̃YN kimseleri
| آمنوا ËMNWE iman eden(leri)
| إنهم ÎNHM şüphesiz onlar
| ملاقو MLEGW kavuşacaklardır
| ربهم RBHM Rabblerine
| ولكني WLKNY ancak ben
| أراكم ÊREKM sizi görüyorum
| قوما GWME bir topluluk olarak
| تجهلون TCHLWN cahillik eden
| (11:29)
| قوم GWM kavmim
| من MN kim
| ينصرني YNṦRNY bana yardımcı olabilir
| من MN karşı
| الله ELLH Allah'a
| إن ÎN eğer
| طردتهم ŦRD̃THM onları kovsam
| أفلا ÊFLE
| تذكرون TZ̃KRWN düşünmüyor musunuz?
| (11:30)
| أقول ÊGWL ben demiyorum
| لكم LKM size
| عندي AND̃Y benim yanımdadır
| خزائن ḢZEÙN hazineleri
| الله ELLH Allah'ın
| ولا WLE ve
| أعلم ÊALM bilmiyorum
| الغيب ELĞYB gaybı
| ولا WLE ve
| أقول ÊGWL demiyorum
| إني ÎNY şüphesiz ben
| ملك MLK meleğim (diye)
| ولا WLE ve
| أقول ÊGWL diyemem
| للذين LLZ̃YN kimseler için
| تزدري TZD̃RY küçük gördükleri
| أعينكم ÊAYNKM gözlerinizin
| لن LN
| يؤتيهم YÙTYHM onlara vermeyecektir
| الله ELLH Allah
| خيرا ḢYRE bir hayır
| الله ELLH Allah
| أعلم ÊALM daha iyi bilir
| بما BME olanı
| في FY içlerinde
| أنفسهم ÊNFSHM onların kendi
| إني ÎNY ben gerçekten
| إذا ÎZ̃E o zaman
| لمن LMN kimselerden olurum
| الظالمين ELƵELMYN zulmeden
| (11:31)
| يا YE EY/HEY/AH
| نوح NWḪ Nuh
| قد GD̃ muhakkak
| جادلتنا CED̃LTNE bizimle tartıştın
| فأكثرت FÊKS̃RT çok ileri gittin
| جدالنا CD̃ELNE bizimle tartışmanda
| فأتنا FÊTNE getir bakalım
| بما BME şeyi
| تعدنا TAD̃NE bize vaadettiğin
| إن ÎN eğer
| كنت KNT isen
| من MN -den
| الصادقين ELṦED̃GYN doğru sözlüler-
| (11:32)
| إنما ÎNME ancak
| يأتيكم YÊTYKM size getirir
| به BH onu
| الله ELLH Allah
| إن ÎN eğer
| شاء ŞEÙ dilerse
| وما WME ve değilsiniz
| أنتم ÊNTM siz
| بمعجزين BMACZYN O'nu aciz bırakacak
| (11:33)
| ينفعكم YNFAKM size yarar vermez
| نصحي NṦḪY öğüdüm
| إن ÎN eğer
| أردت ÊRD̃T istesem de
| أن ÊN
| أنصح ÊNṦḪ öğüt vermek
| لكم LKM size
| إن ÎN eğer
| كان KEN
| الله ELLH Allah
| يريد YRYD̃ dilerse
| أن ÊN
| يغويكم YĞWYKM sizi azgınlığa düşürmeyi
| هو HW O
| ربكم RBKM sizin Rabbinizdir
| وإليه WÎLYH ve O'na
| ترجعون TRCAWN döndürüleceksiniz
| (11:34)
| يقولون YGWLWN diyorlar (mı?)
| افتراه EFTREH onu uydurdu
| قل GL de ki
| إن ÎN eğer
| افتريته EFTRYTH onu ben uydurduysam
| فعلي FALY benim üzerimedir
| إجرامي ÎCREMY suçum
| وأنا WÊNE ancak ben
| بريء BRYÙ uzağım
| مما MME -dan
| تجرمون TCRMWN sizin suçlarınız-
| (11:35)
| إلى ÎL
| نوح NWḪ Nuh'a
| أنه ÊNH gerçekten
| لن LN
| يؤمن YÙMN kimse iman etmeyecek
| من MN -den
| قومك GWMK kavmin-
| إلا ÎLE dışında
| من MN kimselerin
| قد GD̃ (şimdiye kadar)
| آمن ËMN iman eden
| فلا FLE
| تبتئس TBTÙS üzülme
| بما BME dolayı
| كانوا KENWE
| يفعلون YFALWN onların yaptıklarından
| (11:36)
| الفلك ELFLK gemiyi
| بأعيننا BÊAYNNE bizim gözetimimiz altında
| ووحينا WWḪYNE ve vahyimizle
| ولا WLE
| تخاطبني TḢEŦBNY bana hitap (dua) etme
| في FY hakkında
| الذين ELZ̃YN kimseler
| ظلموا ƵLMWE zulmeden(ler)
| إنهم ÎNHM onlar
| مغرقون MĞRGWN suda boğulacaklardır
| (11:37)
| الفلك ELFLK gemiyi
| وكلما WKLME ve ne zaman
| مر MR yanından geçse
| عليه ALYH onun
| ملأ MLÊ ileri gelenler
| من MN -den
| قومه GWMH kavmin-
| سخروا SḢRWE alay ediyorlardı
| منه MNH onunla
| قال GEL dedi ki
| إن ÎN eğer
| تسخروا TSḢRWE alay ederseniz
| منا MNE bizimle
| فإنا FÎNE muhakkak biz de
| نسخر NSḢR alay edeceğiz
| منكم MNKM sizinle
| كما KME gibi
| تسخرون TSḢRWN sizin alay ettiğiniz
| (11:38)
| تعلمون TALMWN bileceksiniz
| من MN kime
| يأتيه YÊTYH geleceğini
| عذاب AZ̃EB azabın
| يخزيه YḢZYH rezil edici
| ويحل WYḪL ve ineceğini
| عليه ALYH başına
| عذاب AZ̃EB azabın
| مقيم MGYM kalıcı
| (11:39)
| إذا ÎZ̃E zaman
| جاء CEÙ geldiği
| أمرنا ÊMRNE emrimiz
| وفار WFER ve kaynadığında
| التنور ELTNWR tandır
| قلنا GLNE dedik ki
| احمل EḪML bindir
| فيها FYHE ona
| من MN
| كل KL her şeyden
| زوجين ZWCYN çifti
| اثنين ES̃NYN ikişer
| وأهلك WÊHLK ve aileni
| إلا ÎLE dışındaki
| من MN olanlar
| سبق SBG önceden
| عليه ALYH aleyhlerine
| القول ELGWL hüküm verilmiş
| ومن WMN ve
| آمن ËMN iman edenleri
| وما WME ve
| آمن ËMN zaten iman etmemişti
| معه MAH onunla beraber
| إلا ÎLE dışında
| قليل GLYL çok az kimse
| (11:40)
| اركبوا ERKBWE haydi binin
| فيها FYHE ona
| بسم BSM adıyladır
| الله ELLH Allah'ın
| مجراها MCREHE yüzmesi de
| ومرساها WMRSEHE ve durması da
| إن ÎN şüphesiz
| ربي RBY Rabbim
| لغفور LĞFWR bağışlayıcıdır
| رحيم RḪYM rahmet edicidir
| (11:41)
| تجري TCRY geçirirken
| بهم BHM onları
| في FY içinden
| موج MWC dalgaların
| كالجبال KELCBEL dağlar gibi
| ونادى WNED̃ ve seslendi
| نوح NWḪ Nuh
| ابنه EBNH oğluna
| وكان WKEN ve o (idi)
| في FY
| معزل MAZL bir kenarda
| يا YE EY/HEY/AH
| بني BNY Çocukları
| اركب ERKB gel bin
| معنا MANE bizimle birlikte
| ولا WLE ve-
| تكن TKN olma
| مع MA beraber
| الكافرين ELKEFRYN kâfirlerle
| (11:42)
| سآوي S ËWY sığınacağım
| إلى ÎL
| جبل CBL bir dağa
| يعصمني YAṦMNY o beni korur
| من MN -dan
| الماء ELMEÙ su-
| قال GEL dedi ki
| لا LE yoktur
| عاصم AEṦM kurtulacak
| اليوم ELYWM bugün
| من MN -nden
| أمر ÊMR emri-
| الله ELLH Allah'ın
| إلا ÎLE dışında
| من MN kimselerin
| رحم RḪM merhanet ettiği
| وحال WḪEL bu sırada girdi
| بينهما BYNHME aralarına
| الموج ELMWC bir dalga
| فكان FKEN ve o da oldu
| من MN -dan
| المغرقين ELMĞRGYN boğulanlar-
| (11:43)
| يا YE EY/HEY/AH
| أرض ÊRŽ yer
| ابلعي EBLAY çek
| ماءك MEÙK suyunu
| ويا WYE ve EY/HEY/AH
| سماء SMEÙ gök
| أقلعي ÊGLAY sen de tut
| وغيض WĞYŽ ve çekildi
| الماء ELMEÙ su
| وقضي WGŽY ve bitirildi
| الأمر ELÊMR iş
| واستوت WESTWT ve oturdu
| على AL üzerine
| الجودي ELCWD̃Y Cudi'nin
| وقيل WGYL ve denildi
| بعدا BAD̃E yok olsun
| للقوم LLGWM topluluğu
| الظالمين ELƵELMYN zalimler
| (11:44)
| نوح NWḪ Nuh
| ربه RBH Rabbine
| فقال FGEL ve dedi ki
| رب RB Rabbim
| إن ÎN şüphesiz
| ابني EBNY oğlum
| من MN
| أهلي ÊHLY benim ailemdendir
| وإن WÎN ve şüphesiz
| وعدك WAD̃K senin vaadin
| الحق ELḪG haktır
| وأنت WÊNT ve sen
| أحكم ÊḪKM en iyi hükmedenisin
| الحاكمين ELḪEKMYN hükmedenlerin
| (11:45)
| يا YE EY/HEY/AH
| نوح NWḪ Nuh
| إنه ÎNH şüphesiz o
| ليس LYS değildir
| من MN -den
| أهلك ÊHLK senin ailen-
| إنه ÎNH elbette o
| عمل AML bir iş yapmıştı
| غير ĞYR olmayan
| صالح ṦELḪ iyi
| فلا FLE
| تسألن TSÊLN benden isteme
| ما ME bir şeyi
| ليس LYS olmayan
| لك LK senin
| به BH hakkında
| علم ALM bilgin
| إني ÎNY şüphesiz ben
| أعظك ÊAƵK seni sakındırıyorum
| أن ÊN
| تكون TKWN olmanı
| من MN -den
| الجاهلين ELCEHLYN bilgisizler-
| (11:46)
| رب RB Rabbim
| إني ÎNY muhakkak ben
| أعوذ ÊAWZ̃ sığınırım
| بك BK sana
| أن ÊN
| أسألك ÊSÊLK senden istemekten
| ما ME bir şeyi
| ليس LYS olmayan
| لي LY benim
| به BH hakkında
| علم ALM bilgim
| وإلا WÎLE eğer
| تغفر TĞFR bağışlamazsan
| لي LY beni
| وترحمني WTRḪMNY ve bana rahmet etmezsen
| أكن ÊKN olurum
| من MN -dan
| الخاسرين ELḢESRYN hüsrana uğrayanlar-
| (11:47)
| يا YE EY/HEY/AH
| نوح NWḪ Nuh
| اهبط EHBŦ in
| بسلام BSLEM selam ile
| منا MNE bizden
| وبركات WBRKET ve bereketlerle
| عليك ALYK sana
| وعلى WAL ve üzerine
| أمم ÊMM ümmetler
| ممن MMN olanlardan
| معك MAK seninle birlikte
| وأمم WÊMM ve (bazı) ümmetlere
| سنمتعهم SNMTAHM geçimlik vereceğiz
| ثم S̃M sonra
| يمسهم YMSHM onlara dokunacaktır
| منا MNE bizden
| عذاب AZ̃EB bir azap
| أليم ÊLYM acıklı
| (11:48)
| من MN
| أنباء ÊNBEÙ haberlerindendir
| الغيب ELĞYB gayb
| نوحيها NWḪYHE vahyettiğimiz
| إليك ÎLYK sana
| ما ME değildin
| كنت KNT sen
| تعلمها TALMHE onu biliyor
| أنت ÊNT (ne) sen
| ولا WLE ve ne de
| قومك GWMK senin kavmin
| من MN
| قبل GBL önce
| هذا HZ̃E bundan
| فاصبر FEṦBR sabret
| إن ÎN şüphesiz
| العاقبة ELAEGBT sonuç
| للمتقين LLMTGYN takva sahiplerinindir
| (11:49)
| عاد AED̃ Ad
| أخاهم ÊḢEHM kardeşleri
| هودا HWD̃E Hud'u (gönderdik)
| قال GEL dedi ki
| يا YE EY/HEY/AH
| قوم GWM kavmim
| اعبدوا EABD̃WE kulluk edin
| الله ELLH Allah'a
| ما ME yoktur
| لكم LKM sizin için
| من MN hiç bir
| إله ÎLH ilah
| غيره ĞYRH O'ndan başka
| إن ÎN
| أنتم ÊNTM siz
| إلا ÎLE ancak
| مفترون MFTRWN yalan uyduranlarsınız
| (11:50)
| قوم GWM kavmim
| لا LE
| أسألكم ÊSÊLKM sizden istemiyorum
| عليه ALYH bunun için
| أجرا ÊCRE bir ücret
| إن ÎN
| أجري ÊCRY benim ücretim
| إلا ÎLE yalnızca
| على AL aittir
| الذي ELZ̃Y
| فطرني FŦRNY beni yaratana
| أفلا ÊFLE
| تعقلون TAGLWN akıl etmiyor musunuz?
| (11:51)
| قوم GWM kavmim
| استغفروا ESTĞFRWE bağışlanma dileyin
| ربكم RBKM Rabbinizden
| ثم S̃M sonra
| توبوا TWBWE tevbe edin
| إليه ÎLYH O'na
| يرسل YRSL göndersin
| السماء ELSMEÙ gökten
| عليكم ALYKM üzerinize
| مدرارا MD̃RERE bolca yağmur
| ويزدكم WYZD̃KM ve katsın
| قوة GWT güç
| إلى ÎL
| قوتكم GWTKM gücünüze
| ولا WLE
| تتولوا TTWLWE yüz çevirmeyin
| مجرمين MCRMYN suçlular olarak
| (11:52)
| يا YE EY/HEY/AH
| هود HWD̃ Hud
| ما ME
| جئتنا CÙTNE sen bize getirmedin
| ببينة BBYNT bir belge
| وما WME ve değiliz
| نحن NḪN biz
| بتاركي BTERKY bırakacak
| آلهتنا ËLHTNE ilahlarımızı
| عن AN
| قولك GWLK senin sözünle
| وما WME ve değiliz
| نحن NḪN biz
| لك LK sana
| بمؤمنين BMÙMNYN inanacak
| (11:53)
| نقول NGWL diyoruz ki
| إلا ÎLE sadece
| اعتراك EATREK seni çarpmış
| بعض BAŽ bazıları
| آلهتنا ËLHTNE ilahlarımızdan
| بسوء BSWÙ fena
| قال GEL dedi ki
| إني ÎNY şüphesiz ben
| أشهد ÊŞHD̃ şahit tutuyorum
| الله ELLH Allah'ı
| واشهدوا WEŞHD̃WE ve şahid olun
| أني ÊNY elbette ben
| بريء BRYÙ uzağım
| مما MME
| تشركون TŞRKWN ortak koştuklarınızdan
| (11:54)
| دونه D̃WNH O'ndan başka
| فكيدوني FKYD̃WNY haydi bana tuzak kurun
| جميعا CMYAE hep birlikte
| ثم S̃M sonra
| لا LE
| تنظرون TNƵRWN bana hiç göz açtırmayın
| (11:55)
| توكلت TWKLT güvendim
| على AL
| الله ELLH Allah'a
| ربي RBY benim Rabbim
| وربكم WRBKM ve sizin Rabbiniz olan
| ما ME yoktur
| من MN hiçbir
| دابة D̃EBT canlı
| إلا ÎLE ki
| هو HW O'nun (Allah)
| آخذ ËḢZ̃ tutmadığı
| بناصيتها BNEṦYTHE onun perçeminden
| إن ÎN şüphesiz
| ربي RBY Rabbim
| على AL üzeredir
| صراط ṦREŦ yol
| مستقيم MSTGYM doğru
| (11:56)
| تولوا TWLWE yüz çevirirseniz
| فقد FGD̃ artık
| أبلغتكم ÊBLĞTKM size tebliğ ettim
| ما ME şeyi
| أرسلت ÊRSLT benimle gönderilen
| به BH
| إليكم ÎLYKM size
| ويستخلف WYSTḢLF ve yerinize yerleştirir
| ربي RBY Rabbim
| قوما GWME bir topluluk
| غيركم ĞYRKM sizden başka
| ولا WLE ve
| تضرونه TŽRWNH O'na zarar da veremezsiniz
| شيئا ŞYÙE hiçbir
| إن ÎN şüphesiz
| ربي RBY Rabbim
| على AL
| كل KL her
| شيء ŞYÙ şeyi
| حفيظ ḪFYƵ koruyandır
| (11:57)
| جاء CEÙ gelince
| أمرنا ÊMRNE emrimiz
| نجينا NCYNE kurtardık
| هودا HWD̃E Hud'u
| والذين WELZ̃YN ve kimseleri
| آمنوا ËMNWE iman eden(leri)
| معه MAH beraberindeki
| برحمة BRḪMT bir rahmetle
| منا MNE bizden
| ونجيناهم WNCYNEHM ve onları koruduk
| من MN
| عذاب AZ̃EB bir azaptan
| غليظ ĞLYƵ kaskatı
| (11:58)
| عاد AED̃ Ad (halkı)
| جحدوا CḪD̃WE inkar etti
| بآيات B ËYET ayetlerini
| ربهم RBHM Rabblerinin
| وعصوا WAṦWE ve karşı geldiler
| رسله RSLH peygamberlerine
| واتبعوا WETBAWE ve uydular
| أمر ÊMR emrine
| كل KL her
| جبار CBER zorbanın
| عنيد ANYD̃ inatçı
| (11:59)
| في FY
| هذه HZ̃H bu
| الدنيا ELD̃NYE dünyada
| لعنة LANT lanete
| ويوم WYWM ve gününde
| القيامة ELGYEMT kıyamet
| ألا ÊLE iyi bilin ki
| إن ÎN şüphesiz
| عادا AED̃E Ad (halkı)
| كفروا KFRWE inkar ettiler
| ربهم RBHM Rabblerini
| ألا ÊLE dikkat edin
| بعدا BAD̃E uzak olsun
| لعاد LAED̃ Ad
| قوم GWM kavmi
| هود HWD̃ Hud'un
| (11:60)
| ثمود S̃MWD̃ Semud halkına
| أخاهم ÊḢEHM kardeşleri
| صالحا ṦELḪE Salih'i
| قال GEL şöyle dedi
| يا YE EY/HEY/AH
| قوم GWM kavmim
| اعبدوا EABD̃WE kulluk edin
| الله ELLH Allah'a
| ما ME yoktur
| لكم LKM sizin
| من MN
| إله ÎLH ilahınız
| غيره ĞYRH O'ndan başka
| هو HW O
| أنشأكم ÊNŞÊKM sizi yarattı
| من MN
| الأرض ELÊRŽ yerden
| واستعمركم WESTAMRKM ve size ömür sürdürdü
| فيها FYHE orada
| فاستغفروه FESTĞFRWH O'ndan bağışlanma dileyin
| ثم S̃M sonra
| توبوا TWBWE tevbe edin
| إليه ÎLYH O'na
| إن ÎN muhakkak ki
| ربي RBY Rabbim
| قريب GRYB yakındır
| مجيب MCYB kabul edendir
| (11:61)
| يا YE EY/HEY/AH
| صالح ṦELḪ Salih
| قد GD̃ doğrusu
| كنت KNT sen idin
| فينا FYNE aramızda
| مرجوا MRCWE ümit beslenen biri
| قبل GBL önce
| هذا HZ̃E bundan
| أتنهانا ÊTNHENE bizi men mi ediyorsun?
| أن ÊN
| نعبد NABD̃ tapmaktan
| ما ME
| يعبد YABD̃ taptıklarına
| آباؤنا ËBEÙNE babalarımızın
| وإننا WÎNNE doğrusu biz
| لفي LFY içindeyiz
| شك ŞK şüphe
| مما MME şeyden
| تدعونا TD̃AWNE bizi çağırdığın
| إليه ÎLYH kendisine
| مريب MRYB tereddütlü
| (11:62)
| يا YE EY/HEY/AH
| قوم GWM kavmim
| أرأيتم ÊRÊYTM Ne dersiniz?
| إن ÎN eğer
| كنت KNT ben isem
| على AL üzere
| بينة BYNT apaçık bir belge
| من MN -den
| ربي RBY Rabbim-
| وآتاني W ËTENY ve O bana vermişse
| منه MNH kendinden
| رحمة RḪMT bir rahmet
| فمن FMN kim
| ينصرني YNṦRNY bana yardım edebilir?
| من MN karşı
| الله ELLH Allah'a
| إن ÎN eğer
| عصيته AṦYTH O'na isyan edersem
| فما FME olmaz
| تزيدونني TZYD̃WNNY bana bir katkınız
| غير ĞYR başka
| تخسير TḢSYR kaybımı artırmaktan
| (11:63)
| قوم GWM kavmim
| هذه HZ̃H şu
| ناقة NEGT dişi devesi
| الله ELLH Allah'ın
| لكم LKM sizin için
| آية ËYT bir mucizedir
| فذروها FZ̃RWHE onu bırakın
| تأكل TÊKL otlasın
| في FY
| أرض ÊRŽ toprağında
| الله ELLH Allah'ın
| ولا WLE
| تمسوها TMSWHE ona dokundurmayın
| بسوء BSWÙ bir kötülük
| فيأخذكم FYÊḢZ̃KM yoksa sizi yakalar
| عذاب AZ̃EB bir azap
| قريب GRYB yakın
| (11:64)
| فقال FGEL (bunun üzerine) dedi ki
| تمتعوا TMTAWE yaşayın
| في FY
| داركم D̃ERKM yurdunuzda
| ثلاثة S̃LES̃T üç
| أيام ÊYEM gün
| ذلك Z̃LK işte bu
| وعد WAD̃ bir vaaddir
| غير ĞYR
| مكذوب MKZ̃WB yalanlanmayacak
| (11:65)
| جاء CEÙ gelince
| أمرنا ÊMRNE emrimiz
| نجينا NCYNE kurtardık
| صالحا ṦELḪE Salih'i
| والذين WELZ̃YN ve kimseleri
| آمنوا ËMNWE iman eden(leri)
| معه MAH beraberindeki
| برحمة BRḪMT bir rahmetle
| منا MNE bizden
| ومن WMN ve
| خزي ḢZY aşağılığından
| يومئذ YWMÙZ̃ o günün
| إن ÎN muhakkak ki
| ربك RBK senin Rabbin
| هو HW O
| القوي ELGWY güçlüdür
| العزيز ELAZYZ mutlak üstündür
| (11:66)
| الذين ELZ̃YN kimseleri
| ظلموا ƵLMWE zulmeden(leri)
| الصيحة ELṦYḪT korkunç bir çığlık
| فأصبحوا FÊṦBḪWE ve kaldılar
| في FY
| ديارهم D̃YERHM yurtlarında
| جاثمين CES̃MYN dizüstü çöküp
| (11:67)
| لم LM
| يغنوا YĞNWE hiç yaşamamışlardı
| فيها FYHE orada
| ألا ÊLE iyi bilin ki
| إن ÎN şüphesiz
| ثمود S̃MWD̃ Semud (halkı)
| كفروا KFRWE inkar ettiler
| ربهم RBHM Rabblerini
| ألا ÊLE dikkat edin
| بعدا BAD̃E uzak olsun
| لثمود LS̃MWD̃ Semud halkı
| (11:68)
| جاءت CEÙT geldiler
| رسلنا RSLNE elçilerimiz
| إبراهيم ÎBREHYM İbrahim'e
| بالبشرى BELBŞR müjdeyle
| قالوا GELWE dediler
| سلاما SLEME Selam
| قال GEL (O da) dedi
| سلام SLEM Selam
| فما FME Zira -şey
| لبث LBS̃ kalan-
| أن ÊN Kİ
| جاء CEÙ -geldi
| بعجل BACL acele ile
| حنيذ ḪNYZ̃ kızararak-
| (11:69)
| رأى RÊ gördüğü-
| أيديهم ÊYD̃YHM güçlerinin/ellerinin
| لا LE
| تصل TṦL desteklenmeyeceği
| إليه ÎLYH -üzerine
| نكرهم NKRHM inkarları-
| وأوجس WÊWCS ve düştü
| منهم MNHM ondan
| خيفة ḢYFT korkuları
| قالوا GELWE dediler ki
| لا LE
| تخف TḢF korkma
| إنا ÎNE biz
| أرسلنا ÊRSLNE gönderildik
| إلى ÎL
| قوم GWM kavmine
| لوط LWŦ Lut
| (11:70)
| قائمة GEÙMT ayaktaydı
| فضحكت FŽḪKT ve bunun üzerine güldü
| فبشرناها FBŞRNEHE biz de ona müjdeledik
| بإسحاق BÎSḪEG İshak'ı
| ومن WMN ve
| وراء WREÙ ardından
| إسحاق ÎSḪEG İshak'ın
| يعقوب YAGWB Ya'kub'u
| (11:71)
| يا YE EY/HEY/AH
| ويلتى WYLT vah bana
| أألد ÊÊLD̃ ben doğuracak mıyım?
| وأنا WÊNE ben böyle
| عجوز ACWZ kocamış bir kadın iken
| وهذا WHZ̃E ve şu
| بعلي BALY kocam da
| شيخا ŞYḢE bir ihtiyar iken
| إن ÎN gerçekten
| هذا HZ̃E bu
| لشيء LŞYÙ bir şeydir
| عجيب ACYB şaşırtıcı
| (11:72)
| أتعجبين ÊTACBYN şaşıyor musun?
| من MN
| أمر ÊMR işine
| الله ELLH Allah'ın
| رحمت RḪMT rahmeti
| الله ELLH Allah'ın
| وبركاته WBRKETH ve bereketleri
| عليكم ALYKM sizin üzerinizedir
| أهل ÊHL (ey) halkı
| البيت ELBYT ev
| إنه ÎNH şüphesiz O
| حميد ḪMYD̃ övgüye layıktır
| مجيد MCYD̃ lütfu bol olandır
| (11:73)
| ذهب Z̃HB gidince
| عن AN -den
| إبراهيم ÎBREHYM İbrahim-
| الروع ELRWA korku
| وجاءته WCEÙTH ve kendisine gelince
| البشرى ELBŞR müjde
| يجادلنا YCED̃LNE bizimle tartışmaya girişti
| في FY hakkında
| قوم GWM kavmi
| لوط LWŦ Lut
| (11:74)
| إبراهيم ÎBREHYM İbrahim
| لحليم LḪLYM çok yumuşak huylu idi
| أواه ÊWEH çok içli idi
| منيب MNYB gönülden (Allaha) yönelen biriydi
| (11:75)
| إبراهيم ÎBREHYM İbrahim
| أعرض ÊARŽ vazgeç
| عن AN
| هذا HZ̃E bundan
| إنه ÎNH doğrusu o
| قد GD̃ elbette
| جاء CEÙ gelmiştir
| أمر ÊMR emri
| ربك RBK Rabbinin
| وإنهم WÎNHM ve onlara
| آتيهم ËTYHM gelmektedir
| عذاب AZ̃EB bir azap
| غير ĞYR
| مردود MRD̃WD̃ geri çevrilmeyecek
| (11:76)
| جاءت CEÙT gelince
| رسلنا RSLNE Elçilerimiz
| لوطا LWŦE Lut'a
| سيء SYÙ kaygılandı
| بهم BHM onlardan
| وضاق WŽEG ve göğsüne bastı
| بهم BHM onlardan
| ذرعا Z̃RAE bir sıkıntı
| وقال WGEL ve dedi ki
| هذا HZ̃E bu
| يوم YWM bir gündür
| عصيب AṦYB çetin
| (11:77)
| قومه GWMH kavmi
| يهرعون YHRAWN koşarak
| إليه ÎLYH ona
| ومن WMN
| قبل GBL ve daha önce
| كانوا KENWE
| يعملون YAMLWN işliyorlardı
| السيئات ELSYÙET kötü işler
| قال GEL dedi ki
| يا YE EY/HEY/AH
| قوم GWM kavmim
| هؤلاء HÙLEÙ şunlar
| بناتي BNETY kızlarımdır
| هن HN onlar
| أطهر ÊŦHR daha temizdir
| لكم LKM sizin için
| فاتقوا FETGWE korkun
| الله ELLH Allah'tan
| ولا WLE ve
| تخزون TḢZWN beni rezil etmeyin
| في FY arasında
| ضيفي ŽYFY konuklarım
| أليس ÊLYS yok mudur?
| منكم MNKM içinizde
| رجل RCL bir adam
| رشيد RŞYD̃ aklı başında
| (11:78)
| لقد LGD̃ muhakkak
| علمت ALMT sen bilirsin ki
| ما ME yoktur
| لنا LNE bizim
| في FY
| بناتك BNETK senin kızlarında
| من MN hiç bir
| حق ḪG hakkımız
| وإنك WÎNK ve sen
| لتعلم LTALM iyi bilirsin
| ما ME şeyi
| نريد NRYD̃ bizim istediğimiz
| (11:79)
| لو LW keşke
| أن ÊN
| لي LY benim olsaydı
| بكم BKM sizi (savacak)
| قوة GWT bir gücüm
| أو ÊW yahut
| آوي ËWY sığınabilseydim
| إلى ÎL
| ركن RKN bir yere
| شديد ŞD̃YD̃ sağlam
| (11:80)
| يا YE EY/HEY
| لوط LWŦ Lut
| إنا ÎNE şüphesiz biz
| رسل RSL elçileriyiz
| ربك RBK Rabbinin
| لن LN
| يصلوا YṦLWE desteklemeyecekler
| إليك ÎLYK seni
| فأسر FÊSR yürü
| بأهلك BÊHLK ailenle birlikte
| بقطع BGŦA bir vaktinde
| من MN
| الليل ELLYL gecenin
| ولا WLE ve
| يلتفت YLTFT geriye dönüp bakmasın
| منكم MNKM sizden
| أحد ÊḪD̃ hiç kimse
| إلا ÎLE ancak hariç
| امرأتك EMRÊTK hanımın
| إنه ÎNH şüphesiz
| مصيبها MṦYBHE onun başına gelecektir
| ما ME şeyler
| أصابهم ÊṦEBHM onların başına gelen
| إن ÎN şüphesiz
| موعدهم MWAD̃HM onlara vaadedilen vakit
| الصبح ELṦBḪ sabahtır
| أليس ÊLYS değil mi?
| الصبح ELṦBḪ sabah
| بقريب BGRYB yakın
| (11:81)
| جاء CEÙ gelince
| أمرنا ÊMRNE emrimiz
| جعلنا CALNE çevirdik
| عاليها AELYHE üstünü
| سافلها SEFLHE altına
| وأمطرنا WÊMŦRNE ve yağdırdık
| عليها ALYHE üzerine
| حجارة ḪCERT taşlar
| من MN
| سجيل SCYL balçıktan pişirilmiş
| منضود MNŽWD̃ birbirini izleyen
| (11:82)
| عند AND̃ katından
| ربك RBK Rabbin
| وما WME ve değildir
| هي HY bunlar
| من MN -den
| الظالمين ELƵELMYN zalimler-
| ببعيد BBAYD̃ uzak
| (11:83)
| مدين MD̃YN Medyen'e
| أخاهم ÊḢEHM kardeşleri
| شعيبا ŞAYBE Şuayb'ı
| قال GEL dedi ki
| يا YE EY/HEY/AH
| قوم GWM kavmim
| اعبدوا EABD̃WE kulluk edin
| الله ELLH Allah'a
| ما ME yoktur
| لكم LKM size
| من MN hiç bir
| إله ÎLH ilah
| غيره ĞYRH O'ndan başka
| ولا WLE ve
| تنقصوا TNGṦWE eksik tutmayın
| المكيال ELMKYEL ölçüyü
| والميزان WELMYZEN ve tartıyı
| إني ÎNY şüphesiz ben
| أراكم ÊREKM sizi görüyorum
| بخير BḢYR bolluk içinde
| وإني WÎNY ve ben
| أخاف ÊḢEF korkuyorum
| عليكم ALYKM sizin hakkınızda
| عذاب AZ̃EB azabından
| يوم YWM bir günün
| محيط MḪYŦ çepeçevre kuşatıcı
| (11:84)
| قوم GWM kavmim
| أوفوا ÊWFWE tam yapın
| المكيال ELMKYEL ölçüyü
| والميزان WELMYZEN ve tartıyı
| بالقسط BELGSŦ adaletle
| ولا WLE ve
| تبخسوا TBḢSWE eksik vermeyin
| الناس ELNES insanların
| أشياءهم ÊŞYEÙHM eşyalarını
| ولا WLE ve
| تعثوا TAS̃WE karışıklık çıkarmayın
| في FY
| الأرض ELÊRŽ yeryüzünde
| مفسدين MFSD̃YN bozguncular olarak
| (11:85)
| الله ELLH Allah'ın
| خير ḢYR daha hayırlıdır
| لكم LKM sizin için
| إن ÎN eğer
| كنتم KNTM iseniz
| مؤمنين MÙMNYN mü'minler
| وما WME ve değilim
| أنا ÊNE ben
| عليكم ALYKM sizin üzerinize
| بحفيظ BḪFYƵ bir koruyucu
| (11:86)
| يا YE EY/HEY/AH
| شعيب ŞAYB Şu'ayb
| أصلاتك ÊṦLETK SaLâT'ın mı?/Desteğin mi?(Zikrullah)
| تأمرك TÊMRK emreder sana?
| أن ÊN
| نترك NTRK terketmemizi
| ما ME -şeyleri
| يعبد YABD̃ hizmet/kulluk ettiği-
| آباؤنا ËBEÙNE babalarımızın-
| أو ÊW veya
| أن ÊN
| نفعل NFAL -faaliyetimizi
| في FY -dair
| أموالنا ÊMWELNE mallarımıza-
| ما ME şekilde
| نشاء NŞEÙ istediğimiz
| إنك ÎNK doğrusu sen
| لأنت LÊNT birisin
| الحليم ELḪLYM yufka yürekli
| الرشيد ELRŞYD̃ akıllı
| (11:87)
| يا YE EY/HEY/AH
| قوم GWM kavmim
| أرأيتم ÊRÊYTM söyleyin bakalım
| إن ÎN eğer
| كنت KNT ben isem
| على AL üzere
| بينة BYNT açık bir belge
| من MN -den
| ربي RBY Rabbim-
| ورزقني WRZGNY ve beni rızıklandırmışsa
| منه MNH kendi katından
| رزقا RZGE bir rızıkla
| حسنا ḪSNE güzel
| وما WME ve
| أريد ÊRYD̃ istemiyorum
| أن ÊN
| أخالفكم ÊḢELFKM size aykırı hareket etmek
| إلى ÎL
| ما ME şeylerde
| أنهاكم ÊNHEKM sizi menettiğim
| عنه ANH ondan
| إن ÎN
| أريد ÊRYD̃ istiyorum
| إلا ÎLE ancak
| الإصلاح ELÎṦLEḪ ıslah etmek
| ما ME
| استطعت ESTŦAT gücümün yettiğince
| وما WME ve yoktur
| توفيقي TWFYGY bir başarım
| إلا ÎLE başka
| بالله BELLH Allah'ın (verdiğinden)
| عليه ALYH O'na
| توكلت TWKLT güvendim
| وإليه WÎLYH ve O'na
| أنيب ÊNYB gönülden yönelirim
| (11:88)
| قوم GWM kavmim
| لا LE
| يجرمنكم YCRMNKM sizi musibete uğratmasın
| شقاقي ŞGEGY bana karşı gelmeniz
| أن ÊN
| يصيبكم YṦYBKM isabet edenin
| مثل MS̃L benzerinin
| ما ME şeylerin
| أصاب ÊṦEB başlarına gelen
| قوم GWM kavminin
| نوح NWḪ Nuh
| أو ÊW yahut
| قوم GWM kavminin
| هود HWD̃ Hud
| أو ÊW veya
| قوم GWM kavminin
| صالح ṦELḪ Salih
| وما WME ve değildir
| قوم GWM kavmi
| لوط LWŦ Lut
| منكم MNKM sizden
| ببعيد BBAYD̃ uzak
| (11:89)
| ربكم RBKM Rabbinizden
| ثم S̃M sonra
| توبوا TWBWE tevbe edin
| إليه ÎLYH O'na
| إن ÎN gerçekten
| ربي RBY benim Rabbim
| رحيم RḪYM çok rahmet edendir
| ودود WD̃WD̃ çok sevendir
| (11:90)
| يا YE EY/HEY/AH
| شعيب ŞAYB Şu'ayb
| ما ME
| نفقه NFGH biz anlamıyoruz
| كثيرا KS̃YRE çoğunu
| مما MME şeylerin
| تقول TGWL senin söylediğin
| وإنا WÎNE ve biz
| لنراك LNREK seni görüyoruz
| فينا FYNE içimizde
| ضعيفا ŽAYFE güçsüz
| ولولا WLWLE şayet
| رهطك RHŦK yakın çevren olmasaydı
| لرجمناك LRCMNEK seni taşlardık
| وما WME ve yoktur
| أنت ÊNT senin
| علينا ALYNE bize karşı
| بعزيز BAZYZ bir üstünlüğün
| (11:91)
| يا YE EY/HEY/AH
| قوم GWM kavmim
| أرهطي ÊRHŦY yakın çevrem
| أعز ÊAZ daha mı üstündür
| عليكم ALYKM sizce
| من MN -tan
| الله ELLH Allah-
| واتخذتموه WETḢZ̃TMWH onu bıraktınız
| وراءكم WREÙKM arkanızda
| ظهريا ƵHRYE sırt dönerek
| إن ÎN şüphesiz
| ربي RBY Rabbim
| بما BME şeyleri
| تعملون TAMLWN yaptıklarınız
| محيط MḪYŦ kuşatmıştır
| (11:92)
| قوم GWM kavmim
| اعملوا EAMLWE yapın
| على AL
| مكانتكم MKENTKM imkanınızın elverdiğini
| إني ÎNY ben de
| عامل AEML yapıyorum
| سوف SWF yakında
| تعلمون TALMWN bileceksiniz
| من MN kime
| يأتيه YÊTYH geleceğini
| عذاب AZ̃EB azabın
| يخزيه YḢZYH aşağılatıcı
| ومن WMN ve kimin
| هو HW o
| كاذب KEZ̃B yalancı olduğunu
| وارتقبوا WERTGBWE gözetleyin
| إني ÎNY ben de
| معكم MAKM sizinle birlikte
| رقيب RGYB gözetliyorum
| (11:93)
| جاء CEÙ gelince
| أمرنا ÊMRNE emrimiz
| نجينا NCYNE kurtardık
| شعيبا ŞAYBE Şuayb'ı
| والذين WELZ̃YN ve kimseleri
| آمنوا ËMNWE iman eden(leri)
| معه MAH onunla birlikte
| برحمة BRḪMT bir rahmetle
| منا MNE tarafımızdan
| وأخذت WÊḢZ̃T ve aldı
| الذين ELZ̃YN kimseleri
| ظلموا ƵLMWE zulmeden(leri)
| الصيحة ELṦYḪT bir çığlık
| فأصبحوا FÊṦBḪWE ve kaldılar
| في FY
| ديارهم D̃YERHM yurtlarında
| جاثمين CES̃MYN diz çökmüç olarak
| (11:94)
| لم LM
| يغنوا YĞNWE hiç yaşamamışlardı
| فيها FYHE orada
| ألا ÊLE iyi bilin ki
| بعدا BAD̃E uzaklaştırıldı
| لمدين LMD̃YN Medyen (halkı)
| كما KME gibi
| بعدت BAD̃T uzaklaştırıldığı
| ثمود S̃MWD̃ Semud (halkı)
| (11:95)
| أرسلنا ÊRSLNE gönderdik
| موسى MWS Musa'yı
| بآياتنا B ËYETNE ayetlerimizle
| وسلطان WSLŦEN ve bir belgeyle
| مبين MBYN apaçık
| (11:96)
| فرعون FRAWN Firavun'a
| وملئه WMLÙH ve adamlarına
| فاتبعوا FETBAWE onlar uydular
| أمر ÊMR buyruğuna
| فرعون FRAWN Firavun'un
| وما WME ve değildi
| أمر ÊMR buyruğu
| فرعون FRAWN Firavun'un
| برشيد BRŞYD̃ doğruya yöneltici
| (11:97)
| قومه GWMH kavmine
| يوم YWM günü
| القيامة ELGYEMT kıyamet
| فأوردهم FÊWRD̃HM sürükler
| النار ELNER ateşe
| وبئس WBÙS ne fena
| الورد ELWRD̃ bir yerdir
| المورود ELMWRWD̃ vardıkları yer
| (11:98)
| في FY
| هذه HZ̃H burada
| لعنة LANT lanete
| ويوم WYWM ve gününde
| القيامة ELGYEMT kıyamet
| بئس BÙS ne kötü
| الرفد ELRFD̃ bir bağıştır
| المرفود ELMRFWD̃ verilen bu bağış
| (11:99)
| من MN
| أنباء ÊNBEÙ haberlerindendir
| القرى ELGR o şehirlerin
| نقصه NGṦH anlattıklarımız
| عليك ALYK sana
| منها MNHE onlardan bazıları
| قائم GEÙM ayaktadırlar
| وحصيد WḪṦYD̃ (bazıları ise) tamamen silinmiştir
| (11:100)
| ظلمناهم ƵLMNEHM biz onlara zulmetmedik
| ولكن WLKN ama
| ظلموا ƵLMWE onlar zulmettiler
| أنفسهم ÊNFSHM kendilerine
| فما FME
| أغنت ÊĞNT sağlayamadı
| عنهم ANHM kendilerine
| آلهتهم ËLHTHM onların ilahları
| التي ELTY
| يدعون YD̃AWN taptıkları
| من MN
| دون D̃WN başka
| الله ELLH Allah'tan
| من MN hiç bir
| شيء ŞYÙ şey
| لما LME ne zaman ki
| جاء CEÙ gelince
| أمر ÊMR emri
| ربك RBK Rabbinin
| وما WME bir işe yaramadı
| زادوهم ZED̃WHM artırmaktan
| غير ĞYR başka
| تتبيب TTBYB kayıplarını
| (11:101)
| أخذ ÊḢZ̃ yakalaması
| ربك RBK Rabbinin
| إذا ÎZ̃E zaman
| أخذ ÊḢZ̃ yakaladığı
| القرى ELGR şehirleri
| وهي WHY ve o
| ظالمة ƵELMT zulmeden
| إن ÎN şüphesiz
| أخذه ÊḢZ̃H O'nun yakalaması
| أليم ÊLYM pek acı
| شديد ŞD̃YD̃ pek şiddetlidir
| (11:102)
| في FY vardır
| ذلك Z̃LK bunda
| لآية L ËYT ibret
| لمن LMN kimse için
| خاف ḢEF korkan
| عذاب AZ̃EB azabından
| الآخرة EL ËḢRT ahiret
| ذلك Z̃LK işte O
| يوم YWM bir gündür
| مجموع MCMWA toplanacağı
| له LH onda
| الناس ELNES insanların
| وذلك WZ̃LK ve O
| يوم YWM bir gündür
| مشهود MŞHWD̃ herkesin tanık olacağı
| (11:103)
| نؤخره NÙḢRH biz onu geciktirmeyiz
| إلا ÎLE ancak
| لأجل LÊCL süreye kadar
| معدود MAD̃WD̃ belirli
| (11:104)
| يأت YÊT gelince
| لا LE
| تكلم TKLM konuşamaz
| نفس NFS hiç kimse
| إلا ÎLE dışında
| بإذنه BÎZ̃NH O'nun izni
| فمنهم FMNHM onlardan kimi
| شقي ŞGY bedbahtttır
| وسعيد WSAYD̃ (kimi de) mutludur
| (11:105)
| الذين ELZ̃YN kimseler
| شقوا ŞGWE bedbaht olan(lar)
| ففي FFY içindedirler
| النار ELNER ateş
| لهم LHM onların vardır
| فيها FYHE orada
| زفير ZFYR korkunç çığlıkları
| وشهيق WŞHYG ve inlemeleri
| (11:106)
| فيها FYHE orada
| ما ME
| دامت D̃EMT durdukça
| السماوات ELSMEWET gökler
| والأرض WELÊRŽ ve yer
| إلا ÎLE dışında
| ما ME kimseler
| شاء ŞEÙ diledikleri
| ربك RBK Rabbinin
| إن ÎN şüphesiz
| ربك RBK Rabbin
| فعال FAEL yapandır
| لما LME
| يريد YRYD̃ dilediğini
| (11:107)
| الذين ELZ̃YN kimseler
| سعدوا SAD̃WE mutlu olan(lar)
| ففي FFY içindedirler
| الجنة ELCNT cennet
| خالدين ḢELD̃YN onlar sürekli kalıcıdırlar
| فيها FYHE orada
| ما ME
| دامت D̃EMT durdukça
| السماوات ELSMEWET gökler
| والأرض WELÊRŽ ve yer
| إلا ÎLE dışında
| ما ME
| شاء ŞEÙ diledikleri
| ربك RBK Rabbinin
| عطاء AŦEÙ bir lütuftur
| غير ĞYR olmaksızın
| مجذوذ MCZ̃WZ̃ kesinti
| (11:108)
| تك TK olmasın
| في FY hiçbir
| مرية MRYT tereddüd
| مما MME hakkında
| يعبد YABD̃ taptıkları
| هؤلاء HÙLEÙ onların
| ما ME
| يعبدون YABD̃WN onlar tapmazlar
| إلا ÎLE başkasına
| كما KME gibi olandan
| يعبد YABD̃ taptıkları
| آباؤهم ËBEÙHM babalarının
| من MN
| قبل GBL daha önce
| وإنا WÎNE şüphesiz biz
| لموفوهم LMWFWHM vereceğiz
| نصيبهم NṦYBHM onların paylarını
| غير ĞYR olmadan
| منقوص MNGWṦ eksik
| (11:109)
| آتينا ËTYNE verdik
| موسى MWS Musa'ya
| الكتاب ELKTEB Kitab'ı
| فاختلف FEḢTLF ayrılığa düşüldü
| فيه FYH onda
| ولولا WLWLE eğer olmasaydı
| كلمة KLMT bir söz
| سبقت SBGT önceden geçmiş
| من MN tarafından
| ربك RBK Rabbin
| لقضي LGŽY hüküm verilirdi
| بينهم BYNHM aralarında
| وإنهم WÎNHM şüphesiz onlar
| لفي LFY içindedirler
| شك ŞK bir tereddüt
| منه MNH bunun hakkında
| مريب MRYB gocundurucu
| (11:110)
| كلا KLE tümünün
| لما LME
| ليوفينهم LYWFYNHM tastamam verecektir
| ربك RBK Rabbin
| أعمالهم ÊAMELHM onların yaptıklarını
| إنه ÎNH şüphesiz O
| بما BME şeylerden
| يعملون YAMLWN yaptıkları
| خبير ḢBYR haberdardır
| (11:111)
| كما KME gibi
| أمرت ÊMRT emrolunduğun
| ومن WMN ve kimseler
| تاب TEB tevbe eden
| معك MAK seninle birlikte
| ولا WLE ve
| تطغوا TŦĞWE aşırı gitmeyin
| إنه ÎNH şüphesiz O
| بما BME şeyleri
| تعملون TAMLWN yaptıklarınız
| بصير BṦYR görmektedir
| (11:112)
| تركنوا TRKNWE meyletmeyin
| إلى ÎL
| الذين ELZ̃YN kimselere
| ظلموا ƵLMWE zulmeden(lere)
| فتمسكم FTMSKM yoksa size dokunur
| النار ELNER ateş
| وما WME ve yoktur
| لكم LKM sizin için
| من MN
| دون D̃WN başka
| الله ELLH Allah'tan
| من MN hiçbir
| أولياء ÊWLYEÙ dost(lar)
| ثم S̃M sonra
| لا LE asla
| تنصرون TNṦRWN yardım göremezsiniz
| (11:113)
| الصلاة ELṦLET SaLâTe/Desteğe
| طرفي ŦRFY iki tarafında
| النهار ELNHER gündüzün
| وزلفا WZLFE ve yakın vakitlerinde
| من MN
| الليل ELLYL gecenin
| إن ÎN şüphesiz
| الحسنات ELḪSNET iyilikler
| يذهبن YZ̃HBN giderir
| السيئات ELSYÙET kötülükleri
| ذلك Z̃LK bu
| ذكرى Z̃KR bir öğüttür
| للذاكرين LLZ̃EKRYN ibret alanlara
| (11:114)
| فإن FÎN şüphesiz
| الله ELLH Allah
| لا LE
| يضيع YŽYA zayi etmez
| أجر ÊCR ecirlerini
| المحسنين ELMḪSNYN iyilik yapanların
| (11:115)
| كان KEN bulunmalı
| من MN -den
| القرون ELGRWN nesiller-
| من MN
| قبلكم GBLKM sizden önceki
| أولو ÊWLW sahipleri
| بقية BGYT fazilet
| ينهون YNHWN alıkoyan
| عن AN -tan
| الفساد ELFSED̃ fesat-
| في FY
| الأرض ELÊRŽ yeryüzünde
| إلا ÎLE dışında
| قليلا GLYLE çok azı
| ممن MMN kendilerini
| أنجينا ÊNCYNE kurtardığımız
| منهم MNHM onlardan
| واتبع WETBA peşine takıldılar
| الذين ELZ̃YN kimseler
| ظلموا ƵLMWE zulmedenler
| ما ME
| أترفوا ÊTRFWE bulundukları refahın
| فيه FYH içinde
| وكانوا WKENWE ve oldular
| مجرمين MCRMYN suçlu kimseler
| (11:116)
| كان KEN değildi
| ربك RBK Rabbin
| ليهلك LYHLK helak edecek
| القرى ELGR o beldeleri
| بظلم BƵLM zulümle
| وأهلها WÊHLHE ahalisi (iken)
| مصلحون MṦLḪWN ıslah edici
| (11:117)
| شاء ŞEÙ dileseydi
| ربك RBK Rabbin
| لجعل LCAL yapardı
| الناس ELNES insanları
| أمة ÊMT ümmet
| واحدة WEḪD̃T bir tek
| ولا WLE ama hala
| يزالون YZELWN durmazlar
| مختلفين MḢTLFYN ihtilaf etmekten
| (11:118)
| من MN kimseler
| رحم RḪM rahmet ettiği
| ربك RBK Rabbinin
| ولذلك WLZ̃LK zaten bunun için
| خلقهم ḢLGHM onları yarattı
| وتمت WTMT ve yerine gelmiştir
| كلمة KLMT sözü
| ربك RBK Rabbinin
| لأملأن LÊMLÊN andolsun dolduracağım
| جهنم CHNM cehennemi
| من MN -den
| الجنة ELCNT cinler-
| والناس WELNES ve insanlar(dan)
| أجمعين ÊCMAYN tamamen
| (11:119)
| نقص NGṦ anlatıyoruz
| عليك ALYK sana
| من MN -nden
| أنباء ÊNBEÙ haberleri-
| الرسل ELRSL Peygamberlerin
| ما ME olan
| نثبت NS̃BT sağlamlaştıracak
| به BH onunla
| فؤادك FÙED̃K kalbini
| وجاءك WCEÙK ve sana gelmiştir
| في FY
| هذه HZ̃H bunda
| الحق ELḪG bir hak
| وموعظة WMWAƵT ve bir öğüt
| وذكرى WZ̃KR ve bir uyarı
| للمؤمنين LLMÙMNYN mü'minler için
| (11:120)
| للذين LLZ̃YN kimselere
| لا LE
| يؤمنون YÙMNWN iman etmeyen(lere)
| اعملوا EAMLWE yapın
| على AL
| مكانتكم MKENTKM imkanınızın elverdiğini
| إنا ÎNE biz de
| عاملون AEMLWN yapmaktayız
| (11:121)
| غيب ĞYB gaybı
| السماوات ELSMEWET göklerin
| والأرض WELÊRŽ ve yerin
| وإليه WÎLYH ve O'na
| يرجع YRCA döndürülür
| الأمر ELÊMR işler
| كله KLH bütün
| فاعبده FEABD̃H (öyleyse) O'na kulluk et
| وتوكل WTWKL ve dayan
| عليه ALYH O'na
| وما WME ve değildir
| ربك RBK Rabbin
| بغافل BĞEFL habersiz
| عما AME -dan
| تعملون TAMLWN yaptıklarınız-
| (11:123)